… ı gibi vızlayup kelimât eder. Hattâ yatdığı zamân arkası üzre yatır, gayri gûne
yatamaz
. Aceb hikmetdir. Arapça
Der-beyân-ı temâşâgâh-ı sun‘-ı Hudâ: Bu köyde bir şekl-i acîbe vü garîbe mûhiş bir çehre-i acûbe kefere gördüm. Cümle a‘zâsı yerinde, ammâ başı tahta gibi yassı, ammâ burnundan ensesine doğru yassı. Ve bir kulağı ve bir gözü ve bir kaşı tahtanın bir tarafında ve öbür kulağı ve bir kaşı ve bir gözü tahtanın sağ tarafında. Gûyâ alnı olacak yeri ve ağzı ve burnu ve çenesi tahtanın kenârında. Ve tahtanın iki tarafında ikişer dâne deve dişi gibi dişleri taşra çıkmış, ammâ gerdânı yeri sehel tahta gibi yassı başından kalınca halk olmuş ve kulakları iki tarafda fîl kulakları gibi olup dâ’imâ kulakları yekpâre gibi oynar, ammâ kulakları içinden neft yağı gibi bir sarı su akup sinekler üşdüğünden kulakları oynar ve gözleri ügü kuşu gözleri müdevver, ammâ ol kadar latîf ve mükehhal kirpikli nergis gözleri var kim gören hayrân kalır. Ve kaşları ağzındaki bıyıklarına karışmış, gûyâ kaşı bir bıyık gibi dahi halk olmuş. Lâkin sakalı yeri, ya‘nî çenesi tahta gibi yassının bir kenârına vâki‘ olmağile sakalı kırk elli kadar kıllardır. Ve her ne bulursa yer. Hattâ bir manastır önünde oturup cemî‘i gelüp giden kefereler buna me’kûlât [ü] meşrûbâtıdan her şey getirirler, ammâ ekseriyyâ buğday ve arpa ve samanı çok yer. Ve fîl ve câmûs kadar su içüp kalkup çârsû-yı bâzârda gezüp arı gibi vızlayup kelimât eder. Hattâ yatdığı zamân arkası üzre yatır, gayri gûne yatamaz. Aceb hikmetdir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103b ·
metinde göster ·
… yukaru limanı yıldız rû[z]gârı ve poyraz cânibine açıkdır. Kış günleri gemiler
yatamaz
, fırtınadan helâk olur. Ammâ bu aşağı tarafdaki liman-ı azîmi bir bî-bedel Hüdâ …
Sitâyiş-i limaneyn-i azîm Ağrıboz: Bu liman kal‘anın aşağı tarafına vâki‘ olup yukaru limanı yıldız rû[z]gârı ve poyraz cânibine açıkdır. Kış günleri gemiler yatamaz, fırtınadan helâk olur. Ammâ bu aşağı tarafdaki liman-ı azîmi bir bî-bedel Hüdâ’î limandır kim dörd yüz pâre gemi bir kezden girüp cümle lenger-endâht olup huzûr ile yatırlar. Hemân bir ırmağa girmiş gibi olurlar. Ve ba‘zı gemiler İslâmbol'da Galata önündeki gibi hisâr önüne aykuru yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249b ·
metinde göster ·
… ne on kulaç yerde demir korlar, ammâ lodosa ve kıblede ve gün doğusunda gemiler
yatamaz
, gâyet müşkildir.
Ammâ eski Benefşe limanı gâyet latîf ve top altında a‘lâ yataklı liman-ı emân olup iki yüz pâre gemiler yıldızdan ve karayelden ve batıdan bu üç rûzgâr-ı zorkârdan âsân yatır. Cümle gemiler başların karada taşlara yıldız cânibine bağlar. Ve lodos cânibine on kulaç yerde demir korlar, ammâ lodosa ve kıblede ve gün doğusunda gemiler yatamaz, gâyet müşkildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 278a ·
metinde göster ·
… şrasında yine poyraz cânibine bir kat azîm liman dahi vardır. Ammâ anda kadırga
yatamaz
, zîrâ ağzı poyraza ve yıldıza açıkdır, kom gelir. Ammâ kalyon ve şayka bir demi …
Ve bu Kadırga limanı taşrasında yine poyraz cânibine bir kat azîm liman dahi vardır. Ammâ anda kadırga yatamaz, zîrâ ağzı poyraza ve yıldıza açıkdır, kom gelir. Ammâ kalyon ve şayka bir demir üzre yatır. Ve Kadırga limanına bu limandan girilir. Kadırga limanına bu liman siper olmuşdur. Ve bu limanların bu tarafı ağzında Mendirek kal‘asına mukâbil birer kulle-i metîn vardır. Ve bu Kadırga limanı beş yüz pâre gemi alur ve taşra liman bin pâre gemi alur. Ammâ sehel açıkdır. Ve bu limanlar Rodos kal‘asının poyraz cânibine vâki‘ olmuş koltuk limandır ve gâyet meşhûr-ı âfâk limanlardır. Ve bu Kadırga limanında Tershâne gözlerinde Süleymân Şâh'ın bindiği Yeşil Melek kadırgası felenkler üzre karada durur. Ve bu mahalde liman kenârında Rodos paşası sarâyı içli taşralı fevkânî sarây-ı âlîdir ve kurbunda Tershâne mühimmâtı ile leb-ber-leb mahzenler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y117a ·
metinde göster ·