İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ver* bu

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
113
isabet
112 cümle/beyitte
41,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
31
farklı biçim
65 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi11346,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 113

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ver* bu” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 58b Özdemirzâde Osmân Paşa'ya verildi. Bu fütûhâtlar cümle sene 986 târîhinde vâkı‘ olmuşdur.
EÇS I 114a … ları sünnet etdirüp birer üstâda ve hocaya veyâhûd bir vüzerâ ve a‘yâna hidmete verirdi. Bu hüsn-i hâl ile bir dervîş âdem idi. Bağdâd fethi haberi geldiği gün Ramazân-ı ş …
EÇS I 153b … yâ verdi. Bir sığın, bir gayrı libâs ile acemî oğlanımızdır deyü Orhân'a pîşkeş verdi. Bu takdîrce yeniçerinin ve acemî oğlanlarının pîrleri Hacı Bektaş-ı Velî'dir. Hora …
EÇS I 160b … -ı nâbı mâl-â-mâl edüp içinde billûr ve akîk ve yeşim ve balgamî taşlar şa‘şa‘a verir. Bu gûne altun yaldızlı mutallâ tâslar ile cümle guzât-ı müslimîne,
EÇS I 188b … ur anı şîşeciler sırça üzre erid(?) edüp derhâl sırçayı su eder ve âteşe kuvvet verir. Bu natrûnu Frengistân'a götürüp anda kîmyâgîrler natrûnu tîz-âb suyında kaynadup i …
EÇS I 199b … ri cild cild rû-yı dükkânına dizüp âyende ve revende gelüp tâli‘ dutup bir akçe verüp bu tasvîrlerden fâl açup, ceng [ü] cidâl mi gelir yâhûd Yûsuf ü Züleyhâ mı gelir y …
EÇS I 202a–202b … â-yı kudemâ kavlince sâz [ü] söz ve hânende ve mahbûb rakkâs âdemin rûhuna safâ verir. 202b Bu gûne rûha gıdâ verici esnâflar hod bize mensûbdur. Sen ki mi‘mârbaşısın, senin …
EÇS I 209b … erdir, çağanabâzlıkda ve pîşekârlıkda ve'l-hâsıl her lu‘bedebâzlıkda âb [ü] tâb veren bu cevâhircidir ve hûb-âvâz üstâd-ı kâmil hânende ve mukalliddir, ve karındaşı Üsk …
EÇS II 229a … stûr-ı şâhî ile gelüp cümle mâlı hânesine taşıyup öşrün beytü'l-mâl-ı müslimîne verüp bu cisr-i azîmi binâ edüp anın çün Irğandı Cisri derler, ibret-nümâ cisrdir.
EÇS II 233a–233b … ol kubbe elif tâcı ve hırka ve alem ve seccâde vaslaların istediklerinde birine vermeyüp "Bu vaslaların sahibi var, bizde emânetdir. Sâhibi zuhûr etdükde ana teslîm ederiz" …
EÇS II 243a–243b … Ve şehr içre câmi‘lerde ve çeşmelerde cereyân eden Paşasuyu âb-ı hayâtdan nişân verir, bu dahi meşhûrdur. Ve beyâz kirazı ve kızıl elması dahi meşhûrdur.
EÇS II 256b–257a … erâkise tâ’ifesi kabâ’il-i Kureyş urbânındandır. Ve Abâzi'ye bu Abaza vilâyetin verüp bu Karadeniz kenarında tenâsül bulup ma‘mûr [u] âbâdân etdiler. 257a Anınçün bu …
EÇS II 257b … yan âdem bu kavmin yanında şûm u bedbaht kavmdir" deyü meclislerine komayup kız vermezler. Bu Kamış dağlarında iri domuzları olur kim her biri eşek kadardır. İskelesi vardır …
EÇS II 258a … olunan Abaza diyârlarında cümle pasta darısı ekerler. Bir kilesi yüz kile darı verir. Bu Kotası kavminin dahi evleri cümle sazdan ve tahta örtülü evlerdir. Ocakları ort …
EÇS II 296b … de üç aded Karabâğlar var kim her biri hadîka-i ravza-i rıdvân-ı cinândan nişân verir. Bu şehrden dahi kalkup cânib-i kıbleye bir sâ‘at gidüp nehr-i Aras ile nehr-i Jan …
EÇS II 299a … dan geçüp ancak Uzun Hasan Şâh cân kurtarup bu Tebrîz'de dâğ-ı derûnundan cânın verüp bu câmi‘i cenbinde medfûn olan Uzun Hasan câmi‘idir kim serâpâ enderûn [u] bîrûnun …
EÇS II 303b … e yüz kibâr-ı kümmelînler vardır, ammâ îrâdı tatvîl-i kelâm ve kesret-i kitâbet verdiğiyçün bu kadar ile iktifâ etdik. Temmet bi's-selâm (---) (---) (---) (---) (---) (---) ( …
EÇS II 318b … kedisi postları cebeleyüp hakîr dahi ana üç aded münakkaş Kaya Sultân makramesi verdik. Bu kend içre
EÇS II 331b–332a … ri tarafda asker-i İslâm ejder-i heft-ser gibi Mikrilistân'a göz açdırmağa amân vermeyüp bu hâl-i pür-melâli Mikril-i la‘în ü racîm ve anîd-i pelîd ve cünd-i cünûb-ı Yezîd …
EÇS II 346b–347a … öyle bir kûh-ı azîm ve yaylağ-ı kadîm Deşan dağıdır kim şehr-i Merzifon'a hayât veren bu Deşan dağı uyûnlarıdır. Ve bu şehr-i Merzifon bayırlı yerlere vâkı‘ olup arkası …
EÇS II 349a … kbaşıyı getirmeğile Evliyâ çerâğı Güzerli Bölükbaşı ve Habîb Bölükbaşı deyü nâm vermişlerdi. Bu iki bölükbaşılar dahi yigirmi iki aded bölükbaşılar zümresine ilhâk olup yigirm …
EÇS II 353b–355b … acıyı dest ber-kafa bağladılar. "Aman oğul! Bir kaşık kanıma girme! Ne istersen vereyim. Bu haberi kimse duymasın" deyü sagu sağlayup örül örül ağlayup "Hizmetkârlarından …
EÇS II 353b–355b … i ve üç kîse guruş dahi verüp tuza ve ekmeğe ve kılıca ve Kelâm-ı İzzet'e yemîn verüp "Bu sır burda kala" deyü Fâtiha okuyup hakîr "sümmün bükmün" oldum ve keşf-i râz et …
EÇS II 358a–358b … h namâzından sonra sana bir âdem göndereyim, hemân bana benzer, anın ile el ele verüp bu şehr içre reftâr ederek bana gelüp ziyâret eyle. Selâmün aleyküm" deyüp gâ’ib o …
EÇS II 364a–365a … çmeğe teveccüh edüp gitmede. Hakîr haylice yer gidüp Cenâb-ı Bârî kalbime ilhâm verüp "Bu gird-i gubâr ve bu izdihâm içre nişlerim" deyü üç gulâmımla gine Varvar ordusun …
EÇS III 7a … içinde ve etrâfında on bin askeri muhâfazacı koyup beher sene ellişer bin altun verüp bu muhâfazacı askerlere zehâyirin vermek üzre küffârı harâca kesüp Hârûnu'r-Reşîd …
EÇS III 54b oğlu nâmân eblehânlar konup göçüp mahsûlünün öşrün verirler. Bu sahrâ-yı Suruc'un ol kadar âb [u] hevâsı latîfdir kim şeb [u] rûz âdem hâyâtı c …
EÇS III 98b–99a … ne eyle olur. Çok yerden ricâ etdiler. Senin yetmiş kisen yerine şimdi yüz kise verelim. Bu sene sabr eyle" dedi. Hasan Ağa: "Ben bilirim, kabâhat kimdedir" deyü taşra çık …
EÇS III 152a–152b … eş aded kubbe-i nîl-gûn-ı ibret-nümûnlardır kim her biri kubbe-i eflâkden nişân verir. Bu beş aded kubbe-i acîbe ve garîbenin derûnuna üstâd-ı nakkaş niçe bin elvân la‘l …
EÇS III 174b–175a … hîye amel etmeyüp sû-ı tedbîr ile Dürüzî üzre gidüp Bukâ‘ Boğazı'nda boğazı ele verüp bu kadar askerin Dürzî'ye kırdırup ve bu kadar mâl-ı hazâ’inden ayrılup kendüsü uy …
EÇS III 176a–176b … bend-i muhabbetin çıkarup, "Destûr der, sok elin şu ummân-ı kerâmeye" deyü izin verdikde bu hakîr elim cilbend-i muhabbete sokup des-dırâzlık etdim. İçi mâl-â-mâl mümessek …
EÇS III 182a–182b … lhâm ile eyledir kim Allahu a‘lem ve Resûluhû bu gice vâkı‘amda bu hakîre ekmek verüp "Bu ekmeği Kürdistân'da bir Kürd âdemîsi pişirir. Sana Van'ın iç kal‘asında verdiği …
EÇS IV 199a–199b … rler. Eğer fermân olunan hizmete gelmezlerse sancakları oğluna yahûd akrabâsına verilür. Bu zikr olunan sancaklardan mâ‘adâ beş sancak dahi mefrûzü'l-kalem ve maktû‘u'l-kı …
EÇS IV 237a … sda Hoşaf suyu derler. Nehr-i azîmdir kim Temmuz'da ve evvel-bahârda asla geçit vermez. Bu nehre yedi aded enhârlar rîzân olurlar. İnşâallah mahallinde esmâlarıyla ve tab …
EÇS IV 256a … ân'ın vâkı‘asına girüp eydür: "Ey Süleymân! Ne hoş bu kal‘ayı Van kuluna emânet verdin. Bu kal‘aya Hazret-i Risâlet-penâh efendim ibtidâ nübüvvetinde ben İslâm ile müşerr …
EÇS IV 258b … âğavât-ı mîrâb defteriyle yigirmi altı bin bâğdır kim mîrâb su saldığıyçün öşür verirler. Bu bâğlar içre âdem gâ’ib olur. Her bir bâğda bir uyûn-ı câriye ve havz u şadırvân …
EÇS IV 281b … mış Kepân kayası nâm bir kûh-ı benâmdır kim seng-i hârâsı çakmak taşı gibi âteş verir. Bu diyârda sarp yollar ve bellere kepân derler. Rûm u Arab u Acem'de Van deryâsı k …
EÇS IV 281b–282a … elli mikdârı küheylân atların alup bu kadar gâret ü hasâret edüp çiftliği âteşe verüp bu kadar mâl ü menâl ile doğru Van'da Şemsî Paşa oğlu Mehemmed Emîn Paşa, Melek Ah …
EÇS IV 285b Menzil-i Veng-i Verek: Bu diyâr Ermenîstân olmağile cemî‘i kenîselerine veng derler. Ammâ bu veng-i Verek …
EÇS IV 339b … eğleri hâssı vardır ve bazı kurâların mezâri‘leri ber-vech-i tahmîn beğlere hâs verilmişdir. Bu vilâyetlere arz-ı Irâk deyü add olunur kim sancakları bunlardır:
EÇS IV 353a … eğe kâdir değillerdir. Her kim bu emânet şeylere dest-dırâzlık eylese ol ân cân verüp bu âsitânenin kapusu önüne defn ederler. Anda ne kadar mezâristân varsa emânete hı …
EÇS IV 363a Tatvîl-i kelâm olup istimâ‘ eden ahibbâya melâl ü kelâl vermeye. Bu kal‘a-i Mühennâvî,
EÇS IV 384a Ba‘dehû Hazret-i Nûh du‘â edüp "İlâhî bana bin yıl ömür verdin. Bu evlâdım dünyâya gelmeden merhûm oldu. Bu evlâdım bu amber-pâkde yatdıkça bu şeh …
EÇS IV 408b … e-i fâhireler ve kâlâ-yı nâdireler makûlesi eşyâları Kaya Sultân içün hedâyâlar verüp bu mezkûr eşyâları cümle bir katar katıra tahmîl edüp katarıyla hakîre teslîm edüp …
EÇS V 7a … yhülislâm ve kadıaskereyn huzûrunda yemîn edüp kulun eline hüccet-i şer‘iyyeler verilüp bu kul ol ahd-i mîsâk üzre cümle kul haşerâtları Atmeydânı'ndan dağılup gitdiler.
EÇS V 29a Paşa efendimiz buyurdular kim "Evliyâ Çelebi, Allâh hayırlar vere. Bu gece bir vâkı‘a gördüm" dedikde,
EÇS V 41b … le müferrih haber verüp kal‘adan on top ile üç bin aded güzîde Leh askeri imdâd verüp bu mahalde Leh kralından dahi sultâna vâfir hedâyâlar gelüp,
EÇS V 53a Melek Ahmed Paşa eydir: "Evliyâm, Allâh hayırlar vere. Bu gece bir vâkı‘a gördüm" deyü rü’âyı söylemeğe başladı.
EÇS V 76b "Evliyâm, Allâh hayırlar vere. Bu gece bir garîb vâkı‘a gördüm, hayr ola. Meğer ben bizim Kaya Sultân ile çekişmi …
EÇS V 108a … messükler verdi ve cümle tevâbi‘lerine on kîse ve birer donluk çuka ve birer at verdi. Bu hakîr ü pür-taksîre dahi üç kîse ve beş yorga ve iki re’s bârgîr ve bir sâ‘at v …