… i yüzünü bu sâ‘atde katl etdin. Şimden gerü oldu kim gam yemem." deyüp bu beyti
yâd ve
cümle gâzîyânları dilşâd etdi:
Bu mahalde Malazgird Beği Mehemmed Beğ eydür: "Koca vezîr gerçi Abdâl Hân benim kırk bin koyunum gâret edüp ilim vilâyetim harâb etmek murâd etdi ammâ Cenâb-ı Allah seni hatâdan saklasın, benim hâtırım içün hân üstüne sefer edüp biz dahi anın askerine kılıç urup koyunlarımın kanları gibi askerinin kanların akıdup ardı sıra kova kova mâl-ı menâlin bırakdırup yedi yüz âdemin dest ber-kafa bağlayup ordu-yı İslâm'a bu kadar mâl-ı ganâ’imle gelüp orduyu ol ganâ’imle muğtenim edüp gözüm önünde benim koyunlarım yeyen hân askerinden yedi yüzünü bu sâ‘atde katl etdin. Şimden gerü oldu kim gam yemem." deyüp bu beyti yâd ve cümle gâzîyânları dilşâd etdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273b ·
metinde göster ·
… u gazâ-yı meserretde kırdığımız kâfirlerin rûh-ı menhûsların âteş-i şâdumânıyla
yâd ve
akrabâ-yı akreblerin şâd etdi.
Danil nâmında bir kefere ismiyle müsemmâ bir sahrâ-yı ra‘nâdır kim gûyâ sahrâ-yı Kosova'dır, ammâ lisân-ı Boşnak'da, ya‘nî Latin lisânınca Danil (---) derler. Bu gece bunda yatup cümle guzâta "gâfil mebâş" denilüp 146b cânib-i erba‘aya ve tâ kal‘a-i şibenik altlarına varınca ince karavullar konup gülbâng-ı Muhammedîler çekilüp meks oldu ve cümle kafâ kelleleri yine kâfir esîrlerimize soydurup kafâların birer ağaç kazıklara zeyn edüp derilerin alefler ile doldurup cümle esîrleri dest ber-kafâ kayd [u] bend edüp âsûde hâl yatdık, ammâ ol gece kal‘a-i şibenik binden mütecâviz balyemez toplar atdı ve beş binden mütecâviz meş‘aller yakdı ve gûnâ-gûn çırâğânlar etdi ve niçe bin aded havâyî fişekler atdı. Meğer bu gazâ-yı meserretde kırdığımız kâfirlerin rûh-ı menhûsların âteş-i şâdumânıyla yâd ve akrabâ-yı akreblerin şâd etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 146a–146b ·
metinde göster ·
"Bizi hayr du‘âdan unutman ve namâz kıldıkda bizi 45a hayr ile
yâd ve
mahzûn gönlümüz şâd ediniz ve kâhîce bize geliniz" deyü şeyhülislâma niçe rumûz …
"Bizi hayr du‘âdan unutman ve namâz kıldıkda bizi 45a hayr ile yâd ve mahzûn gönlümüz şâd ediniz ve kâhîce bize geliniz" deyü şeyhülislâma niçe rumûzlar söyleyüp birbiriyle ol kadar vedâ‘laşdılar ve ol kadar ağlaşdılar kim gûyâ bir dahi görüşmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44b–45a ·
metinde göster ·
Hattâ ba‘zı zamân bu rûz-ı mahşer günlerinde baba oğula ve oğul babaya bakmaduğu günlerde hakîrin bir küçük gurebâ tulumu var idi. Anı âb-ı hayât ile toldurup eski meterisler içre bî-kes ve bî-dermân kalmış hastalar ve mecrûhlara su üleşdirüp şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûhlarını yâd ve mecrûhların dil-i gamnâklarin şâd ederdim. Cenâb-ı Kibriyâ riyâya yazmayup kabûl [ü] makbûl-ı dergâh ede, âmîn ve yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292b ·
metinde göster ·