… girmi altı târîhinde nâmûs [u] ârı fark edüp Sultân Ahmed Hân'ın Edirne seferin
ve Yeni
câmi‘ binâsına mübâşeret olunduğun a‘lâ bilürdüm. Hamd-i Hudâ kim böyle bir azî …
Bu hakîr-i pür-taksîr Evliyâ-yı bî-riyâ ibn Dervîş Mehemmed Zıllî rahm-ı mâderden müştak olup rû-yı arza kadem basdığımız bu Sultân Ahmed Hân'ın zamân-ı saltanatında bin yigirmi Muharremü'l-harâm'ın onuncu günü yevm-i âşûrâda vücûda gelüp yigirmi altı târîhinde nâmûs [u] ârı fark edüp Sultân Ahmed Hân'ın Edirne seferin ve Yeni câmi‘ binâsına mübâşeret olunduğun a‘lâ bilürdüm. Hamd-i Hudâ kim böyle bir azîmü'ş-şân pâdişâh-ı Cem-cenâb asrında vücûda gelmişiz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 59a ·
metinde göster ·
… nda meyhâneler çokdur, ammâ vefret üzre olanlar Samadyakapusu'nda ve Kumkapu'da
ve Yeni
Balıkbâzârı'nda ve Unkapanı'nda ve Cibâlikapusu'nda ve Ayakapusu'nda ve Fenerka …
İslâmbol'un cânib-i erba‘asında meyhâneler çokdur, ammâ vefret üzre olanlar Samadyakapusu'nda ve Kumkapu'da ve Yeni Balıkbâzârı'nda ve Unkapanı'nda ve Cibâlikapusu'nda ve Ayakapusu'nda ve Fenerkapusu'nda ve Balatkapusu'nda ve karşıda Hâsköy'de ve Galata demek meyhâne demekdir kim Allâhümme âfinâ gûyâ Malta ve Alakorna kâfiristânıdır, andan tâ Karadeniz Boğazı'na varınca elbette her rabtada meyhâne mukarrerdir, ammâ Ortaköy ve Kuruçeşme ve Arnavudköyü ve Yeniköy ve Tarabya ve Büyükdere ve Anatolu tarafında Kuzguncuk'da ve Çengelköyü'nde ve Üsküdar'da ve Kadıköy'de cümle bu zikr olunan şehirlerde tabaka tabaka beşer altışar kat meyhânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213b ·
metinde göster ·
Ve Süleymâniye Câmi : İç hisârda bir minâreli ve kiremitli câmi‘dir.
Ve Yeni
Câmi‘, Meydân kapusundadır. Ve Câmi‘-i Ayasofya, bu dahi ma‘bedgâh-ı kadîm kire …
Ve Süleymâniye Câmi : İç hisârda bir minâreli ve kiremitli câmi‘dir. Ve Yeni Câmi‘, Meydân kapusundadır. Ve Câmi‘-i Ayasofya, bu dahi ma‘bedgâh-ı kadîm kiremitli câmi‘dir. Ve Kefeli Câmi‘i Meydân kapusundan taşradır. Ve Mehemmed Ağa Câmi‘i kal‘a yazısındadır. Bu dahi kiremitlidir ve bir minâre-i mevzûnu var. Bu câmi‘ler cümle cemâ‘at-i kesireye mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246b ·
metinde göster ·
Câmi‘i: Mâ-tekaddem kenîse imiş. Ba‘dehu "Mahalle-i müslimîn içinde deyr-i küff …
Ve Yeni Câmi‘i: Mâ-tekaddem kenîse imiş. Ba‘dehu "Mahalle-i müslimîn içinde deyr-i küffar memnû‘dur" deyü emr-i pâdîşâhîyle dest-i küffârdan ahz edüp câmi‘ olmuşdur. Zemîni bir mürtefi‘ yerde vâkı‘ olmağıla bir hevâdâr câmi‘-i pür-envârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251a ·
metinde göster ·
… âyezîd Hân-ı Velî Câmi‘in imâr edüp gûyâ nûr-ı mübîn oldu. Ve yedi yüz yeni kul
ve yeni
dizdâr ve sâ’ir levâzımât [ve] cebehânesin ve küffârdan alınan cemî‘î tüfenkler …
Ertesi ale's-sabâh mâh-ı mezbûrun (---) günü yine nehr-i Çoruğ kenarından bir gerd-i gubâr evc-i âsumâna peyveste olup şukka-i alem şa‘şa‘ası ve cebe vü cevşen ve zırh-ı zireh-külâh nûru benî Âdemin merdüm-i dîdelerin hîrelendirüp sâf sâf [ve] mevc mevc asâkir-i ibret-nümâ nümâyân olup yaklaşdı. 330b Meğer Çıldır eyâletine mutasarrıf Vezîr Koca Sefer Paşa, Erzurûm Vezîri Mehemmed Paşa efendimizin emr-i şerîfiyle Ahıska'dan ılgar ile Gürcîstân içinden Gönye kal‘asına imdâda altı bin Gürcîstân askeriyle ve Tomris Hân oğluyla ve Levend Hân oğluyla ve Aleksandır Hân oğluyla imdâda geldüğü Seydî Paşa'ya haber gelince Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve sâ‘ir mîr-i livâlar ve alaybeğleri ve çeribaşılar cümle pür-silâh olup Sefer Paşa'ya istikbâle çıkdık. Azamet-i Hudâ bir temâşâ-yı ibret-nümâ dahi seyr etdik. Cebe vü cevşene gark olmuş küheylân atlı, eli sırıklı, beli şiş kılıçlı ve çiğini kalkanlı ve niçesi kılçıklı kebeli ve beli sadaklı ve tüfenkli Aznavurlar ve piyâde tüfenklileri ve sıkma çarıklı ve cümlesi kırçıl ihtiyârlar çoğu mutarraş ve saçlı Aznavurlardır kim her biri acebe-likâ ve garîbü'l-heykel âdemlerdir. Sefer Paşa alay-ı mahsûsası ve mataracı ve tüfenkcileri ve şâtırlarıyla geldikde Seydî Paşa ve Bâkî Paşa at üzre selâmın alup Seydî Paşa sağına ve Bâkî Paşa soluna geçüp alay-ı azîm ile Gönye kal‘ası altına gelindikde kal‘anın burc [u] bârûlarından bir yaylım sefâ geldin topu ve bir yaylım safâ geldin tüfenk şâdmânlar edüp Sefer Paşa cümle askeriyle zeyl-i hisârda meks edüp ba‘dehû Ordu-yı İslâma Gürcîstân ve Mikrilistân ve Lazistân'dan ve Batum sancakları nevâhîlerinden ordu-yı İslâma zehâ’ir-i firâvân gelmeğe başladı. Ertesi gün vakt-i seherde Gönye kal‘asının cânib-i cenûbunda Hopan ve Rize tarafında leb-i deryâ ile bir alay-ı azîm nümâyân olup meğer Tarabefzûn eyâletine mutasarrıf (---) Paşa eyâleti askeriyle üç bin yarar ve nâmdâr müsellah asker ve deryâdan yetmiş pâre sandal ve yüz pâre meneksile Laz gemisi ile piyâde asker ve zahâ’ir ve on pâre şâhî top ile Tırabzan paşası geldüğü Serdâr Seydî Ahmed Paşa'ya haberi gelüp aslâ ve kat‘â istikbâline ne kendüsü ve ne sâ’ir asakir göndermeyüp Tarabefzûn paşası, eyâleti askeriyle üç bin güzîde âdemle Gönye kal‘asının bir cânibinde meks edüp ba‘dehû derûn-ı kal‘ada Seydî Ahmed Paşa ile müşerref olmağa geldikde Seydî Paşa aslâ ta‘zîm etmeyüp cümle huzzar-ı meclise hıtâben eydür: "Bak a ümmet-i Muhammedim! Ben kankı sancâk hâkimiyim?" dedi. A‘yân-ı vilâyet eyitdiler: "Sultânım! Hâlâ Tortum sancâğına mutasarrıfsız" dediler. "Ya Tortum bu Gönye kal‘asına kaç menzildir?" dedi. {"Dörd beş menzildir" dediler}. "Ya dörd menzil yerden bir ılgar ile gelüp kal‘a-i Gönye'yi dest-i küffârdan halâs edem. Husûsen me’mûr değil idim ve sancâğım hâki dahi değildir. Ben dîn-i mübîn uğuruna yetişüp Gönye'yi istihlâsına bi-emrillah sebeb olam. Bak a Paşa! Sen Tarabuzen paşası olasın ve iki tuğlu mîr-i mîrân olasın ve Gönye kal‘ası eyâletin hâkinde Tarabuzun'a iki menzil yer ola. Sen niçün yedi günden berü bu Gönye kal‘ası imdâdına yetişmedin. Tiz cellâd!" dedikde, Bâki Paşa ve Sefer Paşa ve Kategaç Paşa Seydî Ahmed Paşa'ya: "Sultânım! Kânûn değildir. Sen bir tuğlusun, ol iki tuğludır, katl etmen" deyü cümle ricâ etdüklerinde "Vallahi dîn-i mübîne hâ’in oldukdan sonra yedi [tuğlu] paşa dahi olsa, askeriyle kırardım. Ammâ sizin hâtırınız içün katl etmem. Ammâ pâdişâhıma arz ederim. Tiz dîvân efendisin çağırın" deyü fermân edüp murâd [u] merâmı üzre arz tahrîr olunurken "Baş bölükbaşılar kaldıra şu Tarabuzun a‘yân-ı hâ’inlerin" deyüp yetmiş nefer kimesneyi kayd-bend edüp Gönye kal‘asında habs edüp "Niçün paşanızı bu kal‘anın istihlâsına terğîb etmediniz" deyü vâfir ıtâb u şitâb edüp cümlesin habs etdi. Dîvân efendisi kal‘anın fütûhnâmesin ve Tarabefzûn paşasının adem-i imdâdın tahrîr edüp üç aded mîr-i mîrânların ve sâ’ir iş erlerinin ve Gönye kadısı ve Tarabefzûn kadısının memhûrlu arz-ı mahzarlarıyla pâdişâha arzlar gönderilecek mahalde cümle Tarabefzûn a‘yânının yedikleri hapsi balıkları burunlarından fitil fitil çıkup "Amân Sultânım! Pâdişâha bizi arz eyleme" deyü Seydî Ahmed Paşa'nın hâk-i pâyine düşüp niyâz-mend olduklarınca Seydî Paşa aşağı komayup "Elbette bu âsîleri arz ederim" deyü sözünde sâbît-kelâm olup Çerkes inâdına musırr oldu. Âhir Tarabefzûnlılar yine paşalara dahi düşüp anlar yine Seydî Paşa'ya ricâ edüp mâbeyne niçe mu‘tedil muslihûn iş erleri ricâ edüp üç gün keşâkeşden sonra hâh-nâ-hâh Tarabefzûn paşasından ve a‘yân-ı vilâyetden ve eyâlet-i Tarabefzûn'dan cümlesinden pes-i perdece kırk üç kîse guruş ve üç tahta semmûr kürk ve on iki pençe-i âfitâb mahbûb gulâm-ı sührâb ve on iki mahbûbe-i zenâne ve fitne-i cihâne nergîs gözlü ve şîrîn sözlü Gürcî güzeli dûşîze ve pâkîze bintânlar ve Tarabefzûn paşası bir zerdûz harîr, münakkaş cedîd yedi aded cerekler (?) ile otağın verdi. Ve bir şemşîr-i murassa‘ ve bir mücevher gaddâre ve yedi çarkâb 331a tîrkeş ve niçe Tarabefzûn zergerinin memdûh kârlarından gûnâ-gûn sîm-âvânlarından buhurdân ve gülâbdânlar ve nice raht-ı gûn[â]-gûn ve sîm şa‘mdânlar ve topuz ve Tarabefzûn tarzı baltalar ve üç katar deve ve yedi katar katır ve "ılgar ile gelirken niçe atlarınız helâk oldu" deyü yüz yigirmi re’s atları ve cümle Seydî Ahmed Paşa'ya eyâlet-i Tarabefzûn ahâlîsi verüp kendüleri sa‘âdetlü pâdişâha arz olunmadan halâs olup ancak Gönye kal‘ası fethin ve imdâdında bulunan mîr-i mîrânları ve alaybeğilerini ve sâ’ir sancâk beğlerin hizmet-i pâdişâhîde bulundukların cümle pâdişâha arz edüp cemî‘î beğler ve paşalar ve iş erlerinden dahi belağan-mâ-belâğ mâl [u] menâl [ve] metâ‘-ı firâvân alup istihlâs-ı Gönye'yi, pâdişâha Gürcî Beğzâde nâmıyla ma‘rûf bir mütekellim kapucubaşısıyla der-i devlete arz eyledi. Ve bir kapucubaşısıyla Erzurûm Vâlisi Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimize arz etdüğü sâ‘atde nehr-i Çoruğ kenarından berü yine bir toz [u] gubâr evce peyveste olup bir asker-i İslâm zâhir oldu. Meğer Erzurûm Valisi Mehemmed Paşa efendimizin Alacaatlı Hasan Ağası, Gönye kal‘ası imdâdına serdâr olup Erzurûm sancağının cümle erbâb-ı timarları ve zü‘amâları cebelüleriyle ve Erzurûm ve Hasankal‘alarının nısf kal‘a kulları ve Paşa efendimizin cümle kendi kapu kullarıyla kırk bayrak sekbân ve sarıcalardan başbölükbaşı Küçük Acem ve Kulu bölükbaşı ve Çatal bölükbaşı ve Memü ve Çünûd heybeli ve Nakışlı ve Çalık Alî ve Zırhkenli ve Yamalı ve Uşkurta ve Sincânlı ve Kâdirli ve Mamalı ve Sücâhoğlu ve Cennetoğlu ve Kara Pîrî ve Solak Velî ve Gökçe Alî nâmân kağân-arslan bölükbaşılar cümle pür-silâh üç bin çatal fitilli nâmdâr şehbâzlarıyla sâf sâf ve çifte çifte gülbâng çekerek ubûr etdiler. Ardları sıra bir bayrak üç yüz yiğit deli ve bir bayrak üç yüz yiğit gönüllü ve altı bayrak asâkir-i Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adüv-şikâr ve bir bayrak altı yüz yiğit müteferrikagân ve bir bayrak üç yüz aded vâcibü'r-re‘âyâ ağavât ve bir bayrak iki yüz yiğit çâşnigîr ve bir bayrak iki yüz serrâcân ve bir bayrak ile taşra kilârciyânlar dahi iki yüz müsellah fetâlar ve iki yüz cebe vü cevşene gark olmuş kargı sırıklı iç ağaları çarha ince bayraklarıyla miftâh gulâm ağası zâbitleri olup alay-ı mezbûr ile ubûr etdiler. Ve kırk aded sandelye sâhibi kırkar ve ellişer kafadârlarıyla süvâr olmuş kapucubaşılar kim her biri kırkar ve ellişer tevâbi‘li ve kantar sırıklı ve zırh-ı zireh-külaha müstağrak ve atları gümüş zeynli müzeyyen raht ve bahtlı ve bahrî hotaslı ve altı pâre çarkâb yancıklı küheylân atlı ve sâfinâtü'l-ciyâd, hassânlı muhteşem tevâbî‘leri polâd-ı Nahşivânîye gark olmuş tevâbi‘ [u] levâhıklara mâlik zorba zorba ser-bevvâbânlar çifte çifte ubûr edüp dahi ardları sıra serdârları olan Alacaatlı Hasan Ağa sâde nefere faslıyla ubûr edüp Gönye kal‘ası zeylinde hayme ve hargâhları ve bâr-ı bengâhlarıyla meks etdiler. Bu zikr olunan kapucubaşıların ekseri birer vüzerâyâ ve mîr-i mîrânlara kethüdâ ve kâ’immakâm ve müsellem ve sancak zabt etmiş akl-ı Aristo ağalardır. Bunlara Seydî Ahmed Paşa bir ziyâfet-i azîm edüp ertesi gün cemî‘î kurâ ve kasabâtlardan gelen üstâd-ı mi‘mâr ve bennâlar ile Gönye kal‘asının ta‘mir ve termîmine mübâşeret olunup deryâ-misâl cüyûş-ı müslimîn ummâl-vâr çalışup kal‘anın handakların tathîr etmeğe mübâşeret olunup yedi yerden mehterhâneler çalınup yetmiş seksen yerden sımât-ı Muhammedîler ile tâ‘am-ı firâvânlar ile ziyâfetler olup şeb [u] rûz cümle guzât-ı müslimîn sürûr [u] şâdmânda idiler. İbtidâ kal‘anın ihrâk olunan bâbını imâr edüp ve derûn-ı kal‘ada Bâyezîd Hân-ı Velî Câmi‘in imâr edüp gûyâ nûr-ı mübîn oldu. Ve yedi yüz yeni kul ve yeni dizdâr ve sâ’ir levâzımât [ve] cebehânesin ve küffârdan alınan cemî‘î tüfenklerin ve gayrı âletlerin kal‘a cebehânesine koyup kal‘a-i Gönye evvelkiden mahbûb u müzeyyen olup hamd-i Hudâ bu hakîr-i ahkar Evliyâ-yı pür-taksîr bin (---) târîhinde Azak gazâsına giderken bu Gönye kal‘asında ibâdet etmişdik. Hamd-i Hudâ istihlâsında bulunup ibtidâ fethinde ezân-ı Muhammedî tilâvet etmek müyesser olup gazâsında bulunduk. Ba‘dehû Tarabuzan eyâletiyle Batum sancakları Gönye kal‘ası muhâfazasında kalup altmış bin müte‘addid asâkîr-i nusret-mü’essir ile nehr-i Çoruğ kenarıyla sevâd-ı mu‘azzam Erzurûm'a gitmeğe azîmet edüp sâhil-i nehr-i Çoruğ'da bir çemenzâr ve çimşiristân dırahtları içre meks edüp cümle guzât-ı müslimîn ile meşveret edüp Seydî Ahmed Paşa eydür: "Bu Mikrilistân Tarabuzan eyâleti hâkinde olup küffâra imdâda gelirken kayıkların feth edüp pâdişâha böyle isyân etdiler. Ol kayıklarını ve Urus-ı menhûs şaykalarını pâdişâhıma arz etdim. Tarabuzan kal‘ası limanında dursunlar. Taraf-ı pâdişâhîden ne fermân sâdır olursa vali-i vilâyet ana göre amel ideler. Ve bu kadar bin üsârâ Kazak-ı ak ve imdâdlarına gelen Mikrîl-i rezîl 331b cümle guzât-ı müslimînin şikârı olduğun dahi pâye-i serîre arz eyledim. Ammâ şimdi bu cem‘iyyet-i kübrâ ile bu asâkir-i İslâm at üzre hâzır-baş iken bu Mikrilistân kâfirlerinden niçe intikâm alup bu kadar şedd-i rahl çeken cüyûş-ı muvahhidîn mâl-ı ganâ’imle mu‘tenim olalar" deyü meşveret edince meğer Gürcîstân Hâkimi Sefer Paşa Mikrilistân beğlerine dilgîr imiş, hemân cümle Mikrilistâna bu asâkir-i İslâm'ın piyâdesiyle atlıların pây-berâber ola deyü şikâra salalım ve bizim Ahıska gâzîleri ve Gürcîstân gâzîlerin bile kulağız verelim. Anlar dahi gazâ mâlından pay-berâber hisse-mend ola, deyü müşâvere tamâm olunup hakîr bu niyyete el-Fâtiha denilüp cümle guzât-ı müslimîn içre dellâllar nidâ edüp "At ve don ve mahbûb ve mahbûbe gulâmlar ve kızlar ve mâl-ı ganâ’im isteyen guzât-ı müslimîn silâhlarıyla âmâde olsunlar" deyü nâdîler nidâ edince azamet-i Hudâ ol gün ol gice cemî‘î guzât-ı müslimîn kanıkmış arslan gibi gerindiler ve sündüler ve av sayup avnadılar ve eşindiler ve kaşındılar. Herkes gasller edüp fermân-ı serdâra muntazır oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 330a–331b ·
metinde göster ·
Bu şehir cümle on yedi mahalledir. Evvelâ Beğ mahallesi ve Güller mahallesi
ve Yeni
Câmi‘ mahallesi ve Kavak mahallesi ve Tekye mahallesi ve Şehre Küsdü mahallesi …
Bu şehir cümle on yedi mahalledir. Evvelâ Beğ mahallesi ve Güller mahallesi ve Yeni Câmi‘ mahallesi ve Kavak mahallesi ve Tekye mahallesi ve Şehre Küsdü mahallesi ve Yarımca mahallesi ve Dağ mahallesi ve Polad mahallesi ve Yahşi mahallesi Meşhûr mahallâtlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 345a ·
metinde göster ·
… dır. Çârsû içre Eski hammâmın âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı rûşenâdır.
Ve Yeni
Câmi‘ mahallesindeki Yeni hammâm dahi pâk ve latîf, dellâkleri nazîf hammâm-ı d …
Ve iki hammâmdır. Çârsû içre Eski hammâmın âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı rûşenâdır. Ve Yeni Câmi‘ mahallesindeki Yeni hammâm dahi pâk ve latîf, dellâkleri nazîf hammâm-ı dilküşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 345a ·
metinde göster ·
… tezkîr ederek sadrıa‘zam ve yeniçeri ocağı ve cümle asker tâ’ifesi Atmeydân'ın
ve Yeni
Câmi‘in yedi tarafdan kapuların asker ihâta edüp Atmeydânı'nın iki başından yen …
Ve'l-hâsıl yigirmi beş aded sâhib-i fetvâ imzâsıyla sadrıa‘zam telhîsiyle (---)(---) [katline hatt-ı şerîf sâdır olup] yeniçeri ve cebeci ocakları mâh-ı şevvâlin onuncu gün yevm-i selâse idi, orta Câmi‘de tekrâr meşveret edüp Atmeydânı'na bir mütekellim âdem gönderüp çorbacı-ı mezbûru katl edince cümle} yeniçeri ve cebeci ocağı ve gayrı askerî tâ’ifesi Hazret-i Risâlet-penâhın sancağ-ı şerîfi dibinde cem‘ olup cümle meşâyihân fukarâlarıyla tevhîd ü tezkîr ederek sadrıa‘zam ve yeniçeri ocağı ve cümle asker tâ’ifesi Atmeydân'ın ve Yeni Câmi‘in yedi tarafdan kapuların asker ihâta edüp Atmeydânı'nın iki başından yeniçerileri Atmeydânı'na dolup sadâ-yı Allah Allah ile tarafeynden gülbâng-ı Muhammedî sadâsı cihânı dutdu. Hemân Atmeydânı'nda olan pür-silâh sipâh yiğitleri yeniçeri üzre küheylân atların Atmeydânı'nda at bırağup bir hücûm etdiler kim hakkâ bârekallah ancak olur. Niçe âdemi dendân-ı tîğdan ve rîh-ı bî-emân-ı sinândan geçirüp bî-bâk ü bî-pervâ merkezlerinde karâr edüp yine yeniçeri cânibinden varan atlılar yine birbirlerine hücûm edüp bir epeyce elbeşti dahi etdiler. Ammâ bu hücûmda niçe sipâh hâk-i mezellete düşüp Yeni Câmi‘ hareminden kafadârları gelüp şehîdlerin aldılar. Hemân yeniçeri çavuşları ve çorbacıları yeniçeriye "Koma kurdlarım" deyüp tâ vasat-ı meydâna köpek cengi ederek geldiklerinde sipâh Atmeydânı'nda kalmayup cümle Yeni Câmi‘ haremine mâl-â-mâl olup cümle demir kapuları seddidüp demir pencereleri sedd [ü] siper edüp içerden taşra yeniçeriye kurşum ve oku bârân-ı la‘net gibi yağdırup ân-ı vâhidde yüz yetmiş yeniçeriyi şehîd ve niçe yüz âdem mecrûh olup sipâh siper ardında yeniçeri Atmeydânı'nda kaldı ve sipâh minârenin altısına dahi çıkup pür-nakıl olup minâreler ve harem kubbeleri üstünden Atmeydânı'nda yeniçerilere eyle kurğuşum urdular kim yeniçeri bî-emân kaldı. Âhir yeniçeriler Ahmed Hân Türbesi tarafındaki Kurrâ kubbeleri ve medrese kubbeleri ve niçe hânelerin dâm [u] bâmları üzre çıkup Yeni Câmi‘ haremi içre olan sipâha kurşumu eyle yağdırdılar kim bu kerre sipâhın atları kurşum zahmından sipâhları târmâr edüp niçe yüzü de kurşumdan helâk olup hemân yeniçeriler Atmeydânı'ndan "Allah" ile demir pencerelerden ankebût-vâr urûc edüp taşra harem kapuların kırup hücûm edince cümle sipâh Yeni Câmi‘in iç haremine mâl-â-mâl olup derûn-ı câmi‘e dahi girüp mahsûr olup harem pencerelerinden taşra haremde olan askere oku kurşumu urup taşrada olan asker cân ve baş kaydına düşdüler. Hikmet-i Hudâ Yeni Câmi‘in altı minâresinin kapuları taşra hareme vâkı‘ olmuşdur. Hemân yeniçeriler minârelerin kapuların kırup dal-kılıç minâreden yukaru çıkdıklarında celeb sipâhlar kuşluk vaktinde öyle ezânı okumağa başlayup niçesin minârede katl ve niçesin kayd-bend ile "vakitsiz ezân okuyan yalancı mü’ezzinin hâli budur" deyü aşağı indirüp kelle paça ederlerdi. Ba‘dehû yeniçeriler altı aded minârelerden iç harem içre olan sipâha havaliden eyle kurşumlar urdular kim beyâz mermer-i hâm üzre pembe-misâl cesed-i insândan cereyân eden hûn-ı ahmer-gûndan cümle mermerler la‘l-gûn oldu. Bu hâli sipâh görüp haremin üç kapusun açup yeniçeriler üzre üç yerden dal-satûr-ı sipâh olup fakîrlerden câmi‘e avdet eder kalmayup cümlesi yeniçeri destinde şehîd oldular. Niçe yüzü câmi‘-i şerîf içre girüp kapandılar. Yine pencerelerden câmi‘ içre kurşumlar urup câmi‘ kapuların kal‘ edüp dal-sâtûr-ı Bektâşî urarak câmi‘ içinde ibrişim haliçeler üzre sipâh kırarak kimi namâz kılarak kırılırdı, kimi Kur’ân-ı azîm okuyarak Hazret-i Osmân gibi şehîd olarak kırılırdı. Câmi‘in cemî‘î der-i dîvârında ve câmlarında ve kıbâblar üzre mestûr olan kurşumlarda kurşum darbından bir rahnedâr olmadık yer kalmamışdı ve derûn-ı câmi‘de Kelâm-ı İzzet'i gerdeninde iken gerdeninden kılıç geçen ibâdullahın hadd [u] pâyânı yok idi. Hulâsa-i kelâm, kâmil yedi buçuk sâ‘at {kâr-zâr eylediler kim eğer Kahramân-ı bî-emân ol kâr-zârda olsa Nerîmân-ı nerm-râm olurdu. Veyâhud perhâş-ı bî-kârda ceng-cûyân olan dilâverân-ı mübârizânın merdâneliklerin Rüstem-i zamân ve Zâl-ı bî-amân istimâ‘ etse meddâhân-ı sipâhiyân ol[urdu]. El-kıssa yeniçeri bî-hisâb sipâhiyân bî-tâb olmağıla cenge iktidârları olmayup "El-firâru mimmâ lâ yutak, min süneni'l-mürselîn" mâ-sadakınca sipâhın karârı firâra mübeddel olup her biri bir cânibe perîşân oldular. Sipâhdan bî-aded ve yeniçeriden mürd az oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 371b ·
metinde göster ·
… çokdur ve evkâfı gâyet metîndir ve e’imme ve hutabâ ve huddâmları mevcûdlardır.
Ve Yeni
câmi‘ (---) kurşumlı câmi‘ dil-küşâdır. Dilâver Paşa sarayı kurbundadır. Ve diğ …
Andan ve Katırcızâde câmi‘i bir minâre-i musanna‘lı câmi‘-i zîbâdır ve Kurşumlu câmi‘ (---) binâsıdır kim ortasında bir havz-ı şadırvan ile mebnî bir câmi‘-i rûşendir ve Ulvân câmi‘i bir ser-âmed minârelidir ve Kurşumlu câmi‘e karîbdir ve Hacı Ivazânlar câmi‘i (---)(---)(---) ve Hacı Kılıç câmi‘i medrese ve imâreti vardır. Tabahâne kurbunda vâki‘ olmağıla cemâ‘atı çokdur ve evkâfı gâyet metîndir ve e’imme ve hutabâ ve huddâmları mevcûdlardır. Ve Yeni câmi‘ (---) kurşumlı câmi‘ dil-küşâdır. Dilâver Paşa sarayı kurbundadır. Ve diğer Yeni câmi‘, Süleymân Çelebi'nindir. Sâhibi hayâtda olmağıla evkâfı kavîdir. Ve Tabbâklar câmi‘i (---) ve Gönül câmi‘i Kiçikapusunda Hüseynî mahallesindedir, ammâ müferrih câmi‘dir ve Akkaş Çorbacı câmi‘i bir câmi‘-i cedîddir ve sâhibü'l-hayrâtda olmağıla gâyet ma‘mûr câmi‘-i pür-nûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64a ·
metinde göster ·
… âmi‘ ve mahalle-i Küçük Minâre ve Dudlu Bınar mahallesi ve Mumcu Ömer mahallesi
ve Yeni
mahalle ve Tabahâne mahallesi ve Pazar mahallesi ve Tekye mahallesi ve Paşa mah …
Kal‘a-i Zile'nin zeylinde cânib-i garbında kal‘a kayasından aşağı cânib-i garba ve kıbleye nâzır bâğlı ve bâğçeli üç bin aded turâb-ı pâk ile mestûr büyût [u] hânedân-ı ma‘mûrlardır kim cümle yigirmi bir aded esmâ-yı mahallâtlardır: Evvelâ mahalle-i Ulucâmi‘ ve mahalle-i Küçük Minâre ve Dudlu Bınar mahallesi ve Mumcu Ömer mahallesi ve Yeni mahalle ve Tabahâne mahallesi ve Pazar mahallesi ve Tekye mahallesi ve Paşa mahallesi ve Kethüdâ mahallesi ma‘lûmumuz olan mahallâtlar bunlardır. Bu mezkûr mahallât imâretler içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 91a ·
metinde göster ·
… i ve Alaca Mescid câmi‘i ve 91b Zincirli Kuyu câmi‘i ve Kadı mahallesi câmi‘i
ve Yeni
Mahalle câmi‘i ma‘lûmumuz olan mezgitgâh-ı kadîmler bunlardır. Bunlardan mâ‘adâ …
Der-sitâyiş-i cevâmi‘hâ-yı Zile: Cümle yetmiş beş aded ma‘bedgâh-ı kadîmlerdir. Evvelâ yukaru Kal‘a câmi‘i ve Ulucâmi‘i minârelidir. Ve Tabahâne câmi‘i ve Dudlu Bınar câmi‘i ve Kuyumcu Ömer Ağa câmi‘i ve Boyacı Hasan Ağa câmi‘i karîbü'l-âhd binâ olunmuşdur, ammâ ma‘mûr u rûşen binâ bir câmi‘-i zibâdır ve Küçük Mâ (---) câmi‘i ve Arnavud câmi‘i ve Alaca Mescid câmi‘i ve 91b Zincirli Kuyu câmi‘i ve Kadı mahallesi câmi‘i ve Yeni Mahalle câmi‘i ma‘lûmumuz olan mezgitgâh-ı kadîmler bunlardır. Bunlardan mâ‘adâ 64 aded mahalle mesâcidleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 91a–91b ·
metinde göster ·
… vvelâ çârsû içinde Çifte hammâm ve Alaca hammâm ve Küçük hammâm ve Paşa hammâmı
ve Yeni
hammâm cümle rûşen hammâm-ı latîflerdir. Bu hammâm-ı rûşenâlardan mâ‘adâ iki yü …
Ve cümle beş aded hammâm-ı dilsitândır. Evvelâ çârsû içinde Çifte hammâm ve Alaca hammâm ve Küçük hammâm ve Paşa hammâmı ve Yeni hammâm cümle rûşen hammâm-ı latîflerdir. Bu hammâm-ı rûşenâlardan mâ‘adâ iki yüz aded hânedânların hammâm-ı hâssaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 132b ·
metinde göster ·
hammâm ve Beğ hammâmı ve Kumacık hammâmı ve Alî Mısrî hammâmın bir evliyâullah …
Evsâf-ı hammâmât-ı gâsilân: Cümle yedi aded hammâm-ı hoş-hevâ [vü] hûb-binâlardır. Cümleden Alaca hammâm, Silâhdâr Mustafâ Paşa hammâmı gâyet müferrehdir ve Yeni hammâm ve Beğ hammâmı ve Kumacık hammâmı ve Alî Mısrî hammâmın bir evliyâullah binâ etmek ile nazargâh-ı hammâm-ı ziyâretgâhdır ve Hom hammâmı ve varoşda Behrâm Paşa hammâmı, bunlardan mâ‘adâ üç yüz aded hânedân hammâmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 195a ·
metinde göster ·
… Bu fürûht olunan eşyâlardan mâ‘adâ kırk yük kâmil sandıklar içre hanım sultâna
ve yeni
hânın haremine ve sâ’ir âzâdlı cevârîlere mute‘allık olan esbâblarına aslâ ve k …
Hemân içlerinden bir mütekellimcesi ileri gelüp eydür: "Devletli vezir! Mukaddemâ mâh-ı Şa‘bân'da {kal‘a-i Van'da} sultânımın huzûrunda feryâd edüp hân bizim yedi yükümüz bâc almak bahânesiyle alup bizden âdem katl eyleyüp niçe âdemlerimiz dahi mecrûh eyledi, dediğimiz hâlâ yüklerimiz budur" dediklerinde paşa ahâlî-i vilâyet-i bî-garaz mu‘temed âdemlerinden ve gümrük huddâmlarından su‘âl etdikde "Belî 279a devletli vezîr, bu yedi aded yükleri hân bâc nâmıyla alup der-hazîne etmişdi. Lâkin bunlar da bâc vermeğe ta‘ahhüd etmişdi ve anınçün gavga olmuşdu ve bâc vermeyüp hamısı sultânıma gitmişdi" deyü şehâdet etdiklerinde "Tiz kânûn üzre bâcların alın" deyü yedi aded yükü ashâblarına cümle redd eyleyüp adâlet etdi ve yetmiş aded dahi dibâ vü zerbâf u sereng ve hârâ vü dârâyî ve valâ-yı gûnâ-gûn kalemkârî Hindî serâperdeler ve gayrı perde-i zenbûrîler ve zerdûz müzehheb işleme maksala çıkdı. Ve yedi aded sandûkalar içre cümle yetmiş tahta semmûr kürk ve on altı aded elvân çukalara kaplı semmûr kürkler ve yigirmi aded zincab kürk, sof elvânlara kaplı ve elli aded vaşak kürkler gûnâ-gûn Londeriye çukalara kaplı ve on bir aded kakum beyâz kürkler rengâreng soflara kaplı ve iki yüzden ziyâde Acem Keyunî kürkleri kapsız ve paşa Âsitâne'den gelüp şehr-i Bitlîs'de hâna müsâfir oldukda hâna giydirdiği beyâz semmûr kürkü bin guruşa Van yeniçeri ağası tarafından aldılar. Bu fürûht olunan eşyâlardan mâ‘adâ kırk yük kâmil sandıklar içre hanım sultâna ve yeni hânın haremine ve sâ’ir âzâdlı cevârîlere mute‘allık olan esbâblarına aslâ ve kat‘â vaz‘-ı yed olunmayup cümle guzâtın huzûrlarında anın izniyle kırk yük esbâb hanım sultânın Amber Ağasına teslîm olunup hareme götürdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 279a ·
metinde göster ·
… -endâm ve bir otak-ı nakş-ı bukalemûn-ı benâm ve elli şemmâme amber-i hâm verdi
ve yeni
hân sa‘âdetlü pâdişâha tecdîd-i berât içün yüz kise mâl vermeğe ta‘ahhüd edüp b …
Ve hân-ı cedîd Ziyâeddîn Hân şehr-i Bitlîs'in ahâlîlerine âdet-i kadîmeleri üzre kudümiyye üç yüz kise mâl cem‘ edüp paşaya kâmil yüz kise hizmet edüp beşer tula at ve on katar-ı katır ve on zırh ve on gulâm ve beş aded pâkîze duhter-i gül-endâm ve bir otak-ı nakş-ı bukalemûn-ı benâm ve elli şemmâme amber-i hâm verdi ve yeni hân sa‘âdetlü pâdişâha tecdîd-i berât içün yüz kise mâl vermeğe ta‘ahhüd edüp bâlâda tahrîr olunan üç kıt‘a sandûkaları tekrâr açup cemî‘i cevâhirlerin kırat-be-kırat tahrîr edüp paşaya Allah emâneti verilüp paşa dahi Van kullarına teslîm edüp Van kal‘ası hazînesinde hıfz olundu ve sa‘âdetlü pâdişâhın tecdîd-i hükûmet berâtı masrafına ve Âsitâne'de sadrıa‘zama dahi elli kise vermeğe hân ta‘ahhüd edüp üzerine Mataracı Deye Mehemmed Ağa me’mûr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 279a ·
metinde göster ·
hândan ve eyâlet-i Van'da cümle yigirmi yedi aded mîr-i livâlardan ve on bir ad …
Netice-i kelâm İpşir Paşa merhûm bize 284a eyâlet-i Van'ı fenâ mansıbdır deyü tahkîren verdi, ammâ sa‘âdetlü pâdişâh hatt-ı şerîf ile serdâr-ı mu‘azzamsın deyü sorguç-ı şâhî ve otağ-ı serâperde-i pâdişâhî ihsân edüp eyâlet-i Van'da hân-ı atîkden ve ehli hanım sultândan ve yeni hândan ve eyâlet-i Van'da cümle yigirmi yedi aded mîr-i livâlardan ve on bir aded kal‘a kullarından ve sâ’ir beğlerin cürm-i cinâyet [ü] bâd-ı hevâsından ve eyâlet-i Van'ın hâss-ı hümâyûnu mahsûlünden cümle-i cümele beş yüz yetmiş kise mâl kendüye kaldı. Ba‘de'l-harc ve'l-masârıf ve bir o kadar dahi ana karşılık gelen tuhaf u tefârûk-ı bî-hisâb emti‘a-i fâhire ve akmişe-i kâsire hisâbın Feyyâz-ı mutlak bilir. Hulâsa, Van Melek Ahmed Paşa'ya Mısır oldu, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 283b–284a ·
metinde göster ·
… hân ve boyacılar kurbunda Sarı Ağa hânı ve Pervâne hammâmı kurbunda Müftî hânı
ve Yeni
hân etrâfında yetmiş altı aded kârgîr kemer binâlı dükkânlar ile mebnî kal‘a-mi …
Ve Kapan hânı ve Kebeciler hânı Bitbâzarı'na karîbdir ve Mutâfçılar içinde Nâzır hânı ve gazzâzlara karîb Kadı hânı ve sarrâchâne kurbunda Sulu hân ve boyacılar kurbunda Sarı Ağa hânı ve Pervâne hammâmı kurbunda Müftî hânı ve Yeni hân etrâfında yetmiş altı aded kârgîr kemer binâlı dükkânlar ile mebnî kal‘a-misâl bir hân-ı cedîddir. Ve Kıbleli Paşa vekâlesi gâyet ma‘mûrdur ve İpşir Paşa mihmânhânesi çârsû meydânındadır ve Çark Bınarı yanında Çark hânı ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 22b ·
metinde göster ·
… iskele başında Emîr Efendi câmi‘i. Bir minâreli ve cemâ‘at-i kesîreli câmi‘dir
ve Yeni
câmi‘ ve Tabahâne câmi‘i ve Müstecib Efendi câmi‘i ve şebşâh Kadın câmi‘i. Bunl …
Ve cümle (---) mihrâbdır. Evvelâ iskele başında Emîr Efendi câmi‘i. Bir minâreli ve cemâ‘at-i kesîreli câmi‘dir ve Yeni câmi‘ ve Tabahâne câmi‘i ve Müstecib Efendi câmi‘i ve şebşâh Kadın câmi‘i. Bunlar câmi‘-i kebîrlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30b ·
metinde göster ·
… meçik ta‘bîr etdikleri nobûtların envâ‘ın kızılcıkdan ve çimşirden ve sindiyân
ve yeni
dünyâ ve abanos ağaçlarından üstâd-ı kâmiller bu şehirde inşâ edüp şehirden şeh …
Ve memdûhât-ı musanna‘âtından seyyâhân-ı berr u bihâr ellerinde gezdirdikleri âlet-i silâh ki ana zerdeste ve çeltik ve çelik ve meçik ta‘bîr etdikleri nobûtların envâ‘ın kızılcıkdan ve çimşirden ve sindiyân ve yeni dünyâ ve abanos ağaçlarından üstâd-ı kâmiller bu şehirde inşâ edüp şehirden şehire hedâyâ getürürler. Gâyet musanna‘ meçik olduğundan Malkara meçiği meşhûrdur, lâkin bu meçiklerin sarı ve kırmızı ve başı kalaklı olanlarını ekseriyyâ tâze cüvânlar alup isti‘mâl ederler, bir garîb temâşâ meçiklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99a ·
metinde göster ·
… nın ot ağalarından ve Kalga Sultân ve Mehemmed Giray Hân'dan bizim Ahmed Ağa'ya
ve yeni
Boğdan Beği İstifan Beğ'e mektûblar gelüp,
Menzil-i şehr-i azîm bender-i İsmâ‘îl: Bu şehir Haremeynü'l-Muhteremeyn evkâfı olup kızlar ağası nâzırü'n-nuzzâr olduğu ve cemî‘i imârâtı sene 1061 târîhinde mastûrdur. Bunda dahi üç gün teka‘üd olunup ol kadar kefere askeri silâhlarıyla gelüp cümle yigirmi bin aded bozacı ve çevren ve bakkal ve çakkal ve hardalcı Arnavudu ve balıkçı ve meyhâneci kefereleri gelmişdir kim cüyûş-ı cünûdumuz gûyâ camapur askeri idi. Hikmet-i Hudâ bu şehirde sâkin iken mukaddemâ Edirne'den iskele ağası olup Boğdan'a giden Kemânkeş Ahmed Ağa Boğdan'ın Yaş şehrinden kaça kaça gelüp şehr-i İsmâ‘îl'e dahil oldu ve ol gün Yalı ağasından ve Kili ve Akkirmân ve Bender ağalarından ve Bucak Tatarının ot ağalarından ve Kalga Sultân ve Mehemmed Giray Hân'dan bizim Ahmed Ağa'ya ve yeni Boğdan Beği İstifan Beğ'e mektûblar gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101a ·
metinde göster ·
kraldan ve serdârdan nâmeler gidüp aslâ itâ‘at etmediler, ammâ bu kal‘a Seykel …
Ve yeni kraldan ve serdârdan nâmeler gidüp aslâ itâ‘at etmediler, ammâ bu kal‘a Seykel sahrâsının kıble tarafı nihâyetinde havâlesiz bir kal‘a-i sengîn bünyâd bir kal‘a-i bâlâ idi ve şekl-i muhammes ve beş sedd-i metîn tabyalı ve iki hadîd kapulu sedd-i metîn taş kal‘a idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 21b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu isyânları zâhir olup üç yıllık harâcı tahsîl edüp
ve yeni
kral nasb edüp mutî‘ olmayan Erdel küffârlarına gûşmâl içün elleri ve vilâyetle …
Ba‘dehu isyânları zâhir olup üç yıllık harâcı tahsîl edüp ve yeni kral nasb edüp mutî‘ olmayan Erdel küffârlarına gûşmâl içün elleri ve vilâyetlerin nehb ü gâret edüp bî-hisâb esîrler alındı" dedikde kâfir elçisi eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 52b ·
metinde göster ·
… amza Beğ kal‘ası ve Erçin ve Cânkurtaran ve Penteli ve Fötvar ve Pahşa ve Tovna
ve Yeni
Palanka ve Segsâr ve Bat Ösek ve Seçoy ve Mihaç ve Birnivar ve Darda ve Ösek ve …
Meselâ nehr-i azîm Tuna yalılarında olan Hamza Beğ kal‘ası ve Erçin ve Cânkurtaran ve Penteli ve Fötvar ve Pahşa ve Tovna ve Yeni Palanka ve Segsâr ve Bat Ösek ve Seçoy ve Mihaç ve Birnivar ve Darda ve Ösek ve Val ve Vulkovar ve Sotin ve Tovarnik ve Zemon nâmûn kılâ‘ların cümle on iki bin asâkir-i nusret-me’serler dahi olup cümlesi gemileriyle Budin kal‘ası imdâdına gelmeğe me’mûrlardır. Ve Baçka ve Laçka vilâyetlerinden dahi on bin asker Budin imdâdına gelmeğe me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b ·
metinde göster ·
… ında Mostar müftîsi tekyesidir kim hânkâh-ı Halvetiyyedir. Ve bir küçük hammâmı
ve yeni
hânı ve câmi‘ karşusunda on aded dükkânı var.
Ve bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye Buna nehri kayası altında Mostar müftîsi tekyesidir kim hânkâh-ı Halvetiyyedir. Ve bir küçük hammâmı ve yeni hânı ve câmi‘ karşusunda on aded dükkânı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160b ·
metinde göster ·
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Çârsû kapusunun iç yüzünde Mütedeyyin Paşa câmi‘i kurbunda mahkeme-i hâkimü'ş-şer‘ andadır. Ammâ bu varoşda aslâ dükkân ve hân ve hammâm ve imâret ve medrese yokdur, ammâ dahi taşra büyük varoşda iki halvetli bir küçük hammâm var ve eski çârsûsunda cümle yüz aded dükkânçe-i tüccârândır. Ve yeni çârsûsunda cümle yüz kırk dükkândır. Cümle metâ‘-ı zî-kıymet bî-kıymet bulunur, ammâ bezzâzistânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
Ve bu varoş içre cümle beş mihrâbdır. Emîr Beğ câmi‘i ve Mahmûd Beğ câmi‘i
ve Yeni
câmi‘. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve Emîr Efendi hânesinde bir hammâm dahi vardır. V …
Ve bu varoş içre cümle beş mihrâbdır. Emîr Beğ câmi‘i ve Mahmûd Beğ câmi‘i ve Yeni câmi‘. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve Emîr Efendi hânesinde bir hammâm dahi vardır. Ve yeni hammâm dahi küçükdür, avretler girir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
… i câmi‘. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve Emîr Efendi hânesinde bir hammâm dahi vardır.
Ve yeni
hammâm dahi küçükdür, avretler girir.
Ve bu varoş içre cümle beş mihrâbdır. Emîr Beğ câmi‘i ve Mahmûd Beğ câmi‘i ve Yeni câmi‘. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve Emîr Efendi hânesinde bir hammâm dahi vardır. Ve yeni hammâm dahi küçükdür, avretler girir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
… âhat-ı cân: Cümle iki aded hammâm-ı gâsılândır. Eski hammâm Gâzî Evrenos'undur.
Ve Yeni
hammâm Yeni Câmi‘ sâhibi Ahmed Efendi'nindir, ammâ gâyet latîf hammâm-ı rûşenâd …
Der-medh-i hammâm-ı râhat-ı cân: Cümle iki aded hammâm-ı gâsılândır. Eski hammâm Gâzî Evrenos'undur. Ve Yeni hammâm Yeni Câmi‘ sâhibi Ahmed Efendi'nindir, ammâ gâyet latîf hammâm-ı rûşenâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209a ·
metinde göster ·
… et-i kübrâların Cebel-i Arafât'dan gayri bu Maşkolor panayuru cemi‘i bu dünyâda
ve yeni
dünyâda misli yokdur.
Ammâ bu hengâme-i bâzârı görmeyen bir cem‘iyyet-i kübrâ görmemişdir. Seyyâhân-ı berr [ü] bihâr-ı âlem ve nedîm-i benî âdem içinde meşhûr. Gerçi Alasonya şehrinde ve Dabra panayırında ve Dolyan panayırında ve Mitroviçse'de ve Ösek panayırında ve Arat'da ve Varat panayırında ve Eflak ve Boğdan mâbeyninde Fohşan panayırında ve Çerkezistân'da Şeyh Hasan bâzârında ve Acem vilâyetinde Gîlân bâzârında ve yine Acem'de Lahîcân bâzârında ve yine Acem'de imâm Rızâ Meşhedi cem‘iyyetinde ve Acem'in Erdebîl şehri Maktelü'l-Hüseyn'de ve Bağdâd'da Selmân-i Pâk teferrücünde ve yine Bağdâd kurbunda ziyâret-i imâm Hüseyin'de ve yine Bağdâd Kûfe'sinde imâm Alî ziyâretinde ve Mekke-i Mükerreme'de âdem deryâsı cem‘iyyeti olan Cebel-i Arafât'da ve Mısır kurbunda Seyyid Ahmedü'l-Bedevî ziyâretinde ve ana karîb nehr-i Nîl kenârında İbrâhîm Dessûkî'de ve şehr-i Dimyât'da ziyâret-i Şeyh Şatâ'da ve niçe yüz aded ma‘lûmumuz olan ibret-nümâ vâcibü's-seyr cem‘iyyet-i kübrâların Cebel-i Arafât'dan gayri bu Maşkolor panayuru cemi‘i bu dünyâda ve yeni dünyâda misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242b ·
metinde göster ·
âyet-i şerîfi mazmûnu üzre gemileri ihrâk bi'n-nâr olup cümle küffârları gark-ı âb olup küffâr-ı bed-kâr içre gemilerinde bir vâveylâ ve vâveledâlar sadâsı kopup karârları firâra mübeddel olup cümle küffâr gemileri leb-i deryâdan alarka olunca hemân beride bizim asâkir-i nusret-me’ser tarafından bir sadâ-yı Allâh Allâh kopup taraf taraf ve kol kol cemî‘i guzât-ı müslimînin gözleri tâs-ı pür-hûna dönüp kal‘anın münhedim olan yerlerinden kemendbâzlık ve kemândârlık ve şemşîrbâzlık ve şehbâz u şehnâzlık ederek enderûn-ı kal‘adan ve Yeni dîvâr kal‘asının domuz hânelerinden koca kırçıl domuzların kellelerin galtân edüp alâ mele’i'n-nâs azîm yüz aklıkları olup iki yüz kelle ve yetmiş nefer yüzbaşı nâm kâfirleri başbuğuyla huzûr-ı sadr-ı Âsafa getirüp cümle serbâzânlara beleğan mâ-belağ surre ve atiyyeler ihsân [u] in‘âm olunup hulûs-ı hâl ile sûre-i Nebe'de Arapça mekâl-i hakîkat-me’âl ile küffâr-ı hâksârın ve füccâr-ı dûzah-karârın i‘timâd eyledikleri kal‘alarından derûn-ı dilden ve cân u gönülden henüz meyûs olup içerden taşra küffâr dahi ziyâde gürûh gürûh dilber kapudanzâdeleri çıkmağa başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300b ·
metinde göster ·
… i ve yıldız rûzgârları tarafında vâki‘ olmuşdur. Sultânbâğı semtleri dere içine
ve Yeni
mahalle kal‘anın garb cânibi altına ve Zereğen mahallesi düz sahrâya vâki‘ olmu …
Ve bu kal‘a evlerinin yüzleri cümle şimâl cânibinde Küti sahrâsına nâzır hevâdar ve cihân-nümâ beyt-i ra‘nâlardır. Ve aşağı şehr-i kebîr bu kal‘anın şarkı ve şimâli ve yıldız rûzgârları tarafında vâki‘ olmuşdur. Sultânbâğı semtleri dere içine ve Yeni mahalle kal‘anın garb cânibi altına ve Zereğen mahallesi düz sahrâya vâki‘ olmuş bu gûne mahalle-i âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9b ·
metinde göster ·
… mahallesi ve Ma‘rûf mahallesi ve Dibik (?) mahallesi ve Hüseyin Paşa mahallesi
ve Yeni
mahalle ve Çerçi Süleymân mahallesi ve Ahi Evran mahallesi ve Mûmcular mahalles …
Ve aşağı varoş-ı azîm cümle 34 mahalledir. Evvelâ mahalle-i Sarây ve mahalle-i Gökçemen ve mahalle-i Böğürcük ve mahalle-i Şaraküsdü ve Orta mahalle ve Lâle mahallesi ve Ahi Erbasan mahallesi ve Ahi Mustafâ mahallesi ve mahalle-i Kâncık ve mahalle-i Börekçiler ve Sultânbâğı mahallesi ve mahalle-i Bezciler ve Efendi yolu mahallesi ve Kadı Şeyh mahallesi ve Cemâleddîn mahallesi ve Çukur mahalle ve Analıca mahallesi ve Balıklı mahallesi ve Buladın mahallesi ve Servi mahallesi ve Meydân mahallesi ve Hacı İbrâhîm mahallesi ve İsak Fakı ya‘nî İshâk Fakîh mahallesi ve Ma‘rûf mahallesi ve Dibik (?) mahallesi ve Hüseyin Paşa mahallesi ve Yeni mahalle ve Çerçi Süleymân mahallesi ve Ahi Evran mahallesi ve Mûmcular mahallesi ve Ahi İzzeddîn mahallesi ve Pîrler mahallesi ve câ-be-câ kefereler mahallesi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y10a ·
metinde göster ·
mahallede Hüseyin Paşa câmi‘i gâyet mesîregâh ve müzeyyen ve bir şîrîn yerde me …
Ve Yeni mahallede Hüseyin Paşa câmi‘i gâyet mesîregâh ve müzeyyen ve bir şîrîn yerde mebnîdir rûşen-âbâddır. Hareminde azîm çınâr-ı müntehâlar var kim evce ser çekmişdir ve gâyet müferrihdir ve metîndir musanna‘ pâk kurşum örtülü câmi‘-i latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y11a ·
metinde göster ·
… eşme mescidi ve Akmescid ve Kapalı mescid ve Çavuşlar mescidi ve Kubbeli mescid
ve Yeni
Abdullâh Efendi mescidi.
Ve mesâcidlerin meşhûru ve ma‘mûru Esen Çeşme mescidi ve Akmescid ve Kapalı mescid ve Çavuşlar mescidi ve Kubbeli mescid ve Yeni Abdullâh Efendi mescidi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16a ·
metinde göster ·
serdâr Velî Beşe ile vedâlaşup ve refîkler alup şark cânibine dörd sâ‘at ballı …
Ve bu şehirde Halîl Ağa ve serdâr Muslu Beşe ve yeni serdâr Velî Beşe ile vedâlaşup ve refîkler alup şark cânibine dörd sâ‘at ballı çamları ve zenbûrları seyr [ü] temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y65a ·
metinde göster ·
… kemerler ve havz u şâzrevânlar harâb olmadadır. Hattâ İslâmbol'da Süleymâniyye
ve Yeni
câmi‘ içinde olan ibret-nümâ amûdlar ve zî-kıymet ahcâr-ı garîbeler cümle bu şe …
Ve şehrin şarkında evc-i âsumâna ser çekmiş kavs-i kuzahdan nişân verir tâk-ı revâk ser-bülend su kemerleri var kim hâlâ bir pâdişâh bir tâkın binâ etmeğe kâdir değildir. Bu gûne binâ-yı azîmleri var kim görenin aklı perîşân olur. Ve bu binâların cümlesi beyâz mermerler ile mebnîdir. Ve harâbistânı içre niçe bin Ayasofya amûdları gibi mermer sommâkî ve zenbûrî sütûnları var kim zîr ü zeber olup yatır. Ve niçe bin tâk-ı Kisrâ-misâl kemerler ve havz u şâzrevânlar harâb olmadadır. Hattâ İslâmbol'da Süleymâniyye ve Yeni câmi‘ içinde olan ibret-nümâ amûdlar ve zî-kıymet ahcâr-ı garîbeler cümle bu şehirden gitmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y68a ·
metinde göster ·
… ğildir. Ve mâh-ı Temmûz'da bu cebel-i müntehâdan aşağı şehrin su değirmenlerine
ve yeni
binâ olunan kal‘a içindeki hân ve câmi‘ ve imâret ve medrese ve hammâmları ve s …
Bu ziyâretgâhın yıldız tarafındaki cebel-i bâlâya Ceviz dağı derler. Eflâke ser çekmiş cevizli hıyâbân ormanistân bir kûh-ı bülend-i çengelistândır. Ve iç kal‘adan bir top menzili ba‘îd serinde yaz u kış karı eksik değildir. Ve mâh-ı Temmûz'da bu cebel-i müntehâdan aşağı şehrin su değirmenlerine ve yeni binâ olunan kal‘a içindeki hân ve câmi‘ ve imâret ve medrese ve hammâmları ve sarây-ı âlîlerin havz u şâzrevânlarına ve cümle çeşmesârlarında cereyân eden bu Ceviz dağının âb-ı hayâtlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y74b ·
metinde göster ·
câmi‘ Hüseyin Efendi'nindir, gâyet latîf ve musanna‘ ve tarz-ı acîb ü garîb câm …
Ve Yeni câmi‘ Hüseyin Efendi'nindir, gâyet latîf ve musanna‘ ve tarz-ı acîb ü garîb câmi‘-i bî-bedeldir. Ve binâ-yı metîn ve mahbûb u müzeyyen ve rûşen kurşumlu kubbe-i nühtâk revâkı var. Ve minâresi miyân-ı dilberân-misâl kehkeşâna ser çekmiş bir serv-i ser bülend makâm-ı Bilâl minâre-i sihr-i hilâl-vâr minâre-i dârü'l-karârdır. Ve câmi‘ içre bir mü’ezzin mahfili var kim diller ile tab‘îr ve kalemlerle evsâfı tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75a ·
metinde göster ·
… m‘iyyesi talebelerine dâ’im Ramazân Efendi medresesi ve Üveys Paşa ve Ulu câmi‘
ve Yeni
câmi‘ ve Kubbe Mescid medresesi ve Yarbaşı mahallesi medresesi ve Tekye medrese …
Ve cümle on sekiz medresedir. Ammâ cümleden mükellef ve evkâfı metîn ve lahmiyye ve şem‘iyyesi talebelerine dâ’im Ramazân Efendi medresesi ve Üveys Paşa ve Ulu câmi‘ ve Yeni câmi‘ ve Kubbe Mescid medresesi ve Yarbaşı mahallesi medresesi ve Tekye medresesi ve Göllüce mahallesinde iki medrese ve Alî Hân Baba Sultân medresesi. Bunlar ma‘mûr u meşhûr medreselerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75b ·
metinde göster ·
… kâr-ı kadîm hammâmdır. Ve Alaca hammâm dahi hoş hevâdır. Ve Küçüğenoğlu hammâmı
ve Yeni
hammâm ve Tabbâğhâne hammâmı ve Şengül hammâmı. Bunlar hâs [u] âmm hammâmlarıdı …
Ve altı hammâmı var. Lâkin Hoca Ömer hammâmının âb [u] hevâsı latîf bir kâr-ı kadîm hammâmdır. Ve Alaca hammâm dahi hoş hevâdır. Ve Küçüğenoğlu hammâmı ve Yeni hammâm ve Tabbâğhâne hammâmı ve Şengül hammâmı. Bunlar hâs [u] âmm hammâmlarıdır. Ammâ yüz hammâm dahi bâğçeler içre hânedânlar hammâmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y95a ·
metinde göster ·
câmi‘ kurbunda Ca‘fer Ağa hânı dibinde İmâm Sultân. Ve bu hân kâr-ı kadîm bir h …
Ve Yeni câmi‘ kurbunda Ca‘fer Ağa hânı dibinde İmâm Sultân. Ve bu hân kâr-ı kadîm bir hân-ı azîm imiş. Mürûr-ı eyyâm ile harâbe olup Melek Ahmed Paşa'nın ağalarından Ca‘fer Ağa Denizli hâkimi iken ta‘mîr ü termîm edüp İmâm Sultân âsitânesine vakf eyledi. Hân kapusunun sol cânibindeki köşede bir beyâz mermer üzre târîh-i kadîmi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y95b ·
metinde göster ·
câmi‘ ve Tabahâne câmi‘i. Bu üçü çârsû-yı bâzâr içinde olmak ile cemâ‘at-i kesî …
Ve cümle beş mihrâbdır. Eski câmi‘ ve Yeni câmi‘ ve Tabahâne câmi‘i. Bu üçü çârsû-yı bâzâr içinde olmak ile cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir ve kârgîr minârelidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y106b ·
metinde göster ·