… rdı. Eyle bir kal‘a-i serâmeddir kim muhâsara ile emân deyüp feth ola yohsa bir
vecih
ile bir tarafdan lağım ve sibe ve meterîs etmek mümkün değildir. Meğer derûn-ı …
Eşkâl-i kal‘a-i Divriği: Nehr-i azîm mâ’-i Furât kenarında evc-i âsumâne ser çekmiş yalçın kan[t]ara kaya üzre kâr-ı kadîm bir kal‘ası ve Mardin kal‘ası ve Mardin kal‘asından sonra bu Divriği kal‘asıdır. Hakkâ ki Süleymân Nebî Dîvrîğ'i haps etdüğü kadar vardı. Eyle bir kal‘a-i serâmeddir kim muhâsara ile emân deyüp feth ola yohsa bir vecih ile bir tarafdan lağım ve sibe ve meterîs etmek mümkün değildir. Meğer derûn-ı kal‘ada kaht [u] galâ ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 80a ·
metinde göster ·
… al‘anın derûnunda zahîresi oldukdan sonra, husûsan içinde suyu vardır. Buna bir
vecih
ile zafer mümkin değildir.
Bu kal‘a üzre meğer felekde melekler havâle oluna, yohsa cânib-i erba‘asında bu kal‘aya hâ’il yokdur. Kıblesi ve cenûbu ve garbîsi ve yıldız tarafı ve şimâlîsi cümle Van deryâsıdır kim deryâ içre bir burun gibi çıkmış bir serâmed kayadır. Garâbet bunda kim kal‘anın kayasının ta zirve-i a‘lâsından bir azacık sucağız cereyân etdüği mîzâbları zâhirdir. Meğer bu kûh-ı bülend üzre bir sucağız var imiş ve derûn-ı kal‘ada bir câmi‘ ve elli mikdârı hâne ve ambarlarında darı ve çeltikli pirinç ve altı mikdârı şâhî topları varmış. Hakkâ ki bu kal‘a kal‘a-i Kahkahâ-yı Van'dır, ammâ her bâr çıkması emr-i asîrdir. Bu kal‘anın derûnunda zahîresi oldukdan sonra, husûsan içinde suyu vardır. Buna bir vecih ile zafer mümkin değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246a ·
metinde göster ·
… vardır kim Tebrîz kapusuna hâ’il başka bî-hâ’il kal‘acıkdır. Buna hod asla bir
vecih
ile zafer mümkin değildir. Hakkâ ki deve gerdânı gibi birkaç kaya üzre deve kel …
{Ta‘rîf-i kal‘a-i Kesik ve Deveboynu derler}: Bu kal‘adan mâ‘adâ cânib-i şarkda mukaddemâ deve boynuna benzer dediğimiz mahalde Kesik derler bir kal‘a-i sağîr vardır kim gûyâ deve kellesi üzre bir kulle-i azîm vardır. Ammâ yukaru Yeniçeri kal‘asından aşağıca vâki‘ olmuşdur. Lâkin yine büyük kal‘adan kayalar içre varılur yolları vardır kim başka dizdârı ve başka neferâtları ve başka cebehâneleri ve başka mağaraları vardır kim Tebrîz kapusuna hâ’il başka bî-hâ’il kal‘acıkdır. Buna hod asla bir vecih ile zafer mümkin değildir. Hakkâ ki deve gerdânı gibi birkaç kaya üzre deve kellesine müşâbih bir yalçın kayada bir kal‘a-i sağîredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 251b ·
metinde göster ·
… r, ammâ aşağı kal‘a dibine varıldıkda kal‘anın zirve-i a‘lâsı semâda kalır. Bir
vecih
ile bu kal‘aya yürüyüş olmayup zafer mümkün değildir. İllâ muhâsara ile yâhûd h …
Bu kal‘anın cânib-i erba‘ası çep çevre birer top menzili ba‘îd havâleli dağlardır, ammâ Gırıblan dağı pek yakın havâledir kim Melek Ahmed Paşa'nın bir gulâmı bu kayadan derûn-ı hisârda olan küffârın birisinin başına bir ok urup kâfiri depeledi. Tâ bu mertebe karîb bir ok menzili bir havâle dağdır, ammâ bu dağlardan aşağı inerken gûyâ Gayyâ deresine ve Derk-i esfel deresine inilüp kal‘a bu derelerin ortasında vâki‘ olmuş evc-i âsumâna ser çekmiş gûnâ-gûn yalçın kayalar üzre şekl-i müseddes bir şeddadî seng-i tırâş ahcârât-ı mücellâlar ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Gerçi havâleleri çokdur, ammâ aşağı kal‘a dibine varıldıkda kal‘anın zirve-i a‘lâsı semâda kalır. Bir vecih ile bu kal‘aya yürüyüş olmayup zafer mümkün değildir. İllâ muhâsara ile yâhûd havf [u] haşyet-i Âl-i Osmân ile vere edüp feth ola, ammâ bu kal‘a gûyâ bir kâse içindedir. Etrâfları kâse kenârları havâlesi yerleridir. Kal‘anın kendisi kâse içinde bir sivri pilav depesidir. Ancak bir yolu ve bir kapusu var. İçinde küffâr mâl-â-mâl olup hamd-i Hudâ asker-i İslâma bir top atmayup etrâf [u] eknâfların guzât-ı müslimîn nehb u gâret edüp mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular, ammâ kal‘a döğülmedi ve bu Kilis'in cânib-i garbındaki dağ başlarından leb-i deryâda kâfirin İspilet kal‘ası nümâyân idi. Andan kalkup bir azîm dereler içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138a ·
metinde göster ·
ile yürüyüş mümkün değil, zîrâ handak içi(ni) bir buheyre-misâl fecc-i amîk leb …
Ammâ kal‘aya bir vecih ile yürüyüş mümkün değil, zîrâ handak içi(ni) bir buheyre-misâl fecc-i amîk leb-ber-leb su içinde kalmış. Handakda kadırga ve kalyonlar gezse yerim dar demez ve altı aded tabya-i azîmin makas topları derdinden yanına varılmaz. Ve mazgal deliklerinde olan tüfeng-endâz Nemse kurşumu havfinden rûy-ı dîvâra bakılmaz. Yürüyüş etmek evlâ bi't-tarîk kanda kalır ve yanına yakın varanlar elbette zahmdâr olup ölür. Ve eşek sidiğiyle zağlanmış ve ağılanmış kurşumu var, bir kerre ol kurşumu tahta'l-kahve yiyen uçmağı bulur. Tâ bu mertebe kal‘a-i bî-amândır, el-iyâzu billâh. Hattâ bu mahallerde kal‘anın fethi mümted olup hakîrin zahîresi kalmayup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111b ·
metinde göster ·
ile yürüyüş edüp zafer mümkün değildir. İllâ muhâsara ile zahîresiz kalırsa zaf …
El-hâsıl bu kal‘aya bir vecih ile yürüyüş edüp zafer mümkün değildir. İllâ muhâsara ile zahîresiz kalırsa zafer mümkündür. Ve eğer havâle olan dağlardan darebât-ı top-ı kûplar ile kal‘anın der [ü] dîvârların münhedim etsen içinde mahsûr olanlar kal‘a içre olan seng-i hârâ mağâralara girüp mütehassın olduklarında mazgal deliklerindeki kurşum havfinden dibelik kal‘anın yanına varılmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 140a ·
metinde göster ·
… âda alçacık kayalı zemînde bir hısn-ı üstüvâr bir metîn hisâr-ı üstüvârdır. Bir
vecih
ile ta‘bîr ü tasnîfi mümkün değildir, ammâ alâ kadri't-tâka deryâda katre ve gü …
Bu kal‘a leb-i deryâda alçacık kayalı zemînde bir hısn-ı üstüvâr bir metîn hisâr-ı üstüvârdır. Bir vecih ile ta‘bîr ü tasnîfi mümkün değildir, ammâ alâ kadri't-tâka deryâda katre ve güneşde zerre kadar ta‘rîf edelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… âfire hemân taş yuvarlarlar, aslâ top lâzım değildir. Ve kendü kal‘ası dahi bir
vecih
ile top ile döğülmez. Aşağıda bir câmi‘i ve bir hammâmı kalmış ve hânı henüz ha …
Aşağıda varoşu ve bâğ u bâğçesin kâfir vîrân etmişdir. Halkı küffârın havfinden aşağı enemezler. Kâfir gelse kal‘adan kâfire hemân taş yuvarlarlar, aslâ top lâzım değildir. Ve kendü kal‘ası dahi bir vecih ile top ile döğülmez. Aşağıda bir câmi‘i ve bir hammâmı kalmış ve hânı henüz harâbe olmuş, ammâ dükkânları yokdur. Ve halkı gâyet şecî‘ ü yarar ve bahâdır u nâmdârdır, ammâ âdemleri azdır. Ve Yûsuf Beğ içlerinde hânedân sâhibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159a ·
metinde göster ·
… ni tu‘me-i şemşîr ve niçe bini esîr-i bend-i zincîr olup hâ’ib ü hâsir olup bir
vecih
ile zafer bulmayup karârları firâra mübeddel olmuşdur. Hudâ-yı müte‘âl bu kulle …
Ve bu boğazdan taşra elli mîl alarka deryâ içre İşpanya vilâyetinin Pulya cezîresidir kim bu kullenin tâ alemi dibinde gözcü köşkü vardır, cezîre-i Pulya andan nümâyândır. Ve bu kullenin nehr-i Neretva aşrısı hâlâ isyânda olan Loboşka nâhiyemiz kâfirleri sâkinlerdir. Ve bu kulle kâfire böğür igi olduğundan niçe kerre bu kulle üzre onar on beşer bin küffâr ale'l-gafle gelüp bir ceng [ü] cidâle âheng etdikleri gibi kal‘adan bir top atılınca cânib-i erba‘asında olan kurâ vü kasabâtlardan yigirmi otuz bin âdem ân-ı vâhidde cem‘ olup küffâra niçe kerre kılıç urup niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini esîr-i bend-i zincîr olup hâ’ib ü hâsir olup bir vecih ile zafer bulmayup karârları firâra mübeddel olmuşdur. Hudâ-yı müte‘âl bu kulle-i metîni ve içinde olan gâzîleri âfât-ı semeviyye ve âfât-ı araziyyeden masûn ve mahfûz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
… a‘net gibi yağan top u kurşum ve kumbarası tesirinden kal‘aya yürüyüş etmek bir
vecih
ile mümkün değil.
Ve bi-avnillâhi Te‘âlâ himmet-i şâh-ı merdân ile birkaç günden kal‘anın her cânibini doldurup illâ bir cânibi yılma(?) âyine su kalup gayri taraflarında kal‘a dîvârlarına niçe gâzîler serdengeçdilik edüp el vururlar, ammâ kal‘anın bârân-ı la‘net gibi yağan top u kurşum ve kumbarası tesirinden kal‘aya yürüyüş etmek bir vecih ile mümkün değil.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 173a ·
metinde göster ·
… topları küffâra atmağa aslâ tenezzül etmemişlerdir, zîrâ bu topları düşman bir
vecih
ile battâl edemez kim Tiryâkî Hasan Paşa bu kal‘a topların ve siperlerin bu ter …
Ve sekiz kerre bu kal‘a muhâsara çeküp bu büyük topları küffâra atmağa aslâ tenezzül etmemişlerdir, zîrâ bu topları düşman bir vecih ile battâl edemez kim Tiryâkî Hasan Paşa bu kal‘a topların ve siperlerin bu tertîb üzre bir gûne tarz-ı acîb ü garîb tasnî‘ eylemiş kim bir kal‘ada bu tertîb yokdur. Ve sekiz kerre küffâr bu kal‘ayı muhâsara edüp hâ’ib [ü] hâsir firâr etdikde bu kal‘a altında bırakdığı toplar cümle bu kal‘ada kaldığıyçün bu rabât-ı azîmin topları kirpi gibi kat-ender-kat durup her biri bir ejder-i heft-ser gibi arabaları ve kızak kundakları üzre durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
ile ta‘bîr olunmaz cellâd-ı felek misilli kağan arslan fetâları vardır. Hattâ s …
Bir vecih ile ta‘bîr olunmaz cellâd-ı felek misilli kağan arslan fetâları vardır. Hattâ sâ’ir serhadli gibi başlarına turna telleri ve şâhin çelengleri takmağı nâmûs etmişlerdir, zîrâ her biri hadden ziyâde kelleler kesüp küffâr akdarup dil almış gâzîlerdir. Kankı bir kâfirleri katl etdikleriyçün başlarına çeleng sokalar. Anıniçün ayb add edüp çelengsiz gezerler. Ancak Kanijeli idikleri başlarında tâç kalpaklarından ve kâfir esbâbı gibi güderi deriden dolamalarından ve kutmen nâm esbâblarından ve meşin ve sahtiyanlı çakşırlarından ve mahmîzli kubâdî pâbuçlarından ve sünnetden kısacık esbâblarından bellidir kim bunlar Kanijelidir, derler, zîrâ gayri serhad halkı böyle esbâb geyemezler ve bu kıyâfetle anlar gezemezler ve gayri serhadli bunları görse kefere kıyâs edüp cenge âheng ederler yâhûd firâr edüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182b ·
metinde göster ·
… în olup keydü'l-hâ’inîn gibi ceng-i pür-kîn ederek eyle savaş eylediler kim bir
vecih
ile ta‘bîr olunmaz, ammâ nühüfte-kârlık edüp meydân-ı ma‘rekeye çıkmazlardı.
Bu dahi Zirinoğlu kal‘asıdır. İç hisârı tula Şeddâdîdir, ammâ taşra hisârı Tımışvar kal‘ası gibi gâyet metîn ü müstahkem ve niçe bin cünûd-ı cünüb kâfire mâlik olmağile kal‘adan taşra niçe yüz kefere-i fecere-i müşrikînler kemîngâhlarda mekîn olup keydü'l-hâ’inîn gibi ceng-i pür-kîn ederek eyle savaş eylediler kim bir vecih ile ta‘bîr olunmaz, ammâ nühüfte-kârlık edüp meydân-ı ma‘rekeye çıkmazlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 186a ·
metinde göster ·
… asker çamur deryâsında yüzerdi. Ve nehr-i Raba bârân-ı rahmetin kesretinden bir
vecih
ile enhâra bâ’is olup eyle tuğyân ile cereyân eder oldu kim gûyâ seyl-i Ceyhûn …
Garâ’ib bunda kim kâfir tarafında şems-i âteş-tâb olup hoş-hevâda toz tozardı. Bizim cânibimizde asker çamur deryâsında yüzerdi. Ve nehr-i Raba bârân-ı rahmetin kesretinden bir vecih ile enhâra bâ’is olup eyle tuğyân ile cereyân eder oldu kim gûyâ seyl-i Ceyhûn ve Nîl Furât u Murâd nehirleri oldu. Ve pîr ü cüvân ve ihvân u yârân birbirlerine varup gelmede âciz-mânde oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17a ·
metinde göster ·
Bu nehrin iki cânibi yarlar ve bayırlar, benî âdem ve atlar çıkması bir
vecih
ile mümkin değil. Niçe bin âdem atlarından ayrılup kimi gark-ı âb olmada. Atlar …
Bu nehrin iki cânibi yarlar ve bayırlar, benî âdem ve atlar çıkması bir vecih ile mümkin değil. Niçe bin âdem atlarından ayrılup kimi gark-ı âb olmada. Atlar ise su içinde birbirlerine girüp licâm u rikâb birbirlerine dolaşup fakîr benî âdem at ve katır mâ-beyninde kalup cümlesi helc ü melc olup gûyâ yevmü'n-nüşûr ve rûz-ı kıyâmet oldu, ammâ alimallâh ve şehidallâh yine böyle iken ba‘zı cüst ü çâpük ü çâlâk aklı cânı başında olan iş görmüş beşkin sıçramış yiğitler su içinde atdan ata ve âdem üstünden âdem üstüne sıçrayup pertâb ederek karşu cânibe ubûr edüp halâs oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 21a ·
metinde göster ·
ile metîn ve müstahkem kal‘a-i üstüvârdır. Gerçi cezîrededir, ammâ Uyvar tarafı …
El-hâsıl her vecih ile metîn ve müstahkem kal‘a-i üstüvârdır. Gerçi cezîrededir, ammâ Uyvar tarafında nehr-i Tuna azdır, ana Tuna beri Üstürgon tarafından cereyân eder ve Uyvar tarafından bu kal‘ayı zebûn etmek emr-i seheldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a ·
metinde göster ·
ile mümkin değildir, anlar hırsızlardır. Siz anları serhadlerinizde bulursanız …
"Bizim Macar katanamızın zabtı aslâ bir vecih ile mümkin değildir, anlar hırsızlardır. Siz anları serhadlerinizde bulursanız dutup kazığa urun", dedikde bizim elçi paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·
ile intikâm alınup savaş-ı perhâş olamaz. Îzed [ü] Yezdân'a sad-lek hamd [ü] se …
El-hâsıl anlar ile bir vecih ile intikâm alınup savaş-ı perhâş olamaz. Îzed [ü] Yezdân'a sad-lek hamd [ü] senâ olsun bism-i İlâh ile der-ceng-i evvel bu kadar Kalmık katl olup sekiz yüz adedi esîr oldu. Ve ancak üç yüz yiğitlerimiz şehd-i şehâdet şerbetin nûş edüp cümlesin bile serhoşla atlarına yükledüp Or kal‘ası dâhilinde defn etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
… r elinde Yanık kal‘ası zindânı ola, ammâ bu Çufud kal‘ası zindânından halâs bir
vecih
ile mümkin değildir, illâ tâbût ile çıkup halâs ola. Tâ bu mertebe zindân-ı sic …
Ve bu kal‘ada hân esîrlerinin zindânı var kim cihânda böyle bir dâ[r-ı] cahîm sicni yokdur, meğer Tımışvar eyâletinde Solmoş kal‘ası zindânı yâhûd kâfir elinde Yanık kal‘ası zindânı ola, ammâ bu Çufud kal‘ası zindânından halâs bir vecih ile mümkin değildir, illâ tâbût ile çıkup halâs ola. Tâ bu mertebe zindân-ı sicn-i cahîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123a ·
metinde göster ·
… a olmuş olur, ammâ aşağı kal‘anın garb tarafında havâlesi vardır, ammâ yine bir
vecih
ile yanına varılmaz, zîrâ her tarafı sarpdır. Bir yerden lağım ve meteris ile h …
Ve bu Sudak kal‘ası tâ yukaru iç fener kal‘asına varınca aşağı hisâr ile üç kat kal‘a olmuş olur, ammâ aşağı kal‘anın garb tarafında havâlesi vardır, ammâ yine bir vecih ile yanına varılmaz, zîrâ her tarafı sarpdır. Bir yerden lağım ve meteris ile handakı kenârına varılmaz. İllâ kesret-i muhâsara ile zebûn olur. Lâkin bir tarafdan eğer imdâdı ve zahîresi gelmezse zebûn olup vere ile Gedik Ahmed Paşa alduğu gibi alınır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·
… Baba: Bâlâda memdûhdur kim yılda bir kerre bir cem‘iyyet-i kübrâsı olur kim bir
vecih
ile tasvîri mümkin değildir.
Andan karye-i İdriv Çakıllı ve ana karîb tekye-i azîm İskender Baba: Bâlâda memdûhdur kim yılda bir kerre bir cem‘iyyet-i kübrâsı olur kim bir vecih ile tasvîri mümkin değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 204a ·
metinde göster ·
… kup dal tîğ-i uryân olup bu kal‘a-i bâlâyı bu hîle ile feth etmişdir. Yohsa bir
vecih
ile kabza-i teshîre almak mümkin değildir. Ba‘de'l-feth yine papaslar mâl-ı haz …
Sene (---) târîhinde Gâzî Durhân Beğ Rûm keferesi elinden hîle ile feth etmişdir, ammâ kâmil üç sene muhâsara etmişdir. İçinde olan üç bin aded ruhbân kıssîsân açlıkdan amân deyüp bunlara zahîre gönderüp çuvallar ve sandûkalar içre fedâ’îleri zahîre deyü sandûkalar içre pinhân edüp ipler ile papaslar zahîreyi kal‘aya çekince zahîreyi götüren gâzîler sandûkaların ağzın açup içinden guzât-ı serbâzânlar çıkup dal tîğ-i uryân olup bu kal‘a-i bâlâyı bu hîle ile feth etmişdir. Yohsa bir vecih ile kabza-i teshîre almak mümkin değildir. Ba‘de'l-feth yine papaslar mâl-ı hazâ’inler verüp kal‘a kayası içre kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240a ·
metinde göster ·
… e şîb ve zerbâf ve câme-hâblar geyirüp ol kadar i‘zâz [u] ikrâm ederler kim bir
vecih
ile mütesavver değildir, zîrâ bu deyre cemî‘i kâfiristân ve dip Frengistân'dan …
El-hâsıl kuş südü ve arslan südüyle ziyâfet-i azîmler edüp gece mihmân olanlara gûnâ-gûn dîbâ ve şîb ve zerbâf ve câme-hâblar geyirüp ol kadar i‘zâz [u] ikrâm ederler kim bir vecih ile mütesavver değildir, zîrâ bu deyre cemî‘i kâfiristân ve dip Frengistân'dan nezerâtlar gelir. Ve bunda kırk yıl başpapas olan kânûn-ı kefereler üzre Cebel-i Tûr papası olur. Andan Rîmpapa olur yâhûd İslâmbol'da patirgâh papas olup cemî‘i dünyâ keferesine hükmü nâfiz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
ile zafer mümkin değildir, zîrâ lağım ve meteris bir yerden kâbil-i imkân değil …
Bu kal‘anın cânib-i erba‘asından bir vecih ile zafer mümkin değildir, zîrâ lağım ve meteris bir yerden kâbil-i imkân değildir. Ve bir tarafdan bu kusûr-ı üstüvâra havâle yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 251b ·
metinde göster ·
… Şeddâdî binâ-yı âbâdânlar var kim her birinin midhatinde lisân kâsırdır kim bir
vecih
ile ta‘rîf ü tavsîf olunmaz. Cümlesi üç bin yedi yüz aded od[a]lardır ammâ sarâ …
Ve bu varoş içre ağreb ü garâ’ibden cümle deryâya nâzır kat-ender-kat kâfirden kalma Şeddâdî binâ-yı âbâdânlar var kim her birinin midhatinde lisân kâsırdır kim bir vecih ile ta‘rîf ü tavsîf olunmaz. Cümlesi üç bin yedi yüz aded od[a]lardır ammâ sarâylar değildir. Ancak yetmiş yedi adedi sarâylardır. Hüseyin Paşa tahrîri üzre odalar add olunmuşdur. Cümleden mükellef paşa sarâyı, Velî Kethudâ sarâyı ve Şa‘bân Alaybeği sarâyı ve Ankebût Ahmed Paşa sarâyı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286b ·
metinde göster ·
… b-i erba‘alarında bizden ve anlardan bin altmış aded lağım-ı azîmler atılup bir
vecih
ile aslâ yanlarına varmak muhâl olmuşdu.
Ammâ zâlim Kanlı tabya ve Taşlı tabya pey-ender-pey bir yıl dayanup cânib-i erba‘alarında bizden ve anlardan bin altmış aded lağım-ı azîmler atılup bir vecih ile aslâ yanlarına varmak muhâl olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292a ·
metinde göster ·
… âz-ı şehnâz fetâları şehîd olup bu rûz-ı ıydda bir ceng-i azîm olmuşdur kim bir
vecih
ile ta‘bîrleri mümkin değildir kim iki seneden berü böyle neberd-i azîm olmamış …
Ve Haleb vâlîsi efendimiz Kethudâ Boşnak İbrâhîm Paşa mecrûh olup taşra ordusuna çıkup kendü askerinden yetmiş altı aded şecî‘ân-ı dilâverânlarından şehbâz-ı şehnâz fetâları şehîd olup bu rûz-ı ıydda bir ceng-i azîm olmuşdur kim bir vecih ile ta‘bîrleri mümkin değildir kim iki seneden berü böyle neberd-i azîm olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 295b ·
metinde göster ·
… asker-i İslâma göz açdırmayup eyle toplar ve muşkat ve kumbaralar urdu kim bir
vecih
ile tahrîri kâbil değildir. Ammâ lağımları atılmadığından cemî‘i asâkir-i İslâm …
Ve 1080 ibtidâsından "Aşağıdaki ordu-yı İslâm kal‘a altına göç etsinler" deyü fermân-ı Sadrıa‘zam sâdır olunca bu kadar bin dükkân ve bu kadar bin hânedânlar cümle göçüp kal‘a altında meks edince mel‘ûn küffâr yedi gün yedi gece tekrâr kudurup asker-i İslâma göz açdırmayup eyle toplar ve muşkat ve kumbaralar urdu kim bir vecih ile tahrîri kâbil değildir. Ammâ lağımları atılmadığından cemî‘i asâkir-i İslâmın ve cümle ehl-i hıref esnâfâtın ve cümle hânedân sâhiblerinin küffârın bu mertebe top ve kumbara atdıkları aynlarına gelmeyüp evlerinin ve dükkânlarının önlerine sedd-i Ye’cûc-misâl siperler binâ edüp ve gûnâ-gûn müte‘addid odalar ve havz u şâzrevânlar ve hammâmlar ve matbah ve niçe gûne imâretler inşâ olunup Hudâ hakkıyçün bir ânda bir yeni şehr-i azîm binâ olundu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 301a ·
metinde göster ·
… ve bir tarafdan makas tabyaları aralarından vâki‘ olmuş pinhân kapular olup bir
vecih
ile düşmandan havfi olmayup top ile döğülmek muhâl olduğundan ağaç kanatlı dery …
Bu kapuların cümlesi ağaçdan demirsiz kapular olmasının aslı oldur kim bir tarafda leb-i deryâdır ve bir tarafdan makas tabyaları aralarından vâki‘ olmuş pinhân kapular olup bir vecih ile düşmandan havfi olmayup top ile döğülmek muhâl olduğundan ağaç kanatlı deryâ kenârı kapulardır, ammâ kara câniblerindeki cümle kapuları üçer ve dörder ve beşer kat hadîd cedîd kavî ve metîn kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 310a ·
metinde göster ·
… l bin aded sokak sokak lağımlar etmiş. Ve aslâ beri İslâm askeri tarafından bir
vecih
ile kal‘a temeli diplerine lağımlar varmak muhâl idi. Ve lağımlar varsa da kal‘ …
Ve bu handak içinde kal‘anın temeli dîvârı dibinde dâ’iren-mâdâr kara tarafın ihâta etmiş bir kat yığılı topraklar vardır. Anlar dahi yere berâber onar arşın yüksek tabyacıklardır, ammâ bölük bölük değildir. Hemân kal‘a dibin çepçevre ihâta etmiş yığılı toprakdır kim kâmil yigirmi adım enlidir. Ve bu yığın toprakların altları dahi serâpâ sıçan yollu lağımlardır kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Ammâ la‘în küffâr bu yığılmış toprak siperleri kal‘a temeli önüne ol mülâhaza ile etmiş kim eğer Türk handakdan hâric olan tabyaları üç yıla dak alup handak içine gelüp kal‘a 311b temeline gelüp lağım ederse Türk'ün lağımları bulunsun mülâhazasıyla bu siper tabyaları edüp altlarına kâmil bin aded sokak sokak lağımlar etmiş. Ve aslâ beri İslâm askeri tarafından bir vecih ile kal‘a temeli diplerine lağımlar varmak muhâl idi. Ve lağımlar varsa da kal‘anın cemî‘i temelleri yalçın kanara kayalar üzre varınca kazup kal‘a temellerin bırakmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311a–311b ·
metinde göster ·
… âfında yol yol ol kadar kat-ender-kat lağımlar var kim ne gûne ta‘bîr ve ne bir
vecih
ile tavsîf ü tahrîr olunur değildir. Bu mahalden dahi ileri gitmeğe havf edüp g …
Bu meydânın etrâfında yol yol ol kadar kat-ender-kat lağımlar var kim ne gûne ta‘bîr ve ne bir vecih ile tavsîf ü tahrîr olunur değildir. Bu mahalden dahi ileri gitmeğe havf edüp gerüye dönerken yollarda âb-ı hayât su kuyuları var ve yollar üzre yine su kuyuları gibi toprakdan kesme nerdübânlar ile enilir kuyular var. Meğer onlar dahi (dahi) aşağı zîr-i zemînde birer kat lağım yollarına gidermiş. Andan aşağı bir kat dahi lağım yolları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311b ·
metinde göster ·
… mermerden mü’ezzinân mahfili var kim bu dahi lâ-nazîre leh kabîlinden olup bir
vecih
ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Mihrâbı sünnet üzre sâde güzelidir, ammâ bir beyâz mermer-i hâmdan şebeke-i Fahrî oyması gibi bir mukarnaslı minbere mâlikdir kim cihânın İslâm diyârlarında nazîri olmayup bir yere yapışmamış hemân meydânda câmi‘in sağ tarafında bir kürsî-i vâlâ-yı serâmeddir kim gûyâ câmi‘in rûhudur. Ve bir münakkaş şebekeli mermerden mü’ezzinân mahfili var kim bu dahi lâ-nazîre leh kabîlinden olup bir vecih ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314a ·
metinde göster ·
… n garaz oldur kim ba‘de'l-feth küffâr-ı hâkisâr-ı dûzah-karâr yine bu kal‘a bir
vecih
ile pâdişâha feryâdcı gönderemezler. Âhır-ı kâr bu kayalardan bir serdengeçdi ş …
Bu mahalle Çekebeni Kayası demeden garaz oldur kim ba‘de'l-feth küffâr-ı hâkisâr-ı dûzah-karâr yine bu kal‘a bir vecih ile pâdişâha feryâdcı gönderemezler. Âhır-ı kâr bu kayalardan bir serdengeçdi şehbâz yiğidi ip ile sarkıdup ol dahi kayalar dibinden cârî 358a olan nehr-i (---) şinâverlik edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek Edirne'ye varup ahvâl-i diyer-gûn-ı muhâsarayı bir bir pâdişâha takrîr edüp ihsânlar alup yine üç günde bir şeb-i muzlimde bu Çekebeni Kayası dibine gelüp "Çeke beni" deyü feryâd edicek bildiler kim kal‘adan pâdişâha feryâda giden Gâzî Koskı'dır kim gelüp kavlü karâr-ı ma‘hûde-i kadîmeleri üzre "çeke beni" dedi. Derhâl Gâzî Koskı'yı ipler ile kal‘aya çeküp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b–358a ·
metinde göster ·
… -i harâmiyân beşer altışar ay bu kal‘ayı muhâsara edüp Q 48bP 48b aslâ bir
vecih
ile zafer bulmayup hâ’ib ü hâsir gitmişlerdir. Tâ bu mertebe Van ve Mardin kal‘ …
Ve bu kal‘a gâyetü'l-gâye metîn ü müstahkem olmağile celâlî havfinden cemî‘i a‘yân-ı vilâyetin zî-kıymet esbâbları bu kal‘ada pinhândır, zîrâ Karayazıcı ve Celâlî Sa‘îd Arab ve Birgilili Celâlî Cennetoğlu nâmân celâlî-i harâmiyân beşer altışar ay bu kal‘ayı muhâsara edüp Q 48bP 48b aslâ bir vecih ile zafer bulmayup hâ’ib ü hâsir gitmişlerdir. Tâ bu mertebe Van ve Mardin kal‘ası-misâl kal‘a-i bülenddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94a ·
metinde göster ·
… rbirine bu cebel-i Arafât'da görüşüp bilişdikleriyçün cebel-i Arefe derler. Bir
vecih
dahi (---)(---)(---) cebel-i Arefe Y 318a demişler. Niçe gûne tevcîh etmişl …
Ve bu cebel kendüyi bilüp Rabbisini bilüp îmân getirdiğiyçün cebel-i Arefe derler. Bir vech-i âhar dahi cebel-i Arafât denmesinin vech-i tesmiyesi oldur kim kaçan kim Hazret-i Âdem-i Safî ile Hazret-i Havvâ Huld-i Berîn'den (---)(---)(---)(---) Serendîb'e Hazret-i Havvâ Cidde'ye nüzûl edüp mâbeynlerinde niçe sene mufârakat vâkı‘ olup (---)(---)(---) birbirine bu cebel-i Arafât'da görüşüp bilişdikleriyçün cebel-i Arefe derler. Bir vecih dahi (---)(---)(---) cebel-i Arefe Y 318a demişler. Niçe gûne tevcîh etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y317b–Y318a ·
metinde göster ·
… var iken cibâl-i ba‘îdelerden Ka‘be-i şerîfi binâ (---)(---) olunmanın bir kaç
vecih
vardır. Vech-i evvel, ol cibâl-i ba‘îdelerden Ka‘be-i şerîfe kabza-i Cibrîl ile …
P 141b Eğer su’âl olunursa Cebel-i Ebî Kubeys ve Cebel-i Cerâv(?) ve Cebel-i Arafât ve Cebel-i Müsennâ misilli yakın cibâller var iken cibâl-i ba‘îdelerden Ka‘be-i şerîfi binâ (---)(---) olunmanın bir kaç vecih vardır. Vech-i evvel, ol cibâl-i ba‘îdelerden Ka‘be-i şerîfe kabza-i Cibrîl ile [[(---) (---) (---)]] sebebi ile ol cibâller şerefiyyetde ziyâde olalar. Ve bir vecih de budur ki, [[(---) (---) (---)]] deyü ol cibâl-i ba‘îdelerden Ka‘be binâ olundu. Nitekim Hacerü'l-esved'i [[(---) (---) (---)]] ve Hazret-i İbrâhîm Mekke'yi binâ edüp tamâm etdükde bu du‘âyı tilâvet okudukta [[(---) (---) (---)]] risâlete alâ-tarîkı'l-kısas nâzil olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y339b ·
metinde göster ·
… [[(---) (---) (---)]] sebebi ile ol cibâller şerefiyyetde ziyâde olalar. Ve bir
vecih
de budur ki, [[(---) (---) (---)]] deyü ol cibâl-i ba‘îdelerden Ka‘be binâ olun …
P 141b Eğer su’âl olunursa Cebel-i Ebî Kubeys ve Cebel-i Cerâv(?) ve Cebel-i Arafât ve Cebel-i Müsennâ misilli yakın cibâller var iken cibâl-i ba‘îdelerden Ka‘be-i şerîfi binâ (---)(---) olunmanın bir kaç vecih vardır. Vech-i evvel, ol cibâl-i ba‘îdelerden Ka‘be-i şerîfe kabza-i Cibrîl ile [[(---) (---) (---)]] sebebi ile ol cibâller şerefiyyetde ziyâde olalar. Ve bir vecih de budur ki, [[(---) (---) (---)]] deyü ol cibâl-i ba‘îdelerden Ka‘be binâ olundu. Nitekim Hacerü'l-esved'i [[(---) (---) (---)]] ve Hazret-i İbrâhîm Mekke'yi binâ edüp tamâm etdükde bu du‘âyı tilâvet okudukta [[(---) (---) (---)]] risâlete alâ-tarîkı'l-kısas nâzil olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y339b ·
metinde göster ·