Evsâf-ı Çubuklu Bâğçe: Bâyezîd-i Velî, Selîm-i Evvel'i şehzâde iken Tarabefsûn'dan getirüp esnâ-yı kelâmda Bâyezîd-i Velî kahr edüp Selîm'i bu mahall-i gazabda sekiz çubuk urup "Sekiz seneye hilâfete işâretdir. Oğlan elem çekme zikr eyle, zikr târîhinden sonra te’dîbimle meydân-ı hilâfet senindir, al bu yediğin kuru çubuğu yere dik, sekiz sene meyvesin yiyesin" deyü niçe rumûzlar edüp şehzâde Selîm-i Evvel asâ-yı yâbis kızılcığı yere diküp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139b ·
metinde göster ·
… rî ve mertebânî kâse-i Çînler ile dükkânların müzeyyen edüp gûnâ-gûn müsmirât-ı
yâbis
hoşâblarından kayısı ve zerdâlû ve âlû-yı Buhârâ ve encâs-ı Mardin ve emrûd-ı Â …
Esnâf-ı hoşâbcıyân: Dükkân 500, neferât 700, bunlar tahtırevânlar üzre münakkaş dükkânlarda azîm kalaylı badyalar ve tıhtâb ve pirinc tâslar ve fağfûrî ve mertebânî kâse-i Çînler ile dükkânların müzeyyen edüp gûnâ-gûn müsmirât-ı yâbis hoşâblarından kayısı ve zerdâlû ve âlû-yı Buhârâ ve encâs-ı Mardin ve emrûd-ı Âzerbâycân ve dud-ı Arabgîr ve engûr-i İzmir ve vişne-i Tekirdağı ve tüffâh-ı Kocaeli ve gügüm-i Tımışvar ve şeftâlû-yı İslâmbol ve kızılcığ-ı Çubuklu Bâğçe, bunun emsâli gûnâ-gûn memdûh müsmirâtdan mümessek ü mu‘amber hoşâblar edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171b ·
metinde göster ·
… ân-ı muhabbetde kalmış ve iki aded nehir garizi vardır, kâh cereyân eder ve kâh
yâbis
olur. İhtiyâr kimesneler bu uyûn-ı câriye nehr-i Zarb'dan gelir derler. Ve bu k …
Ve bu Erbîl kal‘a-i Kerkük'ün cânib-i şarkîsinde iki menzil yerdir. Ammâ kal‘a hâricinde aşağı şehri zamân-ı kadîmde sevâd-ı azîm imiş. Hâlâ eser-i binâları bî-hisâb zâhir ü bâhirdir. Ancak bir ulu câmi‘i minâresiyle meydân-ı muhabbetde kalmış ve iki aded nehir garizi vardır, kâh cereyân eder ve kâh yâbis olur. İhtiyâr kimesneler bu uyûn-ı câriye nehr-i Zarb'dan gelir derler. Ve bu kal‘a çölünün nihâyeti cânib-i garbda kal‘a-i Musul mukâbelesinde Yûnus Nebî âsitânesi hâkinde Şat kenârında tamâm olur ve vilâyet-i Harîr bu kal‘a-i Erbîl hâkiyle müşâdır. Acem diyârından gelen kârbândan bu Erbîl kal‘ası kulları bâc-ı sultân alırlar. Zîrâ Şehrezûl eyâletinin derbendidir. Musul'a giderken nehr-i Zarb'ı ubûr edüp iki merhalede kal‘a-i Musul'a kârbân vâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 371b ·
metinde göster ·
… güneşler olup pür rahmet olur. Ve cümle esbâblarımız ve hayme vü hargâhlarımız
yâbis
oldular. Bu mahalde bir Macar avreti bir çadır içre yedi nefer âdemleri katl ed …
Bir öz içinde bir ormanlı çemenzârda sehel güneşler olup pür rahmet olur. Ve cümle esbâblarımız ve hayme vü hargâhlarımız yâbis oldular. Bu mahalde bir Macar avreti bir çadır içre yedi nefer âdemleri katl edüp sabâhısı ol mel‘ûneyi gâzîler âteş-i Nemrûd'a yakdılar. Ve bu menzilde niçe yüz aded at arabaları kırıldı, zîrâ sa‘b yol idi. Ve bunda müşâvere olup ol gece Demirkapu'ya beş bin tüfeng-endâz yiğitler gönderilüp pusuya girdiler. Bu askerin akîblerince Tımışvar eyâleti ile Abaza Sarı Hüseyin Paşa talî‘a-i asker ta‘yîn olundu. Ve andan Çarkacı İsmâ‘îl Paşa kalkup Demirkapu'yu gitdi ve Demirkapu'yı mülk etdiği haberi gelüp asker tâze cân buldu. Andan 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2a ·
metinde göster ·
Bu şehir nehr-i Osma'nın iki tarafına vâkı‘ olmuş ma‘mûr şehirdir kim üç yerden ağaç cüsûrlar ile biri şark şehrine ve karşu tarafda garb şehrine geçilir. Ammâ bu şehir içre sehel bârân-ı rahmet yağsa kaldırım olmamak ile gâyet çamur olur, atlama taşlarından taşa sıçrayup yürümeğe muhtâcdır, ammâ sehel şiddet-i hâr olunsa çamuru yâbis olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55b ·
metinde göster ·
… zerime bir kerre nice "üf "dedi ise cümle çamurlar esbâblarım üzerinden gubâr-ı
yâbis
gibi dökülüp ol mülevves olmuş libâslarım henüz hayyât elinden çıkmış gibi pâk …
"İşte Evliyâm otuz iki dişim fedâ edüp cemî‘i ervâh-ı enbiyâ ve evliyâları şefî‘ dutup otuz iki dişlerim adedince bu kal‘a otuz iki ayda feth olur. Var git, sende bu haber Allâh emâneti olsun, ammâ ba‘de'l-feth kal‘a-i Kandiye'[de] cenâzeme gelüp hâzır olup Yeşil El Sultân şehîdimizi defn etdiğin gibi beni de anın yanına defn edüp du‘â hırmeni mahsûliyçün seng-i mezârıma bir fâtiha yaz, ve's-selâm, temme'l-kelâm" deyüp dest-bûs etdikde üzerime bir kerre nice "üf "dedi ise cümle çamurlar esbâblarım üzerinden gubâr-ı yâbis gibi dökülüp ol mülevves olmuş libâslarım henüz hayyât elinden çıkmış gibi pâk ü pâkîze olup cemî‘i libâslarım ûd u amber kokup râyiha-i misk [ü] anber-i tayerândan(?) demâğım mu‘attar oldu. Ve kendinin dâ’imâ mezkûr demir gülleyi kendünün âbdest makraması içine koyup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 299b ·
metinde göster ·
… lur. Ve göl kenârında ibtidâ cum‘a edâ olunduğıyçün Eynegöl derler. Gölü gâhîce
yâbis
olur.
Ve Eynegöl ismi ezîne günden me’hûz bir isimdir kim bu şehir ibtidâ feth oldukda ezîne günü imiş ya‘nî cum‘a imiş. Anıniçün ezîne gününden galat kavm-i Etrâk hurûf-ı zâ'yı hazf edüp tahfîf-i kelâm ile Eynegöl derler. Ve hâlâ bu diyârlarda câmi‘lere eyne tamı ya‘nî cum‘a câmi‘i demek olur. Ve göl kenârında ibtidâ cum‘a edâ olunduğıyçün Eynegöl derler. Gölü gâhîce yâbis olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y6a ·
metinde göster ·
… . Ammâ sahrâ-yı Heyhât çemenzâr ve havâdâr ü lâlezârdır. Bu Meymûn sahrâsı gibi
yâbis
ve bî-hâsıl ve şiddet-i hârlı değildir. Ammâ bunda âdem tepesinden pişer. İhrâm …
Sahrâ-yı Meymûn: El-azametü lillâh bir çöl [ve] bir çölistân ve bir berr [ü] beyâbân sahrâ-yı bî-pâyândır kim Allâhümme âfinâ bir âdem katârdan ayrılup kendüyi gâyib etse geze geze maymûna döndüğiyçün Meymûn ovası derler. Gûyâ Heyhât sahrâsı gibi güneş çölde doğar ve çölde batar. Ammâ sahrâ-yı Heyhât çemenzâr ve havâdâr ü lâlezârdır. Bu Meymûn sahrâsı gibi yâbis ve bî-hâsıl ve şiddet-i hârlı değildir. Ammâ bunda âdem tepesinden pişer. İhrâmda olan huccâc kebâb olayazdılar. Ammâ Hadîs: Arapça dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307a ·
metinde göster ·
… üzerine dökerek ba‘zısı başından aşağı döküp fî'l-hâl şiddet-i hârdan libâsları
yâbis
olur.
"Allâhümme innî es'elüke ilmen nâfi‘an ve rızkan vâsi‘an ve şifâe min külli dâin ve min haşyetik" deyü safâ-yı hâtır ile şifâ niyyetine nûş edüp def‘-i atşân ederken üzerine dökerek ba‘zısı başından aşağı döküp fî'l-hâl şiddet-i hârdan libâsları yâbis olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y346b ·
metinde göster ·
Menzil-i Haneki'l-Kurâ: Lisân-ı Arab'da (---)(---) demekdir. Bu dahi
yâbis
ve pis bî-fâ'ide konakdır. Bir vâsi‘ dağlı öz içinde vâki‘ olmuş muğaylânlı ots …
Menzil-i Haneki'l-Kurâ: Lisân-ı Arab'da (---)(---) demekdir. Bu dahi yâbis ve pis bî-fâ'ide konakdır. Bir vâsi‘ dağlı öz içinde vâki‘ olmuş muğaylânlı otsuz ve susuz bir konakdır. Ammâ hevâsı ol kadar memdûh değildir. P 153b Bu dahi şerîf hükmündedir. Ve gâyet emn [ü] emândır. Y 373a Andan kalkup yine cânib-i garba bir vâsi‘ öz içre 16 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y372b–Y373a ·
metinde göster ·
Menzil-i Re’îs-i Tuğrâ: Lisân-ı Arab'da (---) demekdir. Suyu yok bir
yâbis
bî-ma‘nâ konak olmak ile sehel ârâm edüp vakt-i zuhurda nefîrler çalınup yine c …
Menzil-i Re’îs-i Tuğrâ: Lisân-ı Arab'da (---) demekdir. Suyu yok bir yâbis bî-ma‘nâ konak olmak ile sehel ârâm edüp vakt-i zuhurda nefîrler çalınup yine cânib-i garba yalçın kayalı dere ve depeli yollar ile 8 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y381a ·
metinde göster ·
yerdir. Âbâdândan bir eser yokdur. Mısır'dan bu mahalle niçe bin deve yükü Nîl …
Bir çöl yerde otsuz susuz hâr ve yâbis yerdir. Âbâdândan bir eser yokdur. Mısır'dan bu mahalle niçe bin deve yükü Nîl suyu hedâyâ gelir. Ve ba‘zı karşucılar dahi gelirler. Ba‘zı huccâc bunda konmayup bir baş Mısır'a giderler, ammâ salt atlı ve heccânlılar giderler. Bu mahaller dahi Evlâd-ı şâhin direğidir. Bu mahalde dahi nefîrler çalınup vakt-i asırda azm-i râh-ı Mısır diyerek yine çöl [ü] çölistan içre nısfu'l-leylde, Q 156a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y386a ·
metinde göster ·
… karanfîl ve sadıç ve zencebîl ve cevz-i bevvâ ve kakule ve çıntıyana ve mey‘î-i
yâbis
ve kasab-ı mürr ve asl-ı kebere ve hınnâ ve ûdü'l-kahr ve habb-ı belîsân ve sel …
Terkîbi budur: Evvelâ kurs-ı ef‘î ve karanfîl ve sadıç ve zencebîl ve cevz-i bevvâ ve kakule ve çıntıyana ve mey‘î-i yâbis ve kasab-ı mürr ve asl-ı kebere ve hınnâ ve ûdü'l-kahr ve habb-ı belîsân ve selîhâ ve darçın ve sünbül-i hindî ve zerâvend, [birer?] dirhem. Ve bezr-i kerefis ve bezr-i cezr ve fülfül-i esved ve dâr-ı fülfül ve habbü'l-kâr, bunlardan üçer dirhem. Ve za‘ferân ve nuhve, ikişer dirhem. Ve kırdımânâ, dörd dirhem. Bu cümleyi kifâyet mikdârı asel-i hâlis ile ma‘cûn edüp üç gün bir sırça zarf içinde alıkoyup ba‘dehu afyon ve lâden ve za‘ferân her birinden üçer dirhem ve mey‘a-i sâ’ilme (---)(---) sâ’iliyye, bunları dahi tekrâr sahk ederler. Ve bir miskâl hımâr mâyesinden bu meshûk eczâya muhkem halt etdiler. Bu kerre ol sırça kap içinde olan ma‘cûna bunları dahi Y 127a ilhâk etdiler. Ve arpa içinde fârûk gibi ve sâ’ir me‘âcin hıfz eder gibi sakladılar, tâ ki mahallinde birer miskâl yiyeler. Nef‘ine hadd ü gâyet yokdur, buna mâlik olan dünyâya mâlik olma gibidir olamaz kimse.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y126b–Y127a ·
metinde göster ·
Ol ecilden vâlî-i vilâyet ya‘nî subaşı kırk elli bin zebbâl hammârların türâb-ı
yâbis
ile getirüp tarîk-ı âmlar üzre döküp halk sehel gezmeğe başlar. Zîrâ şehr-i Mıs …
Ol ecilden vâlî-i vilâyet ya‘nî subaşı kırk elli bin zebbâl hammârların türâb-ı yâbis ile getirüp tarîk-ı âmlar üzre döküp halk sehel gezmeğe başlar. Zîrâ şehr-i Mısır içre aslâ kaldırım yokdur. Anıniçün çamur olur kim Allâhümme âfinâ, böyle çamur meğer Silisre şehrinde ola. Lâkin diyâr-ı Mısır sevâhil memleket olmağile yılda bir kerre iki kerre yağmur yağar. Eğer Rûm gibi her bâr yağmur yağsa Mısır harâb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y128a ·
metinde göster ·
… ra Seyf-i Zülyezen yedi Şellâlât kayaların kesüp Nîl'i Mısır'a akıdup bu handak
yâbis
kalmışdır. Anı ubûr edüp on ikinci sâ‘atde,
Bu temâşâlardan sonra melik ile bu Apşuka kal‘asından kalkup giderken Nîl kenârında bir handak-ı azîme râst geldik, umku elli zirâ‘ idi. Meğer Tûfân-ı Nûh'dan evvel Nîl-i mübârek bundan cereyân edüp garb cânibinde Bahr-i Okyûnûs'a munsab olurmuş. Tûfân'dan sonra Seyf-i Zülyezen yedi Şellâlât kayaların kesüp Nîl'i Mısır'a akıdup bu handak yâbis kalmışdır. Anı ubûr edüp on ikinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y422b ·
metinde göster ·