Eyâleti on bir sancakdır: Evvelâ livâ-i Nigebolı ve Çirmen [ve]
Vize
ve Kırkkilise ve Bucak Tatarı ve Bender ve Akkirman ve Özi ve Kılburun ve livâ- …
Eyâleti on bir sancakdır: Evvelâ livâ-i Nigebolı ve Çirmen [ve] Vize ve Kırkkilise ve Bucak Tatarı ve Bender ve Akkirman ve Özi ve Kılburun ve livâ-i cedîd-i Doğan. Livâ-i Silisre paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
… rdır. Meselâ İhtimân beği ve Pelve beği ve yürükân-ı Yanbolu ve mîr-i yürükân-ı
Vize
ve mîr-i yürükân-ı Koca ve mîr-i yürükân-ı Selânik. Bu ümerâlar Rûmeli eyâletin …
Timar defterdârı ve defter kethüdâsı ve sağ kol ve sol kol alaybeğleri ikişer tuğlu pâyesiyle hâkimlerdir. Ze‘âmet kethüdâsının hâssı ve timar defterdar hâssı kânûn üzre 52.000 ve Rûmeli eyâletinde cemî‘i erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı timarun ve paşanın askeri ve cümle sancak beğleri ve timar defterdârı ve defter emîni ve çavuşlar kâtibinin cümle-i cümele cebelüleri ile cümle Rûmeli eyâleti askeri kırk bin güzîde pür-silâh asker olur. Ve eyâlet-i Rûmeli'nde yedi aded yürük beğleri vardır. Meselâ İhtimân beği ve Pelve beği ve yürükân-ı Yanbolu ve mîr-i yürükân-ı Vize ve mîr-i yürükân-ı Koca ve mîr-i yürükân-ı Selânik. Bu ümerâlar Rûmeli eyâletinde paşa ile sefer eşüp üçer tabl ve ikişer ravza çalup birer tuğ ve birer bayrak taşıyup ve üçer yüz yürük yiğidi cebelüleriyle sefer eşmek kânûn-ı Süleymân Şâh'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 138a ·
metinde göster ·
Evvelâ ze‘âmet-i mîr-i İhtimân 900, ze‘âmet-i mîr-i Vize 300, ze‘âmet-i mîr-i yürükân-ı Yanbolu 535, ze‘âmet-i mîr-i Tekirdağı 600, ze‘âmet-i Na‘ldöken 335, ze‘âmet-i kapudan-ı Kavala üçer pâre yarar kalita sâhibidir, 40412 ze‘âmet-i bahâsıdır, üç bin voynuk keferesiyle der-i devletde emîr-i âhûr ağa hizmetinde Kâğıthâne çayırında üç ay pâdişâhın atların bekleyüp hizmet ederler. Ve ze‘âmet-i defterhâ-yı Rûmeli 52000. 138b Bu bâlâda tahrîr olunan sekiz aded mîr-i yürükân ze‘âmetlerinin ve Kavala emîr-i ze‘âmetinin kânûn-ı Süleymân Hân üzre cebelüleriyle cümle kâhice deryâda tuğyân-ı kefere olursa üç pâre kadırgasıyla kapudan paşa ile sefer eşer, kânûn budur. Ammâ paşa sancağı ki, Sofya şehridir, yalnız bu sancakda cümle ze‘âmet 322 adeddir ve timar cümlesi 1782 adeddir. Bunlar dahi kânûn üzre cebelüleriyle hîn-i gazâda üç bin güzîde asker olur. Sağ kol ve sol kol beğleri ta‘bîr ederler cümle Rûmeli eyaleti zu‘amâ ve erbâb-ı timarına ve cemî‘i alaybeğlerine hükm-i hükûmet edüp meterise ve gayri mesâlihe asker kolunan bunlardır. Ve sekiz aded mîr-i yürükânın askerlerine top-keşân câmûsların koşdurup top çekdirüp top çitleri urduran, iktizâ ederse yürükânı öldüren iki aded sağ ve sol kol beğleridir kim hîn-i gazâda hüküm bunlarındır. Rûmeli vezîri değil sa‘âdetlü pâdişâh dahi bu iki âdemin emrine râmdır, zîrâ bunlar ceng eri olmağıla şeb [u] rûz âteş içinde cân u bâş oynadırlar, müstakil beğlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 138a–138b ·
metinde göster ·
… r-ı revânı âb-ı hayât büleydecikdir. Bu uyûn-ı câriye-i sağîre Istıranca'dan ve
Vize
sarâyı ve Seregen kasabası dağlarından cem‘ olup bahârda tuğyân üzre revân olup …
Der-vasf-ı kasaba-i sağîr Kösdemir: Kösdem nâmında bir nehir kenarında vâki‘ olup ol nehirde demir ma‘deni olmağıla Kösdemir derler. Bir dereli ve depeli zemîne vâki‘ olmuş (---) sancağı hâkinde ve (---) ve nâhiyesinde beş yüz hâneli bâğlı ve bâğçeli ve serâpâ kiremitli ma‘mûr hâneli, enhâr-ı revânı âb-ı hayât büleydecikdir. Bu uyûn-ı câriye-i sağîre Istıranca'dan ve Vize sarâyı ve Seregen kasabası dağlarından cem‘ olup bahârda tuğyân üzre revân olup nehr-i Ergene'ye mahlût olur. Bu büleydenin cümle bâğ u bâğçeleri bu âb-ı hayât sâhilindedir. Bir minâreli müfîd [ü] muhtasar bir câmi‘i ve beş aded hurde hânları ve yigirmi aded dükkânları ve bir tekyesi ve bir küçük hammâm-ı rûşenâsı var, gayri imâretleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b ·
metinde göster ·
derler. Hâlâ ol kulle-i bâlâ esâsı {yel değirmânları kulleleri kurbunda} ma‘lûm …
Der-sitâyiş-i kasaba-i Fener: (---) hâkinde Silivri nevâhîsinde kâhîce Eyyûb Mevleviyyetinde olur bir rabta-i ma‘mûrdur. Fener nâmıyla müsemmâ olmasının aslı oldur kim Ebü'l-feth Gâzî asrında henüz feth olmuş diyâr-ı nevşâr olmağıla dağlarında olan küffâr bu büleydeyi nehb ü gâret edip yine 171a kûh-ı hıyâbânları cây-ı menâs edinirlerdi. Âhir Mehemmed Hân-ı Gâzî'ye bu büleyde ahâlîsi tazallum edüp bu rabta hâricinde eflâke ser çekmiş bir kulle-i bâlâ inşâ edüp içine müstahfızân kodu kim haydud küffârı bu büleydeyi nehb ü gârete geldikde bu kulleden toplar ve tüfengler atılıp kullenin tâ zîrve-i a‘lâsında fânûslar ve âteşler ile çerâğân ederlerdi. Bu çerâğistânı sâ’ir kurâlardan görenler ve leb-i deryâda Silivri kal‘ası askeri görüp atlarına süvâr olup bu Fener kasabası imdâdına yetişüp küffârdan halâs ederlerdi. Anınçün bu rabtaya kasaba-i Fânûs-ı Vize derler. Hâlâ ol kulle-i bâlâ esâsı {yel değirmânları kulleleri kurbunda} ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b–171a ·
metinde göster ·
… uhâfazaya me’mûr olan Silisre ve Kırkkilise ve Nigebolı ve Çirmen ve Vidin [ve]
Vize
sancaklarının erbâb-ı zu‘amâsı ve erbâb-ı tîmârı ve paşanın yedi bin aded ağavâ …
Paşa ta‘âmı bırağup "Bire at" deyüp bilâ-rikâb çakal ata süvâr olup ol ân yetmiş aded sekbân ve sarıca bayrakları ve muhâfazaya me’mûr olan Silisre ve Kırkkilise ve Nigebolı ve Çirmen ve Vidin [ve] Vize sancaklarının erbâb-ı zu‘amâsı ve erbâb-ı tîmârı ve paşanın yedi bin aded ağavâtları esb-i sabâ-sür‘atlerine süvâr olup fi'l-hâl Varna şehri ile Galata köyü arasına varup bâğlar içre cümle asker piyâde olup kemîngâhlarda âmâde olunca hemân küffâr-ı hâksâr Kazak-ı Ak bî-bâk u bî-pervâ yigirmi pâre şaykasıyla kenâra yanaşup altı pâre gemisi deryâya açıldı, ammâ yine kenârdan ayrılmazlardı. Beri tarafda Kazak-ı Ak-ı bed-ahlâk bî-havf [ü] haşyet şehri âlân u tâlân ve nehb ü gârete başlayup şehr-i Varna içre Rûm keferesinden gayrı bir cân kalmayup cümle dağlara zî-kıymet mâllarıyla firâr etmişlerdi, ammâ yine Varna Urûmları içre bir vâveylâ vü feza‘ ü çeza‘ kopdu kim istimâ‘ edenlerin ciğeri hûn-ı siyâh olur. Hemân paşa-yı müdebbir şehir içini yağma eden Kazaklara aslâ bakmayup hemân cümle asker ile ale'l-gafle bâğlar içinde leb-i deryâda olan Urus-ı menhûsun kayıkları üzre hücûm edüp kayıklara bir yaylım kurşum urunca şayka içre olan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr bu hâli görüp sademât-ı kurşuma tahammül edemeyüp salpa demir edüp 29b bi'z-zarûrî alarka olup şehri gârete çıkan cümle küffâr meydânda kalup cân başlarına düşüp aldıkları mâl-ı ganâ’imi bırağup serseri gezerken kal‘a-i Varna'dan ve limanda yatan şaykalardan Kazağa eyle toplar urup darebât-ı top-ı kûpdan niçesi helâk olmada ve niçesi dağlara kaçarken el vilâyet halkı erişüp taraf taraf hücûmlar eyleyüp bu kadar küffâr karârı firâra dönüp cân baş halâsıyçün leb-i deryâda olan şaykalarına gelüp gördüler kim deryâya alarka olmuşlar. Hemân cân başlarına sıçrayup kimi silâhın bırağup deryâya girüp yüzer. Kimi karaya cân atup cândan bezer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29a–29b ·
metinde göster ·
… in aded güzîde askeri salt çıkarup gerü ağırlık üzre Kırkkilise ve Köstendil ve
Vize
sancağı askerlerin koyup cümle asker ile "Tevekkülen-alallâh" deyüp at başı ber …
"Amân sultânım, bir sâ‘at ileride ceng-i azîmdir, ammâ gam yemen. Atlanup âheste âheste imdâda gelin. Biz dahi kâfiri sizin üzerinize çekeriz. Olmaya illâ hayr" deyüp yine ol bahâdır yiğitler seğirdüp ileri cenge gidince hemân Paşa-yı kâmkâr mehterhâne çaldırmayup seksen bin aded güzîde askeri salt çıkarup gerü ağırlık üzre Kırkkilise ve Köstendil ve Vize sancağı askerlerin koyup cümle asker ile "Tevekkülen-alallâh" deyüp at başı berâber rikâb rikâba çıt-a-çıt bir sâ‘at kadar gidince top u tüfeng ve gülbâng-ı Muhammedî sadâsı istimâ‘ olunup hemân cümle guzât-ı müslimîn ejder-i heft-ser div-i nerre-i dirrendeye dönüp giderken anı gördük çarka giden askerimiz ilerisi at boynuna düşüp Bucak Tatarlı "Kavur cav katı caman katı yaman" deyüp bize işâret ederek kaçarlar, ammâ meğer murâdları kâfiri bizim askerin üzerine getirmek imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 38b ·
metinde göster ·
ve Çirmen ve Akkirmân ve Bender ve Silisre ve Vidin alaybeğlerin ân-ı vâhidde c …
Ol ân Paşa Nigebolı ve Kırkkilise [ve] Vize ve Çirmen ve Akkirmân ve Bender ve Silisre ve Vidin alaybeğlerin ân-ı vâhidde cümle askerleriyle âmâde edüp ve Bucak Tatarı'ndan on bin askere Eşekdereli Mehemmed Ağa'yı ve Dedeşbay Ağa'yı ve Satıbay Ağa'yı ve Batır Mirzâ'yı ve'l-hâsıl bu makûle kırk bayrak sâhibi ot ağaların ve et kulların cümle ma‘ûnâtlarıyla tahsîl edüp Yûsuf Kethüdâ'sına on kîse harc-ı râh verüp on beş bin güzîde askere serdâr edüp arkasına bir semmûr lipâçe geydirüp cümle askere sağular sağlayup gözlerinden çekîde çekîde yaş ile Melek ağlayup cümle guzâta,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 53a ·
metinde göster ·
… k kenârında babası evine girir gibi meterise girüp handakda yatan Kırkkilise ve
Vize
ve Çirmen sancaklarının erbâb-ı ze‘âmetlerine bir yaylım kurşum urup anlar cüml …
Vakt-i şâfi‘îde göz gözü görmez iken top u tüfengin bârûd-ı siyâhı dûdından âdem âdemi dibelek seçmez olup eğer kal‘adan ve eğer kâfirden tâ sabâha dak tarafeynden ol kadar top u tüfengler atılup sadâ-yı top-ı kûp cihânı velvelenâk etdi, ammâ kâfirden aslâ top atıldığın istimâ‘ etmedik, ammâ ne çâre küffâr subh-ı sâdıka dak tarfetü'l-ayn içre handak kenârında babası evine girir gibi meterise girüp handakda yatan Kırkkilise ve Vize ve Çirmen sancaklarının erbâb-ı ze‘âmetlerine bir yaylım kurşum urup anlar cümle handak içinde hayme vü hargâh bâr [u] büngâhların bırağup cümle karârları firâra mübeddel olup nehr-i Perezen câniblerine yaldak atlarına süvâr olup bizimle gelen Akkirmân ve Eflâk ve Boğdan askeriyle cümle firâr etdiklerinin hâl-i pür-melâllerin kâfir görüp handak içinde ve taşrada kalan esvâb [ü] eskal kelepürleri cümle ganîmet sanup yağma ederken bostânlar içinden Silisre ve Nigebolı sancağı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârları hemân küffâr üzre bir ağızdan Allâh deyüp süzülüp kılıç urmağa başlayınca işde dost ve düşman dahi birbirin seçmeğe başlayup kâfire eyle bir tîğ-i Nigebolı urdular kim kâfiri demet demet edüp handakdan aldıkları cümle bırakdırup kâfiri meterizlerine dıkarken kal‘adan dahi kâfirin firâr edenlerine eyle kurşum yağdırup kâfiri yasdadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57b ·
metinde göster ·
… emâ der-ceng-i evvel handak içinde çadırları ve bârhânelerin bırağup firâr eden
Vize
ve Çirmen ve Bender ve Kırkkenîse askeriyle Eflâk ve Boğdan askeri geliyor.
"Bire Alî Çelebi, bu toz Akkirmân yolu üzre azîm asker tozudur, zîrâ burma burma toz çıkmayup oyulkanarak çıkar. Bu asker-i İslâmdır" derken tarfetü'l-ayn içre kal‘aya bir mîl mikdârı karîb oldukda gördüm kim bizim Paşa askeri ve Akkirmân askeri ve mukaddemâ der-ceng-i evvel handak içinde çadırları ve bârhânelerin bırağup firâr eden Vize ve Çirmen ve Bender ve Kırkkenîse askeriyle Eflâk ve Boğdan askeri geliyor.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 60b ·
metinde göster ·
… mmûr kürk geydirüp andan Özü beğine bir zerdûz hil‘at ve Nigebolı ve Silisre ve
Vize
ve Çirmen ve Kırkkilise ve Vidin ve Bender beğlerine birer hil‘at ve beş kal‘a …
"Allâh pâdişâhımıza ve Melek vezîrimize gün be-gün ömürler verüp dîn-i mübîn dâ’imâ kuvvetde ola" dediklerinde ibtidâ Yûsuf Kethüdâ'ya bir al semmûr kürk geydirüp andan Özü beğine bir zerdûz hil‘at ve Nigebolı ve Silisre ve Vize ve Çirmen ve Kırkkilise ve Vidin ve Bender beğlerine birer hil‘at ve beş kal‘a dizdârları ve kırk aded ocak ağaları ve Akkirmân ağalarına ve sâ’ir iş erlerine cümle yetmiş aded hil‘atları geydirüp andan paşa bölükbaşılarına geydirüp cümle du‘â etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 61b ·
metinde göster ·
ve Çirmen ve Vidin ve Kırkkilise ve Bender beğlerinin başlarına çelenk komayup,
"Kendü elimle değil Paşa efendimizin elidir" deyü hayır du‘â ile çelenkleri cümle guzât ve sâ’ir ser-i kârda olan iş erlerine çelenkler sokdum, ammâ ibtidâ kâfir gelüp basdıkda der-ceng-i evvel firâr eden Vize ve Çirmen ve Vidin ve Kırkkilise ve Bender beğlerinin başlarına çelenk komayup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 61b ·
metinde göster ·
… ı ubûr edüp nehr-i Edil kenârında hâlâ diyâr-ı Maskov'da şehr-i Sarây ve Rûm'da
Vize
Sarâyı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Bu rûy-ı arzda evvelâ Sarây isimli (---) aded şehr-i Sarây vardır. Evvelâ Anadolu'da Aksarây ve Acem ile Gürcistân ve Dağıstân mâbeynehümâlarında Tabesarây ve Heyhat sahrâsını ubûr edüp nehr-i Edil kenârında hâlâ diyâr-ı Maskov'da şehr-i Sarây ve Rûm'da Vize Sarâyı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132a ·
metinde göster ·
… ezâ elleri ermemiş bir dürr-i nâ-şükûfte perî-rû bintânları olur. Kırkkilise ve
Vize
ve Sarây kasabaları halkı bu kefere kızlarından nikâh ile bânûlar alup döl döş …
Ve hâllarının her dânesi hâl-i Hâşimî-vâr bin gez reşk-i müşg-i Tatar değer. Hâlâ her birine hakkâk desti değmemiş ve nâ-sezâ elleri ermemiş bir dürr-i nâ-şükûfte perî-rû bintânları olur. Kırkkilise ve Vize ve Sarây kasabaları halkı bu kefere kızlarından nikâh ile bânûlar alup döl döş sâhibi olur niçe yüz müselmânlar var, cümle menkûhaları kefere kızlarıdır. Radıyallâhu anh mezheb-i İmâm-ı hümâm-ı A‘zam'da câizdir, rahmetullâhi aleyh. Hakkâ ki latîf mezhebimiz vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
… nehri dahi Enez kal‘ası kurbunda Akdeniz'e karışır. Andan Melek Paşa efendimiz
Vize
beğine bu hakîri gönderüp hüddâmlarımızla cânib-i şarka ma‘mûr köyler içre 4 sâ …
Ve bu rabta-i Üsküpçük içinden cereyân eden uyûn-ı zülâl nehr-i (---) dir kim dağlar aşup tâ Karadeniz sâhilinde kûh-ı Istıranca'dan gelüp revân olarak nehr-i Ergene'ye mahlût olur. Ergene nehri dahi Enez kal‘ası kurbunda Akdeniz'e karışır. Andan Melek Paşa efendimiz Vize beğine bu hakîri gönderüp hüddâmlarımızla cânib-i şarka ma‘mûr köyler içre 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
: Cümle (---) aded bâğlı ve bâğçeli ve serâpâ la‘l-gûn kiremitli biri biri üzre …
Sitâyiş-i imâret-i şehr-i Vize: Cümle (---) aded bâğlı ve bâğçeli ve serâpâ la‘l-gûn kiremitli biri biri üzre bâlâ hâne-i ra‘nâlardır. Ve câ-be-câ kayalardan âb-ı hayât uyûn-ı zülâller çıkup evden eve uğrayup her hânedânı rey eder uyûn-ı cârîleri var. Beğ sarâyı gâyet vâsi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
… mâ bâğ u bâğçeleri ve âb-ı hayât suyuna aşk olsun. Bunda Melek Ahmed Paşa gelüp
Vize
paşası mektûbların verdim.
İki aded hânı ve bir küçük hammâmı var, ammâ sekiz aded dükkânı olduğu sene 1066 târîhinde bu kasaba evsâfı cild (---) tahrîr olunmuşdur, ammâ bâğ u bâğçeleri ve âb-ı hayât suyuna aşk olsun. Bunda Melek Ahmed Paşa gelüp Vize paşası mektûbların verdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42a ·
metinde göster ·
… iyârında Balu Hân kurbunda Sarây-ı Kazan vardır, ammâ bu kasaba-i [Sa]rây-ı Rûm
Vize
sancağı hâkinde Vize beğinin hâssı olup voyvadası hâkimdir ve yüz elli akçe kaz …
Sitâyiş-i menzil-i kasaba-i müzeyyen Sarây: Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Edirne şehrin feth etdikden sonra bu cây-ı menâsda ârâmgâh [u] şikârgâh olmak içün bir sarây inşâ etdiğiyçün hâlâ kasaba-i Sarây-ı Rûm derler. Sarâybosna Ebü'l-feth binâsıdır. Bir Sarây şehri dahi iklîm-i seb‘a haddinde Maskov diyârında Balu Hân kurbunda Sarây-ı Kazan vardır, ammâ bu kasaba-i [Sa]rây-ı Rûm Vize sancağı hâkinde Vize beğinin hâssı olup voyvadası hâkimdir ve yüz elli akçe kazâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Bu bir küçük kasabacıkdır. Cümle sekiz yüz aded cinîn-i gaytânlı ve müşebbek bostânlı ve serâpâ kiremitli hânelerdir. Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Cümleden çârşû başında (---)(---) câmi‘inin kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
… bunda Sarây-ı Kazan vardır, ammâ bu kasaba-i [Sa]rây-ı Rûm Vize sancağı hâkinde
Vize
beğinin hâssı olup voyvadası hâkimdir ve yüz elli akçe kazâdır. Kethudâyeri ve …
Sitâyiş-i menzil-i kasaba-i müzeyyen Sarây: Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Edirne şehrin feth etdikden sonra bu cây-ı menâsda ârâmgâh [u] şikârgâh olmak içün bir sarây inşâ etdiğiyçün hâlâ kasaba-i Sarây-ı Rûm derler. Sarâybosna Ebü'l-feth binâsıdır. Bir Sarây şehri dahi iklîm-i seb‘a haddinde Maskov diyârında Balu Hân kurbunda Sarây-ı Kazan vardır, ammâ bu kasaba-i [Sa]rây-ı Rûm Vize sancağı hâkinde Vize beğinin hâssı olup voyvadası hâkimdir ve yüz elli akçe kazâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Bu bir küçük kasabacıkdır. Cümle sekiz yüz aded cinîn-i gaytânlı ve müşebbek bostânlı ve serâpâ kiremitli hânelerdir. Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Cümleden çârşû başında (---)(---) câmi‘inin kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
… a (---) aded sarây isimli şehirler vardır. Evvelâ diyâr-ı Rûm'un Bosna-sarây ve
Vize-sarây
ve Yanbolu yanında Çelebi Sultân Mehemmed'in ve Mûsâ Çelebi'nin Yanbolu sarâyı …
Bu kemterin bu kadar zamândan berü seyâhat etdiğimiz edîm-i arzda (---) aded sarây isimli şehirler vardır. Evvelâ diyâr-ı Rûm'un Bosna-sarây ve Vize-sarây ve Yanbolu yanında Çelebi Sultân Mehemmed'in ve Mûsâ Çelebi'nin Yanbolu sarâyı ve Anatolu'da Aksarây ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 168b ·
metinde göster ·
… tânı ve Vezîr İslâm Ağa'yı karadan getiren Âl-i Osmân'ın Silisre ve Nigebolı ve
Vize
ve Kırkkilise ve Çirmen ve Bender sancaklarının askerleri ve umûmen Bucak Tatar …
Andan kalga sultânı ve Vezîr İslâm Ağa'yı karadan getiren Âl-i Osmân'ın Silisre ve Nigebolı ve Vize ve Kırkkilise ve Çirmen ve Bender sancaklarının askerleri ve umûmen Bucak Tatarı ve Dobruca askeri dahi kalga sultân ile karadan bile gelmişlerdi. Bunlar dahi cümle Bucak Tatarıyla altmış üç bin aded Rûm askeri olup Bâğçesarây'ı ihâta edüp âmâde durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196b ·
metinde göster ·
… aklarına onar kîse ve kalgası ve vezîrin karadan getiren Silisre ve Nigebolı ve
Vize
ve Kırkkilise ve Çirmen sancakları askerlerine beşer kîse ve Bucak Tatarı leşke …
Hemân hânın gözü niçe bin kîse mâlı görünce "Âhır ömrümdür" deyüp kendüyi Âsitâne-i sa‘âdetden donanma-i hümâyûn ile getiren Ammârzâde Kapudan Paşa'ya kırk kîse ve kadırgadaki levendânlara on kîse ve yeniçeri ağasına kırk kîse ve yeniçerilere on (...) kîse [ve] cebecilere ve topçular ocaklarına onar kîse ve kalgası ve vezîrin karadan getiren Silisre ve Nigebolı ve Vize ve Kırkkilise ve Çirmen sancakları askerlerine beşer kîse ve Bucak Tatarı leşkerine beş kîse ve kendünün Kırım kapukullarına on kîse ve cümle sekbânlarına on kîse ve Tat eli halkına beş kîse ve'l-hâsıl bir haftada iki bin kîseyi bezl edüp cemî‘i Kırım halkın memnûn mesrûr şâdımân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 197b ·
metinde göster ·
: Mâ-tekaddem mufassal tavsîf olunmuşdur kim Özü eyâletinde başka sancak beği hü …
Menzil-i kal‘a-i Vize: Mâ-tekaddem mufassal tavsîf olunmuşdur kim Özü eyâletinde başka sancak beği hükm eder. Andan yine semt-i garba (---) sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 204a ·
metinde göster ·