… si tahrîr olunan târîhdir kim kerâmetdir. Hayâtında târîhlerin iki tokuz rakamı
yazarlar
. Ahibbâdan ba‘zısı eydir "Yâ Sultânım bu iki tokuz târîh değildir" derler, buyu …
Ve Bâkî Efendi civârında Hattât Abdullâh Kırımî hazretlerinin seng-i mezârında olan kendü hatları ile sihr-i mübîn mertebesi tahrîr olunan târîhdir kim kerâmetdir. Hayâtında târîhlerin iki tokuz rakamı yazarlar. Ahibbâdan ba‘zısı eydir "Yâ Sultânım bu iki tokuz târîh değildir" derler, buyururlar kim "Bir tokuz yeri dahi alıkodum, fevtimizden sonra bir tokuz dahi yazup sene 999 ola" derler. Şâhrâh üzre bir soffada medfûn olup ziyâretgâh-ı temâşâgâh-ı hattâtân bir hatt-ı garîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 109b ·
metinde göster ·
… inde üstâdlar var kim ta‘lîk ve neshî ve rık‘a ve reyhânî mühürler ve tılısmlar
yazarlar
kim gûyâ âyetün min âyâtillâhdır.
Esnâf-ı mühür-kenân-ı sîm ü heykelân ya‘nî gümüş mühür ve tılısmât kazıcı: Başka esnâfdır, akîk-i Yemenî kazıyamazlar. 188a Bunların mâbeynlerinde üstâdlar var kim ta‘lîk ve neshî ve rık‘a ve reyhânî mühürler ve tılısmlar yazarlar kim gûyâ âyetün min âyâtillâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 187b–188a ·
metinde göster ·
… lât-ı silâha müstağrak olup Zûpîn'i kayd [ü] bend edüp Hamza gâlib olup sûretin
yazarlar
kim gûyâ zî-rûhdur.
Hazret ol sancakdan gayrı sûrete ve tasvîr [u] put yazmağa ruhsat vermemişlerdir. Ammâ Rûm nakkâşları zâde-i tab‘larından yine dîn-i İslâmın şân [u] şöhret şevketleriyçün Hazret-i Hamza-i bâ-safânın Zûpîn ile atlar üzre ceng [ü] cidâl sûretlerin âlât-ı silâha müstağrak olup Zûpîn'i kayd [ü] bend edüp Hamza gâlib olup sûretin yazarlar kim gûyâ zî-rûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 199b ·
metinde göster ·
… âlât-ı silâhlarıyla her bir pehlivânların sûretlerin mehâbet [u] salâbetleriyle
yazarlar
kim gören ümmî âdemler hamd-i Hudâ ümmet-i Muhammed'den böyle sâhib-kırânlar va …
Ve Hamza-i bâ-safânın yüz yetmiş sandaliyye sâhibi Hazret-i Sa‘d u Sa‘îd'i ve Hâlid ibn Velîd'i ve Ubeydetü'l-Cerrâh'ı ve Şeyh Sârî'yi ve Ma‘dî-Kereb'i ve Dîvâne Hurûm'u ve Lenduhâ ibn Sa‘dân'ı ve Sâhib-kırân Bedî‘üzzamân Veliyyü'l-akrân'ı ve Kâsım-ı la‘leyn-i Kubâ'yı ve teber-i müslimîsi elinde Hazret-i Peyk-i Resûl Baba Amr Ümeyye-i Zamîrî ve niçe yüz sâhib-kırânları zırh [u] zireh-külâh ve cebe ve cevşene müstağrak olup hüssân-ı sâfinâtü'l-ciyâd misilli atlara yedi pâre âlât-ı silâhlarıyla her bir pehlivânların sûretlerin mehâbet [u] salâbetleriyle yazarlar kim gören ümmî âdemler hamd-i Hudâ ümmet-i Muhammed'den böyle sâhib-kırânlar var imiş deyü kendüleri cenge mahabbet edüp mücâhidün fî-sebîlillâh olmağa bâ‘is olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 199b ·
metinde göster ·
… ve Ferîdûn'u ve Demirci Kâve ve Dahhâk'ı bu pehlivânları dahi eyle tasvîr edüp
yazarlar
kim her biri gûyâ birbirlerine hamle etmededirler.
Ve selef pehlivânlardan Şâhnâme'de yazduğı üzre Sâm ü Nerîmân'ı ve Zâl ü Köstehem'i ve Rüstem [ü] Efrâsiyâb'ı ve Şagât'ı ve Pîjen-i Menûçehr'i ve Ferîdûn'u ve Demirci Kâve ve Dahhâk'ı bu pehlivânları dahi eyle tasvîr edüp yazarlar kim her biri gûyâ birbirlerine hamle etmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 199b ·
metinde göster ·
… düğün elçilerimiz görüp ta‘accüb edüp bu ahvâli, vakt [ü] sâ‘ati ve derecesiyle
yazarlar
. Mutrıblar dahi altunları alup giderler.
Hemân Hazret-i Mevlânâ dahi elçilerimizin gözleri önünde mübârek sağ kolın yeşil hırkası yeniyle cânib-i garba ‘Bismillâhi’ deyüp el uzadup tarfetü'l-ayn içre hânende ve sâzendegân ve mutrıbânların dâ’iresine bir avuç Venedik altunu dökünce kızgın ve kırmızı kor gibi altunlar dâ’irenin derisin yakup cümle altunlar yere düşdüğün elçilerimiz görüp ta‘accüb edüp bu ahvâli, vakt [ü] sâ‘ati ve derecesiyle yazarlar. Mutrıblar dahi altunları alup giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 150a ·
metinde göster ·
, zîrâ ebü'l-kelâm ve hattât ve şâ‘ir ve fusehâ-yı bülegâ ve ulemâ-yı sulehâsı ç …
Der-fasl-ı tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı şehr-i Manastır: Ba‘zılar Menasitr yazarlar, zîrâ ebü'l-kelâm ve hattât ve şâ‘ir ve fusehâ-yı bülegâ ve ulemâ-yı sulehâsı çokdur, ammâ şehir sûhtevâtları ol perîşânî serçe yuvası destârlarıyla beline pala kortelasın takup eşkıyâlık etdiklerinde avâm-ı nâs eyle sefâheti edemezler. Pâk mahbûb dilber köçekler hep anlardadır. Kahvehâneden ve güft u gûy mesâvî hânelerden çıkmayup zemm ü nemm ve lu‘b u lehve meşgûllerdir. Ve Arnabud eşkiyâları dahi çokdur, ammâ cemî‘i halkı yârândan şûh şengül ve sebük-rûh âdemlerdir ve ankâ bâzergânları ve hacıları gâyet çok olmağile gâyetü'l-gâye hayrât [u] hasenât yapmağa mâyillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 177b ·
metinde göster ·
Sıfat-ı binâ-yı kal‘a-i Mihaç: Ba‘zılar Mohâç ve Mîhaç yazarlar, ammâ lisân-ı Macar'da Mihaç (---) demekdir. Bu kal‘a nehr-i Tuna kenârında havâlesiz bir kat dolma rıhtım palanka dîvârı âlî metîn ve sa‘b hisâr-ı üstüvârdır. Çâr-kûşesinde çâr aded çâr-kûşe burc-ı hasînleri üzre mazgal deliklerinde şâhâne şâhî topları var, ammâ dendân-ı bedenleri yokdur. Derûn-ı hisârda cümle elli mikdârı tahta örtülü neferât hâneleri ve bir kiremit örtülü Süleymân Hân câmi‘i ve iki aded buğday anbârı ve cebehâne hazîneleri ve iki aded kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
… Cümle kilisalarında ve hânelerinde ve talar guruşlarında kralı böyle bed çehre
yazarlar
. Eğer mahbûb çehre yazanları, "Beni taz[‘]îf etdin" deyü katl ederler. {Zîrâ be …
Ve kendüsi dâ’imâ tarak ile geysû-yı mergûlelerin taramadadır ve ellerinin parmakları Lanka hıyarı kadar vardır. Bi-emrillâhi te‘âlâ bu çâsârların hasîb ü nesîbleri cümle böyle bed çehreler imiş. Cümle kilisalarında ve hânelerinde ve talar guruşlarında kralı böyle bed çehre yazarlar. Eğer mahbûb çehre yazanları, "Beni taz[‘]îf etdin" deyü katl ederler. {Zîrâ bed çehre olduğıyçün} 67a anınla tefâhür kesb ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66b–67a ·
metinde göster ·
… ayup muğlablar ile kadîd edüp bir dollâbda hıfz edüp sebeb-i mevti olan marazın
yazarlar
ve niçesin derisiz cümle sinirleriyle teşrîh edüp saklarlar ve niçesinin sinirl …
Biri Yoranda manastırının ve varoşunun hâkimidir. Bu manastırın dahi rub‘-ı meskûnda misli yokdur. Bunda olan etıbbâ ve hukemâ ve cerrâhân-ı fassâdânı ve bunda olan teşrîhât bir kâfiristânın düyûrlarında yokdur. Teşrîhât oldur kim bir emrâz-ı muhtelifeden olan âdemlerin kral izniyle yâhûd mürd olan keferelerin vasiyyetiyle karnın yarup sebeb-i mevti olan marazlarına bakup ba‘zı vücûdu tuzlayup muğlablar ile kadîd edüp bir dollâbda hıfz edüp sebeb-i mevti olan marazın yazarlar ve niçesin derisiz cümle sinirleriyle teşrîh edüp saklarlar ve niçesinin sinirlerin tîzâb ile giderüp cümle sinirleriyle bir dollâbda pinhân ederler. Ve niçelerin derisini ve sinirleri ve tamarlarını giderüp cümle vücûd-ı insânda ne kadar kemikleri var ise demir teller ile birbirlerine bağlayup yine bir dollâbda hıfz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… r. Kana şunun kopna kişkene şuraları ve kana şunun marya defkeleri yazdır Nişin
yazarlar
. Zulüm yasayup tamga alırlar. Alahıng emri şolay mıdır. Kırımga alay zulm bolsa …
"Neçik ola şolay temeçik ola. Kırım yurdında altı kerre yüz bin casır Kazaknı yazmışlar. Kana şunun kopna kişkene şuraları ve kana şunun marya defkeleri yazdır Nişin yazarlar. Zulüm yasayup tamga alırlar. Alahıng emri şolay mıdır. Kırımga alay zulm bolsa Osmânlı kişisi erine yasadıkları zulmü bileyizdir" deyü lisân-ı Tatarca feryâd u fiğân edüp cavk u cavk ve saf saf ve fırka fırka 196b olup her biri birer küme içre "caman caman" deyü feryâdları evce peyveste oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196a–196b ·
metinde göster ·
ammâ sahîhi Toyran'dır. Gâziyân-ı mücâhidândan Gâzî Evrenos Beğ bu mahalle gelü …
Ba‘zılar Toyran ve niçeler Doryan yaz[arlar] ammâ sahîhi Toyran'dır. Gâziyân-ı mücâhidândan Gâzî Evrenos Beğ bu mahalle gelüp asker-i bî-pâyân ile meks etdikde bu vilâyet kefereleri asker-i İslâma ziyâfet-i azîm edüp toy eyleyüp toyurduklarıyçün ba‘de'l-feth ismine Toyran deyü nâm edüp bu şehre hayr du‘â etmişlerdir. Hâlâ anıniçün bir ganîmet kasaba-i ma‘mûredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 213b ·
metinde göster ·
… ları Urûm lehcesine meyyâl kelimât ederler. Ve fasîh ü belîğ Rûmca bilüp okuyup
yaz[a]rlar
, zîrâ Rûmeli vilâyetinin güzîde yeridir.
Der-sûret-i çîn-i meh-cebîn mahbûbe [ü] mahbûbât: Belgrad-ı Arnavu[d]luk arzında olmak ile hevâsının letâfetinden mahbûbelerin görmedim ammâ mahbûb mâh-pâre cüvânlarına aşk olsun. Her biri hüsn-i cemâlde ve lütf-i i‘tidâlde olup kelimâtları cümle mevzûn ve dişleri cümle misl-i dürr-i meknûn cümle sîm-beden ve nâzük-endâm mahbûbu'l-kulûb ehl-i ırz fetâları var. Söze gelseler bedî‘u'l-beyân ve fasîhü'l-lisândırlar ammâ lisânları Urûm lehcesine meyyâl kelimât ederler. Ve fasîh ü belîğ Rûmca bilüp okuyup yaz[a]rlar, zîrâ Rûmeli vilâyetinin güzîde yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349a ·
metinde göster ·
. Vech-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---) dir. Bu buhayrenin girdâ-girdi kâmil …
Ba‘zılar Ohri yazarlar. Vech-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---) dir. Bu buhayrenin girdâ-girdi kâmil on beş mîldir. Tûla mâ’il müsellesü'ş-şekildir kim kâmil yigirmi dör[d] sâ‘atde devr olunur bir âb-ı hayât şîrîn göldür. Bir kerre Tırhalalı Fâ’ik Paşa'nın şâtırbaşısı bahis ile devr etmişdir, ammâ ol gün gelemeyüp ba‘de'l-gurûb gücile gelüp bir günde serî‘an devr etmişdir. Etrâfında dörd pâre kal‘ası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368b ·
metinde göster ·
… diler. Def‘-i cem‘iyyet içün halka bir mahabbet-nâme içinde "Fakbilûhüm" lâfzın
yazarlar
, ya‘nî yine hâkiminiz Mu‘âviye'yi kabûl edün, deyü ricâ eder.
Ve bir rivâyetde sebeb-i şehâdetleri zamân-ı hilâfetlerinde Mu‘âviye şâm vâlîsi idi. Ahâlîsi şâm'a zulm-i sarîh eder şeklinde olup niçe bin âdem şâm'dan Medîne'ye gelüp Hazret-i Osmân'a tazallüm edüp Mu‘âviye'nin azlin istediler. Ricâları kabûl olmayup gulû-yi âm etdiler. Def‘-i cem‘iyyet içün halka bir mahabbet-nâme içinde "Fakbilûhüm" lâfzın yazarlar, ya‘nî yine hâkiminiz Mu‘âviye'yi kabûl edün, deyü ricâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y296a ·
metinde göster ·
… fsîl üzre tahrîr olunmuşdur, nazar oluna. Sikkelerinde iki kız tasvîrin yanyana
yazarlar
.
Krallarına "Donkarka" derler. Bu elkâb hemân krallara mahsûsdur, sultân yerinedir. Yohsa her kralın yine gayrı isimleri vardır. Hakîr yetmiş dörd Ramazânında bunda geldikde kralları iki kız karındaş iştirâk-i sevî üzre donkarkalık ederlerdi. Tahtları Lonçat'dır, ammâ yedi kralın vezîrleri oturur bir şehirdir. Zîrâ karşusu İngilis'in büyük cezîresidir. Ve Yeni Dünyâ iskelesidir. Yeni Dünyâ âdemleri bunda çokdur. Tibir ve palasanta ve Yeni Dünyâ ağacı ve kavs-i kuzah misâli balık kemikleri getürürler. Cümleden gümrük alınup yedi kral hisse alırlar. İslâmbol kadar Lonçat şehridir, ammâ tahtânî bâğları ile seyrek hânelerdir, anıniçün büyük şehir görünür, ne ân ki İslâmbol gibi kat-ender-kat ola. Ammâ âb [u] havâsına aşk olun. Bâlâda evsâfı tafsîl üzre tahrîr olunmuşdur, nazar oluna. Sikkelerinde iki kız tasvîrin yanyana yazarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y35a ·
metinde göster ·
… dur kim beyitlerle diyârdan diyâra tahta bitinden feryâdnâmeler yazalar yazılır
yazarlar
. Hattâ hakîr tahta bitinden bir feryâdnâme tahrîr eyledim.
Ve'l-hâsıl bunun emsâli niçe evfâklar her amûdda hâlâ vardır. Ammâ ba‘zı Megâribe ve Hindîler ve ba‘zı dahme-küşâ defîne arayıcı bî-kayd mel‘ûnlar, bu amûdlarda olan hatlar defîne alâmetidir, deyü tecessüs ederek ba‘zı amûdlara kemendlerle çıkup o nâzenîn âsâr vefkler kim her biri ömr-i dünyâ değer ma‘rifetlere tîzâb ve sîm-âb sürerek amûdlardan ol hatları hak edüp amellerin bâtıl edüp ne defîne ne mâl-ı kemîne peydâ edüp hâyib [ü] hâsir çekdikleri bâr-ı mihnet yanlarına kalır. Hâlâ ol zamândan berü Mısır içre pire ve kehle ve tahta biti âdemi kebâb eder, Allâhümme âfinâ. Mısır'ın sivrisineği ile tahta bitisi bir diyârda yokdur kim beyitlerle diyârdan diyâra tahta bitinden feryâdnâmeler yazalar yazılır yazarlar. Hattâ hakîr tahta bitinden bir feryâdnâme tahrîr eyledim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y80b ·
metinde göster ·
… r ve Bismillâh ve yâ Allâh ve yâ şâfî ve yâ Kâfî deyu gûnâ-gûn P 217a esmâlar
yazarlar
. Dükkânları yokdur, ammâ cümle bin neferdir, beş yüz[ü] anbâr-ı Yûsuf'da gılâl …
Esnâf-ı gırbâlât: Bunlar arpa ve buğday çalkarlar. Buğdayı ve arpayı ve mercimeği ve pirinci ve bakla ve nohudu ve dâne-i haşhâş cümle bir yere mahlût olsa tarfeytü'l-ayn içre birbirinden ayırırlar. Ve gırbâl içre buğday çalkanarak Lâ ilâhe ilallâh yazar ve Bismillâh ve yâ Allâh ve yâ şâfî ve yâ Kâfî deyu gûnâ-gûn P 217a esmâlar yazarlar. Dükkânları yokdur, ammâ cümle bin neferdir, beş yüz[ü] anbâr-ı Yûsuf'da gılâl çalkar, beş yüzü Mısır a‘yânına hizmet ederler. Q 220a Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y166b ·
metinde göster ·
… elpâzeler örer, içinde yâ şâfi‘ ve yâ Bâki ve şifâ‘ü'l-kulûb misilli kelimâtlar
yazarlar
, garîb temâşâdır. Ve,
Esnâf-ı hasırcıyân: Dükkân seksen, nefer iki yüz. Gûnâ-gûn münakkaş hasîrlar dokurlar kim ibret-nümâdır. Ve ibret-i garîbedir kim ba‘zı a‘mâ hasırcıdır. Ve garâyibü'l-iber ba‘zı a‘mâlar hûrmâ yaprağından münakkaş yelpâzeler örer, içinde yâ şâfi‘ ve yâ Bâki ve şifâ‘ü'l-kulûb misilli kelimâtlar yazarlar, garîb temâşâdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y174b ·
metinde göster ·
… ır'ın yedi ocağından atına silâhına kâdir salt yiğitleri birer akçe terakkî ile
yazarlar
. Zîrâ bunlar ılgar ile gidüp büyük hazîneyi ubûr edüp on beş Y 196a yigirmi g …
Evvelâ büyük hazîne şâm-ı şerîfe varup vâsıl olduğu müjdesi hazîne beği ve ocak ağaları mektûbları neccâblarla gelüp paşa mesrûr [u] dilşâd olup mâh-ı şa‘bânın gurresinde ceb harclığı hazînesi bağlanmağa başlar. Bunda Mısır beğlerinden me’mûr olmaz, ancak paşa ağalarından bir vaka‘ [u] vakâr sâhibi ve bir kerr ü ferr u dârât ve katâr sâhibini paşa serdâr edüp Tatar ve deli ve gönüllü ve müteferrika ve gayrı ocaklardan pür-silâh mu‘temed yiğitlere ihsân [u] in‘âm edüp üç yüz âdem paşalıdan ve üç yüz âdem dahi Mısır'ın yedi ocağından atına silâhına kâdir salt yiğitleri birer akçe terakkî ile yazarlar. Zîrâ bunlar ılgar ile gidüp büyük hazîneyi ubûr edüp on beş Y 196a yigirmi gün evvel der-i devlete varsalar gerekdir. Iyd-ı şerîfde pâdişâha ceb harclığıdır, darbhânede mahsûs onu bir dirhem gelmek üzre kesilir, ortası halkalı sîm-i hâlisden kesilir. Bu hazîneye mahsûb değildir, paşanın kendi kîsesindendir, cümle (---) kîse-i Mısrîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y195b–Y196a ·
metinde göster ·
… eferine me’mûr olup Mısır'ın yedi bölükden üçer yüz âdem pür-silâh güzîde asker
yazarlar
. Ammâ bunların terakkîleri yokdur, suhre sefer ederler. Ammâ me’kûlât [u] meşrû …
Evvelâ Mısır'dan Çerâkese beğlerinden bir beğ hil‘at geyüp Ezlem seferine me’mûr olup Mısır'ın yedi bölükden üçer yüz âdem pür-silâh güzîde asker yazarlar. Ammâ bunların terakkîleri yokdur, suhre sefer ederler. Ammâ me’kûlât [u] meşrûbâtlarına ve hayme vü hargâhlarına imdâd edüp mâl-ı pâdişâhîden kırk kîse masrûf ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y205b ·
metinde göster ·
… m etdükleri mahalde doğan yazısı olup yedi bölükden terakkîleri ile yüzer yiğit
yazarlar
, yüz yiğit dahi doğancıbaşının tevâbi‘i olur ve yedi yüz âdem dahi Arab doğancı …
Mısır'ın bahâr eyyâmlarında sekiz yüz aded hûş [u] tuyûru Mısır'a getürüp Gavrî kantaraları kurbunda okıya(?) ta‘lîm etdükleri mahalde doğan yazısı olup yedi bölükden terakkîleri ile yüzer yiğit yazarlar, yüz yiğit dahi doğancıbaşının tevâbi‘i olur ve yedi yüz âdem dahi Arab doğancıbaşıları olur. Cümle iki bin âdem olup bunlar alayları ile paşa huzûrundan pür silâh ubûr ederler. Ve cümle doğancı Arablar hımârlar üzre herbirinin elinde ve kolunda ve başında birer doğan ile Y 211a ubûr edüp on yedi nefer kimse paşa huzûruna çıkup doğancıbaşıyla ve kethudâsıyla ve av ağasıyla hil‘atları geyüp alay ile ubûr ederler. Lâkin bu doğancıbaşı beğ olmamak ile mehterhâne çalmayup dörder kat kösün çalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y210b–Y211a ·
metinde göster ·
… i sahrânişînlerdir, ammâ ulemâları vardır. Ve sıbyânları Kur’ân okurlar ve yazı
yazarlar
. Ve ilm-i hisâbı bilüp bey‘ ü şirâları her metâ‘ı mübâdele iledir, altun guruş …
Ve bu kavm cümle âyet ve hadîs ve Kur’ân ve haşr ü neşri bilir Mâlikiyyü'l-mezheb âdemlerdir. Gerçi sahrânişînlerdir, ammâ ulemâları vardır. Ve sıbyânları Kur’ân okurlar ve yazı yazarlar. Ve ilm-i hisâbı bilüp bey‘ ü şirâları her metâ‘ı mübâdele iledir, altun guruş nedir bilmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·