İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ver

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
96
isabet
83 cümle/beyitte
35,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi9639,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 96

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ver” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 71a "Handân'ım başındaki gülü Evliyâ'ya ver , bir gülün şem etsin. Ve her bâr Evliyâ ile hem-celîs ve hem-enîs ol. Ammâ ders …
EÇS I 80a … eymân Ağa dîv-i akûr gibi Siyâvuş Paşa'nın çehresine bir sille-i Fir‘avnî urup " Ver mührü bire sefîh oğlan" deyü mührü alup Gürcî Mehemmed Paşa'ya verdi.
EÇS I 101b … îler gibi / Çaldı sûsen tîğını Sünnî sipâhîler gibi / Râfızîdir lâle tâcın bâde ver Yârap deyü / Yâsemenler Hakka yüz tutmuş ilâhîler gibi / Ey Nihânî çâr-yârî sev …
EÇS I 139b–140a "Yâ Rabbî bu kuru ağaca meyve ver ve meyvesin meşhûr-ı âfâk eyle" deyü du‘â edüp Bâyezîd-i Velî ve Kara Şemşeddîn …
EÇS I 151b Ver nedânî ma‘niyeş ber-ser nihî / Çün kedûyî bâş ez-ma‘nî tehî / Seyyid-i izzet be …
EÇS I 158b–159a … illi âletler ile câmûsları saban sürer gibi sürüp "Ekmek benden bereket senden, ver Allâhım ver" deyü feryâd ederek boğazlarında tobra tobra atmaca ya‘nî tohum buğ …
EÇS I 158b–159a … ile câmûsları saban sürer gibi sürüp "Ekmek benden bereket senden, ver Allâhım ver " deyü feryâd ederek boğazlarında tobra tobra atmaca ya‘nî tohum buğdayın halk ü …
EÇS I 158b–159a … halk üzre serperek "Benim elim değil Âdem ata elidir, Yâ Rabbî berekât-ı Halîl ver " diyerek gürûh gürûh ubûr ederler. Andan,
EÇS I 159a … ân dollâbları sığırların tezyîn edüp "Oha diha babam" diyüp "Allâh Allâh rahmet ver yâ Mevlâ, bereket ver yâ Mevlâ, kuvvet ver yâ Mevlâ" deyü feryâd [ü] figân edüp …
EÇS I 159a … ın tezyîn edüp "Oha diha babam" diyüp "Allâh Allâh rahmet ver yâ Mevlâ, bereket ver yâ Mevlâ, kuvvet ver yâ Mevlâ" deyü feryâd [ü] figân edüp her bir bâğbânın elle …
EÇS I 159a … iha babam" diyüp "Allâh Allâh rahmet ver yâ Mevlâ, bereket ver yâ Mevlâ, kuvvet ver yâ Mevlâ" deyü feryâd [ü] figân edüp her bir bâğbânın ellerinde ve başlarında u …
EÇS I 159b "Yâ İbrâhîm, rahmet istersen oğlunu hocaya ver ve uryân geydir ve açları do[y]layup ziyâfet eyle sana rahmet vereyim" dedi. İb …
EÇS I 166b "Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrlar …
EÇS I 170a … imdi yâ Emîre'l-mü’minîn kabâhat senin kâtibin Mervânü'l-hımâr'ındır, bize anı ver katl ederiz" dediler.
EÇS II 338a–338b … eriler çağırmadan, paşa kulların başına kığırmadan, benim şu kızıl ağacıma narh ver " deyince Molla ve gayrı huddâm-ı mahkeme end-bend olup "Âdem! Murâdın nedir?" " …
EÇS II 351a–351b … mahalde bir yiğit gördüm. Vekîlharc Ağa "Baban rûhîçün olsun bana bir kupa rakı ver . Soyunup suya gireyim" der. Ammâ ba‘zı Kürd ve Türkmânın server yiğitleri ol şi …
EÇS II 353b–355b … in. Beğ sana demedi mi, benim rızâm vardır, Evliya Ağa'ya ne kadar şey verirsen ver , demedi mi? Benim iyiliğim sana bu kadar şeyceğiz mi değer, hele bil" dedim. Hâ …
EÇS II 361b–362a … her sâ‘at ihsân edüp hazînedâra "Müsâfirindir, bir hoş ikrâm edüp bir kat esbâb ver " deyü tenbîh etdi. Ol sâ‘at hakîre bir kat libâs-ı fâhire ve bir semmûr kafası …
EÇS II 373b–374b … ydaroğlu'yla âşinâlığın var ise yürü gidelim. Kendüsine buluşup tesellî-i hâtır ver . Anı katl etdirtmeyüp Girid cezîresine Deli Hüseyin Paşa'ya göndertmeğe ta‘ahhü …
EÇS III 29b … ı serhaddî ve üç gulâmına üç kat esbâb kürkleriyle ve gulâmlarına ellişer gurûş [ver] " deyüp fi'l-hâl hazînedâr üç yüz altunu hakîre verüp paşa eydür: "Birâderim Evl …
EÇS III 36b–37a … e vardıkda ol ulü'l-azm peygamber pederimize ne cevâb edelim. Tiz şu İbnyâmin'i ver . Yohsa bir na‘ra ederim ki âsumândan bulutlar pâre pâre olup sayhamdan nehr-i N …
EÇS III 44b Cânım bana bir ferc ver .
EÇS III 116b–117a … met kopup Siyâvuş Paşa dîvân-ı pâdişâhîye varınca Kızlarağası Dîv Süleymân Ağa " Ver mührü bre sefîh oğlan!" deyüp zor-ı bâzû ile mührü Süleymân Ağa Siyâvuş Paşa'da …
EÇS III 120a Aydı ver / Söyleyi ver.
EÇS III 120a Aydı ver / Söyleyi ver .
EÇS III 120a çidiver / eyi ver
EÇS III 125a aydı ver / söyleyi ver
EÇS III 125a aydı ver / söyleyi ver
EÇS III 125a cidi ver / iyi ver
EÇS III 125a cidi ver / iyi ver
EÇS III 159a–159b … î-i Şerîfi "Al yâ İbrâhîm, sende emânet olsun. Yine Süleymân Hân huzûrunda bana ver , deyü deryâya atıp bu mahalde bana vâsıl olduğun sen de gördün, böyle şehâdet e …
EÇS III 176a–176b … eşmirî şâl verüp "Tiz Evliyâm, ol cânı kande bulursan bizden selâm edüp bunları ver . Lûtf eylesin, her bâr bize gelsin" deyü paşa ricâ edüp akîbince hakîri gönderd …
EÇS III 177a–177b … ir hoş gözedüp bir semmûr kürk ve bir kat esbâb ve bir kîse guruş hammâm akçesi ver " deyü tenbîh etdikde hazîne çadırına varup def‘-i cû‘ edüp bî-mecâl olduğumdan …
EÇS III 182a … ân Kaya'm hâtûnuna gönder, yıkayup tenâvül etsin ve bir parçasın Bitlis Hânı'na ver , mâ‘adâsın sen ye" dediler. Ve aceb vâkı‘adır, hayr ola, dediler. Hakîr dahi ta …
EÇS III 182a–182b … ân ehlim bir hâliyle kanlı şehîd olur. Ve Bitlis Hânı'na dahi ol kanlı ekmekden ver , yesin, dediği Allahu a‘lem ol dahi benim elimde şehîd ola. Zîrâ anın hakkında …
EÇS III 182a–182b … Hânı'ndan intikâm al, demiş idi. Bu gice vâkı‘amda kanlı ekmekden Bitlis Hânına ver , dedüğü belki benim elimde hân şehîd ola, dedi. Ve vâkı‘amda Murâd Hân'ın "Sen …
EÇS III 183b … işâhım 'bu nân-pârede kan vardır yenir mi', dedim. 'Ol kanlı tarafı Kaya kızıma ver , yıkayup yesin', dedüğü Allahu a‘lem hâlâ Sultân doğurmayup helâk mertebesinded …
EÇS III 184a … ‘da Van'da nân-pâre verdi. İşte Van mansıbı zuhûr etdi ve vâkı‘a ekmeği Kaya'ya ver , yıkayup yesin, dedüğü, bu vâkı‘a {vâkı‘} ola, deyü havfimden ağlarım" dedükde …
EÇS IV 214a … b ü gâret eyleyüp mâl-ı ganâ’im aldı. Bize bir şemme ol feth [ü] fütûhdan haber ver ." deyü niçe ihbâr-ı sahîhalardan su’âl etdiler.
EÇS IV 272b … Murâd, Van kayasında bana bir kana bulaşmış ekmek verüp bir pâresin Kaya kızıma ver ve bir kanlı pâresin Bitlîs Hânına ver dediği vâkı‘anın ta‘bîri bu vak‘a-i ceng …
EÇS IV 272b … şmış ekmek verüp bir pâresin Kaya kızıma ver ve bir kanlı pâresin Bitlîs Hânına ver dediği vâkı‘anın ta‘bîri bu vak‘a-i ceng-i azîmdir kim Sultân Murâd sebebiyle b …
EÇS IV 354a … ed'in başın açup "Yâ Rabbî, bu ma‘sûm Muhammed hürmetine ve yüzü suyuna bize su ver , ganîmet olsun!" dedikde azametullah bir matar-ı rahmet nâzil oldu kim Mekke'yi …
EÇS IV 356b … gelüp "Yâ Âdem, sana refîkan Havvâ'yı bulayım, bana sakalın telinden birkaç kıl ver ." deyüp gîsû-yı şevârib-i Âdem'den birkaç tel alup {ba‘zı müverrihîn Hazret-i  …
EÇS IV 368b … nin muhibbân u dostânından murâd idindiğin kimesnelerin kemerin bâğlayup destûr ver . Anlar da bir tarîka ve ehl-i sanâyi‘ ve erbâb-ı hırefe pîr olsunlar." deyü Haz …
EÇS IV 380b … e tekellüm eder görünürler ammâ tahfîf-i kelâmları çokdur. Meselâ "Âb bidih= Su ver " diyecek yerde tahfîf-i kelâm edüp "av beh" der. Niçe yüz bin bunun emsâli lehc …
EÇS V 6a "Kul Allâh'ındır. Sen bir mütevellîsin. Hemân bize vazîfemizi ver . Dîn uğruna ceng edelim" deyü her kafâdan bir sadâ zâhir olunca hemân Rûm Hasan …
EÇS V 8a … cım pek ey kılıçdır. Sende yâdigârım olsun. Senin belindeki gümüşlü kılıcı bana ver . Ben de senin bir yâdigârın taşıyam" deyüp minnet etdikde hakîr n'ola deyüp {kı …
EÇS V 11b–12a … şın çevirdi, aleyhi mâ yustehakk. Ey hânım ol mel‘ûnun cürmi eyle ise bana izin ver varup 12a leşi üstüne sepe sepe işeyem. Ve Kürd ve Küye kavmiyle üzerine recm …
EÇS V 12b … ir: "Ey hazînedâr Seyf Alî katı ahmaksın. şimdi bu ma‘cûn meblâksız nice yenir, ver şu belindeki hançerin" deyüp Seyf Alî'nin belinden hançeri {Nûruddehr} eline al …
EÇS V 18b Mahmûd Ağa'ya Paşa fermân etdi kim "On kîse de sen ver " deyüp der ân on kîse Mahmûd Ağa verüp üç at ve iki Gürcî gulâm ve bir katar ka …