. Ammâ hikmet-i Hudâ sultân-ı şu‘arâ Veysî Efendi Mahmûd Efendi'nin mu‘tekidi ol …
Diğer târîh, güfte-i Veysî. Ammâ hikmet-i Hudâ sultân-ı şu‘arâ Veysî Efendi Mahmûd Efendi'nin mu‘tekidi olmağile bu târîh dahi anların azîz merhûm olduğu sene evvelinde merhûm olduklarına târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 144a ·
metinde göster ·
Diğer târîh, güfte-i Veysî. Ammâ hikmet-i Hudâ sultân-ı şu‘arâ
Veysî
Efendi Mahmûd Efendi'nin mu‘tekidi olmağile bu târîh dahi anların azîz merhûm o …
Diğer târîh, güfte-i Veysî. Ammâ hikmet-i Hudâ sultân-ı şu‘arâ Veysî Efendi Mahmûd Efendi'nin mu‘tekidi olmağile bu târîh dahi anların azîz merhûm olduğu sene evvelinde merhûm olduklarına târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 144a ·
metinde göster ·
… -i ilm ve dîvân sâhibi ve ilm-i inşâda üç mücelled te’lîfâtı vardır kim Siyer-i
Veysî
anın yanında kelâm-ı tıfl-ı ebced-hândır. Bir hâluk meclis-ârâ çelebî idi.
Ve şu‘arâ Alî Cânı ibn Gınâyî Efendi: Pederinden sonra bunlar Melek Ahmed Paşa'ya re’îs oldular. Fâzıl ve ehl-i ilm ve dîvân sâhibi ve ilm-i inşâda üç mücelled te’lîfâtı vardır kim Siyer-i Veysî anın yanında kelâm-ı tıfl-ı ebced-hândır. Bir hâluk meclis-ârâ çelebî idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250a ·
metinde göster ·
… a Bağdâd eyâletinde re’îs oldu. Devlet-i Âl-i Osmân'da Tâc kadar ve Okçuzâde ve
Veysî
kadar münşî ve mustalah ve kânûn-şinâs bir serî‘u'l-kalem gûyâ kâtib-i vahy idi …
Ammâ bir eksikdir. Müddet-i ömrü altmış bir olup ve sene altmış iki âhirinde merhûm olmuşdur. Vatan-ı aslîleri Karadeniz sâhilinde Tarabefzûn-ı işret-füzûnde neşv ü nemâ bulup âhir Bağdâd fethinde şehîd olan Sadrıa‘zam 145b Tayyâr Mehemmed Paşa re’îsi idi. Ba‘dehû Murâd Hân-ı Râbi‘ fermânıyla Melek Ahmed Paşa'ya Bağdâd eyâletinde re’îs oldu. Devlet-i Âl-i Osmân'da Tâc kadar ve Okçuzâde ve Veysî kadar münşî ve mustalah ve kânûn-şinâs bir serî‘u'l-kalem gûyâ kâtib-i vahy idi. Rahmetullah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 145a–145b ·
metinde göster ·
… e böyledir. Bir cânibi imâr, bir cânibi harâb olmadadır. Merhûm ve mağfûrun leh
Veysî
Efendi Vâkı‘anâmesi'nde tahrîr etdüği gibi "Kankı zamân bedürüstî-i cihân ma‘mû …
El-hâsıl bu bilâd-ı harâbeler gibi niçe yüz harâb kalmış şehr-i mu‘azzamların biri dahi bu şehr-i Ahlat'dır, ammâ keyfiyyet-i âleme vâkıf olan bu kîl u kâlden ferâğat eder. Lâkin dildir, duramaz. Mezkûr şehr-i harâblar burc-ı evliyâ vü enbiyâ olduğundan âdemin yazığı gelüp hayfâ dirîğ der, yohsa hâl-i dünyâ hemîşe böyledir. Bir cânibi imâr, bir cânibi harâb olmadadır. Merhûm ve mağfûrun leh Veysî Efendi Vâkı‘anâmesi'nde tahrîr etdüği gibi "Kankı zamân bedürüstî-i cihân ma‘mûr u âbâdân olmuşdur?!..." deyü tahrîr etmiş. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240b ·
metinde göster ·
… akayi‘ât-ı turrehâtı birer birer tahrîr eylesem başka bir mücelled Vâkı‘anâme-i
Veysî
gibi ümmü'l-ahbâr nâm bir tevârîh olur. Ancak bu kadarla iktifâ etdik.
Eğer bu mahalde olan vakayi‘ât-ı turrehâtı birer birer tahrîr eylesem başka bir mücelled Vâkı‘anâme-i Veysî gibi ümmü'l-ahbâr nâm bir tevârîh olur. Ancak bu kadarla iktifâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 7b ·
metinde göster ·
… yup her mansıbı elbette birer gûne risâle te’lîfiyle alırdı. Hattâ Vâkı‘anâme-i
Veysî
nâmıyla bir târîh-i nûrdur, ibn Sultân Ahmed'e edüp kazâ-i Üsküb kendüye mü'ebb …
Anadolu beldelerinde medîne-i Alaşehir[de] mütevellid olup bir monlanın mâye-i girân-mâyîsi idi, ammâ tekmîl-i fünûn edüp nûr-ı İlahî oldu ve Devlet-i Âl-i Osmân'da safâ-yı hâtır ile mutasarrıf olmaduğu menâsib-i âlî kalmayup her mansıbı elbette birer gûne risâle te’lîfiyle alırdı. Hattâ Vâkı‘anâme-i Veysî nâmıyla bir târîh-i nûrdur, ibn Sultân Ahmed'e edüp kazâ-i Üsküb kendüye mü'ebbed sadaka olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172a ·
metinde göster ·
dahi bir siğerdir kim hakkâ ki Hazret-i Risâlet-penâhı ve cümle Hulefâ’ü'r-Râşi …
Ve Siğer-i Veysî dahi bir siğerdir kim hakkâ ki Hazret-i Risâlet-penâhı ve cümle Hulefâ’ü'r-Râşidîn ve Muhâcirîn [ü] Ensârîleri ve cümle Erbâb-ı Suffeleri eyle ta‘rîf ü tavsîf eylemişdir kim hakkâ ki Hâhânî bile eyle bir hilye ve siğer edememişdir. Bir müdevven-i azîm siğerdir, ammâ Kamûs-ı Ahter'i ve Sıhâha muhtâc hummûs-ı Nahşivânî bir kitâb-ı mu‘teberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172a ·
metinde göster ·
Efendi "Bârekallâh, ne hoş savt-ı hazîne mâlik olur. Bu mahdûmu Hudâ mu‘ammer e …
Veysî Efendi "Bârekallâh, ne hoş savt-ı hazîne mâlik olur. Bu mahdûmu Hudâ mu‘ammer edüp sa‘âdet-i dâreyne mâlik ede" deyü du‘âdan sonra hakîri Azîz'den su’âl etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172a ·
metinde göster ·
… lar kim, "Bu bizim evlâd-ı ma‘nevîmizdir ve zâkir ve şâkirimizdir. Kalk Evliyâm
Veysî
Çelebi'nin elin öp" buyurduklarında, hemân kalkup dest bûs edince
Azîz buyurdular kim, "Bu bizim evlâd-ı ma‘nevîmizdir ve zâkir ve şâkirimizdir. Kalk Evliyâm Veysî Çelebi'nin elin öp" buyurduklarında, hemân kalkup dest bûs edince
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172a ·
metinde göster ·
Çelebi eyitdi: "İnşâ’allâh sultânım bu necîb ve reşîd ma‘sûmdan çok ma‘nâ zâhir …
Veysî Çelebi eyitdi: "İnşâ’allâh sultânım bu necîb ve reşîd ma‘sûmdan çok ma‘nâ zâhir olup makbûl-i dü-cihân ola" deyü hayır du‘âlar edüp hamd-i Hudâ anların da hüsn-i nazarlarına nâ’il olup, elli seneden sonra şimdi Melek Ahmed Paşa efendimizle Bosnasarâyı mansıbından ma‘zûl olup Rûmeli mansıbına gelirken bu Üsküb nevâhîlerinden Kaçanik nâm kasabaya geldikde Veysîzâde Çelebi ile görüşmek müyesser olmuşdur, ammâ Cenâb-ı Bârî kadirdir kim bu Çelebi'nin pederi Veysî Efendi her ne kadar cihân-ârâ mütebahhirînden füsehâ-yı bulegâ-yı erbâb-ı ma‘ârifden fuzelâ-yı dehr kimesne ise oğlu Çelebi Efendi'nin o kadar aksi bir kelâma kâdir değil, gûyâ mecâzibûndan bir oğuz bülh çelebi idi. Melek Paşa ile görüşmek oldukda hemân samûd abdâlı gibi epsem dururdu. Tâ bu mertebe bir Oğuzcakdır kim müddet-i medîd ömrlerinde kendü pâbûşların bilmek ihtimâli yokdur. Hattâ bir ayağına na‘lın ve bir ayağına 172b çizme geyüp gezer ve gâhîce bir yanına sarı ve bir yanına kırmızı papuç geyüp "Bu şey benim kaydımda(?) olmamışdır" ve selâm verseler, "Ya ben ne diyeyim?" deyü yanındaki huddâmlarına su’âl eder ve ismini su’âl edenlere rub‘ sâ‘atde cevâb verir, ammâ yine ulemâ şeklinde pâk libâslar ile mülebbes bir vecîhü'l-manzar ve müşekkel ak sakallı çelebidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172a–172b ·
metinde göster ·
… görüşmek müyesser olmuşdur, ammâ Cenâb-ı Bârî kadirdir kim bu Çelebi'nin pederi
Veysî
Efendi her ne kadar cihân-ârâ mütebahhirînden füsehâ-yı bulegâ-yı erbâb-ı ma‘âr …
Veysî Çelebi eyitdi: "İnşâ’allâh sultânım bu necîb ve reşîd ma‘sûmdan çok ma‘nâ zâhir olup makbûl-i dü-cihân ola" deyü hayır du‘âlar edüp hamd-i Hudâ anların da hüsn-i nazarlarına nâ’il olup, elli seneden sonra şimdi Melek Ahmed Paşa efendimizle Bosnasarâyı mansıbından ma‘zûl olup Rûmeli mansıbına gelirken bu Üsküb nevâhîlerinden Kaçanik nâm kasabaya geldikde Veysîzâde Çelebi ile görüşmek müyesser olmuşdur, ammâ Cenâb-ı Bârî kadirdir kim bu Çelebi'nin pederi Veysî Efendi her ne kadar cihân-ârâ mütebahhirînden füsehâ-yı bulegâ-yı erbâb-ı ma‘ârifden fuzelâ-yı dehr kimesne ise oğlu Çelebi Efendi'nin o kadar aksi bir kelâma kâdir değil, gûyâ mecâzibûndan bir oğuz bülh çelebi idi. Melek Paşa ile görüşmek oldukda hemân samûd abdâlı gibi epsem dururdu. Tâ bu mertebe bir Oğuzcakdır kim müddet-i medîd ömrlerinde kendü pâbûşların bilmek ihtimâli yokdur. Hattâ bir ayağına na‘lın ve bir ayağına 172b çizme geyüp gezer ve gâhîce bir yanına sarı ve bir yanına kırmızı papuç geyüp "Bu şey benim kaydımda(?) olmamışdır" ve selâm verseler, "Ya ben ne diyeyim?" deyü yanındaki huddâmlarına su’âl eder ve ismini su’âl edenlere rub‘ sâ‘atde cevâb verir, ammâ yine ulemâ şeklinde pâk libâslar ile mülebbes bir vecîhü'l-manzar ve müşekkel ak sakallı çelebidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172a–172b ·
metinde göster ·
… î ve Bektaşî ve Kalenderî ve Yemenî ve Abbâsî ve Haydarî ve Kümeylî ve Zeynî ve
Veysî
ve Bekrî, el-hâsıl yetmiş tarîkin tekyeleri Haleb'de mevcûddur. Ammâ bu hakîrin …
Ve bu şehr-i Haleb'de tekye-i Halveti ve Celvetî ve Rûşenî ve Gülşenî ve Kadirî ve Bedevî ve Desûkî ve Râ‘î ve Rufa‘î ve Sa‘dî ve Alevî ve Nakşıbendî ve Fenâyî ve Vefâyî ve Bayramî ve Ni‘metullâhî ve Zeynî ve İdrîsî ve Bürhânî ve Uşşâkî ve Celâlî ve Cemâlî ve Settârî ve Vâhidî ve Edhemî ve Şemsî ve Mevlevî ve Yesevî ve Bektaşî ve Kalenderî ve Yemenî ve Abbâsî ve Haydarî ve Kümeylî ve Zeynî ve Veysî ve Bekrî, el-hâsıl yetmiş tarîkin tekyeleri Haleb'de mevcûddur. Ammâ bu hakîrin ziyâret etdüği bâlâda tahrîr olunan âsitânelerdir.V e bu mahalle münâsib olmağile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y174a ·
metinde göster ·
… urhânî ve Vâhidî ve Yesevî ve Kümeylî ve Abbâsî ve Edhemî ve Bekrî ve Sâdâtî ve
Veysî
ve Alevî ve Haydarî ve Şemsî ve Mevlevî ve Veledî ve Uşşâkî ve Fenâyî ve Yemenî …
Andan tarîk-ı İmâm-ı A‘zamî, cümle tarîklere sirâc olmuşdur. Andan tarîk-ı Şâfi‘î, andan tarîk-ı Mâlikî, andan tarîk-ı Hanbelî ve Kâdirî ve Sa‘dî ve Bedevî ve Rufâ‘î ve Râ‘î ve Dessûkî ve Burhânî ve Vâhidî ve Yesevî ve Kümeylî ve Abbâsî ve Edhemî ve Bekrî ve Sâdâtî ve Veysî ve Alevî ve Haydarî ve Şemsî ve Mevlevî ve Veledî ve Uşşâkî ve Fenâyî ve Yemenî ve Bektaşî ve Kalenderî ve Samûdî ve Bayramî ve Hamzavî ve İdrîsî ve Ömer Rûşenî ve İbrâhîm-i Gülşenî ve Sinânî ve Zeyniyye ve Ni‘metullâhî ve Nûrbahşî ve Mutâvi‘î ve Şenâvî Şennâyî Şenâyî ve Su‘ûdî ve Leysî ve Fârızî ve Hâmûşî ve'l-hâsıl cümle üç yüz altmış tarîkden mâ‘adâ niçe bin tarîk meşâyihleri vardır kim ser-tâc-ı Resûlü's-Sakaleyn hadîs-i şerîfinde buyururlar kim, hadîs:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y108a ·
metinde göster ·
… amzavî ve Bayramî ve Samûdî ve Uşşâkî ve Mevlevî ve şemsî ve Veledî ve Alevî ve
Veysî
ve Sâdâtî ve Bekrî ve Edhemî ve Abâyî ve Abbâsî ve Yesevî ve Burhânî ve Dessûkî …
Bunlardan sonra tarîk-ı Vâhidî ve Hamzavî ve Bayramî ve Samûdî ve Uşşâkî ve Mevlevî ve şemsî ve Veledî ve Alevî ve Veysî ve Sâdâtî ve Bekrî ve Edhemî ve Abâyî ve Abbâsî ve Yesevî ve Burhânî ve Dessûkî: bunlar cümle niçe bin fukarâlar alemlerin kaldırup Y 202a tarîk tarîk meşâyihleri atlar üzre cânib-i erba‘ası alemler ile zeyn olup gûnâ-gûn tevhîd-i sultânî ederek def [ü] kudümlerin çalarak eyle tevhîd ederler kim sadâ-yı hû'dan Mısır içi mâl-â-mâl olur. Bu tarîk içre Dessûkî ve Burhânî fukarâsından çok yokdur. Beyâz ve neftî sancakları ve şukka-i alemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y201b–Y202a ·
metinde göster ·