… aşa'yı Sultân yanına uğratmayup kâmil yedi yıl Paşa kuru cerîme çeküp Sultân'ın
yanına varamadı
.
"Sakın sultânım, sen Melek'den hâmile kalma. Âhir anın mazarratın çeküp doğururken şehîd olur, ammâ gayrı paşadan erkek evlâd doğururken zarar etmez, ammâ Melek'den kız doğururken şehîd olursun" deyü merhûme sultânı korkudduklarından Paşa'yı Sultân yanına uğratmayup kâmil yedi yıl Paşa kuru cerîme çeküp Sultân'ın yanına varamadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 78a ·
metinde göster ·
… ının Bosna vilâyeti tarafı kenârında vâki‘ olmuşdur, ammâ âsî kal‘ası olmak ile
yanına varamayup
ne cirmde ve ne tarz [u] tavrda idiği ma‘lûmumuz değildir. Ancak derûn-ı hisârd …
Hâlâ Venedik pirinc-pirimi hükmünde cenerallikdir ve kal‘ası büyük Akdeniz'den girmiş bin mîl tavîl körfez deryâsının Bosna vilâyeti tarafı kenârında vâki‘ olmuşdur, ammâ âsî kal‘ası olmak ile yanına varamayup ne cirmde ve ne tarz [u] tavrda idiği ma‘lûmumuz değildir. Ancak derûn-ı hisârda ma‘mû[r] kenîse çanlıkları nümâyân idi. Hattâ niçe bin guzât-ı muvahhidîn bu kal‘a etrâfında olan köylerin ve bâğ evlerin ıhrâk edüp mahsûlâtların nehb u gâret ederken guzâta kal‘adan ol kadar balyemez top gülleleri urdu kim her gülle birbirine ta‘kîb edüp kal‘a murg-i semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı. 138b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138a–138b ·
metinde göster ·
"Nitekim bu kal‘a altında bu su vardır, siz bu kal‘ayı feth etmek değil
yanına varamazsız
. Bu suyu cümle biz etdik ve biz yolların biliriz ve yine biz keselim, cümle sah …
"Nitekim bu kal‘a altında bu su vardır, siz bu kal‘ayı feth etmek değil yanına varamazsız. Bu suyu cümle biz etdik ve biz yolların biliriz ve yine biz keselim, cümle sahrâ kuru olsun. Andan iş görüp kal‘ayı feth edin" dediklerinde hemân sadr-ı âlîcâh bu kâfirlere hâh-nâ-hâh amân verüp cümlesin kasem billâh ile âzâd edüp cemî‘i kefereleri Çatrapatra Ali Paşa'ya teslîm olunup ol gece cümle küffâr ile Ali Paşa yine çıplak ve şallak mallak askeriyle gidüp nısfu'l-leylde bir sâ‘ıka ve bir gürüldü sâika istimâ‘ oldu kim cümle guzât şeb-hûn olup küffâr basdı zann etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109a ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘asın beş gün beş gece urup ihrâk ederek bilâ hadd ü lâ-gâyet esîr …
Lisân-ı Maskov'da Yaşlovız Kirmân derler. Bu dahi ağaç kal‘adır, ammâ iç kal‘ası taş olup Potnik hatmana tâbi‘ oldukları bu dahi sene 1067 târîhinde yine Mehemmed Geray Hân ile Leh vilâyetine girüp Rakofçioğlu taburuyla ceng etdiğimiz sene bu kal‘a evsâfı mufassal merkûmdur. Ammâ şimdi bu kal‘a semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup toplar atmadan aslâ fâriğ olmayup asâkir-i Tatar yanına varamayup cânib-i erba‘asın beş gün beş gece urup ihrâk ederek bilâ hadd ü lâ-gâyet esîr mâl-ı hazâ’inler alup andan ol gün seğirdüp yine ganîmetler alarak,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 111b ·
metinde göster ·
… ur, anda mâhîleri sayd edüp zenbîller ile Mısır'a getürüp bed-râyihasından âdem
yanına varamaz
. Hemân hımârlar yüküyle cümle balık zenbîllerin bu bürkeye bırağup her balığı b …
Hâssa: Hattâ Feyyûm Mısır'a bir gün bir gecelik yoldur, anda mâhîleri sayd edüp zenbîller ile Mısır'a getürüp bed-râyihasından âdem yanına varamaz. Hemân hımârlar yüküyle cümle balık zenbîllerin bu bürkeye bırağup her balığı birer kerre yaykayup bi-emrillâh mürde iken gûyâ ihyâ olup kulaklarından kan tamup zinde-vâr olur. Ammâ bir lezîz balık olur kim Mısırlı anı yağmâ eder, semeke-i Yûsuf, mâ’ide-i Yûsuf ve hût-ı Yûsuf derler, bir münakkaş balıkdır. Ammâ hakîr Feyyûm'da "Ekeltü's-semekete hattâ re’sihâ" kavli üzre Yûsuf balığın yedik. Ammâ bu Bürketü'l-Gassâl'da gasl olunmuş Yûsuf balığın tenâvül etdik, aslâ balık râyihası yokdur, müşk râyihalı ilik-misâl bir balıkdır. Bi-emrillâh bu bürkede gasl olunduğu ecilden kudret mâ’idesi gibi bir balık olur. Bu Bürketü'l-Gassâl eyle bir hâssalı bürke idüği meşhûr-ı âfâkdır. Cüzâm olan kimse kırk gün girüp gasl etse ve zülâlinden nûş etse vücûdu dürr-i yektâya döner.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y133a ·
metinde göster ·