… îrîn kasabadır. Bu nehir Uburça dağlarından gelüp bu şehirden aşağı nehr-i azîm
Virbaza
lisân-ı Boşnakca ya‘nî Söğüd suyuna karışır.
Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Travnik: Bu kal‘anın aşağı garb cânibinde bir dereli ve depeli ve kayalı ve topraklı yerde nehr-i (---) kenârında vâki‘ olmuş bâğ-i İrem-misâl şîrîn kasabadır. Bu nehir Uburça dağlarından gelüp bu şehirden aşağı nehr-i azîm Virbaza lisân-ı Boşnakca ya‘nî Söğüd suyuna karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a ·
metinde göster ·
… aşasının hâssıdır kim subaşısı hâkimdir ve Bosna mollasının niyâbetidir. Nehr-i
Virbaz
kenârında cenûbdan şimâle tûlânî vâki‘ olmuş bir şehr-i ma‘mûrdur ve nehr-i Vir …
Bosna sancağı kasabâtlarında bundan büyük kasaba yokdur. Bosna paşasının hâssıdır kim subaşısı hâkimdir ve Bosna mollasının niyâbetidir. Nehr-i Virbaz kenârında cenûbdan şimâle tûlânî vâki‘ olmuş bir şehr-i ma‘mûrdur ve nehr-i Virbaz Biyelemik ve Uluk dağlarından berü gelüp bu mahalden ubûr edüp aşağı Yayiçse kal‘ası altında nehr-i azîm Pileve'ye karışır. Nehr-i Pileve dahi Gölhisâr ve Varçal Vakfı kasabası dağlarından gelüp Yayiçse kal‘asının eşiği dibinde nehr-i Pileve beş minâre boyu kayadan uçup aşağı nehr-i Virbaz'a karışdığı mahalli görmeyen bu kevn-i kec-rûda bir şey görmüş değildir. Ba‘dehû iki nehr-i azîm bir olup aşağıda şehr-i Banyaluka içinden geçüp andan aşağı (---) mahalde nehr-i Sava'ya mahlût olurlar, ammâ nehr-i Virbaz bu Üskopya önünde gâyet lezîz âb-ı nâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a ·
metinde göster ·
… baz kenârında cenûbdan şimâle tûlânî vâki‘ olmuş bir şehr-i ma‘mûrdur ve nehr-i
Virbaz
Biyelemik ve Uluk dağlarından berü gelüp bu mahalden ubûr edüp aşağı Yayiçse ka …
Bosna sancağı kasabâtlarında bundan büyük kasaba yokdur. Bosna paşasının hâssıdır kim subaşısı hâkimdir ve Bosna mollasının niyâbetidir. Nehr-i Virbaz kenârında cenûbdan şimâle tûlânî vâki‘ olmuş bir şehr-i ma‘mûrdur ve nehr-i Virbaz Biyelemik ve Uluk dağlarından berü gelüp bu mahalden ubûr edüp aşağı Yayiçse kal‘ası altında nehr-i azîm Pileve'ye karışır. Nehr-i Pileve dahi Gölhisâr ve Varçal Vakfı kasabası dağlarından gelüp Yayiçse kal‘asının eşiği dibinde nehr-i Pileve beş minâre boyu kayadan uçup aşağı nehr-i Virbaz'a karışdığı mahalli görmeyen bu kevn-i kec-rûda bir şey görmüş değildir. Ba‘dehû iki nehr-i azîm bir olup aşağıda şehr-i Banyaluka içinden geçüp andan aşağı (---) mahalde nehr-i Sava'ya mahlût olurlar, ammâ nehr-i Virbaz bu Üskopya önünde gâyet lezîz âb-ı nâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a ·
metinde göster ·
… al‘asının eşiği dibinde nehr-i Pileve beş minâre boyu kayadan uçup aşağı nehr-i
Virbaz'a
karışdığı mahalli görmeyen bu kevn-i kec-rûda bir şey görmüş değildir. Ba‘dehû …
Bosna sancağı kasabâtlarında bundan büyük kasaba yokdur. Bosna paşasının hâssıdır kim subaşısı hâkimdir ve Bosna mollasının niyâbetidir. Nehr-i Virbaz kenârında cenûbdan şimâle tûlânî vâki‘ olmuş bir şehr-i ma‘mûrdur ve nehr-i Virbaz Biyelemik ve Uluk dağlarından berü gelüp bu mahalden ubûr edüp aşağı Yayiçse kal‘ası altında nehr-i azîm Pileve'ye karışır. Nehr-i Pileve dahi Gölhisâr ve Varçal Vakfı kasabası dağlarından gelüp Yayiçse kal‘asının eşiği dibinde nehr-i Pileve beş minâre boyu kayadan uçup aşağı nehr-i Virbaz'a karışdığı mahalli görmeyen bu kevn-i kec-rûda bir şey görmüş değildir. Ba‘dehû iki nehr-i azîm bir olup aşağıda şehr-i Banyaluka içinden geçüp andan aşağı (---) mahalde nehr-i Sava'ya mahlût olurlar, ammâ nehr-i Virbaz bu Üskopya önünde gâyet lezîz âb-ı nâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a ·
metinde göster ·
Bosna sancağı kasabâtlarında bundan büyük kasaba yokdur. Bosna paşasının hâssıdır kim subaşısı hâkimdir ve Bosna mollasının niyâbetidir. Nehr-i Virbaz kenârında cenûbdan şimâle tûlânî vâki‘ olmuş bir şehr-i ma‘mûrdur ve nehr-i Virbaz Biyelemik ve Uluk dağlarından berü gelüp bu mahalden ubûr edüp aşağı Yayiçse kal‘ası altında nehr-i azîm Pileve'ye karışır. Nehr-i Pileve dahi Gölhisâr ve Varçal Vakfı kasabası dağlarından gelüp Yayiçse kal‘asının eşiği dibinde nehr-i Pileve beş minâre boyu kayadan uçup aşağı nehr-i Virbaz'a karışdığı mahalli görmeyen bu kevn-i kec-rûda bir şey görmüş değildir. Ba‘dehû iki nehr-i azîm bir olup aşağıda şehr-i Banyaluka içinden geçüp andan aşağı (---) mahalde nehr-i Sava'ya mahlût olurlar, ammâ nehr-i Virbaz bu Üskopya önünde gâyet lezîz âb-ı nâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a ·
metinde göster ·
: Lisân-ı Latin'de söğüd ağaçlığı demekdir. Bu mahalde bir rakîk ve nahîf âb-ı h …
Menzil-i Virba: Lisân-ı Latin'de söğüd ağaçlığı demekdir. Bu mahalde bir rakîk ve nahîf âb-ı hayât kenârında meks olunup ileri giden ince karavullarımız şibenik kal‘ası câniblerinden yedi aded kâfir dilleri getirüp söyletdiklerinden sonra otak önünde yedisin de kelle perrân-ı paça edüp ser-i pür-mûyları galtân olup dil getiren gâzîlere ellişer guruş ve birer çelenk ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b ·
metinde göster ·
menzilinden kalkup üç bin aded çerâhor kûhken re‘âyâları konakçı ile mukaddem i …
Ba‘dehû Virba menzilinden kalkup üç bin aded çerâhor kûhken re‘âyâları konakçı ile mukaddem ileri gidüp top yollarında mîşezâr ve dar ve düşvâr yerleri ve gâyetü'l-gâye sa‘bü'l-mürûr olan pereselik yerleri ve çengelistân ve sengistân olan mahûf yolları fi'l-hâl re‘âyâ vü berâyâlar ve çerâhorlar gelüp bu hıyâbânlara eyle bir teber-i müslimî urup cemî‘i hâr u hâşâki ıhrâk bi'n-nâr edüp dahi fîl-i Mengerusî cüssesi kadar sahrâ kayalara keskin sarb sirkeler döküp niçe taşlar pâre pâre olup gubâr oldu. Ve ol mahalle paşa-yı kişvergîr deryâ-misâl asker ile ol tenk ü tar u dar yere gelince der-akab bir sahâbe-i münakkaş-ı musanna‘ kurdurup tahta'l-kahve tenâvül ederken cemî‘i guzât-ı müslimîne "Koma kurdlarım" ve "Koma şahbâzlarım" deyüp mezbûr tarîk-i âmma âmme-i nâsı üşürüp tarfetü'l-ayn içre ol dıraht-ı müntehâlara ve cemî‘i ahşâbât ve hâr [u] hâşâklara Hacı Bektaş Velî miftâhı ta‘bîr etdikleri yeniçeri baltası urup ân-ı vâhidde bir vâsi‘ şâhrâh-ı müstakîm etdirdi kim gûyâ derb-i kaşân ve kâşiyândır. Ba‘dehû andan cümle toplar ve cemî‘i mühimmât-ı bârgâhlar ve cümle asâkir-i İslâmlar âsân vech ile ubûr u hubûr edüp, andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b ·
metinde göster ·
: Bu mahal şibenik cenerallerinin sayd 144a[u] şikârgâhı bir söğüdlük orman h …
Menzil-i koru-yı Virba: Bu mahal şibenik cenerallerinin sayd 144a[u] şikârgâhı bir söğüdlük orman hıyâbânı olduğundan bu mahalle Boşnaklar Virba korusu, ya‘nî Söğüd ormanı derler. Bu mahalde dahi üç bin aded müsellâh gâzîler paşa efendimizden me’zûn olup çeteye gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b–144a ·
metinde göster ·
… 144a⟧ [u] şikârgâhı bir söğüdlük orman hıyâbânı olduğundan bu mahalle Boşnaklar
Virba
korusu, ya‘nî Söğüd ormanı derler. Bu mahalde dahi üç bin aded müsellâh gâzîler …
Menzil-i koru-yı Virba: Bu mahal şibenik cenerallerinin sayd 144a[u] şikârgâhı bir söğüdlük orman hıyâbânı olduğundan bu mahalle Boşnaklar Virba korusu, ya‘nî Söğüd ormanı derler. Bu mahalde dahi üç bin aded müsellâh gâzîler paşa efendimizden me’zûn olup çeteye gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b–144a ·
metinde göster ·
… ar alınup mâ‘adâsı cümle dest-i guzât ile fürûht olundu. Ba‘dehû mezkûr koru-yı
Virba
nâm mahalden kalkılup,
Ol gün gidüp Lunçarik nevâhîlerine yetdiler. Ertesi gün bunlar dahi bî-ceng ü bî-cidâl ol kadar mâl-ı ganâ’imle ordu-yı İslâma gelüp cemî‘i ganâ’imlerin paşaya arz edüp hemân kanûn-ı Hazret-i Ömer üzre paşaya sekiz yüz esîrden penc-i yek paşaya iki yüz aded mümtâz ve ser-firâz ve ser-efrâz perizâd ve mânend-i Behzâd gılmân ve bintânlar alınup mâ‘adâsı cümle dest-i guzât ile fürûht olundu. Ba‘dehû mezkûr koru-yı Virba nâm mahalden kalkılup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144a ·
metinde göster ·
kenârında cânib-i erba‘ası yaylak havâleli dağlar ortasında bir sivri kayalı al …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Virbaz kenârında cânib-i erba‘ası yaylak havâleli dağlar ortasında bir sivri kayalı alçacık depe üzre bir küçük sa‘b kal‘adır kim bir kapucuğu kıbleye nâzırdır. Derûn-ı hisârda dizdâr evi ve birkaç neferât evleri ve Süleymân Hân câmi‘i var, gayrı şey yokdur. Aşağıda varoş şekilli mahalde mükellef hâneleri ve bir hânı ve birkaç hurde dükkânı var, lâkin bâğları çokdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151a ·
metinde göster ·
… ya ser çekmiş kayalardır kim üç Süleymâniyye minâresi kaddi aşağıda nehr-i azîm
Virbaz
deryâ gibi cereyân ederken bu kal‘anın bâlâlığından mezkûr nehir bir ırmacık gi …
Kal‘ası evc-i semâya münkalib olmuş yumurta gibi bir kaya üzre şekl-i müselles ve kârgîr seng-i tırâş bir sûr-ı savaşdır kim kara cânibi iki kat vâsi‘ ve âriz ve âlî kal‘a-i bâlâdır. Gerçi bu kal‘a-i üstüvâr üç köşedir, ammâ kara tarafının iki bölüğünde kal‘a dîvârları vardır, ammâ kıble cânibinde olan tarafında aslâ kal‘a dîvârından nâm [u] nişân yokdur. şehrin cümle hânedânlarının cümle şâhnişîn ve revzenleri bu tarafda yalçın kaya üzre olduğundan bu tarafda aslâ kal‘a dîvârı yokdur ve lâzım da değildir. Zirâ bu semtleri kevâkib-i 151b Süreyyâ'ya ser çekmiş kayalardır kim üç Süleymâniyye minâresi kaddi aşağıda nehr-i azîm Virbaz deryâ gibi cereyân ederken bu kal‘anın bâlâlığından mezkûr nehir bir ırmacık gibi görünür. Tâ bu mertebe kal‘a-i âlîdir kim benî Âdem aşağı bakmağa cür’et edemeyüp aklı gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151a–151b ·
metinde göster ·
… en "Dünyâda çok ibret-nümâ gördüm" demesin. Hattâ bu nehr-i Pileve aşağı nehr-i
Virbaz'a
üç minâre kaddi aşağı pertâb etdikde kehkeşân gibi kemerlenüp indikde iki nehr- …
Bu kapunun eşiği dibinden nehr-i azîm Pileve akup hemân bu mahalde mezkûr yalçın kayalardan üç Süleymâniyye minâresi kaddi aşağı nehr-i Pileve deryâ gibi talattumla aşağı atılur kim gören âdemi dehşet alup aklı çâk {olur}. Ve bu felek-i atlasda bunu dahi görmeyen "Dünyâda çok ibret-nümâ gördüm" demesin. Hattâ bu nehr-i Pileve aşağı nehr-i Virbaz'a üç minâre kaddi aşağı pertâb etdikde kehkeşân gibi kemerlenüp indikde iki nehr-i azîm birbirine mahlût oldukda nehr-i Virbaz irkilüp deryâ gibi olup ikisi birbirine urdukda evc-i âsumâna iki nehr-i azîmden dumanlar çıkup bu kal‘a-i bâlâ içindeki evler üzre ol dumanlardan çiğ yağar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b ·
metinde göster ·
… ehkeşân gibi kemerlenüp indikde iki nehr-i azîm birbirine mahlût oldukda nehr-i
Virbaz
irkilüp deryâ gibi olup ikisi birbirine urdukda evc-i âsumâna iki nehr-i azîmde …
Bu kapunun eşiği dibinden nehr-i azîm Pileve akup hemân bu mahalde mezkûr yalçın kayalardan üç Süleymâniyye minâresi kaddi aşağı nehr-i Pileve deryâ gibi talattumla aşağı atılur kim gören âdemi dehşet alup aklı çâk {olur}. Ve bu felek-i atlasda bunu dahi görmeyen "Dünyâda çok ibret-nümâ gördüm" demesin. Hattâ bu nehr-i Pileve aşağı nehr-i Virbaz'a üç minâre kaddi aşağı pertâb etdikde kehkeşân gibi kemerlenüp indikde iki nehr-i azîm birbirine mahlût oldukda nehr-i Virbaz irkilüp deryâ gibi olup ikisi birbirine urdukda evc-i âsumâna iki nehr-i azîmden dumanlar çıkup bu kal‘a-i bâlâ içindeki evler üzre ol dumanlardan çiğ yağar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b ·
metinde göster ·
… i kadar balıklar ve gayrı sağîr ü kebîr mâhîler biri biri akîbince aşağı nehr-i
Virbaz'a
döküldüklerinde bir temâşâ-yı ibret-nümâdır.
İbret-nümâ-yı diğer: Kaçan kim vakt-i zuhur mahalli oldukda bu nehr-i Pileve'nin cereyânın seyr eden gülmeden vâlih ü hayrân olur, zîrâ vakt-i zuhurda âfitâb-ı âlem-tâbın şa‘şa‘ası nehr-i Pileve'ye te’sîr etdikde nehr-i Pileve billûr ve necef ve moran camlar gibi münevver oldukda bu nehr-i azîmin altında mezkûr değirmen soffalarından temâşâ olunur ki nehr-i Pileve ile âdem kaddi kadar balıklar ve gayrı sağîr ü kebîr mâhîler biri biri akîbince aşağı nehr-i Virbaz'a döküldüklerinde bir temâşâ-yı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b ·
metinde göster ·
… ldırım gibi aşağı akarken alabalık dedikleri serî‘ ve cerî mâhîler aşağı nehr-i
Virbaz'dan
baş yukaru nehr-i Pileve ile biri birlerin kovarak yıldırım gibi atılan sudan b …
Ve garâ’ib-i ibret-nümâ dahi oldur kim böyle bir nehr-i azîm sâ‘ika-i azîm ile gürleyüp yıldırım gibi aşağı akarken alabalık dedikleri serî‘ ve cerî mâhîler aşağı nehr-i Virbaz'dan baş yukaru nehr-i Pileve ile biri birlerin kovarak yıldırım gibi atılan sudan baş yukaru şakıyup çıkarlar. Garîb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b ·
metinde göster ·
… ta örtülüdür ve biri birinden âlî evler olmak ile cümlesinin pençereleri nehr-i
Virbaz
aşrı kıble cânibindeki dağlara ve bâğlara nâzır evlerdir.
Bu kal‘a içre cümle bin aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı bâğ u bâğçesiz gâyet ma‘mûr evlerdir kim cümle üzerleri şindire tahta örtülüdür ve biri birinden âlî evler olmak ile cümlesinin pençereleri nehr-i Virbaz aşrı kıble cânibindeki dağlara ve bâğlara nâzır evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b ·
metinde göster ·
… ndan taşra üç yüz hâneli kefere ve müslim hâneleri var ve bir varoş dahi nehr-i
Virbaz
aşrı bir mahalle var. Aded-i hâneleri ma‘lûmum değildir, ammâ bu üç aded varoşl …
Ve dahi bir varoş Banaluka kapusundan taşra üç yüz hâneli kefere ve müslim hâneleri var ve bir varoş dahi nehr-i Virbaz aşrı bir mahalle var. Aded-i hâneleri ma‘lûmum değildir, ammâ bu üç aded varoşlarda hân ve câmi‘ ve çârsû-yı bâzâr ve hammâmlar yokdur, ammâ ravza-i rıdvân misilli bâğ u bâğçeleri gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152a ·
metinde göster ·
… teynin mâbeyne-hümâları iki bin adım birbirinden ba‘îddir, ammâ ikisi de nehr-i
Virbaz'ın
aşağı akdığının sol tarafında kârgîr binâ-yı seng-âbâd kal‘a-i Ferhâd Paşa'dır. …
İki kal‘a olduğıyçün defterhâne-i şehr-i Sarây'da Banyalukateyn derler. Mukaddemâ kal‘anın biri Engür kralından kalup sene (---) târîhinde Gâzî Ferhâd Paşa feth edüp kal‘a-i kadîm mukâbelesinde Ferhâd Paşa bir kal‘a dahi müceddeden inşâ etmişdir, ammâ gâyet metîn ve sa‘bdır, lâkin ikisi de küçük kal‘acıklardır. Bu kal‘ateynin mâbeyne-hümâları iki bin adım birbirinden ba‘îddir, ammâ ikisi de nehr-i Virbaz'ın aşağı akdığının sol tarafında kârgîr binâ-yı seng-âbâd kal‘a-i Ferhâd Paşa'dır. Kulu ve cebehâneleri ve dizdârları mükemmeldir, ammâ Ferhâd Paşa'nın yeni kal‘ası önünde otuz karış bir balyemez topu ve düşmana amân vermez kûpu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152b ·
metinde göster ·
… indeki bâğlar başında bir ılıcası olduğıyçün banya derler. Ba‘dehû şehri nehr-i
Virbaz
ile nehr-i Pileve kenârında bir uzun şehir olduğıyçün Luka, ya‘nî Uzun şehir de …
Lisân-ı Latin'de banya ılıcaya derler. Bu şehrin kıblesi cânibindeki bâğlar başında bir ılıcası olduğıyçün banya derler. Ba‘dehû şehri nehr-i Virbaz ile nehr-i Pileve kenârında bir uzun şehir olduğıyçün Luka, ya‘nî Uzun şehir derler. Ba‘dehû efvâh-ı nâsda tahfîf-i kelâm içün Banyaluka dirler. Ba‘de'l-feth bu şehir Süleymân Hân tahrîri üzre eyâlet-i Bosna'da sancakbeği tahtıdır kim beğinin hâssı taraf-ı pâdişâhîden (---) akçedir ve sancağı hâkinde ze‘âmet (---) ve tîmârı (---) ve alaybeği ve çeribaşı vardır, lâkin şimdi sancağı Bosna vüzerâlarına 153a ilhâk olunup kâ’immakâm hâkimdir. Ancak on bir on iki bin guruş hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152b–153a ·
metinde göster ·
… ğlar ve sâfî bâğlar ile müzeyyen bir vâsi‘ dere içinde cereyân eden nehr-i azîm
Virbaz'ın
iki cânibinde birer sâ‘at uzun şehirdir, ammâ iki tarafı da ensizdir, lâkin cem …
Ba‘zılar Banaluka derler. Kıbleden cânib-i şimâlden garba meyyâl iki cânibleri orma[n]lı dağlar ve sâfî bâğlar ile müzeyyen bir vâsi‘ dere içinde cereyân eden nehr-i azîm Virbaz'ın iki cânibinde birer sâ‘at uzun şehirdir, ammâ iki tarafı da ensizdir, lâkin cemî‘i evlerinde birer âb-ı hayât cereyân etdiğinden mâ‘adâ her hânedânda bâğ u bâğçe ve cinîn-i gaytân ve bâğ-ı İremler mukarrerdir. Ve nehr-i Virbaz üzre bu şehrin bir cânibinden bir cânibine üç yerden ağaç cisirler ile geçilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 153a ·
metinde göster ·
… hânedânda bâğ u bâğçe ve cinîn-i gaytân ve bâğ-ı İremler mukarrerdir. Ve nehr-i
Virbaz
üzre bu şehrin bir cânibinden bir cânibine üç yerden ağaç cisirler ile geçilir.
Ba‘zılar Banaluka derler. Kıbleden cânib-i şimâlden garba meyyâl iki cânibleri orma[n]lı dağlar ve sâfî bâğlar ile müzeyyen bir vâsi‘ dere içinde cereyân eden nehr-i azîm Virbaz'ın iki cânibinde birer sâ‘at uzun şehirdir, ammâ iki tarafı da ensizdir, lâkin cemî‘i evlerinde birer âb-ı hayât cereyân etdiğinden mâ‘adâ her hânedânda bâğ u bâğçe ve cinîn-i gaytân ve bâğ-ı İremler mukarrerdir. Ve nehr-i Virbaz üzre bu şehrin bir cânibinden bir cânibine üç yerden ağaç cisirler ile geçilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 153a ·
metinde göster ·