İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yatar*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
67
isabet
59 cümle/beyitte
24,8
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
8
farklı biçim
26 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6526,6
Kutadgu Bilig227,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 67

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yatar*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 745 ḳayu ewke kirse bu ay terk çıḳar / çıḳarı üçün terk yatarın yıḳar
KB 1528 ne muŋluġ turur körse yalŋuḳ özi / yorırda yatar eti keslür sözi
EÇS II 227b–228a … evvâreler ederler. Ba‘zısı bir sâ‘at su üzre aslâ dest [u] pâsı hareket etmeyüp yatarlar . Ba‘zı zaman cümle âşıkân-ı sâdıkan yek dil, yek cihet olup el ele verüp keştî- …
EÇS II 232b … ârı ve kal‘a-i Bolayır, be-dest-i Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî, yine Bolayır'da yatar , rahmetullahi aleyh. Bu kal‘alar feth olup ibtidâ Hacı Bektâş-ı Velî ta‘lîmiyle …
EÇS II 235a … d Hân-ı Râbi‘, merkad-i pür-envârına varup ziyâret etdükde "Ne böyle pâdişâhâne yatarsın . Âl-i Osmân'ın ırzın pâymâl eyleyüp Tatar elinde kesr-i ırz etdin" deyü sandûka …
EÇS II 257a … unsab olur. Mâh-ı temmûzda aslâ geçid vermez âb-ı hayâtdır. Kış günleri gemiler yatar emîn yerdir. Ve Keçler kavminden bu mahalle gelince bu nehrin iki cânibi bâğ-ı …
EÇS II 257a … Bir iskelesine dahi Layoş derler. Bunda dahi gemiler kışlayamaz. Ancak altı ay yatar . Ammâ gâyet bender iskeledir. Cânib-i şimâlde azîm dağlar içinde,
EÇS II 259a–259b … al‘anın bir kapulu liman-ı azîmi var kim bin pâre gemi birer iplik ile bağlanup yatarlar . Sekiz rûzgârdan emîn liman-ı kebîrdir. Karadeniz'in cânib-i edvârında böyle li …
EÇS II 259a–259b … menâs liman-ı azîmdir. Hakîr bu Anapa kal‘ası limanında Gönye yeniçeri ağasıyla yatarken Karadeniz'den donanma-yı hümâyûn nümâyân olup rûy-ı Bahr-i siyâh bâdbân-ı keştî …
EÇS II 267b … rdır. Yüzer arşın alabur direğiyle gemiler kayaların altına girüp demir bırağup yatarlar . Bu gemi re’isleri kayalar üzre olan kuyu ağızlarında re‘âyâlardan arabalar ile …
EÇS II 278b–279a … Bir kütüğü kırk kerre müsâfirîne satarlar. Zîrâ her gice mezkûr kütük su içinde yatar . Alan âdem ol kütüğü yakmak içün on akçe odun alır. Hattâ bir ârif yolcu bir kü …
EÇS II 285a … inde medfûndur. Lâkin âvîze ve sâ’ir tekellüfden berî türbedârsız ve dîdebânsız yatar bir sultândır. Mermer sandûkası münakkaş ve mutavvelce sandûka-i kabrdir. Cenbi …
EÇS II 289a–289b … elzele-i azîm olup zelzeleden ejdehâ münhedim olup pâre pâre çemenzâr üzre olup yatar . Hatta kubbe-misâl kellesinin haceri iki şakk olup gözünün bir bebeği kellesind …
EÇS II 289a–289b … luna galtân olup küçük hammâm kubbesi kadar müdevver ve mücellâ ve muşa‘şa olup yatar . Gûyâ çarhdan çıkma bir müdevver ayn-ı sü‘bândır. Ammâ sol gözünün bebeği yine …
EÇS II 303b–304a … ının bir cânibi zelzeleden münhedim olup cümle seng-i cibzi pâymâl-ı rimâl olup yatardı . Vâcibü's-seyr bir binâ-yı azîm ve ziyâret-i kadîmdir. Hamd-i Hudâ, Hân ile gir …
EÇS II 313b Ziyâret-i Hızır Zinde: Bir ulu kubbe-i âlî içinde bir serîr üzre yatar bir cesed-i şerîfdir. Bu dahi ter ü tâzedir. Özdemirzâde Osmân Paşa bu sultâna …
EÇS II 325b … Bây Hân ve Gündüz Bây Hân nâmân hân-ı hânân-ı şehinşâhânlar serîrler üzre kimi yatar ve kimi oturur, gûyâ hayâtdadırlar. Her şahsın seng-i mezârlarında ve atebe-i â …
EÇS II 347b–348a … depesi üzre menzil-i hânda ser-nigûn olup mebhût olup meyyit-i müteharrik-misâl yatar . Beri tarafda paşanın dörd gün sonra gönderdiği Murâd Haseki, Murtazâ Paşa'ya y …
EÇS II 351b–352a … dinizin evine kondum. Âdemlerim ve atlarım kar üzre yatup ben bir hayat altında yatarım . Lütf eylen bana ve paşaya bed-du‘â etmen" deyü ricâ eyledim. "Seni biliriz. İm …
EÇS II 360b–361b … b-ı Hümâyûn önünde Gazze makrameleri üzre altı vezîr ve beş mîr-i mîrân kellesi yatarmış . Sakının, el-hazer el-hazer, şer‘ile Üsküdar'a gelmen. Zîrâ Devlet-i Âl-i Osmân …
EÇS II 368b … p bayağı menzil kat‘ ederek bî-ser Hoy şehrine varup hâlâ Şems-i Tebrîzî Hoy'da yatar , mesîh-vâr mücerred [u] pâk intikâl eyledi. Ammâ bu Tebrîz'de medfûn Şeyh Nasru …
EÇS III 5a–5b … de niçe bin hâne-i harâb- 5b -hâneleri türâb imâristân binâları münhedim olup yatar . Hâlâ niçe bâğçeler ve bâğlar ve zeytûn ve servî ve ceviz dırahtları hudûdları …
EÇS III 7a–7b … zın hıfz eder. Hikmet-i Hûdâ, bir gice zeyl-i hisârda 7b Battâl Gâzî hâb-âlûd yatarken kayser tarafından yağı küffâr geldüğün kal‘ada ma‘şûkası olan kız küffârı görüp …
EÇS III 19b–20a … gemiler girüp demir bırağıp yatmazlar. Cümle gemiler alarka lenger-endaht olup yatarlar . Sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı limandır ve kal‘a handakının sol …
EÇS III 21a–21b … manına iki yüz pâre keştî-i Müslim ve Frenk galyonları gelüp lenger-endâht olup yatarlar . Kal‘ası olmamak ile Frenk-i bed-renk gümrük vermede inâd ve muhâlefet edüp gid …
EÇS III 21a–21b … şınıya ve galyon karavana kalyonlar girüp yatamazlar, top menzili ba‘îd alarka yatarlar . A‘lâ demir dutar yatakdır ammâ batı tarafı açık olmağıla kumu çok gelüp yine d …
EÇS III 21a–21b … ar yatakdır ammâ batı tarafı açık olmağıla kumu çok gelüp yine demir kuvvetiyle yatarlar , latîf yatakdır. Bu limanın cânib-i garbîsinde iki yüz altmış mil cezîre-i Kıbr …
EÇS III 21a–21b … bataklık yerdir kim kefere domuzlarının bataklığıdır. Müselmânlar ihtirâz üzre yatarlar ve's-selâm.
EÇS III 33b … ikde "Cânıma minnet ammâ atlarım zebûndur. Bozulaldan berü gündüz sarp dağlarda yatarım , gice yollarla giderim. Nefîr-i âm havfinden kurâ ve kasabâtlara uğramaya havf …
EÇS III 34b–35a … d-i âlîsi elvâhât evvel-i Nakraveş kurbunda kumkuması bârçeleriyle bir gâr içre yatar . Kabâbıta kavminin ziyâretgâhlarıdır. Hakîr üç kerre uğrayup temâşâ etdik. Deyr …
EÇS III 38b … zûr-kârdan emîn liman-ı kebîri vardır. Akka limanında gemiler kışlamayup burda yatarlar ammâ kum deryâsı günden güne şehri gark-ı rimâl etmededir. Zamân-ı kadîmde kum …
EÇS III 41a … bin mancınık taşları urduğu gülleler Akka sahrâsında galtân olup pâymâl-i rimâl yatar .
EÇS III 41a … r cirmi dokuz bin adım ihâta edüp cümle der-i dîvârı harâb [u] türâb olup yerde yatar . Bu kal‘a-i kebîr içre cümle incir ve dud bâğlarıdır. Hâne-i imâristândan bir â …
EÇS III 43a … e yükleri ve dollâbları cümle ka‘r-ı zemîne geçüp kimi baş aşağı, kimi yan bigi yatar kâ‘alar ve sarâylar var kim cümle Şâm huccâcı bu şehr-i Semûd içinden geçdikde …
EÇS III 43b–44a … ı rutab verüp Meryem cem‘-i rutab ederken Hazret-i İsâ sâye-i nahlde zahrı üzre yatarken mübârek pây-ı sa‘âdetinin ökçesiyle taşı urup ökçesi te’sîr etdüğü iki ökçe çuk …
EÇS III 45b–46a … ühânları üzre uğrayup gördü kim deryâ-misâl âdem üstühânları birbirine çatılmış yatar . Âlem-i hayretde kalup "Yâ Rabbî! Bu ne hâldir kim cümle mevtânın üstühânları b …
EÇS III 45b–46a … hayretde kalup "Yâ Rabbî! Bu ne hâldir kim cümle mevtânın üstühânları bir yerde yatar . Birisi pârekende ve perîşân değildir. Bu ne hikmetdir?" deyü âlem-i tahayyürde …
EÇS III 49a … nî İsrâ’îlî'sin kebâb edüp hâlâ ol asrdan berü âbâdân olmayup berbâd-âbâd yerde yatar . Eğer harâbistânında olan ibret-nümâ âsâr-ı binâların tahrîr eylesek gayrı meşh …
EÇS III 61b … ederek merhûm olup Simyât'ın dud bâğları içinde bir kubbe-i âlîde âsûde bî-gam yatar . Rahmetullâhi aleyh.
EÇS III 84a … e edüp cümle mahlûk-ı Hudâ derd [ü] mihnetden emîn olup maşadı hâlâ Ayasuluğ'da yatar . Kefereler her bâzâr varup devr ederler. Andan kenîzek-i Cemşîd bu Çemişkezek'd …
EÇS III 88b … , Bel‘am gölü, Bel‘am ibn Ba‘ûr bu gölün şimâlinde Erzurûm'a hâ’il Eğerli dağda yatar . Îmânsız gitdiğinde hâlâ mezârı leş gibi kokar. Ve,
EÇS III 97a–97b … dı", deyü mağrûr olup kal‘a-i Nakşa nâm mahalde limana girüp lenger-endâht olup yatarlar . Cümle asâkir-i nusret-me’ser gemilerden taşra çıkup bâğlara ve bâğçelere gidüp …
EÇS III 99a–99b … nâzda, kimi hıyâbân içre hem-nâzda ammâ çoğu çengelistân içre kemîngâh edinmiş yatarlar .
EÇS III 99b–100a … layup yanında hâb-âlûd olan refîkına nidâ edüp eydür: "Ey Alî cân, kalk! Ne çok yatarsın , sabâh karîbdir. Cümle kurd, kuş ve koyun ve benî Âdem seherin kalkup rahmet ka …
EÇS III 103a–104a … bir bir takrîr edüp "İşte leşi bizim iç ağalarının pençereleri önünde çabalayup yatar " dedim. Paşa eyitdi "Ben demedim mi, foduldur. İşte gördün mü?" deyüp innâ lill …
EÇS III 108a … uyu sedd edüp hânlar içre cânib-i vakfdan kanâdilleri çerâğân edüp kapu dibinde yatarlar . Eğer nısfu'l-leylde taşradan müsâfir gelirse kapuyu açup içeri korlar ve mâ ha …
EÇS III 124a Balçıkbaşı nâm bir mahalde hayme ü hargâhlarımızla meks edüp hâb-ı râhatda yatarken re‘âyâdan bir recül-i sâlih gelüp paşaya mülâkî olup eydür "Sultânım, deryâda o …
EÇS III 125a … rı tertîb üzre râyegândır. Hâlâ yine gelen keştîler bu liman temeli hudûdu içre yatarlar , ammâ zâlim gemiciler safra taşları limana taşlar döke döke liman dolup emn [u] …
EÇS III 133a–133b … gördüm, şâhrâh üzre bir sakka kuşu per ü bâllerin küşâde kılup sâyebân-âsâ edüp yatar . Meğer kanadı altında bir kancık sarı köpek yatarmış. Bu yârânlarımız ile bir b …
EÇS III 133a–133b … küşâde kılup sâyebân-âsâ edüp yatar. Meğer kanadı altında bir kancık sarı köpek yatarmış . Bu yârânlarımız ile bir berber dükkânında oturup bu sakka kuşuyla kelbin mu‘âm …