İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

veren

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
51
isabet
50 cümle/beyitte
18,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5120,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 51

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“veren” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 9b Fursatında düşmene veren amân / Kaydefâ gibi olısar bî-gümân.
EÇS I 147a … retleri tahrîr olunup ancak mahmiyye-i imâret-i Kostantıniyye içre şehre ziynet veren cemî‘i dekâkîn ve ehl-i hıref, sâhib-i sanâyi‘ât kalmış idi.
EÇS I 148a Bu su’âllere cevâb-ı şâfî veren kimesneler kemer-beste ve miyân-beste ve sâhib-i tarîk olur. Ve eğer sorsalar:
EÇS I 171a "Her ta‘âma lezzet veren tuz soğandır soğan" deyü feryâd ederek pür-silâh ubûr ederler. Ammâ Odunkapusu …
EÇS I 186a Bu kuyumcular esnâfına iştihâr veren Sultân Selîm-i Evvel ve Sultân Süleymân Hân'dır. Zîrâ bu iki pâdişâh-ı cüvân-ba …
EÇS I 187a … ir kâr olursa içine alçak lehem doldurup hâlis gümüş hisâbına sâhibine muhâsebe veren kuyumcunun bu gûne dökme işlerinin bir kaçın kırup içinde ziyâde lehem bârı var …
EÇS I 202a … ir kim çıkrıkcıların silsilesi ana müntehîdir. Kabri (---). Ammâ bu kâra şöhret veren Hazret-i İbrâhîm Edhem'dir kim sihr-i i‘câz çıkrık işi işlerdi.
EÇS I 204a … r olunmuşdur kim eyle bir âteşbâzlık bu günde etmemişdir. Meğer bu kâra iştihâr veren Ebû Alî Sînâ etmiş ola. Sihr-i mübîn mertebesi ma‘rifetdir. Ol cilde nazar olun …
EÇS I 206b … bozulmuş sâ‘at gibi fasılları helc [u] melc olur. Fasıllarına nizâm [ü] intizâm veren usûl-bend dâ’irezânlardır.
EÇS I 207a … âl Ahî'dir. Şeyh Safî'nin ta‘lîmiyle peydâ olmuşdur. Ammâ Rûm'da bu sâza şöhret {veren} Nahşivânlı Acem Murâd Ağa'dır. Murâd Hân, Emîrgûne Hân ile Revân'dan çıkarup İs …
EÇS I 209b … erdir, çağanabâzlıkda ve pîşekârlıkda ve'l-hâsıl her lu‘bedebâzlıkda âb [ü] tâb veren bu cevâhircidir ve hûb-âvâz üstâd-ı kâmil hânende ve mukalliddir, ve karındaşı …
EÇS I 211a Şeyh Şâzilî'den sonra hayâl-i zılla şöhret veren oldur. Hayâl-i zıl perdesi içinde bir küçük perde dahi kurup gâyet hurde tasvîr …
EÇS II 239a … le içinde medfûndur. Revân kal‘asında mütehassın olup bizzarurî Van'ı kızılbaşa veren Şehîd Murtazâ Paşa, Ebû İshâk ile bir kubbede yatır. Bu hakîr ol âsitâneyi ziyâ …
EÇS II 295a–295b … Meğer Hân-ı âlî-şân, sâhib-i tab‘, hoş-sohbet cân imiş. Sultân Murâd'a Bağdâd'ı veren Şâh Safî'nin hazînedârbaşılığından hân olmuş Gürcî-peçe Aristo-fikr kimesnedir. …
EÇS II 346b–347a … öyle bir kûh-ı azîm ve yaylağ-ı kadîm Deşan dağıdır kim şehr-i Merzifon'a hayât veren bu Deşan dağı uyûnlarıdır. Ve bu şehr-i Merzifon bayırlı yerlere vâkı‘ olup ark …
EÇS II 360b–361b … l-hazer, şer‘ile Üsküdar'a gelmen. Zîrâ Devlet-i Âl-i Osmân'a nizâm [u] intizâm veren Hazret-i Hacı Bektâş-ı Velî'dir. Anların halîfelerinden Kemikli Alî Baba nâm bi …
EÇS III 67b–68a … e mu‘tekid âdemleri ale'l-ittifâk guluvv-i âmm edüp Abdî Dede'nin katline fetvâ veren şeyhülislâmı ve aleyhinde olan ulemâ-yı zâhirleri ve'l-hâsıl yedi nefer kimesne …
EÇS III 114b … yûn-ı sağîr ü kebîr beden-i insânda cemî‘i damarlar niçe ise yire yüz bin hayât veren damarları cümle sulardır, demişler. Sûre Arapça der. Cemî‘i zîrûh olan mahlûk …
EÇS III 114b … ‘i zîrûh olan mahlûk-ı Hudâ'ya ve ahcâr u eşcârât [ve] cemâdât [u] türâba hayât veren enhâr-ı azîmlerdir.
EÇS III 149a … yârın kilididir. Âl-i Osmân tarafına bâbları meftûhdur. Anların dahi fetihlerin veren Rabb-i Sübbûh'dur. Nitekim Alaman Kızılelması Budur ve Macar Kızılelması Üsturg …
EÇS IV 212a–212b … metle rûy-ı deryâda şinâverlik ederek mezkûr Sincâr dağının keştî-i Nûh'a rahne veren mahalline gelüp Nûh Nebî buyururlar kim "Hâzâ cebel-i sîn-cevr", yeni "Kaya diş …
EÇS IV 213a … bu cebel-i Sincâr Dârâ Şâh'ın kâhîce teberrüken Hazret-i Nûh'un gemisine rahne veren Sin Kayası üzre olan Mastaba-i Nûh'a gelüp kisb-i tarâvet ederdi. Günlerden bir …
EÇS IV 275b … ya‘nî İshak Fakîh nâm câmi‘i vardır kim ibtidâ hatt-ı reyhânîye Rûm'da iştihâr veren anlardır.
EÇS IV 296b … ibtidâ gözü önünde cümle evlâdların, ba‘dehû altı yüz aded nökerlerin ve fetvâ veren müftî ve kadıların, ba‘dehû Tokmak Hân'ı âteşe atar.
EÇS IV 312a … b zamânında sultânlık imiş. Ba‘dehû sene 1048 târîhinde Sultân Murâd'a Bağdâd'ı veren Şâh Safî Hemedân ve Dergezîn ve Erdebil ve Gazvîn dest-i Acem'de kaldığına şükr …
EÇS IV 394b … böyle bir cây-ı mâbeyn-i râhat [u] meşakkatdir. Yine anlara da tesellî-i hâtır veren Hâllâk-ı âlemdir.
EÇS V 29b–30a … e kırkar guruş ve birer gümüş çelenk ile ser-firâz etdiler ve sandalların imdâd veren yigirmi pâre şayka kapudanlarına birer hil‘at ve kürek çeken levendâtlarına ona …
EÇS V 91b–92a … at-ı küfrât ile mâl-â-mâl edüp mülkiyyet üzre zabt edüp amân ile kal‘ayı kâfire veren cebeciyi ve yeniçerileri ve yeniçeri ağası (---) ağayı ve muhâfız olan Abaza Ah …
EÇS V 106a … zeldir kim cümle mevcûdâta harekât u sekenât ve cünbüş ü nazar ve hande ve bükâ veren oldur, ammâ murâd [u] merâm oldur kim bu deyr-i mezbûrun kubâb-ı nüh-tâk revâk- …
EÇS V 134a Ve bunda olan âb-ı hayâtların adedin âdeme ve cemî‘i mahlûkata hayât veren Rabbü'l-âlemîn bilir.
EÇS VI 123b … olduğundan mahbûb u mahbû[be]si gâyet çokdur. Hakkâ ki bunlara cemâl-i bâ-kemâl veren Cenâb-ı Hak'dır.
EÇS VI 151a … hâlâ hasmımız olan büyük Bundukanî Venedik'ini ıdlâl edüp pes ü perdeden zahîre veren bu Dobra-Venedik kâfiridir. Ve cümle kâfir krallarından ankâ ve zengin baydır k …
EÇS VII 13b "Biz bu kal‘ayı aldığımızda bu kal‘ayı bize vere ile emânet veren Türk'ün emânlarına bakmayup cümlesin kılıçdan geçirdik. İmdi şimdi dahi Türk bu …
EÇS VII 30a … unduğu bâlâda mastûrdur. Ve bu menzilde Cân Arslan Paşa ve Leve kal‘asın kâfire veren Çatrapatra Alî Paşa ve Leve Yeniçeri Ağası Halîl Ağa ve Erdel krallığına tâlib …
EÇS VII 131a … lmuşdur. Kenkaç Hân'ın babası Abakay Hân'dır kim Îrân [u] Tûrân'ı harâba hazâne veren Hulâgû Hân anın babasıdır. Bu Hulâgû Hân'ın on dörd oğlu var idi, ba‘zıları hân …
EÇS VIII 263a … ethudâsı Ballıbadra'dan dörd pâre firkate ile bu Holumiç'e gelüp küffâra zahîre veren âdemleri ve zahîre taşıyan gemileri arayarak geldikde biz dahi atlarımız Holumi …
EÇS VIII 263b Vereden sonra küffâr ahd-i emânı bozup cümle vere veren askeri dendâ[n-ı] tîğdan ve rümh-ı sinândan geçirüp kırdılar.
EÇS VIII 263b … linden bu kal‘ayı feth edüp "Men dakka dukka" deyüp mukaddemâ küffâr bizim vere veren askerimiz nice kırdı ise Piyâle Paşa dahi cümle küffârı kılıçdan geçirüp kal‘ay …
EÇS VIII 324b–325a … tânesi ve kızılcığı ve yayla kirazı ve ahlat emrûdu ve muşmula ve üvezi ve yedi veren üzümü 325a yaz u kış eksik değildir. Ve nârı ve zeytûnu ve çimşiri ve kızılcı …
EÇS VIII 369b … aded kal‘a neferâtları var, ammâ ba‘zı neferâtları kânûn üzre kal‘ayı vere ile veren Rûm kefereleri neferâtlarıdır kim cemî‘i tekâlîflerden berîlerdir.
EÇS IX Y1b … . Hattâ karanu gecede kara taş içre kara baş kara karıncanın kadrince nafakasın veren Perverdigâr Rabbü'l-âlemîn'dir.
EÇS IX Y38a … em dembeste ve hayrân olur. El-hâsıl Ma‘nisa şehrinin âb-ı rûyından olup şöhret veren bu cây-i safâ kahve-i zîbâdır.
EÇS IX Y44a … ol Hallâku'l-bâkî'dir kim cemî‘i zî-rûha cünbüş ve harekât [u] sekenât ve nutuk veren ol Sâni‘-i kevneyn ve Hâlıku's-sakaleyn'dir.
EÇS IX Y92a Ve bir gûne incîri dahi olur Yedi Veren derler. Bu dahi cihân-ârâ bir incîrdir kim yeşil rengdir ve hurdedir. Tâ kışdan …
EÇS IX Y164b Ve böyle bir sevâd-ı azîme hayât-ı câvidân veren âb-ı hayât nehr-i Sâcûr: Battâl Öyük nâm mahal altından hurûc edüp bir kolu şeh …
EÇS X Y454b … ı fârûkun envâ‘ın ve gûnâ-gûn edviyeleri ve havâsların ve ahâlî-i Mısır'a hayât veren sebîlleri târîhleriyle ve âb-ı hayât çeşmeleri ve cümle kuyuları ve sâkıye ve h …
EÇS X Y45a … ri ocağına nevbet gelüp Eski odalılar gördüler kim odalarında ta‘âm yiyüp yemîn veren ışık pâdişâhdır. Akılları başlarından gidüp,
EÇS X Y127a el-Faslu's-sâdis ve selâsîn / Ahâlî-i Mısır'a hayât veren sebîlleri ve halîcleri ve bürkeleri ve çeşmeleri ve cümle kuyuları beyân eder
EÇS X Y144b el-Faslu'r-râbi‘ ve erba‘în / Mısır diyârına hayât P 209b veren ve ganî eden kat‘-ı Nîl'i beyân eder
EÇS X Y167b … çemenzâr soffa ve maksûreler ile mebnî yaz kahveleridir. Ammâ cümleden iştihâr veren Harâbe kahvesi ve Gavriyye kahvesi ve Yeni kahve ve Bâb-ı Fütûh kahvesi ve Bâb- …