Menzil-i Gâzî yaylası: Orhân Gâzî Bursa'yı bir yıl muhâsara etdikde bu yaylada guzât-ı müslimîn muhâfaza edüp sâkin olduklarıçün Gâzî yaylası derler. Çemenzâr ve kestâne dırahtlarıyla şâdmân bir ferah-fezâdır. Bursa şehri serâpâ nümâyândır. Bir küçük halîci vardır, içinde gûnâ-gûn alabalıkları vardır. Andan yine baş yukaru beş sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230a ·
metinde göster ·
… le yedi aded yaylalardır. Her birinde birer gûne hâssası vardır. Evvelâ Sürmeli
yaylada
aslâ tâ‘ûn olmaz. Habîb-i Neccâr hazretleri niçe zemân bu yaylada sâkin olup ha …
Cümle yedi aded yaylalardır. Her birinde birer gûne hâssası vardır. Evvelâ Sürmeli yaylada aslâ tâ‘ûn olmaz. Habîb-i Neccâr hazretleri niçe zemân bu yaylada sâkin olup halkı dîne da‘vet etmişdir. Zîrâ peygamberdir demişler ve ihtilâf etmişler. Anların du‘ası berekâtıyla bu Sürmeli yayla'da aslâ vebâ olmaz. Ve Gökdepe yaylası, gâyet bâlâ azîm yayladır. Bunda cemî‘i hayvânâtları aslâ ülker urmaz. Ve Çatalağaç yaylası; anda aslâ ısıtma olmaz. Halkı gâyet tendürüst olur. Ve Fındıklı yaylada aslâ ve kat‘â yılan ve çıyan ve akrep ve gayri zehirli haşerâtlar olmaz. Ve Şolgay yaylası, her giz anda hırsız ve harâmî olmaz. Zira Şolgay Sultân Cüneyd-i Bağdadî hazretlerinin baş halîfesidir. Bu yaylada medfûn olduğundan aslâ harâmî olmaz. Bir kimesne komadığı şey’e el uzatsa eli kurula kalır, mücerreb olduğundan bu yaylada aslâ harâmî ve kuttâ‘u't-tarîk yokdur. Herkesin metâ‘ı meydân-ı muhabbetde âşikâre durur. Bir ferd-i âferîde vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b ·
metinde göster ·
… vvelâ Sürmeli yaylada aslâ tâ‘ûn olmaz. Habîb-i Neccâr hazretleri niçe zemân bu
yaylada
sâkin olup halkı dîne da‘vet etmişdir. Zîrâ peygamberdir demişler ve ihtilâf et …
Cümle yedi aded yaylalardır. Her birinde birer gûne hâssası vardır. Evvelâ Sürmeli yaylada aslâ tâ‘ûn olmaz. Habîb-i Neccâr hazretleri niçe zemân bu yaylada sâkin olup halkı dîne da‘vet etmişdir. Zîrâ peygamberdir demişler ve ihtilâf etmişler. Anların du‘ası berekâtıyla bu Sürmeli yayla'da aslâ vebâ olmaz. Ve Gökdepe yaylası, gâyet bâlâ azîm yayladır. Bunda cemî‘i hayvânâtları aslâ ülker urmaz. Ve Çatalağaç yaylası; anda aslâ ısıtma olmaz. Halkı gâyet tendürüst olur. Ve Fındıklı yaylada aslâ ve kat‘â yılan ve çıyan ve akrep ve gayri zehirli haşerâtlar olmaz. Ve Şolgay yaylası, her giz anda hırsız ve harâmî olmaz. Zira Şolgay Sultân Cüneyd-i Bağdadî hazretlerinin baş halîfesidir. Bu yaylada medfûn olduğundan aslâ harâmî olmaz. Bir kimesne komadığı şey’e el uzatsa eli kurula kalır, mücerreb olduğundan bu yaylada aslâ harâmî ve kuttâ‘u't-tarîk yokdur. Herkesin metâ‘ı meydân-ı muhabbetde âşikâre durur. Bir ferd-i âferîde vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b ·
metinde göster ·
… alağaç yaylası; anda aslâ ısıtma olmaz. Halkı gâyet tendürüst olur. Ve Fındıklı
yaylada
aslâ ve kat‘â yılan ve çıyan ve akrep ve gayri zehirli haşerâtlar olmaz. Ve Şol …
Cümle yedi aded yaylalardır. Her birinde birer gûne hâssası vardır. Evvelâ Sürmeli yaylada aslâ tâ‘ûn olmaz. Habîb-i Neccâr hazretleri niçe zemân bu yaylada sâkin olup halkı dîne da‘vet etmişdir. Zîrâ peygamberdir demişler ve ihtilâf etmişler. Anların du‘ası berekâtıyla bu Sürmeli yayla'da aslâ vebâ olmaz. Ve Gökdepe yaylası, gâyet bâlâ azîm yayladır. Bunda cemî‘i hayvânâtları aslâ ülker urmaz. Ve Çatalağaç yaylası; anda aslâ ısıtma olmaz. Halkı gâyet tendürüst olur. Ve Fındıklı yaylada aslâ ve kat‘â yılan ve çıyan ve akrep ve gayri zehirli haşerâtlar olmaz. Ve Şolgay yaylası, her giz anda hırsız ve harâmî olmaz. Zira Şolgay Sultân Cüneyd-i Bağdadî hazretlerinin baş halîfesidir. Bu yaylada medfûn olduğundan aslâ harâmî olmaz. Bir kimesne komadığı şey’e el uzatsa eli kurula kalır, mücerreb olduğundan bu yaylada aslâ harâmî ve kuttâ‘u't-tarîk yokdur. Herkesin metâ‘ı meydân-ı muhabbetde âşikâre durur. Bir ferd-i âferîde vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b ·
metinde göster ·
… mî olmaz. Zira Şolgay Sultân Cüneyd-i Bağdadî hazretlerinin baş halîfesidir. Bu
yaylada
medfûn olduğundan aslâ harâmî olmaz. Bir kimesne komadığı şey’e el uzatsa eli k …
Cümle yedi aded yaylalardır. Her birinde birer gûne hâssası vardır. Evvelâ Sürmeli yaylada aslâ tâ‘ûn olmaz. Habîb-i Neccâr hazretleri niçe zemân bu yaylada sâkin olup halkı dîne da‘vet etmişdir. Zîrâ peygamberdir demişler ve ihtilâf etmişler. Anların du‘ası berekâtıyla bu Sürmeli yayla'da aslâ vebâ olmaz. Ve Gökdepe yaylası, gâyet bâlâ azîm yayladır. Bunda cemî‘i hayvânâtları aslâ ülker urmaz. Ve Çatalağaç yaylası; anda aslâ ısıtma olmaz. Halkı gâyet tendürüst olur. Ve Fındıklı yaylada aslâ ve kat‘â yılan ve çıyan ve akrep ve gayri zehirli haşerâtlar olmaz. Ve Şolgay yaylası, her giz anda hırsız ve harâmî olmaz. Zira Şolgay Sultân Cüneyd-i Bağdadî hazretlerinin baş halîfesidir. Bu yaylada medfûn olduğundan aslâ harâmî olmaz. Bir kimesne komadığı şey’e el uzatsa eli kurula kalır, mücerreb olduğundan bu yaylada aslâ harâmî ve kuttâ‘u't-tarîk yokdur. Herkesin metâ‘ı meydân-ı muhabbetde âşikâre durur. Bir ferd-i âferîde vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b ·
metinde göster ·
… . Bir kimesne komadığı şey’e el uzatsa eli kurula kalır, mücerreb olduğundan bu
yaylada
aslâ harâmî ve kuttâ‘u't-tarîk yokdur. Herkesin metâ‘ı meydân-ı muhabbetde âşik …
Cümle yedi aded yaylalardır. Her birinde birer gûne hâssası vardır. Evvelâ Sürmeli yaylada aslâ tâ‘ûn olmaz. Habîb-i Neccâr hazretleri niçe zemân bu yaylada sâkin olup halkı dîne da‘vet etmişdir. Zîrâ peygamberdir demişler ve ihtilâf etmişler. Anların du‘ası berekâtıyla bu Sürmeli yayla'da aslâ vebâ olmaz. Ve Gökdepe yaylası, gâyet bâlâ azîm yayladır. Bunda cemî‘i hayvânâtları aslâ ülker urmaz. Ve Çatalağaç yaylası; anda aslâ ısıtma olmaz. Halkı gâyet tendürüst olur. Ve Fındıklı yaylada aslâ ve kat‘â yılan ve çıyan ve akrep ve gayri zehirli haşerâtlar olmaz. Ve Şolgay yaylası, her giz anda hırsız ve harâmî olmaz. Zira Şolgay Sultân Cüneyd-i Bağdadî hazretlerinin baş halîfesidir. Bu yaylada medfûn olduğundan aslâ harâmî olmaz. Bir kimesne komadığı şey’e el uzatsa eli kurula kalır, mücerreb olduğundan bu yaylada aslâ harâmî ve kuttâ‘u't-tarîk yokdur. Herkesin metâ‘ı meydân-ı muhabbetde âşikâre durur. Bir ferd-i âferîde vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b ·
metinde göster ·
… ndürüst olup ol miskînin vücûdu dürr-i beyz-âsâ olup hayât-ı cân bulur. Zîrâ bu
yaylada
Hazret-i İsâ vâlidesiyle Nablus şehrinden bunda gelüp sâkin olduğu makâm-ı şerî …
Sincan yaylası, anda cüzzâm ve miskîn varsa bi-emrillah-i Te‘âlâ altı ayda âb-ı hayât suları hâssasından tendürüst olup ol miskînin vücûdu dürr-i beyz-âsâ olup hayât-ı cân bulur. Zîrâ bu yaylada Hazret-i İsâ vâlidesiyle Nablus şehrinden bunda gelüp sâkin olduğu makâm-ı şerîfi ziyâretgâhdır ve Hazret-i İsâ halîfesi Şem‘ûn-ı Safâ hazretleri Mısır'ın Behnisa şehrinden seyâhat ederek bu yaylada Hazret-i İsâ makâmın ziyârete gelüp anda dahi Şem‘ûn-ı Safâ'nın makâmı vardır. Nazargâh-ı peygamberân olduğundan nûş etdikleri âb-ı zülâlden cüzzâm miskînler nûş etseler bi-emri Hudâ şifâ bulurlar, tevâtür ile meşhûr ziyâretgâh-ı hâs u âmlardır. Ve ba‘zı Freng-i pür-reng-i bed-cenkler tevârîhlerinde bu yaylada Hazret-i İsâ ve Şem‘ûn-ı Safâ'nın makâmât-ı aliyyeleri olduğun istimâ‘ edüp İskenderûn'dan cem‘-i vefîr ile 21a bu yaylalara gelüp ziyâret edüp kesb-i hevâ ederler. El-hâsıl ibret-nümâ vâcibü's-seyr yayla-yı azîmlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b–21a ·
metinde göster ·
… halîfesi Şem‘ûn-ı Safâ hazretleri Mısır'ın Behnisa şehrinden seyâhat ederek bu
yaylada
Hazret-i İsâ makâmın ziyârete gelüp anda dahi Şem‘ûn-ı Safâ'nın makâmı vardır. …
Sincan yaylası, anda cüzzâm ve miskîn varsa bi-emrillah-i Te‘âlâ altı ayda âb-ı hayât suları hâssasından tendürüst olup ol miskînin vücûdu dürr-i beyz-âsâ olup hayât-ı cân bulur. Zîrâ bu yaylada Hazret-i İsâ vâlidesiyle Nablus şehrinden bunda gelüp sâkin olduğu makâm-ı şerîfi ziyâretgâhdır ve Hazret-i İsâ halîfesi Şem‘ûn-ı Safâ hazretleri Mısır'ın Behnisa şehrinden seyâhat ederek bu yaylada Hazret-i İsâ makâmın ziyârete gelüp anda dahi Şem‘ûn-ı Safâ'nın makâmı vardır. Nazargâh-ı peygamberân olduğundan nûş etdikleri âb-ı zülâlden cüzzâm miskînler nûş etseler bi-emri Hudâ şifâ bulurlar, tevâtür ile meşhûr ziyâretgâh-ı hâs u âmlardır. Ve ba‘zı Freng-i pür-reng-i bed-cenkler tevârîhlerinde bu yaylada Hazret-i İsâ ve Şem‘ûn-ı Safâ'nın makâmât-ı aliyyeleri olduğun istimâ‘ edüp İskenderûn'dan cem‘-i vefîr ile 21a bu yaylalara gelüp ziyâret edüp kesb-i hevâ ederler. El-hâsıl ibret-nümâ vâcibü's-seyr yayla-yı azîmlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b–21a ·
metinde göster ·
Sincan yaylası, anda cüzzâm ve miskîn varsa bi-emrillah-i Te‘âlâ altı ayda âb-ı hayât suları hâssasından tendürüst olup ol miskînin vücûdu dürr-i beyz-âsâ olup hayât-ı cân bulur. Zîrâ bu yaylada Hazret-i İsâ vâlidesiyle Nablus şehrinden bunda gelüp sâkin olduğu makâm-ı şerîfi ziyâretgâhdır ve Hazret-i İsâ halîfesi Şem‘ûn-ı Safâ hazretleri Mısır'ın Behnisa şehrinden seyâhat ederek bu yaylada Hazret-i İsâ makâmın ziyârete gelüp anda dahi Şem‘ûn-ı Safâ'nın makâmı vardır. Nazargâh-ı peygamberân olduğundan nûş etdikleri âb-ı zülâlden cüzzâm miskînler nûş etseler bi-emri Hudâ şifâ bulurlar, tevâtür ile meşhûr ziyâretgâh-ı hâs u âmlardır. Ve ba‘zı Freng-i pür-reng-i bed-cenkler tevârîhlerinde bu yaylada Hazret-i İsâ ve Şem‘ûn-ı Safâ'nın makâmât-ı aliyyeleri olduğun istimâ‘ edüp İskenderûn'dan cem‘-i vefîr ile 21a bu yaylalara gelüp ziyâret edüp kesb-i hevâ ederler. El-hâsıl ibret-nümâ vâcibü's-seyr yayla-yı azîmlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b–21a ·
metinde göster ·
Eyâlet-i Konya ve eyâlet-i Mar‘aş halkı ve niçe boy Türkmânları bu
yaylada
cilvelenüp birbirlerinden haberleri yokdur. Bu cebel-i âlîde olan nebâtât [u] g …
Eyâlet-i Konya ve eyâlet-i Mar‘aş halkı ve niçe boy Türkmânları bu yaylada cilvelenüp birbirlerinden haberleri yokdur. Bu cebel-i âlîde olan nebâtât [u] giyâhât [u] ezhârât ahşâbât-ı işpeçar bir diyâr yaylağında yokdur. İllâ Erzurûm ensesinde Bingöl yaylasında bî-hadd u hasr haşîşât vardır. Ve niçe bin kaynak uyûn-ı câriyeler var kim her biri birer âb-ı hayâtdan nişân verir. Böyle bir kûh-ı vâsi‘dir. Hattâ sene 922 târîhinde Selîm Şâh-ı evvel İrân-zemîn şâhı Şâh İsmâ‘îl üzre sefere giderken Zülkadıriyye sâhibi Sultân Alâüddevle Mısır'da Sultân Gavrî tahrîkiyle bu Alâüddevle Âl-i Osmân askerinin ilerisin ve gerisin nehb [u] gâret etdükde Selîm Hân Sultân Gavrî'ye nâmeler gönderüp "Şu Alâüddevle'yi zabt edin memerr-i asâkir-i İslâm üzre rehzenlikler eder, hakkından gelin yohsa hakkından gelirim" deyü nâme gönderdikde Gavrî nâmeyi kırâ’at edüp nâmesinde "Hakkından gelmeğe kâdir isen gel" deyüp Selîm Hân'a nâme gönderir. Bir nâme dahi Alâüddevle'ye gönderüp "Göreyim seni Şâh İsmâ‘îl'e niçe imdâd edersin" dedikde Selîm Hân Çıldır sahrâsında Şâh İsmâ‘îl ile cenk ederken görse yigirmi bin kırmızı şâlvârlı Mısır silâhşörü pür-silâh cündi ve yigirmi bin Alâüddevle'nin Zülkadirli ve Mamaylı ve Pehlivânlı ve Yeni-elli Türkmân askeri ve şâh askeri, Selîm Şâh'ı askeriyle ortaya alup kıra kıra inhizâm sadedinde iken Cenâb-ı Bârî yârî kılup nesîm-i nusret Selîm Hân tarafına esüp cümle Mısrîleri ve Türkmâniyânları ve şâh askerin cümle dendan-ı tîğdan geçirüp Şâh İsmâ‘îl ancak yetmiş aded kimesne ile Âzerbâycân'a cân atup Selîm Hân şâh-ı İrân-zemînin yedi aded mîr-i mîrânlık yerlerin feth edüp der-i devlete geldi. Andan mezâhib-i erba‘a şeyhülislâmlardan fetvâ-yı habl-i metînler alup Mısır Sultânı Gavrî Kızılbaş'a imdâd etdiğiyçün üzerine sefer edüp Selîm Hân Kayseriyye'ye geldüği mahalde hâkim-i Mar‘aş Alâüddevle bu Göksun yaylasında yüz bin asker cem‘ edüp Selîm Hân'ın Mısır üzre gitmemesine âmâde olup gûnâ-gûn rahzenlikler ederken Selîm Hân vezîria‘zamı olan Tavâşî Sinân Paşa'yı ve vezîr Ayas Paşa'yı kırk bin asker ile Göksun yaylasına gönderüp Alâüddevle ile bir ceng-i perhâş [u] savaş etdiler kim Âl-i Osmân'ın on bir ceng-i azîminin biri dahi bu Göksun cengidir. Âhir bi-emri Hudâ Sinân Paşa mansûr [u] muzaffer olup Sultân Alâüddevle'yi yetmiş boy beğleriyle ve yetmiş aded ümerâlarıyla cümle katl edüp Selîm Hân'a kellelerin nâmeler ile Gavrî'ye gönderüp, "İşte haklarından geldim hâzır ol vaktına!" deyü haber gönderdikde yüz bin asker ile Merc-i Dâbik sahrâsında münhedim olup Mısır'a firâr eder. Hâlâ üstühân-ı Mısrîler vâdi-i Merc-i Dâbik'da püşte püşte yığılıdır ve Türkmân uzuvları Göksun yaylasında yığın yığındır kim hâlâ kabr-ı Alâüddevle ve yetmiş bin Türkmân bu Göksun'da medfûndur. Diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Vasıfdan müberrâ bir yaylağ-ı ra‘nâdır. Andan yine cânib-i garba (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 63a ·
metinde göster ·
Bu şehre hayvânâtlar girmediğiyçün cümle behâ’imlerinin südlerin
yaylada
sağup aşağı şehirdeki çeşmelerde herkes südün alırdı. Zîrâ bu şehr-i harâbın en …
Bu şehre hayvânâtlar girmediğiyçün cümle behâ’imlerinin südlerin yaylada sağup aşağı şehirdeki çeşmelerde herkes südün alırdı. Zîrâ bu şehr-i harâbın ensesinde yıldız tarafı dağlar ve bâğlar ve yaylalardır ve kıble ve cenûb tarafı Van deryâsıdır. Ve bir câmi‘in dîvârında câmi‘in kendi evkâfnâmesin yazmış. Bin beş yüz dükkân ve bin aded tarla ve yüz aded değirmân ve beşlik altun sikke nişân-ı vakf imiş. Ve "Her kim bu evkâfını harâb itken bolursa Hâmân u Kârûn ve Mervân u Fir‘avn u Yezîd'in la‘neti orasına ve töresine ve üzerine olsun!", deyü yazmış. Ve dahi altında Arapça âyetin yazmış. Hakkâ ki sikke-i mermerde kazmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240a ·
metinde göster ·
… n etmişdi. Ve kûh-ı Demâvend'den beş kerre yüz bin koyun sürmüşdü. Hâlâ yine bu
yaylada
on kerre yüz bin devâbât makûlesi vardır. Bu yaylanın şark cânibinde yaylayan A …
Evsâf-ı yaylağ-ı kûh-ı Demâvend: Bir cebel-i kûh-ı serbülenddir kim zamân-ı kadîmde yedi aded sûr-ı metîneler ile âbâdân hâlâ biri ma‘mûrdur kim kal‘a-i Demâvend nâmıyla meşhûr-ı âfâk olup sene 995 târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Cığalzâde Sinân Paşa kal‘a-i Demâvend'i yedi günde feth edüp hâk ile yeksân etmişdi. Ve kûh-ı Demâvend'den beş kerre yüz bin koyun sürmüşdü. Hâlâ yine bu yaylada on kerre yüz bin devâbât makûlesi vardır. Bu yaylanın şark cânibinde yaylayan Avşarî ve Kehrânî ve Dümbülî ve Dümdümî Türkmanânı yayla hakların Acem Şâhı tarafından Rey şehri hânı alur. Ammâ yine bu kûh-ı Demâvend'in cânib-i kıblesinde ve taraf-ı garbîsinde yaylayan Urbân u Türkman u Ekrâd-ı Zıbarı'nın {yaylamakların} İmâdiyye hâkimi ve Akra beği alırlar. Tâ bu mertebe böyle bir kûh-ı azîm-i mahsûldârdır ve ma‘âdin-i hadîd gâyet çokdur. Ol ecilden sularının nef‘i yokdur. Bu kûh-ı Demâvend'in şimâlinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326b ·
metinde göster ·
… ve çam kabuğu örtülü fukarâ hânesinin amâr edüp mu‘âf u müsellem etdi, zîrâ bu
yaylada
küffâr beher sene niçe bin âdem esîr ederdi. Anıniçün cümle Bosna eyâletine mut …
Bu karye sene (---) târîhinde Gâzî Fazlî Paşa müceddeden bir câmi‘i ve bir hânı ve bir hammâmı ve birkaç dükkânı ve yüz aded tahta ve çam kabuğu örtülü fukarâ hânesinin amâr edüp mu‘âf u müsellem etdi, zîrâ bu yaylada küffâr beher sene niçe bin âdem esîr ederdi. Anıniçün cümle Bosna eyâletine mutasarrıf olan vüzerâlar bu yaylada on bin asker ile yaylayup çam kabuğundan niçe bin hâneler binâ edüp muhâfaza eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134a ·
metinde göster ·
… n âdem esîr ederdi. Anıniçün cümle Bosna eyâletine mutasarrıf olan vüzerâlar bu
yaylada
on bin asker ile yaylayup çam kabuğundan niçe bin hâneler binâ edüp muhâfaza ed …
Bu karye sene (---) târîhinde Gâzî Fazlî Paşa müceddeden bir câmi‘i ve bir hânı ve bir hammâmı ve birkaç dükkânı ve yüz aded tahta ve çam kabuğu örtülü fukarâ hânesinin amâr edüp mu‘âf u müsellem etdi, zîrâ bu yaylada küffâr beher sene niçe bin âdem esîr ederdi. Anıniçün cümle Bosna eyâletine mutasarrıf olan vüzerâlar bu yaylada on bin asker ile yaylayup çam kabuğundan niçe bin hâneler binâ edüp muhâfaza eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134a ·
metinde göster ·
üç gün meks edüp gölemez ve kaymağ u yoğurd ve teleme peynirleriyle semiz kuzul …
Bu yaylada üç gün meks edüp gölemez ve kaymağ u yoğurd ve teleme peynirleriyle semiz kuzular yeyüp Cenâb-ı Allâh'a şükr edüp andan taraf-ı cenûba gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134a ·
metinde göster ·
"Baka şu âsîleri baka şu kâfirleri, siz köy vurursuz ve
yaylada
koyun alırken çobanları kırarsız. Koyverün şu bağlı mîrî çobanları. Bunlar vezî …
"Baka şu âsîleri baka şu kâfirleri, siz köy vurursuz ve yaylada koyun alırken çobanları kırarsız. Koyverün şu bağlı mîrî çobanları. Bunlar vezîria‘zamın Kabirova hâssı çobanlarıdır" deyü bağlı olan diri kâfirlerimize yapışup niçe gâzîlerimize deyenek ve sopa ve zerdesteler ile girişüp hattâ benim Kâzım nâm gulâmımın başın yardılar. Bu hâl-i pür-melâli görüp âlem-i hayretde kalup her ne kadar müdârâ eyledikse bunlar bize girişmeğe başladılar ve birkaç keferemiz aldılar. Hele ormandan çıkup bir at işler çemenzâr yer idi, hemân cümlemiz bir ağızdan "Allâh Allâh" deyüp kâfirlere girdiğimiz gibi bunlara da dal sâtûr olup girişdiğimizde aslâ kıçları tutmayup tütün gibi tütüp gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54a ·
metinde göster ·
… ve kış mezkûr Jobça yaylasında Tûfân-ı Nûh'dan berü berf-i rahmet vardır. Ve bu
yaylada
156a olan niçe yüz bin elvân şükûfelerin râyiha-i tayyibeleri âdemün demâğın …
Ekseriyyâ şehr-i Nova'nın Karaca suyu ve Topla suyunun bir fırkası bu Jobça yaylasından tulû edüp cereyân ederek [ş]ehr-i Nova'nın bâğ u bâğçeleri ve imâretleri ve hânedânların rey edüp benî Âdem ve gayri hayvânâtların saky edüp ma‘a'z-ziyâde suları deryâya munsabb olur. Cümle suları karlı yaylalardan gelir kim yaz ve kış mezkûr Jobça yaylasında Tûfân-ı Nûh'dan berü berf-i rahmet vardır. Ve bu yaylada 156a olan niçe yüz bin elvân şükûfelerin râyiha-i tayyibeleri âdemün demâğın mu‘attar edüp atlarımız tirfil ve yonca ve ayrık ve kara çayır yemeden fîl gibi sâhib-i şikem oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155b–156a ·
metinde göster ·
gûnâ-gûn zevk u safâlar edüp andan yine yokuş aşağı 3 sâ‘atde enüp yine Nova ka …
Hulâsa-i kelâm iki gün iki gece bu yaylada gûnâ-gûn zevk u safâlar edüp andan yine yokuş aşağı 3 sâ‘atde enüp yine Nova kal‘asında konağımız olan yeniçeri ağası hânesine nüzûl edüp ol gün Dobra-Venediklilerin koyun da‘vâlarıyçün elimizde olan Sührâb Mehemmed Paşa'nın buyurdu-yı şerîfiyle mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîne varup cümle a‘yân-ı vilâyet huzûr-ı şer‘a gelüp hâzır olduklarında bu hakîr buyurdu-yı şerîfi kırâ’at etdirüp sicill-i şer‘a buyurdu kayd olup cümle a‘yân-ı vilâyetin mazmûn-ı buyurdu-yı şerîf ma‘lûmları olunca cümle huzzâr-ı meclis eyitdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156a ·
metinde göster ·
… f ve ırkı'l-cenâh ve çilek ve lûzi'n-nebî misilli otları hukemâ-yı kudemâlar bu
yaylada
cem‘ etmek içün bu deyri binâ etmişler.
Ve bu sahrâ eyle bir fezâ-yı bâlâdır kim cemî‘i nebâtât u ahşâbât ve dâ-i devâ-i giyâhât bunda mevcûddur. Hattâ bu yaylanın cânib-i garbîsinde bir deyr-i kadîm var. Hâlâ ma‘mûr olup bu deyrde Eflâtûn ve Bokrât u Sokrât ve Câlinûs ve Ristetâlîs ve Batlîmûs ve Feylesof u Feylekos nâm hukemâlar bu deyrde sâkin olup bu kûh-ı bâlâda hâsıl olan hâssalı edviyelerden râvend-i Rûmî ve sünbül-i Rûmî ve yebrûhu's-sanem, ya‘nî âdem gibi abdüsselâm otu ve cedvâr-ı Rûmî ve sa‘leb ve mahleb ve ışkın ve reybâs ve çöpçini ve saparna ve labada kökü ve şâhtere ve roka ve havlicân-ı Rûmî ve sadef ve ırkı'l-cenâh ve çilek ve lûzi'n-nebî misilli otları hukemâ-yı kudemâlar bu yaylada cem‘ etmek içün bu deyri binâ etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160a ·
metinde göster ·
… dır. Bu kûhda olan çârsû-yı bâzârı ve âdem deryâsın temâşâ edüp ertesi günde bu
yaylada
hâsıl olan sünbül ve zerrîn ve müşg-i Rûmî ve karanfil ve şakâyık ve nîlüfer ve …
Hulâsa-i kelâm Hersek diyârının göbeğinde cihân-nümâ bir kûh-ı ibret-nümâdır. Bu kûhda olan çârsû-yı bâzârı ve âdem deryâsın temâşâ edüp ertesi günde bu yaylada hâsıl olan sünbül ve zerrîn ve müşg-i Rûmî ve karanfil ve şakâyık ve nîlüfer ve zanbak ve gayri gûnâ-gûn ezhârları demet demet cem‘ edüp şemm ederek bu Çemerne yaylasından cânib-i garba yokuş aşağı enüp bir gün gidüp tekrâr bu kadar baş ve bu kadar dil esîr ile serhaddin âyîni üzre tüfeng şâdumânları ederek gülbâng-ı Muhammedîler çekerek 10 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160a ·
metinde göster ·
Lâkin bu yaylada eyyâm-ı sayfda cümle ahâlî-i halkı kürke muhtâc eder, zîrâ mâh-ı Temmûz'da kâhîce kar yağup şiddet-i şitâ{dan} ziyâde olur. Ve bu yaylak şehrinin çârsû-yı bâzârı ve şâhrâhları içre evc-i âsımâna ser çekmiş her kişinin hudûdunda serâmed çam dırahtları ve niçe bin gûnâ-gûn şecere-i müsmirât nahılları sebze-pûş cüvânân-misâli her kişinin hidmetinde sâyedâr eden şecerâtların hisâbın Hallâk-ı âlem bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 221b ·
metinde göster ·
… hât-ı beyâbânlı ve niçe bin âb-ı hayâtlı yayladır. Hattâ şehrin cümle suları bu
yaylada
Peşker köyü nâm bir köyde bir kayadan çıkar bir azîm mesîregâh teferrücgâh yerd …
Sitâyiş-i yaylağ-ı Avusdos: Bu şehrin garbî ve cenûbîsi tarafında bir kûh-ı serbülenddir kim niçe bin âdemler devâbbâtlarıyla bu yaylağa çıkup altı ay safâ ederler. Şehirden kâmil üç sâ‘atde urûc olunur bir kûh-ı serâmed giyâhât-ı beyâbânlı ve niçe bin âb-ı hayâtlı yayladır. Hattâ şehrin cümle suları bu yaylada Peşker köyü nâm bir köyde bir kayadan çıkar bir azîm mesîregâh teferrücgâh yerdir. Andan enüp şehrin cümle imâretlerine suyu tevzî‘ [ü] taksîm olur. Hattâ ibret-nümâ-yı cisr-i Sinân Beğ altından geçer âb-ı hayât sulardır. Bu cisr-i ibret-eser-i memerr-i nâsın târîhi budur kim mısrâ‘-ı âhiridir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·
Ve bu cebel-i âlîde olan hubûbât u nebât[ât] ve edviye-i hezârgûn bir
yaylada
yokdur. Hattâ yebrûhu's-sanem ve râvend-i rûmî ve dürüğ otu ve labada ve ışkın …
Ve bu cebel-i âlîde olan hubûbât u nebât[ât] ve edviye-i hezârgûn bir yaylada yokdur. Hattâ yebrûhu's-sanem ve râvend-i rûmî ve dürüğ otu ve labada ve ışkın ve reybâs dahi niçe kerre yüz bin gûne bunun emsâli edviye-i dârû-yı a‘zam hâsıl olup cemî‘i derde dâ-i devâlar bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254b ·
metinde göster ·
… çıkduğun istimâ‘ edüp tekrâr İnebahtı kurbunda Kakiskala dağına bir günde gelüp
yaylada
İnebahtı beğini bulup emr-i pâdişâhîyi ve Serdâr Alî Paşa mektûbların verüp "el …
Ve kara cânibi solumuzda Aya Mavra vilâyeti deryâ içre sığlıklarda kalup biz yine cânib-i şarka dolaşup İnebahtı beğinin devre çıkduğun istimâ‘ edüp tekrâr İnebahtı kurbunda Kakiskala dağına bir günde gelüp yaylada İnebahtı beğini bulup emr-i pâdişâhîyi ve Serdâr Alî Paşa mektûbların verüp "el-emrü emrüküm" deyüp askeriyle ve cümle re‘âyâsıyla Manya muhâfazasına âmâde olup hakîre bir kîse ve bir at ve bir Manya kölesi ihsân edüp andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 340b ·
metinde göster ·
velî-ni‘am Ohrîzâde Beğcüğez efendinin kâmil üç yüz aded eğrek koyunları otlayu …
Ve bu yaylada velî-ni‘am Ohrîzâde Beğcüğez efendinin kâmil üç yüz aded eğrek koyunları otlayup yaylalanır kim cümle yetmiş bin aded gûsfend-i gûnâ-gûndur. Diyâr-ı Rûm'da Alman yaylasından sonra ve Rila ve Destpot ve Serez ve Vitoş yaylalarından sonra bu Uştuk yaylası meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371b ·
metinde göster ·
olan sünbül ve misk-i Rûmî ve lâle ve zerrîn ve nergis meğer Erzurûm diyârında …
Bu yaylada olan sünbül ve misk-i Rûmî ve lâle ve zerrîn ve nergis meğer Erzurûm diyârında Bingöl yaylasında ve kûh-ı Bîsütûn'da ve kûh-ı Demâvend ve kûh-ı Erciş'de ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371b ·
metinde göster ·
bir hafta zevk [u] safâlar edüp andan cânib-i şarka kâh yokuş aşağı piyâde ve k …
Bu yaylada bir hafta zevk [u] safâlar edüp andan cânib-i şarka kâh yokuş aşağı piyâde ve kâh esb-süvâr 5 sâ‘atde, karye-i Paz'ı geçüp yine cânib-i şarka 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371b ·
metinde göster ·
dağ u bâğ u râğ ve ırağ u yakın hıyâbânlar içre külbeler inşâ edüp ehl [ü] ıyal …
İlâ yevminâ hâzâ cümle ehl-i beled bu yaylada dağ u bâğ u râğ ve ırağ u yakın hıyâbânlar içre külbeler inşâ edüp ehl [ü] ıyalleriyle cümle ehl-i hiref kesb-i tarâvet edüp safâ ederler. Ve cümle ehl-i sanâyi‘ esnâfât bir telmîzin sâhib-i seccâde etmek murâd edinse cümle ehl-i sûk bu mesîregâhda teferrüc edüp ni‘met-i vâfireler tenâvül olunup du‘â ve senâ ile şâkirdlerin revâne edüp pîrperver edüp hayır du‘â ile Süleymân Hân'ın rûh-ı şerîfin yâd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y79a ·
metinde göster ·
haymemi kurup iki gün zevk edüp bir çınâr-ı azîmin sîne-i pür-kînesine nevregân …
Ve bu hakîr teberrüken bu yaylada haymemi kurup iki gün zevk edüp bir çınâr-ı azîmin sîne-i pür-kînesine nevregân ile Karahisârî tarzı bir hatt-ı celî îcâd edüp oydum ki inşâallâh ol dıraht inkırâzü'd-devrân ber-karâr oldukça ol hat fenâ bulmayup mürûr-ı eyyâm ile dahi latîf hat olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y79a ·
metinde göster ·
… Yesevî halîfelerindendir kim anların nutk-ı dürerbârları ile bu Baba Sultân bu
yaylada
âşiyân etmesi sebebiyle ile'l-ân bu yayla âbâdân olmasının aslı oldur.
Bu dergâh içre Baba Sultân ismiyle müsemmâ bir er medfûndur. Hacı Bektaş-ı Velî ile Horasân'dan bile gelmiş bir pîr-i merd-i Horasânîdir kim Horasân erenlerinden cedd-i izâmımız olan Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî halîfelerindendir kim anların nutk-ı dürerbârları ile bu Baba Sultân bu yaylada âşiyân etmesi sebebiyle ile'l-ân bu yayla âbâdân olmasının aslı oldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88a ·
metinde göster ·
herkesin mülkü ve emlâki ve bâğ u bâğçesi vardır. Ol câ-yı ferah-fezâda zevk u …
Ve ol yaylada herkesin mülkü ve emlâki ve bâğ u bâğçesi vardır. Ol câ-yı ferah-fezâda zevk u safâlar edüp mahbûb ü mahbûbesi kesb-i tarâvet hâsıl ederler. Ancak Adana'da paşa ve mollâ ve garîb ü gurebâ ve ehl-i tüccâr ve âyende vü revendegân kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y156a ·
metinde göster ·