İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

verüp bu

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
41
isabet
41 cümle/beyitte
15,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
39 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4116,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–41 / 41

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“verüp bu” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 199b … ri cild cild rû-yı dükkânına dizüp âyende ve revende gelüp tâli‘ dutup bir akçe verüp bu tasvîrlerden fâl açup, ceng [ü] cidâl mi gelir yâhûd Yûsuf ü Züleyhâ mı gelir y …
EÇS II 229a … stûr-ı şâhî ile gelüp cümle mâlı hânesine taşıyup öşrün beytü'l-mâl-ı müslimîne verüp bu cisr-i azîmi binâ edüp anın çün Irğandı Cisri derler, ibret-nümâ cisrdir.
EÇS II 256b–257a … erâkise tâ’ifesi kabâ’il-i Kureyş urbânındandır. Ve Abâzi'ye bu Abaza vilâyetin verüp bu Karadeniz kenarında tenâsül bulup ma‘mûr [u] âbâdân etdiler. 257a Anınçün bu …
EÇS II 299a … dan geçüp ancak Uzun Hasan Şâh cân kurtarup bu Tebrîz'de dâğ-ı derûnundan cânın verüp bu câmi‘i cenbinde medfûn olan Uzun Hasan câmi‘idir kim serâpâ enderûn [u] bîrûnun …
EÇS II 353b–355b … i ve üç kîse guruş dahi verüp tuza ve ekmeğe ve kılıca ve Kelâm-ı İzzet'e yemîn verüp "Bu sır burda kala" deyü Fâtiha okuyup hakîr "sümmün bükmün" oldum ve keşf-i râz et …
EÇS II 358a–358b … h namâzından sonra sana bir âdem göndereyim, hemân bana benzer, anın ile el ele verüp bu şehr içre reftâr ederek bana gelüp ziyâret eyle. Selâmün aleyküm" deyüp gâ’ib o …
EÇS II 364a–365a … çmeğe teveccüh edüp gitmede. Hakîr haylice yer gidüp Cenâb-ı Bârî kalbime ilhâm verüp "Bu gird-i gubâr ve bu izdihâm içre nişlerim" deyü üç gulâmımla gine Varvar ordusun …
EÇS III 7a … içinde ve etrâfında on bin askeri muhâfazacı koyup beher sene ellişer bin altun verüp bu muhâfazacı askerlere zehâyirin vermek üzre küffârı harâca kesüp Hârûnu'r-Reşîd …
EÇS III 174b–175a … hîye amel etmeyüp sû-ı tedbîr ile Dürüzî üzre gidüp Bukâ‘ Boğazı'nda boğazı ele verüp bu kadar askerin Dürzî'ye kırdırup ve bu kadar mâl-ı hazâ’inden ayrılup kendüsü uy …
EÇS III 182a–182b … lhâm ile eyledir kim Allahu a‘lem ve Resûluhû bu gice vâkı‘amda bu hakîre ekmek verüp "Bu ekmeği Kürdistân'da bir Kürd âdemîsi pişirir. Sana Van'ın iç kal‘asında verdiği …
EÇS IV 281b–282a … elli mikdârı küheylân atların alup bu kadar gâret ü hasâret edüp çiftliği âteşe verüp bu kadar mâl ü menâl ile doğru Van'da Şemsî Paşa oğlu Mehemmed Emîn Paşa, Melek Ah …
EÇS IV 353a … eğe kâdir değillerdir. Her kim bu emânet şeylere dest-dırâzlık eylese ol ân cân verüp bu âsitânenin kapusu önüne defn ederler. Anda ne kadar mezâristân varsa emânete hı …
EÇS IV 408b … e-i fâhireler ve kâlâ-yı nâdireler makûlesi eşyâları Kaya Sultân içün hedâyâlar verüp bu mezkûr eşyâları cümle bir katar katıra tahmîl edüp katarıyla hakîre teslîm edüp …
EÇS V 41b … le müferrih haber verüp kal‘adan on top ile üç bin aded güzîde Leh askeri imdâd verüp bu mahalde Leh kralından dahi sultâna vâfir hedâyâlar gelüp,
EÇS VI 24a … kadar esîr [ve] mâl-ı ganâ’imimiz elimizden aldılar" deyü serdârın eline defter verüp bu kadar mirzalar ve ot ağaları ve kartlar ve atalıklar ve batırlar cümle şıpırtma …
EÇS VI 28b–29a … d olup yüz yetmiş kîse mâl-ı pâdişâhî ve yetmiş kîse serdâra ve kırk kîse krala verüp bu kadar tuhef hedâyâlar ile a‘yân-ı kibâr orduyu cümle tatyîb-i hâtır edüp hil‘at …
EÇS VI 103a–103b … âc ve bir nân-pâreye muhtâc bî-tâb u bî-mecâl şems-i hâr dahi cümlemize harâret verüp 103b bu sahrâ-yı ma‘rekede bir katre âb-ı nâbdan nâm [u] nişân yok. Cümle atlarımızda h …
EÇS VII 4b … tın sâyesinde oturan gâzîlerden niçe yiğitleri başıma cem‘ edüp cümlemiz el ele verüp bu dıraht-ı sun‘-ı Bârî'yi yetmiş yedi âdem gücile dirâğûş [etdik]. Ammâ bunda sun …
EÇS VII 26b … Ağa'ya ve Samsoncubaşı Abdî Ağa'ya ve gayri dostlara kifâyet mikdârı birer yem verüp bu tertîb üzre iki cak yükü şa‘îrleri cemî‘i velî-ni‘amlarıma bezl edüp anlar da,
EÇS VII 59b … ahcâr-ı zî-kıymet-i ibret-nümûn ile zeyn olup her seng-i cevâhir birer gûne fer verüp bu deyre hüsün vermiş. Ve kıblesi olan tarafında la‘l u yâkût ve zeberced ve seylâ …
EÇS VII 83a … ne elzem-i levâzımâtdan mühimmât-ı gûnâ-gûnlar ile beş yüz kîse hazîne-i masrûf verüp bu Göle kal‘ası üzre Pertev Paşa serdâr edüp Belgrad'dan Tuna nehrin karşu Tımışva …
EÇS VII 148b … hâlâ Arnavudistân ola[n] Avlonya ve Delvine vilâyetleri dağların Elheme'ye hâs verüp bu Cebel kavm-i Kureyş olduğiyçün ol dağlara hâlâ Kuryeleş dağları derler.
EÇS VII 166b–167a … kapudana ve kal‘ada rehin olan Kabarti ve Tavustân 167a beğlerine mektûbları verüp bu hakîre ta‘zîm ü tekrîmler edüp kapudan sarâyında bize bir mekân ta‘yîn edüp cüm …
EÇS VII 167b … on aded cürd atlı ve Terek kapudanı yigirmi atlı ve yüz aded piyâde tüfengliler verüp bu hakîr deryâdan gitmeğe tevbe etmişken evdeki hisâb bâzâra uymayup bi'z-zarûrî y …
EÇS VIII 263a … kadîmde bizim idi. Kılıç Alî Paşa sene (---) de Aya Mavra kal‘asın Venedik bize verüp bu cezîre-i Zakilse'yi Alî Paşa Venedik'e vermeği re’y-i ahsen görürler. Hâlâ ma‘m …
EÇS VIII 276a Andan bu kal‘a erenleri hakîre elli aded gâzî pür-silâh cengâver kulağızlar verüp bu kal‘adan maşrık tarafına dağlar ve ormanları geçüp 4 sâ‘atde sahrâ-yı Eloz içre …
EÇS VIII 297b … edüp dîn-i Îsâ kavmiyle Türk'e gâlib olduk. Eğer bize Kandiye kal‘asının nısfın verüp bu kal‘a içre bizim de bir v[ez]îrimiz oturup Kandiye kal‘asında hükm-i hükûmât ed …
EÇS IX Y27b … -i Ulubaş Beğ. Andan Âl-i Osmân'a Ya‘kûb Şâh bir duhter-i nev-ahter menkûhalığa verüp bu şehri dahi cihâz tarîkiyle verüp Yıldırım Hân eline girmişdir. Hâlâ kal‘ası Cel …
EÇS IX Y40b … ır dilâver er yiğitler değillerdir. Sehel bahâne ile şöyle metîn kal‘ayı kâfire verüp bu kadar mâl-ı ganâ’im nehb ü gâret olup bu kadar bed-nâmlık oldu. Bir sâ‘at ceng …
EÇS IX Y55b "Her bir parçamız kulağımız kadar etsen bu cezîrenin bir taşına bin baş verüp bu kal‘ayı vermeziz. No no" deyü inâd [u] muhâlefet edüp saçların yoldular.
EÇS IX Y133a … addem kurşum örtülü imiş. Celâlî Karayazıcı gelüp kurşumun sekbân-ı bî-pâyânına verüp bu câmi‘-i münevveri ihrâk bi'n-nâr eder. Ba‘dehu sene (---) Sultân Ahmed asrında …
EÇS IX Y177a–Y177b Bu menzilde Şu‘ûr kuluna icâzet verüp bu kavimden Y 177b on âdem refîk alup cenûba giderken yol üzre bir kubbe-i âlî i …
EÇS IX Y265b "Yâ Sultân, ale's-sabâh gâfil olman, sizi Arab urur" deyü haber verüp bu dilleri sarıcalar hapsine verüp nısfu'l-leylde nefîr çalınup yola revâne olunup …
EÇS IX Y328a … top ve Mısır kolundan altı pâre toplara âteş verilüp kubbe-i felek çın çın sadâ verüp bu hâl üzre tâ sabâha dak on iki yaylım toplar ve niçe kerre yüz bin tüfengler end …
EÇS X Y11a … a bir hazînedârı var idi. Gâyet mubassır u müdebbir fetâ idi. Ana mâl-i firâvân verüp bu nehrin menba‘ında bir kal‘a inşâ etmiş kim azametle berkilüp fethinde âciz olup …
EÇS X Y146b … altında kâmil üç yüz altmış neferâtları vardır. Her birine birer ikişer mahalle verüp bu nâdîleri Mısır içre tevzî‘ eder. Ammâ her nâdî hudûdunda nidâ eder, gayrı mahal …
EÇS X Y390b … üp andan Mısır'a gelüp Mısır'dan yine Özdemir Paşa'yı Nîl ile deryâ-misâl asker verüp bu Der şehrin ve İbrîm kal‘asın Fûncistân meliki elinden feth eder. Ol asırdan ber …
EÇS X Y402a … tu misk ve bir kutu anber ve bir kutu pânzehir ve bir hecîn yükü kakule-i kebîr verüp bu kadar ihsân u in‘âmlardan sonra vâfir i‘tizârlar edüp,
EÇS X Y418b … dühn-i seğsebân ve bir hokka dühn-i kibrît ve altı kutu-yı kebîr kakule-i sagîr verüp bu cümle makbûzumuz olup nâmeler içinde tahrîr olundu.
EÇS X Y442b … r kim anda olan hoş-âvâz nağmesâz murgânın savt-ı hazînleri rûha gıdâ câna safâ verüp bu sahrâ içre kâmil beş gün kona göçe yiyüp içe altıncı günde,
EÇS X Y450b … r ulu sultândır. Ba‘de'l-feth-i Behnîsâ Amr ibnü'l-Âs bunlara Behnîsâ hükûmetin verüp bu şehirde âhirü'l-emr Arapça mâsadakı üzre Arapça emrine imtisâlen rûh-ı şerî …