… meli diyârına beş altı yüz neferâtlarıyla çıkup her kurâ ve kasabâtlarda mahbûb
ve yarar
ve tüvânâ Bulkar ve Arnavud ve Sırf ve Urum muğ-pîçeleri ve araya yedi sekiz bi …
Evsâf-ı tâ’ife-i değşirme-i gulâmân: Yedi senede bir yeniçeri ocağından yayabaşı cemâ‘atlerinden bir çorbacı Rûmeli diyârına beş altı yüz neferâtlarıyla çıkup her kurâ ve kasabâtlarda mahbûb ve yarar ve tüvânâ Bulkar ve Arnavud ve Sırf ve Urum muğ-pîçeleri ve araya yedi sekiz bin değşirme oğlanı, kânûn-ı Orhân Gâzî ve ta‘lîm-i Hacı Bektaş-ı Velî ile bu kadar bin gulâmları cem‘ edüp Üsküb şehrinde cümlesine kırmızı abâdan omuzu yırtmaçlı muvahhidî abâ ve başına kırmızı keçeden hayâl-i zıl Karagöz'ü şep-külâhı gibi külâhlar ile İslâmbol'a gelüp cümlesin birer ocağa defter ile tevzî‘ edüp her ocakda ve hânedânlarda ilm-i kemâl [u] ma‘rifet tahsîl edüp ba‘dehu Türk üstüne yarımşar akçe ve yarım çuka yıllık ile acemî oğlanları yazup güzîdesin tophâne ve cebehâne ve bostâncı ocağına verirler, zîrâ ağır pâdişâh hidmetleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195b ·
metinde göster ·
pâdişâh olup Mâhân vilâyetinden Âl-i Osmân'ın ceddi Ertuğrul doğrulup Sultân Al …
İbtidâ Selçûkıyân, ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Malatiyye ve Kayseriyye ve Alâiyye ve Antâkıyye ve Konya diyârlarına müstevlî olup Konya'da müstakil pâdişâh olup tahtgâh edindiler. Mülûk-ı Dânişmendiyye diyâr-ı Sivas ve Erzurûm'u tahtgâh edinüp Niksâr şehrinde Melik Gâzî hazretleri kalup anda medfûndur. Bunların ibtidâ-ı tulû‘ları Mâverü'n-nehr'dendir. Ba‘dehû Âl-i Selçûkıyân'dan Sultân Alâeddîn, nâmdâr ve yarar pâdişâh olup Mâhân vilâyetinden Âl-i Osmân'ın ceddi Ertuğrul doğrulup Sultân Alâeddîn yanına geldi. Zîrâ karâbetleri var idi. Ertuğrul, boy beyi olup Konya'dan Bursa ve İznik ve İznikmit tarafların nehb ü gârât edüp tevâbi‘ [u] levâhıkıyla bây olup nâm [u] kâm sâhibi oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 232a ·
metinde göster ·
… Alî Peşe merdânelerinin bu gûne esmâlı lakabları vardır kim yiğitliğiyle nâmdâr
ve yarar
tüvânâ fetâ bahâdırları vardır. (---)
Ve hâlâ cümle halkı yeniçerilerdir kim, anadan doğma kul oğlu kul yeniçeri doğar. İsimleri: Ali Peşe [Beye], Veli Peşe, Hutâverti Peşe ve Câfer Peşe, Peşîr Peşe ve Fasli Peşe ve Memi Peşe ve Meyeser Peşe ve Fahrad Peşe ve Mahmet Peşe künyeli esmaları bunlardır. Fırtuloğlu ve Foduloğlu ve Fazaraz oğlu ve Koşumburoğlu ve Kotarazoğlu ve Kalafat oğlu ve Kosdiçoğlu ve Cündeoğlu ve Ali-Pelioğlu ve Sürmenelioğlu Pipolı ve Kaşidiyarı ve Siyâmi ve Corkali ve Hacı Çeço ve Kotoz Musli ve Ali Pişar ve Göneli Alî Peşe merdânelerinin bu gûne esmâlı lakabları vardır kim yiğitliğiyle nâmdâr ve yarar tüvânâ fetâ bahâdırları vardır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249b ·
metinde göster ·
… ammâmı vardır, ammâ ekseriyya hammâmı mesdûd durur. Cümle halkı şecî‘ ve nâmdâr
ve yarar
ve server-i hünerver, fukarâ şekilli, garîb-dost âdemleri var. Âb [u] hevâsının …
Ve cümle tokuz mahalle ve tokuz mihrâbdır. Cümleden mükellef Süleymân Hân Câmi‘i; bir minâreli ve toprak örtülü tarz-ı kadîm alçak câmi‘dir. Esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ bezzâzistânı ve imâret ve medresesi yokdur. Altı mekteb-i sıbyânı ve bir hânı ve bir hammâmı vardır, ammâ ekseriyya hammâmı mesdûd durur. Cümle halkı şecî‘ ve nâmdâr ve yarar ve server-i hünerver, fukarâ şekilli, garîb-dost âdemleri var. Âb [u] hevâsının letâfetinden zekiyyü't-tab‘ kimesneleri vardır. Husûsen sultânu'ş-şu‘arâ Nef‘î Efendi, bu hâk-i anber-i pâkde tevellüd edüp Nef‘î'den halk-ı âlem niçe nef‘ görüp tekmîl-i fünûn etmişlerdir. Ve bu kal‘ada ve etrâfında aslâ bâğ u bâğçe olmaz. Gâyetü'l-gâye şiddet-i şitâ yeridir, ammâ hubûbât [u] mahsûlâtı firâvan 291a ve ganîmet yerdir. Lâkin balı ve nânı delicelidir. Hattâ hakîr dizdâr hânesinde tahte'l-fütûr tenâvül edüp cüz‘î asel yemiş olduk. Meğer bok yemişiz. Nîm sâ‘atden sonra cihân başıma dâr olup serâsîme oldum. Az kaldı kim kal‘adan aşağı pertâ edeyazdım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 290b–291a ·
metinde göster ·
… çöpden ve budakdan sakınmaz fârisü'l-hayl ve cündî ve tüfenk-endâz ve kemândâr
ve yarar
er idi. Ammâ cümleden hikâye-i udhıkesi oldur kim; bir kerre Revân hânı tarafın …
Ammâ hîn-i ma‘rekede gözün çöpden ve budakdan sakınmaz fârisü'l-hayl ve cündî ve tüfenk-endâz ve kemândâr ve yarar er idi. Ammâ cümleden hikâye-i udhıkesi oldur kim; bir kerre Revân hânı tarafından Tokmak Alî Hân nâmında bir nâmdâr ve müte‘azzım, azîm tuhaf u tefârûklar ile hedâyâlar getirüp muhabbetnâmeli bir elçi geldi. Ve Paşa efendimize cemî‘î hedâyâların arz-ı kâlây kılup her metâ‘ları makbûl-ı vezîr olup kârhâne işi şâh kılıçlarından bir mücevher ve murassa‘ gılâflı bir şemşîr-i zer-nişân verdi kim hakkâ ki şemşîr-i âteş-tâb idi. Elçi dahi bu tîğı uryân kılup paşa huzûrunda ol kadar kılıcı mahtadı kim gûyâ ol şemşîr Seyfü Zül-yezen idi. Paşa dahi mezkûr Deli Dilâver Paşa'ya hitâb edüp eydür "Paşa karındaşım! Kılıcın yahşîsinden tanır mısın?" dedi. Paşa dahi "Kılıcın eyisi diş tutmayandır, göreyim şu kılıcı" dedikde, kılıcı paşanın eline verdiklerinde heman kılıcı dişiyle kütür kütür kırup "Şey değil imiş", deyü meydân-ı muhabbete bırakdıkda fakîr elçi Tokmak Hân, âlem-i hayretde bî-cân kalup kılıcı medh etdüğüne peşîmân oldu. Ba‘de't-ta‘âm Dilâver Paşa'ya mahsûs kâsesiyle bir kâse kaynar kahve gelüp bir demde yeklemeden nûş ederdi. Ba‘dehû buhûr ve gülâb geldükde gülâbı nûş edüp râyiha-i tayyibeden sonra buhûrdânın kapağın açup cümle âteşleri tenâvül etdüğüne elçi hayrân kalup eydür "Sultânım! Bunların ism-i şerîfleri nedir?" dedi. Defter[dâr]zâde eyitdi: "Dilâver Paşa karındaşımızdır" dedi. Elçi eydür "Yoh bunlara Semender Paşa demek gerekdir kim âteş yimek murg-ı semendere mahsûsdur" deyü vâfir latîfe-gûne şakalar olundu. Ammâ bu Dilâver Paşa dahi şecî‘ ve gâzî-i yektâ idi. Vonık Ahmed Paşa kapudan iken Kara Foça cenginde etdüğü yararlıkları Bîjen ü Şağat etmemişdir. 336b Hamd-i Hudâ böyle gâzî ve mîr-i mîrânlar ile niçe gazâlarda bulunduk, tekabbel yâ Kadîme'l-ihsân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 336a–336b ·
metinde göster ·
… aşlarına kalpak giyüp Tatar ile sefer eşerler. Zîrâ Dobruca halkı derler, şecî‘
ve yarar
nâmdar yiğitleri vardır. Ticâret ve gazâ ile kâr ederler.
Ve bu Hacıoğlu'nun hevâsı gâyet latîfdir. Hamd-i Hudâ âbı dahi latîf olup mahbûb u mahbûbesi çok oldu. Halkı ekseriyyâ çuka ferrâce ve kontuş giyüp sipâh ve yeniçerisi çokdur, ammâ ulemâsı yokdur. Vasatü'l-hâl olanları boğasıya kaplı kuzu kürkü ve başlarına kalpak giyüp Tatar ile sefer eşerler. Zîrâ Dobruca halkı derler, şecî‘ ve yarar nâmdar yiğitleri vardır. Ticâret ve gazâ ile kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122b ·
metinde göster ·
Paşası bin kadar âdemiyle hükm-i hükûmat edüp ber-vech-i adâlet kendüye yigirmi bin guruş hâsıl eder, ammâ şecî‘ ü nâmdâr ve yarar paşa-yı kâmkânıdır. Değme âdem kâr idemez. Zîrâ (---) tarafı Saçlı dağının Yezîdî Ekrâdlarıdır. Bir tarafında Aşadı kavmi Ekrâdıdır, bir tarafında Şatakî Aşîreti Ekrâdıdır ve hâmûnlarında Türkman-ı bî-amân sâkinlerdir ve sahrâ-yı bî-nihâyesinde Tay kabîlesi Urbânı konar göçer. Bu merkûm kavm-i melâ‘înlerden öşür, aded-i ağnâm ve otlak hakkın bi't-tamâm almak değme paşa-yı hümâm kârı değildir. Anınçün Mardin'e cerrî ve şedîd ve zü'l-kuvve paşa-yı hünerver ister. Ve taht-ı hükûmetinde cümle erbâb-ı zu‘amâ 306 ve erbâb-ı timâr 365 ve alâybeğisi ve çeribaşısı vardır. Kânûn üzre cebelüleri ile cümle bin altmış aded müsellah asker olur, beğiyle sefer eşerler ve üç yüz pâyesiyle mükellef kazâdır. Cümle nâhiyesi (---) aded kurâlardır. Beher sene kadıya bu nevâhîler üç bir guruş hâsıl olur. Müftîsi ve nakîbi ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şâhbenderi ve subaşısı ve kapân emîni vardır ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 210b ·
metinde göster ·
… l üzre kınalı ve gözleri sürmeli âdemlerdir ve cümle üstâd tüfeng-endâz u şecî‘
ve yarar
u bahâdırân-ı kavm-i Ekrâdândırlar kim bu gürûh cümle Hân huddâmlarıdır. Bir fı …
Ve cümle bu Rujikî tâ’ifesinin elleri ve ayakları ve sakalları sünnet-i Resûl üzre kınalı ve gözleri sürmeli âdemlerdir ve cümle üstâd tüfeng-endâz u şecî‘ ve yarar u bahâdırân-ı kavm-i Ekrâdândırlar kim bu gürûh cümle Hân huddâmlarıdır. Bir fırkası dahi a‘yândan ehl-i hizmetdir. Hân eyâletinde olan ze‘âmet sâhibleridir ve hâs u harâc tahsîl ederler. Ve bir fırkasının çoğu kavm-i tüccârdır kim ekseriyyâ diyâr-ı Acem'e ve Gürcîstân'a metâ‘ götürüp kâlây getirirler. Ve bir zümresi şehr içre ehl-i hırefdir kim cemî‘i ehl-i hırfet bu şehr içinde mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 234a ·
metinde göster ·
… ekiz bin asker olur. Ammâ kerrât ile Acem şâhına karşu komuşlardır. Gâyet şecî‘
ve yarar
ve bahâdır şehbâz gâzîlerdir. Cümle al ve yeşil ve sarı ve kırmızı boyalı sakal …
Ahvâl-i gâzîyân-ı Mahmûdî: Sene 955 târîhinde Sultân Süleymân'a itâ‘at edüp Tebrîz ve Nahşevân ve Revân seferlerinde hizmet-i vâfireleri sebkat etmeğile ülkeleri kendülere ber-vech-i te’bîd yurdluk ve ocaklık deyü hükûmet verilmişdir. Hâlâ Van eyâletinde tabl [u] alem sâhibi ocak beğidir. Hâlâ hâkimü'l-vakti İbrâhîm Beğ'dir. Ülkesi tahrîr olunup kânûn-ı Süleymân {Hân} üzre timâr u ze‘âmetleri vardır. Beğinin hâssı kendi diyârının ebvâb-ı mahsûlâtıdır. Ol takrîb ile Van vâlîsiyle sefer eşerler, ammâ alâybeği, çeribaşı ve dizdârı ve kethudâyeri ve serdârı yokdur. Ammâ Âsitâne tarafından yüz elli akçe kadısı vardır. Ve bu kavm-i Mahmûdî cümle sekiz bin asker olur. Ammâ kerrât ile Acem şâhına karşu komuşlardır. Gâyet şecî‘ ve yarar ve bahâdır şehbâz gâzîlerdir. Cümle al ve yeşil ve sarı ve kırmızı boyalı sakallı âdemlerdir kim cümle dîndâr ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at Şâfi‘îyyü'l-mezheb mü’min ü muvahhid âdemlerdir. Mâbeynlerinde bir âdemin kizbi zâhir olsa, "Sen kezzâbsın!" deyü ol âdemi nefy-i beled, azl-i ebed ederler. Evlâd [ü] ıyâlin dahi redd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286a ·
metinde göster ·
katana atlar ile gemilere binüp ol gece firâr edüp Erdel'in Seykel diyârına cân …
"Gelen imdâda karşu giderim" deyü kırk elli mikdârı yarar yunaklar ve yarar katana atlar ile gemilere binüp ol gece firâr edüp Erdel'in Seykel diyârına cân atar. Ale's-sabâh görürler kim tabur içinden Rakofçi kaçmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43b ·
metinde göster ·
"Ammâ senden bir ricâm var. Bizim İsmâ‘îl Ağa nâmında bir müdebbir ve muhassıl
ve yarar
iş görmüş âdemimiz var. Yine Bosnevîyü'l-asıldır. Anı lutf eyle, şimdi Bosna'ya …
"Ammâ senden bir ricâm var. Bizim İsmâ‘îl Ağa nâmında bir müdebbir ve muhassıl ve yarar iş görmüş âdemimiz var. Yine Bosnevîyü'l-asıldır. Anı lutf eyle, şimdi Bosna'ya müsellim gönder" dedikde, hemân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 79a ·
metinde göster ·
… geçdi: Bunları dahi Köpürlü peydâ etdi. Bin aded güzîde mutarraş kan ağı şahbâz
ve yarar
küheyl atlı ve eli tüfengli âteş-feşân asker-i bî-amân kavimler atbaşı berâber …
Alay-ı asâkir-i serdengeçdi: Bunları dahi Köpürlü peydâ etdi. Bin aded güzîde mutarraş kan ağı şahbâz ve yarar küheyl atlı ve eli tüfengli âteş-feşân asker-i bî-amân kavimler atbaşı berâber selâma durdular. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81b ·
metinde göster ·
Ve bu ağavâtlardan birer sâ‘at ileri dahi ellişer aded şehbâz
ve yarar
ve nâmdâr yiğitleri ince karavullar ta‘yîn edüp anlar dahi cânib-i erba‘aya geç …
Ve bu ağavâtlardan birer sâ‘at ileri dahi ellişer aded şehbâz ve yarar ve nâmdâr yiğitleri ince karavullar ta‘yîn edüp anlar dahi cânib-i erba‘aya geçit yerlerine ve Patka gölleri kenârına ve nehr-i Jitva kenârına ince karavullar gidüp kemîngâhlarda yatmak fermân olunup anlar gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
ve müsellah zor batır yiğitlerdir ve Özü vezîrlerine tâbi‘lerdir, ammâ bunların …
Anıniçün hâlâ Kırım Tatarlarından gani ve yarar ve müsellah zor batır yiğitlerdir ve Özü vezîrlerine tâbi‘lerdir, ammâ bunların dahi yetmiş aded ot ağaları ve atalıkları ve imirzaları var, lâkin bir sefere gitse Silistre vezîrinin bir ağası ve yalı ağası bu askere serdâr olur. Hâlâ Yalı Ağası Ahmed Ağa serdâr olup kırk bin asker cümle küffârın ardın alup bir turfa alay ile ubûr etmişlerdir kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 113b ·
metinde göster ·
Bu şehirde üç gün zevk u şevkler edüp cümle ahibbâ vü dostân ve âşıkânlar ile ve Şeyh Efendi hazretleriyle ve hânemiz sâhibi Zâ‘im Ca‘fer Ağa ile cümle vedâlaşup ve yarar refîkler alup Öziçe'den cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde, menzil-i karye-i Umaniçse, andan Tornik yaylası dağın aşup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141b ·
metinde göster ·
… lâda evsâfı tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi bu kasaba hâkiminde sehel ta‘âm yeyüp
ve yarar
kulağızlar alup tekrâr nehr-i Lim'i karşu Roda kasabası hâkine geçüp 4 sâ‘at ta …
Mukaddemâ sene 1071 târîhinde Melek Paşa efendimiz merhûm ile eyâlet-i Bosna'dan ma‘zûl olup Rûmeli'ne giderken bu kasabaya uğrayup bâlâda evsâfı tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi bu kasaba hâkiminde sehel ta‘âm yeyüp ve yarar kulağızlar alup tekrâr nehr-i Lim'i karşu Roda kasabası hâkine geçüp 4 sâ‘at taşlıklar üzre gidüp nehr-i Lim kenârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142a ·
metinde göster ·
ve nâmdâr u dilâver, server, hünerver yiğitleri olur, ammâ Müftîzâde Ahmed Ağa …
Hakkâ ki şecî‘ ve yarar ve nâmdâr u dilâver, server, hünerver yiğitleri olur, ammâ Müftîzâde Ahmed Ağa ol gün Rüstemâne savaş-ı perhâş etmişdir kim Sâm u Nerîmân ol mertebe ceng etmemiş ola. Cümle halkı gâzîler ve garîbü'd-diyâr muhibbi ve velî'n-ni‘am sofra sâhibi keremkâr âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167a ·
metinde göster ·
"Sad bârekallâh, merhabâ ey yüz aklığı edüp eyi katanalar ve yarar kapudanlar düşürmüşsüz, hemân ucuz vermen" deyü ba‘zı dostlar esîr kapudanların bahâların takdîr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
… p ol bir kîse gulâmın bahâsın hakîre ihsân etdi, ammâ dağ pâresi gibi bir şecî‘
ve yarar
gulâmdan ayrılup cihân başıma dar olup yedi kral kâfiristânına gitmek ârzûları …
Bir gün esnâ-yı kelâmda Uyvar kal‘ası fethi münâsebetiyle Komaran altında esîr olan Seyfî nâm gulâmımın Jiçişvan nâm kapudanın esîrliğinden halâs olmasın ricâ etdiğimde ol ân kral bir papinta yazdırup gulâmımın bahâsıyçün kapudana bir kîse guruş gönderüp gitdi. Beş günden giden âdem gelüp gulâmım merhûmun bir atı ve kılıcı ve esbâbları ve cümle silâh bisâtıyla ve gulâm-ı merhûm bir gün evvel merhûm olduğundan ertesi gün kabrin açup sağ elinin çatal sırça parmağın ve sol ayağının yine çatal sırça parmağın kesüp tuz içine bir kutuya koyup bir kîse guruşu da kral huzûruna getirüp hakîr merhûm gulâmımın parmakların ve atı ve cümle esbâbların gördükde bir bükâ ârız olunca kral keremkârlık edüp ol bir kîse gulâmın bahâsın hakîre ihsân etdi, ammâ dağ pâresi gibi bir şecî‘ ve yarar gulâmdan ayrılup cihân başıma dar olup yedi kral kâfiristânına gitmek ârzûları hâtıra hutûr edüp yine Beç içre seyr-i temâşâya meşgûl oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70b ·
metinde göster ·
… avî binâ palanka-i ra‘nâdır. Kâmil iki yüz aded "Benem, dîğer nîst!" diyen gâzî
ve yarar
ve nâmdâr kula mâlikdir. Hattâ anda mihmân iken Orta Macar'ın Semendire ve Külv …
Lisân-ı serhadlide ismine (---) demekdir. Sene (---) Süleymân Hân binâsıdır. Kal‘a Segedin sancağı hâkinde Eğre kal‘ası kulu aklâmı olup yedi yük akçe emînlikdir. Baçka kırı(?) çölü içinde bir ma‘mûr ve kavî binâ palanka-i ra‘nâdır. Kâmil iki yüz aded "Benem, dîğer nîst!" diyen gâzî ve yarar ve nâmdâr kula mâlikdir. Hattâ anda mihmân iken Orta Macar'ın Semendire ve Külvar kal‘alarından kal‘a-i Yankofça dibinde beş yüz küffâr pusuya sinüp kal‘a kapusu açılınca derûn-ı hisârdan iki yüz yiğit mezkûr beş yüz kâfire karşu çıkup tarfetü'l-ayn içre âmedâne bir ceng-i azîm edüp ân-ı vâhidde kâfirden elli kelle ve yigirmi nefer yarar katana esîr ve yüz re’s katana atları ve bu kadar mâl-ı ganâ’im şikâr alup sürûr-ı şâdımân etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
Bu şehirden bir akçe yoklama nâmında almayup ancak Pîrî Paşa'dan yüz altun ve bir at ve bu şehirde kışlayan Tatarların firâr eden kölelerinden üç nefer köle ihsân edüp ve yarar refîkler alup bu şehr-i Sombor'dan cânib-i kıbleye sahrâ-yı bî-pâyân içre kâmil 8 sâ‘at gidüp, 79b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79a–79b ·
metinde göster ·
… ânlar ile şühedâ helvâları yeyüp şühedâların defn etdiler. Tâ bu mertebe nâmdâr
ve yarar
ve dilâver server hünerv[er] fetâları var, ammâ fakîrlerdir. Bunlardan bu fakîr …
Dizdârı mükellef ağalıkdır ve üç yüz aded şecî‘ ve nâmdâr kulları var. Hattâ biz anda iken Orta Macar'dan dörd yüz katana kâfir gelüp kal‘adan taşra hunkalar yığınlarının ardlarında ümmet-i Muhammed'i kâfirler katlanup vakt-i seherde asker-i İslâm taşra çıkınca çet-a-çat gûnâ-gûn bir ceng-i azîm olup Beşli Ağası Sübhânzâde ve martolosân ağası ve on bir yiğit şehd-i şehâdet câmın nûş edüp âhır-ı kâr meydân-ı ma‘reke gâzîlerde kalup elli aded kâfiri dendân-ı tîğdan geçirüp kelleleri galtân olup otuz aded küffâr dahi esîr-i bend-i zencîr olup bir kapudanı sancağ u haçlı bayrağıyla ve silâhları ve seksen kadar atlarıyla cümle guzât muğtenim olup alay ile kal‘aya gelüp şâdımânlar ile şühedâ helvâları yeyüp şühedâların defn etdiler. Tâ bu mertebe nâmdâr ve yarar ve dilâver server hünerv[er] fetâları var, ammâ fakîrlerdir. Bunlardan bu fakîr yoklama nâmına bir habbe almayup iki esîr kefere ve katana atı ve iki Macar tüfengi verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81a ·
metinde göster ·
… mle beş bin aded güzîde ceng-âver atlı ve yaya askere mâlikdir kim gâyet tüvânâ
ve yarar
ve bahâdırân kavimlerdir. Ve bu pişkövün iki yanı taşlı gayyâ-misâl Bâğçesarây …
Pişköv-i azîm Besnibay: Beği bunda sâkindir. İsmi (---) ve cümle beş bin aded güzîde ceng-âver atlı ve yaya askere mâlikdir kim gâyet tüvânâ ve yarar ve bahâdırân kavimlerdir. Ve bu pişkövün iki yanı taşlı gayyâ-misâl Bâğçesarây gibi bir vâsi‘ kayalı dere içine vâki‘ olup bu derenin iki başlarında biner evli ma‘mûr pişkövdür. 156a Şehir denilse sezâdır. Ve bu Besni kavmi tâ vilâyet-i Çîn ü Fağfûr ve Maskov diyârından sökün edüp gelen Kalmık derdinden böyle sarp kayalı dere içinde vatan edinüp kalmışlardır. Hattâ cemî‘i zamânda bu kavmin ceng [ü] cidâlleri Kalmık kavmiyledir. Hân'a bunlar azîm hedâyâlar ve mahbûb u mahbûbe kızlar ve oğlanlar hedâyâlar verdiler, zîrâ bunlar Hân ile ehli ve vâlideleri tarafından akrabâlardır. Bunda beş gün zevk u safâlar edüp cümle ehl-i sanâyi‘lerin seyr [ü] temâşâ edüp andan cânib-i şarka 3 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155b–156a ·
metinde göster ·
… n keferelerin cümlesi yüz elli bin Zaporoska, ya‘nî cezâyir levendi gibi serkeş
ve yarar
ve nâmdâr Kazak-ı âklardır kim Maskov krallarına dahi çokluk ser-fürû etmezler.
Ve Azak boğazlarından Karadeniz'e kayıklarıyla çıkup Karadeniz'in yemîn ü yesârın nehb ü gâret eden keferelerin cümlesi yüz elli bin Zaporoska, ya‘nî cezâyir levendi gibi serkeş ve yarar ve nâmdâr Kazak-ı âklardır kim Maskov krallarına dahi çokluk ser-fürû etmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183a ·
metinde göster ·
… rvîz ve İskender ve Çâker ve Ken‘ân ve Cemâlli ve Kademli ve Maşkolor ve Ferhâd
ve Yarar
ve Seyfî ve Tezgeldi ve Şâhîn ve Şeremet ve Yovan ve Balı ve Keyvân ve Sührâb v …
Der-esmâ-i çâkerân-ı halka-begûşân: Ekseriyyâ kölelerinin esmâları Fîrûz ve Pervîz ve İskender ve Çâker ve Ken‘ân ve Cemâlli ve Kademli ve Maşkolor ve Ferhâd ve Yarar ve Seyfî ve Tezgeldi ve Şâhîn ve Şeremet ve Yovan ve Balı ve Keyvân ve Sührâb ve Piyâle ve Gönüllü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228b ·
metinde göster ·
… râmed toplardır. Ve bunun levendâtları aşağı Yeni Avarin kal‘ası kulundan fitoz
ve yarar
ve bahâdır ve nâmdâr neferâtları vardır. Cümle (---) aded merdüm-hisârları vard …
Ve bu kal‘ada cümle yigirmi üç aded balyemez topları olup cümle liman ağzına bakar. Ve aşağıda Yeni Avarin kal‘ası burnun döğer serâmed toplardır. Ve bunun levendâtları aşağı Yeni Avarin kal‘ası kulundan fitoz ve yarar ve bahâdır ve nâmdâr neferâtları vardır. Cümle (---) aded merdüm-hisârları vardır ammâ fakîrlerdir. Hîn-i fetihde bu kal‘a Moton kal‘ası kazâsına ilhâk olup ilâ hâze'l-ân Moton nâhiyesi olup niyâbetdir. Ve bu kal‘aya ba‘de'l-feth Bâyezîd Hân deryâsından cânibine bir germe dîvâr-ı metîn binâ etmişler, ammâ câ-be-câ dîvâr rahnedâr olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267a ·
metinde göster ·
Bu ziyâretleri edüp ol gece şehirde cemî‘i şühedâların gâzîler helvâsı ziyâfetleri yeyüp niçe yüz bin ihlâs-ı şerîfler tilâvet olunup savâbları şehîdân-ı gâziyân ervâhlarına hibe olup ale's-sabâh hakîr cümle ahbâb ile vedâ‘laşup ve yarar refîkler verüp önümüzce kulağız-ı pür-silâh olup maşrık cânibine 3 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 270b ·
metinde göster ·
dilâver erlerdir kim bunlar Frengistân'ın gözlerine diken olmuşlardır. Bunların …
Ammâ bu Aya Mavra yol uğrağı yer olmamak ile halkının garîb ü gurebâları sâ’ir diyâr halkıyla hüsn-i ihtilâtları yokdur, ammâ gâyet bahâdır ve şecî‘ ve yarar dilâver erlerdir kim bunlar Frengistân'ın gözlerine diken olmuşlardır. Bunların dahi lisânları Urûmca çalup fasîh ü belîğ Rûm lisânı ve Freng zebânı tekellüm ederler. Lâkin hevâsı sakîldir. Cezîre yerdir, her bâr gâzîleri firkatelere süvâr olup Dib Frengistân'ı urup mâl-ı ganâ’imleriyle mansûr u muzaffer Aya Mavra'ya gelüp gazâ mâlların bahş-i kalenderî edüp tâ müflis mendebûr olunca ayş [u] ışret edüp yine sefere giderler. Kâr [u] kisbleri budur ammâ gâyet musallî yiğitleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343b ·
metinde göster ·
kulağızlar alup şehirden cânib-i garba bir sâ‘at bâğlar içre ba‘dehu şimâle alt …
Ba‘dehu cümle ahibbâ ile vedâlaşup ve yarar kulağızlar alup şehirden cânib-i garba bir sâ‘at bâğlar içre ba‘dehu şimâle altı sâ‘at tağlar ve taşlar aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78b ·
metinde göster ·
… a‘yânlarından Serdâr Hacı Hasan Beşe ve nakîb ve seyyid çelebiler ile vedâlaşup
ve yarar
refîkler alup şehrin bâğları içre cânib-i şarka Nâzlı sahrâsı içre cereyân eden …
Ve bu şehrin a‘yânlarından Serdâr Hacı Hasan Beşe ve nakîb ve seyyid çelebiler ile vedâlaşup ve yarar refîkler alup şehrin bâğları içre cânib-i şarka Nâzlı sahrâsı içre cereyân eden nehr-i Menderes Işıklı dağlarından tulû‘ edüp bu mahalden üç konak dahi gidüp Akdeniz kenârında Balat kal‘ası kurbunda deryâya munsabb olur. Ve gûnâ-gûn mâhîleri olur. Bu nehir sağ cânibimizde kalup üç sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y92b ·
metinde göster ·
… im ırzıma bundan ne noksân gelse gerek? Mahmil-i şerîfi bozup sarup sarmalarım.
Ve yarar
katırlarım var, hazîne-i mahmili yükledirim. Salt üç konağı bi-emrillâh bir ede …
"Elhükmü lillâh. Bu sene huccâc gidemezse emn-i tarîk olmayınca {hacc-ı şerîf farz değildir.} Ben huccâcı götürmeğe me’mûr değilim. Ancak mahmil-i şerîfi ve vakfullâhın iki Mısır hazînesi mâlı Mekke-i mükerremeye vâsıl etmeğe me’mûrum. Mısır mahmili Mekke'ye vara da şâm-ı şerîf mahmili varmaya. Ol zamân Âl-i Osmân'ın ırzına şe’n gelür. Yohsa benim ırzıma bundan ne noksân gelse gerek? Mahmil-i şerîfi bozup sarup sarmalarım. Ve yarar katırlarım var, hazîne-i mahmili yükledirim. Salt üç konağı bi-emrillâh bir ederim. Çekilüp Ka‘betullâh'a giderim" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y261a ·
metinde göster ·
cündîsi ve kırk bin gayrı yeke süvârı ve seksen bin ağavât [u] mîrimîrânı ve mî …
Hemân on iki bin alaca ahrec atlı nâmdâr ve yarar cündîsi ve kırk bin gayrı yeke süvârı ve seksen bin ağavât [u] mîrimîrânı ve mîr-i Çerâkize'si var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y48a ·
metinde göster ·
… uldur. Kal‘a dizdârı Mısır müteferrikalarından İbrâhîm Ağa hânedân sâhibi şecî‘
ve yarar
âdemdir. Ve bu kal‘aya giden dilin iki cânibi kal‘a dîvârı olan mahallin başka …
Ve bu kal‘a üç kat kal‘a olmuşdur Y 325b ve üç kat demir kapuları var. Taşra kapusu lodosa nâzırdır. Ve bu kal‘a bir burun üzre vâki‘ olmuşdur. İki cânibi deryâdır, ancak bir dil gibi deryâya çıkmışdır. Kâmil beş yüz adım bir yoldur. İki tarafı kal‘a dîvârıdır. Beden bedendir. Ba‘zı yerinde mazgal delikleri vardır. Ve on iki kulledir. Her kullede her gece birer bölükbaşı neferâtiyle nevbet beklerler. Cümle bu kal‘a neferâtları (---) kuldur. Kal‘a dizdârı Mısır müteferrikalarından İbrâhîm Ağa hânedân sâhibi şecî‘ ve yarar âdemdir. Ve bu kal‘aya giden dilin iki cânibi kal‘a dîvârı olan mahallin başka iki kat demir kapuları ve başka dîdebânları var. Ve kal‘a neferâtından gayrı müsâfirîn âdem komak ihtimâlleri yokdur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y325a–Y325b ·
metinde göster ·
… c-ı şarkîsi dahi Sultân Kayıtbay'ındır. Başka dizdârı neferâtları ve cebehânesi
ve yarar
balyemez topları vardır. Bu dahi liman ağzında bir burunda vâki‘ olmuş metîn ka …
Ve bu Kalyon limanının burc-ı şarkîsi dahi Sultân Kayıtbay'ındır. Başka dizdârı neferâtları ve cebehânesi ve yarar balyemez topları vardır. Bu dahi liman ağzında bir burunda vâki‘ olmuş metîn kal‘adır. Cirmi iki yüz adım ve iki kat kal‘adır. İçinde bir küçük câmi‘i ve yedi hânesi vardır. Bu kal‘anın dahi cânib-i erba‘ası deryâdır ve bu dahi bir burunda dil Q 284bP 281b gibi deryâya çıkmış bir yalçın kayalı burun üzre dörd yüz adım gidüp iki cânibi kal‘a dîvârı ve nevbethâne kulleleri ile mebnî kıbleye nâzır bir demir kapulu bir küçük kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y325b ·
metinde göster ·