… kerre İçkal‘a kayasındaki mağaradan atup yedi aded Acem hânları müşâverede iken
yedisin
dahi dûzah-ı nîrâna gönderir. Böyle bir top-ı kûbdur.
Ammâ Tebrîz kapusu tarafı handakı yüz arşun arîz ve kırk arşun amîk handak-ı azîmdir, zîrâ türâblı zemîndir. Ekseriyyâ der-ceng-i evvel düşman aşağı kal‘aya bu mahalden sarıldığından aşağı kal‘anın bu Tebrîz kapusu mahalli kat-ender-kat sarpdır. Ammâ askerinin bahâdır ve şecî‘ olduklarından aslâ ve kat‘â düşmandan bâk [u] pervâları yokdur. Hattâ Kel Rüstem Hân muhâsarasında yedi ayda iç kal‘adan yedi aded top atmışlar. Kesik Top derler. Süleymân Hân'ın bir ağzı kırık topu vardır, anı bir kerre İçkal‘a kayasındaki mağaradan atup yedi aded Acem hânları müşâverede iken yedisin dahi dûzah-ı nîrâna gönderir. Böyle bir top-ı kûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252b ·
metinde göster ·
… âr bir dil dahi almağa âdem gönderdikde Nigebolı karakolu dile gelen kâfirlerin
yedisin
de nakîr u kıtmîr söyledüp kal‘a handakı kenârına getirüp kapu kullesinde,
"Bire kâfir geldi, basdı" deyü bir sadâ-yı Allâh Allâh kopup derûn [u] bîrûn-ı kal‘adan sedâ-yı Rabbânî evc-i âsumâna peyveste olup durdular. Meğer küffâr bir dil dahi almağa âdem gönderdikde Nigebolı karakolu dile gelen kâfirlerin yedisin de nakîr u kıtmîr söyledüp kal‘a handakı kenârına getirüp kapu kullesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57a ·
metinde göster ·
… niblerinden yedi aded kâfir dilleri getirüp söyletdiklerinden sonra otak önünde
yedisin
de kelle perrân-ı paça edüp ser-i pür-mûyları galtân olup dil getiren gâzîlere …
Menzil-i Virba: Lisân-ı Latin'de söğüd ağaçlığı demekdir. Bu mahalde bir rakîk ve nahîf âb-ı hayât kenârında meks olunup ileri giden ince karavullarımız şibenik kal‘ası câniblerinden yedi aded kâfir dilleri getirüp söyletdiklerinden sonra otak önünde yedisin de kelle perrân-ı paça edüp ser-i pür-mûyları galtân olup dil getiren gâzîlere ellişer guruş ve birer çelenk ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b ·
metinde göster ·
… kâfiri ve bâğ beği kâfirin ve yedi re’s ma‘lûm kâfirleri bahâlarıyla taleb edüp
yedisin
de yetmiş bin guruşa halâs olup elçilerine teslîm olunup şibenik ceneraline paş …
Ertesi gün kal‘a-i şibenik'den bir kapudan beş kîse ve yigirmi pastav saya çuka ve üç bin Venedik altunu hedâyâlar getirüp, bizim şibenik kurbunda Ribniçse kal‘asından aldığımız şarik kâfiri ve bâğ beği kâfirin ve yedi re’s ma‘lûm kâfirleri bahâlarıyla taleb edüp yedisin de yetmiş bin guruşa halâs olup elçilerine teslîm olunup şibenik ceneraline paşa dahi hedâyâlarıyla Selîm Ağa'yı gönderüp, anlardan gelen bir kâfiri Selîm Ağa'ya bedel rehin alıkoyup Selîm Ağa kerr ü ferriyle kal‘a-i şibenik'e gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 148a ·
metinde göster ·
Anı gördük: Dağlara giden hidmetkâr yararları dağdan
yedisin
dahi atıyla donuyla giriftâr-ı bend-i hicrân edüp üç kelle ve bir şehîd olmuş y …
Anı gördük: Dağlara giden hidmetkâr yararları dağdan yedisin dahi atıyla donuyla giriftâr-ı bend-i hicrân edüp üç kelle ve bir şehîd olmuş yiğitleri ile geldiler. Bunların kimi şâd [u] hândan ve kimi zâr u giryân oldular kim kimi vây bürâderim der kimi vây efendim der. Zîrâ bu arsagâhda hîn-i ma‘rekede on bir aded âdemleri şehd-i şehâdet şerbetiyle mest-i uhrevî olmağın bu tüccârların ba‘zıları müte’ellimü'l-hâl ve müşevveşü'l-ahvâl olmuşlardı. Hele bunlara niçe yüzden tesellî-i hâtır vererek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y66b ·
metinde göster ·
… a‘rekeye vardıkda bir azîm ceng edüp iç ağalarından üçü ol arbedede merhûm olup
yedisin
ba‘de'l-ışâ getirüp iç ağaları içinde yedisin de ma‘nûkan katl edüp şeyh Reyhân …
"Bire haznedârı çağırın" dedi. Hazînedâr gelince emân vermeyüp bir kaç yerden hançer ile mecrûh eyleyüp deli ve gönüllü ağaları tevâbi‘iyle atlanup mahall-i ma‘rekeye vardıkda bir azîm ceng edüp iç ağalarından üçü ol arbedede merhûm olup yedisin ba‘de'l-ışâ getirüp iç ağaları içinde yedisin de ma‘nûkan katl edüp şeyh Reyhân yanında defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y250a ·
metinde göster ·
… ından üçü ol arbedede merhûm olup yedisin ba‘de'l-ışâ getirüp iç ağaları içinde
yedisin
de ma‘nûkan katl edüp şeyh Reyhân yanında defn etdiler.
"Bire haznedârı çağırın" dedi. Hazînedâr gelince emân vermeyüp bir kaç yerden hançer ile mecrûh eyleyüp deli ve gönüllü ağaları tevâbi‘iyle atlanup mahall-i ma‘rekeye vardıkda bir azîm ceng edüp iç ağalarından üçü ol arbedede merhûm olup yedisin ba‘de'l-ışâ getirüp iç ağaları içinde yedisin de ma‘nûkan katl edüp şeyh Reyhân yanında defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y250a ·
metinde göster ·
… yd-bend P 114b edüp mecrûh kimesne ile paşa huzûruna getirüp birin katl etdi,
yedisin
haps edüp şeyhü'l-beled'i ve on iki Y 273a bî-beled zinâ-yı veledi dest ber-k …
Ve halkı gâyet akûr tabî‘at ve âsîlerdir. Huccâc-ı müslimîne Karamanî yâ kara îmânî ve Evlâdu'n-nasârâ deyü sebb ederler. Ehl-i beledden bir fellâh Arab gayri zamâna kıyâs edüp bir garîbi "Gel beksumât al" deyü hânelerinin içine korlar. Fakîr garîb dahi belinde kemerinden altunların çıkarırken derhâl kapadup başın bir kaç yerden vetâh ederlerken meğer civârında dahi eyle huccâclar var imiş. Anlar Evrâm âdemi sadâsın istimâ‘ etdikleri gibi taşra çıkup ol hâneyi basup cümle kâtilleri kayd-bend P 114b edüp mecrûh kimesne ile paşa huzûruna getirüp birin katl etdi, yedisin haps edüp şeyhü'l-beled'i ve on iki Y 273a bî-beled zinâ-yı veledi dest ber-kafâ haps edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272b–Y273a ·
metinde göster ·
kayd-bend ile Buhayre hâkimi Celeb Mehemmed Ağa'ya gönderdi. Hakîr yine geçit a …
Hikmet-i Hudâ geçit hâkimi mezkûr aşkıyâ Urbânların ardına düşüp nısfu'l-leylde Buhayre kenârında bir kurâda şühedâların esvâbların taksîm ederken basup sekizin dahi biz sâkin olduğumuz hâna getürüp birin ale's-sabâh hân kapusu önünde kazığa çaldı, yedisin kayd-bend ile Buhayre hâkimi Celeb Mehemmed Ağa'ya gönderdi. Hakîr yine geçit ağasından refîkler alup şark cânibine leb-i deryâ ile dörd sâ‘at kumsal yerler ile giderken leb-i deryâdan sağ cânibinde hûrmâ bâğları içre yine kumlu yerler ile bir sâ‘at dahi gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y332a ·
metinde göster ·
… er. Gemi içinde olan yolcular meğer pür-silâh âmâde bahâdırlar imiş, Urbânın on
yedisin
Y 340a katl ederler. Hakîr ol mahalde üzerlerine vardık. Cümle Urbân avretler …
Andan yukaru yine Buhayre hâkinde dağlar dibinde kumsal sahrâlar içre Benî Selâme ve Benî Rücbân kabîleleri sâkindir. Bu kavm ol gece Nîl kenârında ale'l-gafle bir ma‘âş gemisin basup azîm ceng ederler. Gemi içinde olan yolcular meğer pür-silâh âmâde bahâdırlar imiş, Urbânın on yedisin Y 340a katl ederler. Hakîr ol mahalde üzerlerine vardık. Cümle Urbân avretleri deff ü kudüm ve sancaklar ile leşlerinin üzerlerine semâ‘ edüp raks edüp rebâb ve ûd çalup bükâ ederlerdi. Sıbyânları lakkâ oynarlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y339b–Y340a ·
metinde göster ·