… r bu hâli görüp kudurdu. Bir vakt-i seherde asker-i İslâma ol kadar top güllesi
vurdu
kim niçe gülleler kelleleri götürdi. Bundan yine guzât-ı muvahhidîn aslâ aldırm …
Ammâ bu mahalde asker-i İslâm şeb [ü] rûz durmayup şîrînlediklerince Zadra'nın mezkûr Fostiçse kal‘asının şaranpavlarına nihânîce varup direklerin kal‘ etmeğe başladılar. Küffâr bu hâli görüp kudurdu. Bir vakt-i seherde asker-i İslâma ol kadar top güllesi vurdu kim niçe gülleler kelleleri götürdi. Bundan yine guzât-ı muvahhidîn aslâ aldırmayup mezkûr Fostiçse'ye sarılup şarampavlardan içeri guzât-ı müslimîn tâ handak kenârına dek varup küffâr ile derûn-ı handakda bir savaş-ı perhâş olup gûyâ ceng-i kal‘a-i Azak oldu. Üç sâ‘at germâ-germden sonra guzât-ı müslimîn gördüler kim bu Fostiçse'nin handakı ka‘r-ı zemîne varmış ve burc [u] bârûsu eflâke çıkmış bir metîn ve müstahkem kal‘a olmuş ki ol serhadlerde nazîri ve adîli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141a ·
metinde göster ·
… Tatar askerin Âl-i Osmân ordusu etrâfında kondurup kâfiristânın her tarafların
vurdurup
Beç'e imdâda gelen leşker-i küffârı kırdırup kal‘ayı murâd üzre muhâsara etmek …
Ve bu Beç kal‘ası Alaman dağı eteğindedir. Kışı gâyet katı olup sâ’ir diyârlardan üç ay evvel kışı gelir. Bu kal‘ayı muhâsara eden bir yıl mukaddem Budin'de meştâ edüp hemân nevrûzdan mukaddem kar alaca olmağa başlayınca asker-i İslâm ile Beç altında kar üzre meks edüp sâ’ir tedârikler görülünce evvelbahârda gelüp deryâ-misâl Tatar askerin Âl-i Osmân ordusu etrâfında kondurup kâfiristânın her tarafların vurdurup Beç'e imdâda gelen leşker-i küffârı kırdırup kal‘ayı murâd üzre muhâsara etmek gerek, zîrâ bu kal‘a-i Beç iklîm-i sâdisde bulunup ilm-i usturlâb üzre be-kavl-i Batlîmûs-ı hakîm bu beldenin arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---)(---) olup (---) derîce (---) ve dakîkadır. Anıniçün kışı şedîd olur. Ve biz bu Beç'de iken atvel-i nehârı mahallî idi, on sekiz buçuk sâ‘at ve bir dakîka idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 55b ·
metinde göster ·
… edikleri vezîria‘zama mün‘akis olup cümle küffârı kal‘aya kovdular ve niçelerin
vurdular
ve niçelerin dahi kırdılar ve niçeleri içeri girmeyüp İslâm ile müşerref oldula …
"Amân, amân ey asâkir-i Âl-i Osmân, içerde ceneralimiz öldü şimden gerü vere verelim ve sizinle barışalım. Girid cezîresindeki feth etdiğiniz yerler sizin, sizde ve Kandiye bizde" deyü amân dedikleri vezîria‘zama mün‘akis olup cümle küffârı kal‘aya kovdular ve niçelerin vurdular ve niçelerin dahi kırdılar ve niçeleri içeri girmeyüp İslâm ile müşerref oldular ve olmayanlar da isfakiye dağlarında re‘âyâ oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 295b ·
metinde göster ·
… e oğlanları ile gark oldular. Ve cemî‘i tahmîlât mühmelât mâl-â-mâl iken karaya
vurdular
. Ve ba‘zı soltat gemileri doldurup anbâr ağızlarına dak yükledüp bu neferâtsız …
"Devletli vezîr! Kânûn-ı sultânî üç gündür. Bunlar yigirmi beş günde kal‘ada top ve tüfeng ve cebehâne komayup cümle gemilere taşırlar" deyü feryâd etdiklerinde feryâdları mesmû‘a olmayup yigirmi beş günde kal‘anın cümle zî-kıymet esbâb-ı eşyâların ve cemî‘i girân-bahâ âlât-ı silâh cebehâneleri ve mahbûb ve muhakkaş serâmed topların ve niçe kerre yüz bin güllelerin gülle gülle taşıyup ve cemî‘i sağîr ü kebîr avret ve oğlanlar gemilerle karşu Istandiye adasına taşırken meğer kalyonlara topları korken ku[r]nal nâm iplerden toplar gemilerinin içine uçup karşu tarafa giderken üç pâre gemileri bu kadar bin avret ve oğlanlarıyla döne döne üç pâre gemileri gark oldular. Eyle bozulup târumâr olmuş gemileri var idi kim içinde aslâ cengcisi olmayup ve kürekçileri kalmayup iki gemileri dahi avret ve oğlanları ile gark oldular. Ve cemî‘i tahmîlât mühmelât mâl-â-mâl iken karaya vurdular. Ve ba‘zı soltat gemileri doldurup anbâr ağızlarına dak yükledüp bu neferâtsız gemileri donanmış gemilerinin ortasına alup yelken açup üçer üçer gemiler bu hâl üzre karşu Istandiye adasına geçerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 303b ·
metinde göster ·
… koyuna sunar gibi sunup gece ve gündüz Sa‘îd Arab ve Karayazıcı ve Cânpûlâdoğlu
vurduğu
gibi huccâc-ı müslimîni eyle nehb ü gâret ederler kim Şâm yolunda Kara Ali Paşa …
Ammâ bu Ezlem askeri içre niçe bin dinc-â-dinc neşşâl ve hemyânkesici ve sürmeden gözü çalıcı hırsız vettâhcı ve kemendci ve ayyâr harâmîler huccâc-ı bî-revâc içine girüp bu râh-ı meşakkati çekmiş bî-tâb ü bî-mecâl zâr [u] zebûn asker içine bu tâ’ife-i melâ‘înler girüp aç kurd koyuna sunar gibi sunup gece ve gündüz Sa‘îd Arab ve Karayazıcı ve Cânpûlâdoğlu vurduğu gibi huccâc-ı müslimîni eyle nehb ü gâret ederler kim Şâm yolunda Kara Ali Paşa asrında Reşîdoğlu huccâcı eyle urmamışdır. Gâfil olan huccâc bu Ezlem'de fülûs-i ahmere muhtâc olur, âkıl olan basîret üzre olup sâhib-i havâyic olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y206b ·
metinde göster ·