"Bir kerre bu Habeş Harkova'sı önünde Mostarlı Mustafâ Paşa fermânıyla incü çıkarmak içün elimde bıçağımla daldım, anı gördüm, deryâ içre ejdehâ-misâl bir kıraç nehengi gelüp bana aslâ amân vermeyüp yutdu. Bir buz pâresi içre bir muzlim karanlık yere girdim. Ammâ aslâ bir havf [u] haşyete düşmeyüp bunalmadım ve deryâ gibi değil dâ’imâ nefes alup vermedim. Ammâ vücûdum gitdikce şiddet-i şitâdan erimede."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163b ·
metinde göster ·
… ür, "İncitmen, ben bana etdim. Hak ol serhadlimindir. Beş kerre mahlûl getirdi,
vermedim
. Allah emâneti olsun, ol garîbi kendi haline koyun" deyü vasiyyet edüp ertesi g …
Ve sol kapu mezkûr dud ağacına nâzırdır ve câmi‘ içi gâyet nûr ender nûr kubbe-i pür-nûrdur. Bunda olan müşebbek tuç revzenler üzre sadefkârî kapaklar ve câmları billûr ve necef ve moran ve hurdekâr câmlardır kim şems-i münevverin şu‘lesi pertevi urdukça câmi‘ içi nûr-ı pür-nûr olur ve bunda olan kürsî ve mü’ezzin mahfili bir câmi‘de eyle musanna‘ kürsî yokdur ve bundan olan şem‘dân ve çerâğdân ve günâgûn maslûbât âvîzeler ve ibrişim münakkaş hâliçeler bir câmi‘de yokdur. Hulâsa-i kelâm câmi‘ ve hân ve imâret ve mescîd ve medrese ve çârsû-yı bâzâr ve hammâm-ı latîfi cümle kârgîr binâ-yı ra‘nâsı serâpâ nilgûn rasâsı hâs ile mestûr bir şehr-i ma‘mûrdur kim cümle bu hayrât [u] hasenât gâzî-i sa‘îd u şehîd Sokullu Mehemmed Paşa binâsı olup ol ganîmet-i asrda temel nâzırı Sinân Ağa ahâlî-i vilâyet arzıyla yedi bin kîse masrâf gösterirler. Aslâ deftere nazar etmeyüp ihrâk bi'n-nâr eder. Tâ bu mertebe Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî bir vezîr-i akl-ı Aristo idi. Âhir sene (---) târîhinde kubbe altında dîvân-ı pâdişâhî edâ ederken serhad gâzîlerinin biri bir mahlûl ze‘âmet getirdikde vezîr, "Verilmişdir!" der. Serhadli eydür "Sultânım, beş kerre böyle mahlûl getirdim. Bir dahi getir sana vereyim, buyurdunuz. İşte at çatladup bunu getirdim" der. Yine vezîr "Verilmişdir!" deyince serhadli dal kurtıla olup divân-ı pâdişâhîde kubbe altında yedi vezîr huzûrunda vezîria‘zamın girîbânına yapışup kurtıla ile bir kaç kerre memesi üzre kurtıla[y]ı kabzasına varınca zerk edüp bir kaç kerre dahi karnına vurup kurtılayı vezîrin karnında burup bu serhadliye el kaldıranlardan bir kaçın dahi öldürüp dal satur-i serhaddî olup orta kapuda atına süvâr olup giderken akîbince dîvân askeri üşüp mecrûh Koca Vezîr-i munsıf eydür, "İncitmen, ben bana etdim. Hak ol serhadlimindir. Beş kerre mahlûl getirdi, vermedim. Allah emâneti olsun, ol garîbi kendi haline koyun" deyü vasiyyet edüp ertesi gün rûh teslîm edüp Ebâ Eyyûb-ı Ensârî cenbinde Yogurdcular Bâzârı içinde başka bir kubbe-i azîm içre medfûndur. Süleymân ve Selîm ve Murâd Hân'a vezîria‘zam olup kırk sene sadrıa‘zam olup niçe kerre ma‘zûl ve niçe kerre serdâr-ı mu‘azzam olup cemî‘i hayrât [u] hasenâtlarında üç yüz yigirmi hutbesi tilâvet olunup Rûmeli'nde Edirne râhında Burgaz kasabasındaki hayrât-ı azîmler dahi anın binâsıdır kim hâlâ cemî‘i evkâflarına neslinden İbrâhîm Hânzâdeler ol hayrât [u] hasenâtların ber-vech-i ocaklık mütevellîleridir, rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20a ·
metinde göster ·
… e varup, "Pâdişâhım, Defterdâroğlu hâlâ defterdârın cülûs etmek ister, ben rızâ
vermedim
" deyü kendi kelâmın yine huzûr-ı pâdişâhîde nakl-i bi'l-mıstar edince der-akab,
Der-akab Harem-i Pâdişâhîye varup, "Pâdişâhım, Defterdâroğlu hâlâ defterdârın cülûs etmek ister, ben rızâ vermedim" deyü kendi kelâmın yine huzûr-ı pâdişâhîde nakl-i bi'l-mıstar edince der-akab,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 18a ·
metinde göster ·
… -i Muhammed'in himâyesine saldım ve ben sana aslâ âbdestsiz ve bismillâhsız süd
vermedim
. Irk-ı tâhirdensin, var git, ammâ bana tîz gel’ dedi.
‘Korkma oğul, bu bahâneyle arş gölgesinden halk olmuş pâdişâhın yüzün gör, ol da senin yüzünü görüp, seni soyup mühürlü ceddîn vücûdun gördükde terahhum edüp seni âzâd edüp çok ihsânlar eder. Ben seni ceddin Hazret-i Muhammed'in himâyesine saldım ve ben sana aslâ âbdestsiz ve bismillâhsız süd vermedim. Irk-ı tâhirdensin, var git, ammâ bana tîz gel’ dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83a ·
metinde göster ·
… olup mezâhib-i erba‘a fetvâları mazmûnunca Y 40a sana katl îcâb etdükde kızım
vermedim
. Ale'l-gasb bu kadar mâlım ile ırzım harâb etdin" deyü peder feryâd etdi. Hemân …
"Belî pâdişâha tâbî iken nâmzâd idin. Ba‘dehu âsî olup vâcibü'l-katl oldun. Sizcileyin âsîler hakkında âye[t]Arapça âyeti nâzil olup mezâhib-i erba‘a fetvâları mazmûnunca Y 40a sana katl îcâb etdükde kızım vermedim. Ale'l-gasb bu kadar mâlım ile ırzım harâb etdin" deyü peder feryâd etdi. Hemân tâbe serâh Murâd Hân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y39b–Y40a ·
metinde göster ·
… ûmu ma‘lûmları olup derhâl ayağ üzre kalkup elim bûs etmek murâd etdiğinde rızâ
vermedim
. Hemân sâ‘at kethudâsına fermân etdi kim bir hayme tehniye etdiler.
Hemân hakîr Mısır vezîri mektûbun ve Circe ve Der ve İbrîm ve Sây a‘yânlarının mektûbların verüp Fûnc dâbiri lisân-ı belîğ ile Arabî mektûblar kırâ’at etdikde mefhûmu ma‘lûmları olup derhâl ayağ üzre kalkup elim bûs etmek murâd etdiğinde rızâ vermedim. Hemân sâ‘at kethudâsına fermân etdi kim bir hayme tehniye etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y399a ·
metinde göster ·