… gerçi yigirmi üç bin âdem câm-ı şehâdeti nûş etdiler, ammâ yedi gün yedi gecede
yüz binden
mütecâviz küffâr-ı dûzah-karâr dendân-ı tîğdan ve rumh-ı sinândan geçdiğinden m …
Bu ceng-i azîmde gerçi yigirmi üç bin âdem câm-ı şehâdeti nûş etdiler, ammâ yedi gün yedi gecede yüz binden mütecâviz küffâr-ı dûzah-karâr dendân-ı tîğdan ve rumh-ı sinândan geçdiğinden mâ‘adâ Galata cenginde bizzât kıralları olan ilyana nâm mel‘ûn kırk vezîriyle ve anası Aliya ile ve yedi yüz tabl [u] nâkûs beğleri ve cehennem segleri ile cümle katl olup şehr-i Kostantîn bî-kıral kalup her tarafdan birer kıral hurûc edüp İslâmbol içre kırallık içün bir fetret [ve] isyân [u] tuğyân olup cümle küffâr birbirlerine eyle kılıç urdular kim yedi günde yüz yetmiş bin küffâr-ı cân-ber cehenneme gitdikleri kendi tevârîhlerinde mastûrdur kim "Ervâh-ı Arab bizi kırdı" derler. Meşhûr [u] mahrûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a ·
metinde göster ·
… l-i Osmân askeri bu mahalde Eflak ve Boğdan diyârına akınlar ve şebhûnlar salup
yüz binden
mütecâviz esîr ve niçe kerre yüz bin devâbbât-ı kesîr ve mâl-ı ganâyim alınup E …
Bu ahvâl Der-i devlete arz olunup Rûmeli eyâleti ve Özi eyâleti ve Tatar Hân askeri bu küffârların cengini men‘ etmeğiçün me’mûr olup asker-i İslâm cem‘ olunca iki küffâr askeri Eflak ve Boğdan hudûdunda şehr-i Fohşan'da nehr-i Fohşa sâhilinde bir ceng-i azîm edüp Eflak beği Matey gâlib gelüp Boğdan beği Lipul münhedim olup tarafeynden yetmiş bin kâfir dendân-ı tîğdan geçüp Tatar ve Âl-i Osmân askeri bu mahalde Eflak ve Boğdan diyârına akınlar ve şebhûnlar salup yüz binden mütecâviz esîr ve niçe kerre yüz bin devâbbât-ı kesîr ve mâl-ı ganâyim alınup Eflak ve Boğdan diyârın harâb [ü] yebâb ve halkın esîr [ü] kebâb ve hânelerin ihrâk bi'n-nâr ile türâb edüp İslâm Geray Hân, Boğdan beği Lipul'ı giriftâr-ı bend-i hicrân edüp Der-i devlet-masîre gönderüp Yedikulle'de Lipul haps olundu. Ve Eflak beği Matey'den iki bin kîse alınup cürmü afv olunup beğliği kendüye yine ibkâ ve mukarrer kılındı. Hamd-i Hudâ Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ile bu gazâ-yı ekberde bulunup mâl-ı ganâyimle muğtenim olup diyâr-ı Kırım'a dâhil olduk, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a ·
metinde göster ·
… an buzdan kar kurdudur. Ve bunun dahi sokaklarında benî Âdem deryâsı vardır kim
yüz binden
mütecâviz insân vardır derler.
Ve bu şehr-i Sibin'de niçe bin âsâr-ı garîbe ve âsâr-ı acîbeler ile mebnî musanna‘ rev[ze]n ve şâhnişînli sarâylar var kim her birinde biner gûne üstâdâne tasarruflar ile inşâ olunmuş hânedân-ı zîbâlar var kim misilleri meğer Kaşa şehrinde ola. Cümle evleri serâpâ şindire tahta örtülüdür. Ve eyle ganîmet şehirdir kim me’kûlât kısmından kuş südü, ya‘nî yumurta bulunur ve meşrûbât kısmından hod arslan südü her evde mevcûddur kim ol şarâb-ı bî-hicâbdır kim ve âb-ı zülâl dahi bulunur o kim kar içinde hâsıl olan buzdan kar kurdudur. Ve bunun dahi sokaklarında benî Âdem deryâsı vardır kim yüz binden mütecâviz insân vardır derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29b ·
metinde göster ·
Kaçan kim kiraz mevsimi ola yâhûd güz eyyâmı ola Rûm ve Arab ve Acem ve Hind ü Sind ü Semerkand ve Belh u Buhârâ ve Laristân ve Moltan ve Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Filimenk [ve] Nemse ve Macar ve Dip Firengistân'dan ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘adan yüz binden mütecâviz ecnâs-ı milel tüccârlarından ankâ bâzergânlar gelüp bu kal‘ada meks [edüp] her bir tüccâr metâ‘ına göre bir iki dükkâna girüp arz-ı kâlâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63b ·
metinde göster ·
… -ı revânları küffârlar götürdmüşler ve her bir beğ karılarının alaylarında niçe
yüz binden
mütecâviz hurde şem‘-i kâfûrîleri serv gibi gemi direklerine zeyn-i çerâğân edü …
Bir zamândan sonra alay içinde on iki bin avretlerin murassa‘ taht-ı revânlar üzre oturdmuşlar ve her bir taht-ı revânları küffârlar götürdmüşler ve her bir beğ karılarının alaylarında niçe yüz binden mütecâviz hurde şem‘-i kâfûrîleri serv gibi gemi direklerine zeyn-i çerâğân edüp niçe yüz yerde böyle işâreleri yakup şehrin içi muzlim iken gûyâ rûz-ı rûşen olup ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152a ·
metinde göster ·
… mmûz bâzârına râst gelüp garîb ü acîb temâşâlar etdim ki yedi iklîm çâr-kûşeden
yüz binden
mütecâviz kara şapkalı ve elvân çuka kalpaklı tâ Kılbarak'dan ve vilâyet-i Koza …
Bu şehrin Eflak tarafında yılda bir kerre yaz panayurudır. Ve yılda bir kerre Boğdan tarafında güz bâzârıdur. Bu hakîr şimdi Eflak tarafındaki Temmûz bâzârına râst gelüp garîb ü acîb temâşâlar etdim ki yedi iklîm çâr-kûşeden yüz binden mütecâviz kara şapkalı ve elvân çuka kalpaklı tâ Kılbarak'dan ve vilâyet-i Kozak'dan ve Çîn [ü] Mâçîn Fağfûr ve vilâyet-i Mâhân'dan benî âdem metâ‘larıyla gelüp niçe bin çalaşdan ve çadırdan ve kilimden dükkânlar yapup şehir kenârındaki kârgîr binâ dükkânlarda ankâ kefere tüccârları dîbâ ve şîb ü zerbâf ve atlas ve kâmhâ ve hârâ ve dârâyîlerin fürûht edüp yük çözüp yine yük bağlayup kırk gün kırk gece germâ-germ bâzâr-ı Îsevî(?) durup herkes metâ‘-ı nevâdirlerin fürûht ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104a ·
metinde göster ·
… ded kâmil Kalmık kâfirleri imdâdları var. Cümle beş kerre yüz bin kâfir oldu ve
yüz binden
ziyâde bârhâne götürmeğe ve kondukları yere arabaları tabur yapmağa demirden ze …
"Pâdişâhım, işde üç kerre yüz bin Maskov küffârı Vezîr Şeremet Ban ile ‘Hân seferdedir, ve Kırım boşdur’ deyü cümle küffâr Kırım vilâyeti üzre gitmededirler. İki yüz pâre topları var ve iki kerre yüz bin aded kâmil Kalmık kâfirleri imdâdları var. Cümle beş kerre yüz bin kâfir oldu ve yüz binden ziyâde bârhâne götürmeğe ve kondukları yere arabaları tabur yapmağa demirden zencîrler ile bağlı arabaları var. Hâlâ nehr-i azîm Edil suyun cümle gemilerle geçüp Heyhât sahrâsı içinden ibtidâ Kırım'a varup andan kal‘a-i Azağ'a gelüp Azağı ve Kazağı alsa gerek. Hâlâ Maskov'un (---) nâm kal‘ası üzre deryâ-misâl leşker ile gitmededirler. Bilin, âgâh olun, ana göre pâdişâhım bir tedârik görün. Bolay kim bu kâfire bir kırlıkda ve Heyhât sahrâsı çölünde râst gelesiz" deyü Hân hazretlerine Maskov'un Heşdek müselmânlarından böyle haber gelince Hân-ı âlîşân şâd-ı handân olup cemî‘i iş erleri kart kişiler ve kart atalıklar ve ot ağaları ile müşâvere edüp fi'l-hâl kendü yanında olan seksen yedi bin aded Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârlarının cümle üsârâları ve mâl-ı ganâ’imlerin Kırım'a gönderdi, zîrâ Kırım Tatar ılgarıyla bir merhale yer kalmışdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112a ·
metinde göster ·
ziyâde câriye avretleri vardır. Eğer anlardan ve kopna ve defkelerden birer alt …
"Evliyâ Çelebi dörd, beş kerre yüz binden ziyâde câriye avretleri vardır. Eğer anlardan ve kopna ve defkelerden birer altun tamga bahâyı bu hân alırsa belki bu hân âsî olup Âl-i Osmân'a karşu kor, zîrâ bu Çoban Geray neslinden (---) Hân (---) Hân Âl-i Osmân'a isyân edüp yeniçerileri kıra gelmişlerdir. Allâh hıfz ede, ammâ birkaç günden sen seyr [ü] temâşâ ile gör Kırım'da neler olur. Hemân bolay kim siz Mehemmed Paşa ile bunda bulunmayup der-i devlete yönelmiş bulunasınız" deyü niçe umûr-ı mu‘azzama sözler söyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196a ·
metinde göster ·
… yaylağ-ı azîmde vâki‘ olup niçe yüz âb-ı hayât suları cereyân edüp yaylasından
yüz binden
mütecâviz koyun ve keçileri otlayup gezer bir teferrücgâh yayladır.
Varoş-ı karye-i Pandalonya nâm bir acâ’ib yaylağ-ı benâm köydür kim bir kûh-ı serbülend yaylağ-ı azîmde vâki‘ olup niçe yüz âb-ı hayât suları cereyân edüp yaylasından yüz binden mütecâviz koyun ve keçileri otlayup gezer bir teferrücgâh yayladır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334b ·
metinde göster ·