… ûlün alup sefere giderler. Ve sefer-i hümâyûnda bu askerin hidmetleri top çeküp
ve yollar
tathîr edüp ve askere zahîre getirmekdir. Bu makûle hidmetlerde bunlar çalışup …
Bu tâ’ife şöyledir kim seferde sipâhî dahi olursa Yörüklükden halâs olmaz ve müsellemlere vilâyetlerinden birer çiftlik mikdârı yerler verilmişdir. Çiftliklerinden hâsıl olan kendü terekelerinin öşürleri alınmayup kendülere tîmâr mahsûlü kayd olunmuşdur. Nevbetleri geldikde ol tîmârın mahsûlün alup sefere giderler. Ve sefer-i hümâyûnda bu askerin hidmetleri top çeküp ve yollar tathîr edüp ve askere zahîre getirmekdir. Bu makûle hidmetlerde bunlar çalışup sâ’ir erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve cebeliyân ancak ceng [ü] cidâle ve harb [ü] kıtâle çalışırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b ·
metinde göster ·
ve kendler aşup ve sun‘-ı Hudâ dırahtlar temâşâ edüp kâmil (---) gidüp,
Menzil-i karye-i (---): Bir kûh-ı bâlâ dâmeninde üç yüz hâneli ve câmi‘ ve bâğlı karyedir. Andan cânib-i garba Musul râhı üzre niçe sengistân beller ve yollar ve kendler aşup ve sun‘-ı Hudâ dırahtlar temâşâ edüp kâmil (---) gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 382a ·
metinde göster ·
… müslim şeklinde âdemleri dahi kapucubaşılar ve sâ’ir tevâbi‘ u levâhıklar yazup
ve yollar
üzre niçe yüz aded mâldâr bâzergânlara va‘de-i dürûğlar ederek Eflâk tahtı olan …
"Ayâ Eflâk beğliği kime ihsân olsa?" deyü müşâvere olundukda cümlenin ittifakıyla Köpürlü Mehemmed Paşa-yı Boynudoğru İslâmbol'da Ken‘ân Paşa'nın Âtike Sultân'ı yanında neşv ü nemâ bulup perverde olmuş Fârisîhân ve hattât ve şi‘r fehim Rûm kiritsisi necîb ü reşîd Mihne Çelebi ve Cüvân Çelebi nâmıyla meşhûr-ı âfâk olup erbâb-ı dîvân mâbeyninde hayli vak‘ u vakârı var idi. Ana Eflâk beğliği sadaka olunup tuğ ve tabl [u] alem verildikden mâ‘adâ ber-vech-i karz-ı hasen Âtike Sultân bu Mihne Çelebi'ye yüz kîse verüp cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtların görüp İslâmbol'dan bir acâ’ib pâk alay ile başında muhzır ağa süpürgesiyle çıkdı kim gûyâ bir vezîr-i mükerrem alayı idi, tevâbi‘ât [u] levâhikatında aslâ ve kat‘â kefere yok idi. Cümle pâk ve mülebbes ve muhteşem ve müselmân kapucubaşılarıyla alay edüp Melek Ahmed Paşa'nın Topçular nâm sarâyında meks edüp andan kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek her menzilde firâvân kefere ve fecerelerin cünd-i cünübün başına cem‘ edüp bî-hadd ü bî-ad va‘de-i bâtılalar ile başına bî-mezheb müslim şeklinde âdemleri dahi kapucubaşılar ve sâ’ir tevâbi‘ u levâhıklar yazup ve yollar üzre niçe yüz aded mâldâr bâzergânlara va‘de-i dürûğlar ederek Eflâk tahtı olan Bükreş şehrine varup karâr-dâde oldukda cümle re‘âyâ vü berâyânın ve cümle boyarların metâ‘larına narh verüp ucuz bahâ ile bey‘ [ü] şirâ edüp sûret-i Hak'dan görünüp adl [ü] adâlet-i Enûşirvân'ı gösterdi ve kendi metâ‘ların dahi borçlularına yok bahâya verüp herkese ve her tüccâra iltifât ve ihsân ü in‘âmlar eyleyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103b ·
metinde göster ·
… arın ak kuğu gibi amâr etmişler ve cümle yolları pâk ü pâkîze silüp süpürmüşler
ve "Yollar
izdihâm olsun" deyü sâ’ir kurâlardan gelmiş ve geyinmiş ve kuşanmış küffârlar c …
Kralın komsarı, ya‘nî başbâkî kulu köyüdür. Tuna'dan iki sâ‘at ba‘îd beş yüz evli bir kenîseli ma‘mûr karyedir ve kral tarafından tenbîh olunmuş kim cemî‘i ubûr etdiğimiz köylerin cümle der-i dîvârların ak kuğu gibi amâr etmişler ve cümle yolları pâk ü pâkîze silüp süpürmüşler ve "Yollar izdihâm olsun" deyü sâ’ir kurâlardan gelmiş ve geyinmiş ve kuşanmış küffârlar cihânı dutmuş. Ammâ bu mahaller Macaristân'dır lâkin Nemse çâsârı hükmündedir ve cümle re‘âyâsı Macardır, aslâ bu mahallerde Nemse yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46b ·
metinde göster ·
… ahi ileri gitmeğe havf edüp gerüye dönerken yollarda âb-ı hayât su kuyuları var
ve yollar
üzre yine su kuyuları gibi toprakdan kesme nerdübânlar ile enilir kuyular var. …
Bu meydânın etrâfında yol yol ol kadar kat-ender-kat lağımlar var kim ne gûne ta‘bîr ve ne bir vecih ile tavsîf ü tahrîr olunur değildir. Bu mahalden dahi ileri gitmeğe havf edüp gerüye dönerken yollarda âb-ı hayât su kuyuları var ve yollar üzre yine su kuyuları gibi toprakdan kesme nerdübânlar ile enilir kuyular var. Meğer onlar dahi (dahi) aşağı zîr-i zemînde birer kat lağım yollarına gidermiş. Andan aşağı bir kat dahi lağım yolları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311b ·
metinde göster ·
Ertesi gün paşa-yı âkıbet-kâr cümle Manya kocaların göz hapsine aldırup kendüsi bismillâh niyyetü'l-gazâ deyüp esb-i sabâ-sür‘at-peymâsına süvâr olup yigirmi bin asker ile kendüler hareket etdikde yine Mizistre sancağı beği ve alaybeğisi ileriye beş bin aded pür-silâh güzîde ve piyâde asker ile çarkacı gidüp paşa dahi cümle askeriyle sağ ve sol leşker-i bî-pâyân pür-silâh fitilleri ve elinde zü'l-cenâh-vâr yemîn ü yesârında cüyûş-ı muvahhidîn dağı ve taşları bezeyüp mûr mâra seğirdir gibi kayalardan leşker tırmaşup hâzır u âmâde olarak âheste âheste giderek yedi yerden sancak beğleri tabl [u] kudûm cengi harbîlerin döğerek dağlar ve yollar inil inil inleyerek çatal fitillerin râyihaları cihânı dutarak leb-i deryâ ile reh-i râst be-dürüstî kıble tarafına 5 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333a ·
metinde göster ·
… esi içre hammâm kubbesi kadar kara kara kayalar vardır. Mâ-beyinlerinde hâneler
ve yollar
vardır. Ve'l-hâsıl kân-ı sulehâ dâr-ı ulemâ bir şehr-i rahmetullâhdır, ve's-sel …
Ve şehrin kal‘a altında vâki‘ olan Kaya mahallesi içre hammâm kubbesi kadar kara kara kayalar vardır. Mâ-beyinlerinde hâneler ve yollar vardır. Ve'l-hâsıl kân-ı sulehâ dâr-ı ulemâ bir şehr-i rahmetullâhdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y17a ·
metinde göster ·
… n karyesi ve ze‘âmetdir. Andan Y 39b yine cânib-i garba sarp dağlar ve beller
ve yollar
aşup sekiz sâ‘atde renc [u] anâ ve şiddet-i hâr çekerek,
Karye-i Horos: İki yüz evli ve bir câmi‘li müselmân karyesi ve ze‘âmetdir. Andan Y 39b yine cânib-i garba sarp dağlar ve beller ve yollar aşup sekiz sâ‘atde renc [u] anâ ve şiddet-i hâr çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y39a–Y39b ·
metinde göster ·
… âr etdiğimiz kurâ ve kasabâtların ve dağ u taş ve râğların ve bostân u bâğların
ve yollar
ve bellerin ubûr ederek cemî‘i ahvalâtına vâkıf olup seyr [ü] temâşâ etdim. Ve …
Hâmd-ı Hudâ sıhhat selâmetle Menteşe sancağın geşt [ü] güzâr edüp bu mahalde yigirmi pâre sancağın altmış pâre kazâsın meymene ve meysere kırat-be-kırat geşt [ü] güzâr etdiğimiz kurâ ve kasabâtların ve dağ u taş ve râğların ve bostân u bâğların ve yollar ve bellerin ubûr ederek cemî‘i ahvalâtına vâkıf olup seyr [ü] temâşâ etdim. Ve dest-i Âl-i Osmân'da bu Menteşe sancağı kadar mahsûllü sancak yokdur. Ve benî âdemi gâyet çokdur. Ve kazâları ma‘mûr [u] âbâdân kurâları sıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y128a ·
metinde göster ·