… alay içün İslâmbol içre üç gün üç gece kâr olmayup bir alay tertîbi gulgulesi,
velvelesi
oldu kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olmak mümkün değildir. Ancak bu …
Bu alay içün İslâmbol içre üç gün üç gece kâr olmayup bir alay tertîbi gulgulesi, velvelesi oldu kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olmak mümkün değildir. Ancak bu abd-i hakîr, Evliyâ-yı pür-taksîr küstâhâne alâ kadri'l-imkân bu mertebe tahrîre kâdir olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 215b ·
metinde göster ·
… â-yı Allah Allah evce peyveste olup gûyâ Mikrilistân'da rûz-ı kıyâmet zemzemesi
velvelesi
olup rûz-ı kıyâmetden bir nişân oldu. Ve himmet-i Seydî Ahmed Paşa ile ol gün B …
Menzil-i Zârçayırı: Batum sancağı ile Mikrilistân mâbeyninde bir çemenzâr [u] mahsûldârlı hâmûndır. Deryâ-misâl asker meks edüp cümle atların ol gice şikemleri tabl-ı semengâna dönüp istirâhat etdiler. Andan ale's-sabâh asker-i mûr, mâr-misâl ol menzilden kalkup Çoruğ nehri geçidinden Sefer Paşa Gürcîstân askeriyle geçüp Mikrilistân'ın Dadonya nâhiyesin nehb ü gârete başladı. Andan beri tarafda asker-i İslâm ejder-i heft-ser gibi Mikrilistân'a göz açdırmağa amân vermeyüp bu hâl-i pür-melâli Mikril-i la‘în ü racîm ve anîd-i pelîd ve cünd-i cünûb-ı Yezîd kâfirler dağıstân ve çengelistâna yüz dutup karârları firâra mübeddel olup dâğları giydiler. Hemân Defterdârzâde efendimizin baş bayrağı alem-i ejdehâ-peykerin yigirmi iki bölük başı bayraklarıyla iki bin iki yüz sarı sarıca arı, akûr-ı kelb-i sarîh gibi Mikrilin sarp çengelistân içre becenelerine sarılup bir yaylım kurguşunlar serpüp becene içre mütehassın olan Mikriller dahi kudurmuş yılanlar gibi gıjgırup anlar dahi derûn-ı beceneden kurşumlar serpüp tâ vakt-i zuhra dek tarafeynden ceng-i azîm olup âhir-i kâr becene feth olup içinden yedi yüz ma‘dûd esîr-i Mikril çıkup içinden pençe-i âfitâb bâkireler ve mahbûb-ı zamân gılmânlar ile ibtidâ sekbân ve sarıca askeri muğtenim oldular. Ancak guzâtdan yedi yiğit şehîd oldu. Ol gün bu mahalde ikâmet olunup dağlar içre sadâ-yı Allah Allah evce peyveste olup gûyâ Mikrilistân'da rûz-ı kıyâmet zemzemesi velvelesi olup rûz-ı kıyâmetden bir nişân oldu. Ve himmet-i Seydî Ahmed Paşa ile ol gün Bâkî Paşa dahi mâl-ı ganâ’imle bây olup rdu-yı İslâm'a dâhil olunca sâ’ir guzât-ı müslimîne dahi destûr olup gürûh gürûh olup vesîleler ile dağlara ve bellere ve becenelere düşdüler. Tâ kim kal‘a-i Marava altına asker-i İslâm varup hemân Mikril küffârı kal‘anın iki kanatlı kapusun küşâde kılup içerden pâ-bürehne ve ser-bürehne ve küffâr-ı hîlekâr-ı dûzah-karâr dal-tîğ-ı Dahhâk olup cünd-i şeyâtîn-i la‘în esnâf-ı hakkâk gibi asker-i İslâmın vücûdların zeyl-i hisârdan hakk etmeğe sa‘y-ı belîğ etmeğe cidd ü cehd edüp üç buçuk sâ‘at keşâkeş, yaka çâk, savaş-ı perhâş ederken Avnik kal‘ası Beği Alî Beğ ve Velî Beğ ve Nakışlı Bölükbaşı kal‘anın cânib-i garbîsi tarafı hâlî iken üç bayrak yiğitler birer takrîb ile ve kemend-i müstemendler ile ankebût-vâr resen-bâzânlar gibi taraf taraf şehbâzlar kal‘aya urûc edince kal‘anın burc [u] bârûları üzre ezânlar okutup kal‘a içinde olan küffâra kılıç urarak kal‘a kapusun kabza-i tasarrufa alup taşra çıkan küffâr içeri giremeyüp cümlesi guzât-ı müslimîn içre tu‘me-i şemşîr oldular. Bakiyyetü's-seyfi esîr-i kayd-bend oldular. Ve'l-hâsıl bu cengde kâmil yetmiş âdam şerbet-i şehâdeti nûş edüp üç yüz kâfir esîr ve yedi yüz fecere katl olunup cesed-i murdârları dâr-ı bevârları önünde 332a püşte püşte oldu. Ve cümle guzât-ı müslimîn belağan-mâ-belâğ mâl-ı ganâ’imle muğtenîm olup derûn-ı kal‘ada olan zî-kıymet esbâb u eskâli ve bakır-âvânî ve bisâtları kal‘adan ıhrâc edüp cümle der-i dîvâr-ı dârların harâb edüp sâ’ir binâların âteş ile tûrâb etdiler. Bu ceng-i zafer-me’serde yedi yüz kadar Aznavur gavur esîr ve beş yüz mikdârı nisvân-ı pür-isyan esîre ve iki yüz aded dûşîze-i nâçîze ve üç yüz kadar nâ-şüküfte duhter-i bed-ahter ve altı yüz mikdârı giysûdâr-ı murdâr-gulâmları serdâr-ı zafer-şi‘âra teslîm etdiler. Andan yine cânib-i şimâle 12 sâ‘at gidüp nehb [u] gâret ederek tâ Gürcîstân hudûdunun mutî‘ [u] münkâd olan yerlerine dek varup esîr alup geldiler. Andan kalkup yine ormanlık içre çimşirlik dırahtistânın seyr ederek 9 sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 331b–332a ·
metinde göster ·
… h'a rehâ buldurup her tarafdan kol kol gülbâng-ı Muhammedîler çekilüp anın dahi
velvelesi
tamâm olmadan kırk yedi bin asâkir-i İslâmın elli altmış bin aded sığâr u kibâr …
ârâste kılup sene 1081 mâh-ı Muharremü'l-harâm'ının yedinci gün bâzârertesi vakt-i sabâhda cemî‘i guzât-ı müslimîn ile Sadrıa‘zam bir alay-ı azîm ile donanma-i hümâyûn sefînelerine süvâr olup du‘â vü senâ ve gülbâng-ı Muhammedî ile Kandiye'nin limanından alarka olup Kandiye limanı önünde cemî‘i keştîler görünme edüp tâ Venedik elçisi nâm la‘în Kumkapusu limanından üç pâre kadırgalarına süvâr olup donanma-i hümâyûn gemilerine ilhâk olunca ibtidâ başdarda-i hümâyûndan salpa demir silistireleri çalınup bir yaylım tüfeng ve toplar cümle kalyonlar ve kadırgalardan atılup rûy-ı deryâ mevc ü mevc edüp cûş u hurûşa kadırga ve kalyonların top u tüfeng sadâları münkatı‘ oldukda hemân Kandiye kal‘ası içinde kalan kırk yedi bin asker-i İslâm dahi bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup her tarafdan kol kol gülbâng-ı Muhammedîler çekilüp anın dahi velvelesi tamâm olmadan kırk yedi bin asâkir-i İslâmın elli altmış bin aded sığâr u kibâr hüddâmlarının bellerinde ve ellerinde çakmaklı kol tüfengleri ve dalyan tüfenglerinin yüz bin kadar muşkat tüfenglerine bir yaylım âteş edüp anın dahi ra‘d-vâr gürüldüleri sadâsı tamâm olmadan Kandiye kal‘asının der-i dîvârları ve cemî‘i ebrâclar ve cümle tabyaları üzre âmâde durup sekiz yüz kırk altı pâre top-ı kûplara bir fitilden âteş edüp zemîn ü âsımân dir dir ditreyüp kal‘a-i Kandiye murğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329a ·
metinde göster ·
… çokdur, ya‘nî Seyyid Ahmed el-Bedevî fukarâsı bî-hadd ü bî-hisâbdır. Bedevînin
velvelesi
arz-ı Mısır'a düşmüşdür. Ve şâfi‘î mezhebi dahi Mısır'a ve Kürdistân'a düşmüşdü …
Mısır içre bin on yedi tarîkın fukarâsı vardır, ammâ yüz kırk ser-çeşmedir. Bâlâda tekye-i dervîşân evsâfında mufassalan tahrîr olunmuşdur kim bir tetimme-i terkîme dahi muhtâc değildir. Ammâ yüz kırk ser-çeşme sâhibinin Mısır içinde üç yüz altmış tekyesinin fukarâlarından cümleden Ahmedî çokdur, ya‘nî Seyyid Ahmed el-Bedevî fukarâsı bî-hadd ü bî-hisâbdır. Bedevînin velvelesi arz-ı Mısır'a düşmüşdür. Ve şâfi‘î mezhebi dahi Mısır'a ve Kürdistân'a düşmüşdür. Ammâ sâ’ir pişvâ-yı tarîklerin velvele ve gulguleleri her diyâr-ı İslâma düşmüşdür. Abdülkâdir-i Gîlânî debdebesi Hindistân'a ve Bağdâd'a düşmüşdür. Ammâ Mevlevî ve Halvetî ve Celvetî ve Bektaşî Rûm'a düşmüşdür. Ammâ Vâhidî ve Haydarî ve şemsî ve Bektaşî ve Kalenderî velvelesi Îrân-zemîn'e düşmüşdür. Mısır'da Ahmedî'den sonra tarîk-ı Burhânî fukarâsı çokdur, hadd [ü] hasırların Cenâb-ı Bârî bilür. Ammâ fukarâlar birbirlerin görünce ne tarîkde olduğun bilirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y201b ·
metinde göster ·
… ektaşî Rûm'a düşmüşdür. Ammâ Vâhidî ve Haydarî ve şemsî ve Bektaşî ve Kalenderî
velvelesi
Îrân-zemîn'e düşmüşdür. Mısır'da Ahmedî'den sonra tarîk-ı Burhânî fukarâsı çokd …
Mısır içre bin on yedi tarîkın fukarâsı vardır, ammâ yüz kırk ser-çeşmedir. Bâlâda tekye-i dervîşân evsâfında mufassalan tahrîr olunmuşdur kim bir tetimme-i terkîme dahi muhtâc değildir. Ammâ yüz kırk ser-çeşme sâhibinin Mısır içinde üç yüz altmış tekyesinin fukarâlarından cümleden Ahmedî çokdur, ya‘nî Seyyid Ahmed el-Bedevî fukarâsı bî-hadd ü bî-hisâbdır. Bedevînin velvelesi arz-ı Mısır'a düşmüşdür. Ve şâfi‘î mezhebi dahi Mısır'a ve Kürdistân'a düşmüşdür. Ammâ sâ’ir pişvâ-yı tarîklerin velvele ve gulguleleri her diyâr-ı İslâma düşmüşdür. Abdülkâdir-i Gîlânî debdebesi Hindistân'a ve Bağdâd'a düşmüşdür. Ammâ Mevlevî ve Halvetî ve Celvetî ve Bektaşî Rûm'a düşmüşdür. Ammâ Vâhidî ve Haydarî ve şemsî ve Bektaşî ve Kalenderî velvelesi Îrân-zemîn'e düşmüşdür. Mısır'da Ahmedî'den sonra tarîk-ı Burhânî fukarâsı çokdur, hadd [ü] hasırların Cenâb-ı Bârî bilür. Ammâ fukarâlar birbirlerin görünce ne tarîkde olduğun bilirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y201b ·
metinde göster ·
… e abdâlân ve meddâhân ve senâhân ve mudhikân ve mukallidân ve kaşmerân Y 291a
velvelesi
cihânı pür edüp bir şâdumândır kim gûyâ meclis-i P 266b Hüseyin Q 269b Bayk …
şeb [ü] rûz niçe bin rakkâsân-ı gılmân taraf taraf işve ve cünbüşler edüp geysûlarının fitîlelerine dil-i âşıkı kayd edüp ol dâm ile sayd ederler. Ve bir tarafda gayrı cüvânân ve hânendegân ve mutrıbân ve gazelhân ve abdâlân ve meddâhân ve senâhân ve mudhikân ve mukallidân ve kaşmerân Y 291a velvelesi cihânı pür edüp bir şâdumândır kim gûyâ meclis-i P 266b Hüseyin Q 269b Baykara'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y290b–Y291a ·
metinde göster ·
… ve yevm-i leyle-i Ramazân hilâlinde hakîre rağmen cümle topları endaht edüp kös
velvelesi
ve neft ü katrân çerâğânı cihânı zeyn etdi, ve tâ sabâha dek bir hây hûy velvel …
Ve kal‘a kapuları üzre fîl-i kebîr inciklerinden demir bendler sarılmış topları vardır, hayli gülbâng verir. Bir sefer-i seriyyeye gitseler bu fîl üstühânı topların develere yükledüp götürürler. Ve yevm-i ıydde ve yevm-i leyle-i Ramazân hilâlinde hakîre rağmen cümle topları endaht edüp kös velvelesi ve neft ü katrân çerâğânı cihânı zeyn etdi, ve tâ sabâha dek bir hây hûy velvele etdiler kim gûyâ sûr-ı hümâyûndur. Ve Habeş Zengîleri ve Mendebiyye Zengîleri bu şehri nehb [ü] gârete geldiklerinde haber topları atdıklarında tarfetü'l-ayn içre etrâfdan yetmiş seksen bin zâğî kavm uçup kal‘ada meks edüp imdâd ederler. Berberî bu Mendebiyye kavminden gâyet havf üzredirler. Anlar müslim değillerdir, haşr ü neşri inkâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y415a ·
metinde göster ·