kim böyle kitâb te’lîf etmişdir, zîrâ çok balık yiyen âdemin aklı hafîf olur ve …
"Ey imdi leb-i deryâda olursa ömrü içinde balık yememişdir kim böyle kitâb te’lîf etmişdir, zîrâ çok balık yiyen âdemin aklı hafîf olur ve kırk gün bir âdem balık beynisi tenâvül etse elbette bî-akl olur, zîrâ balıkda idrâk-i akl halk olunmayup aklı gözündedir ve dâ’imâ yılan gibi gözü açıkdır, kirpiği ve gözlerinin kapağı yokdur" deyince Buhârâ erenlerinden bu balık evsâfların Yazıcızâde halîfeleri istimâ‘ etdükde:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173b ·
metinde göster ·
Melek Ahmed Paşa kalyonun kapudanı Kapudan Alî Paşa'ya "Gel kapudan filandıra kaldıralım. Top atup askeri cem‘ edüp salpa demir edüp avanta ribaçse ve tente fora ve sök yelken edüp alarka deryâda yatalım, yâhûd orsa poça ve buruna ve baba finko yelken kullanup deryâda volta uralım. Olmaya illâ hayr" deyü gemici ıstılâhâtlarıyla niçe gûne elfâz-ı keştîbân tekellüm edüp aslâ bu kelâma Kapudan Alî Paşa gûş dutmayup bu nasîhat-âmîz kelâmları gûşına menkûş etmeyüp "Bre balıkçı! Venedik küffârı ne olsa gerek?" deyü mağrûrâne niçe kelâm-ı nâ-pûhte söyler. Âhir ale's-seher "Küffârın donanması, bre geldi!" deyince cümle asker taşra, cümle gemilerin askerin cem‘ etmeğe iktidârları olmayup salpa demir etmeden niçe bin lenger hadîdlerin halat ve palamar ve gimana ve cankurtaranlarına balta urup demirler deryâda kalup deryâya çıkalım derken cümle bizim keştîler biri biri üzerine düşüp hırâş-ı cân çekmede iken küffâr gemileri bizim donanma içine girüp cenge âğâze edüp deryâda demir üzre yatan galyon ve Cezâyirli ve altı pâre mavunalarımız kâfiri ortaya alup topa tutulmış maymuna döndürüp kâfirden yedi pâre gemi gark olup elli pâre gemi bizden karaya düşüp bâkî kalan askerleri dahi karaya dökülüp beğ gemileri ve Cezâyir gemileri ve sâ’ir kalyonlar küffâr ile kal‘a-i Nakşa ve Berre altında kâmil yedi sâ‘at-i nücûmî ceng ede ede vâlide kalyonu ve Melek Paşa kalyonu ve Ereğli kalyonunda Mustafâ Forsa Kapudan kalyonu içre Anadolu Vâlîsi Abaza Ahmed Paşa kâfiri ortaya alup bir ceng [ü] savaş-ı perhâş ederler kim gûyâ ceng-i Ayamavra'dır. Küffâr münhezim olmuşken Duka ve Malta ve Papa ve Mesina ve Korsika ve Sardalya ve Alakorna gemileri zede vü büve yememiş kırk pâre gemiler, Âl-i Osmân donanmasının nısfı karaya düşmüş, nısfı yedi sâ‘at ceng etmiş bî-tâb u bî-mecâl gemiler içre Malta gemileri girince Venedik küffârları taze cân bulup üç sâ‘at dahi ceng-i azîm edüp ibtidâ deryâ beğleri firâr edince ba‘dehû galyonların her biri birer taraf deyüp pârekende ve perîşân olup Varna'da binâ olunan burunsuz kalyon bir gicede cezîre-i Girid'de Hanya'ya düşer. Kimi Rodos'a, kimi Nakşa ve Berre ve Foça ve İşkatoz'a ve Hereke ve İliye ve Zacca ve Darahıyye ve İstanköy'e ve Sakız'a ve Midilli'ye düşüp her biri bu zikr olunan kal‘alara düşüp cân kurtarırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97b ·
metinde göster ·
… eçinir ve ömründe bıçağ ile boğazlanmış, kanı akmış ve cânı çıkmış zî-rûh kısmı
yememişdir
. Ve bir vakit namâzın kazâya komamışdır. Ancak diyâr-ı Mağrib-zemînde şehr-i Ma …
Paşa eyitdi: 232b "Cânım Hân, bu kadar bî-ma‘nâ eşyâları bu gidi neylerdi. Şarâbı, rakısı ve sirkesi var." dedi. Hân eyitdi: " Sultânım, vallah ve billah ve tallah, üç yıldır bizdedir. Ömründe şarâb ve tütün ve kahve içdiği yokdur. Ve gice kâ’im ve gündüz sâ’imdir kim dâ’imâ savm-ı Dâvûd ile geçinir ve ömründe bıçağ ile boğazlanmış, kanı akmış ve cânı çıkmış zî-rûh kısmı yememişdir. Ve bir vakit namâzın kazâya komamışdır. Ancak diyâr-ı Mağrib-zemînde şehr-i Marankûş'da bu ilm-i simyâyı tahsîl edüp sultânıma temâşâ içün benim ibrâmımla bir şemme ma‘rifet gösterdi. Yohsa bu bir hayâl-i hâbdır. Bundan halka bir zarâr isâbet etmez" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 232a–232b ·
metinde göster ·
… üzre bî-riyâ âdemler var kim kırk elli seneden berü zî-rûh kısmı ve ıssı ta‘âm
yememiş
niçe yüz âdemler vardır kim yüzlerinden nûr berk urur.
Ammâ bu şehir içre niçe yüz âdemler bu harâbistânın içinde sâkin olurlar. Ma‘mûr bâğlı u bâğçeli ve âb-ı cân sulu hâneleri vardır. Emn ü emân diyâr olmağile niçe bin âdemlerin maskat-ı re’sleri olup irs ile kendülere intikâl etmeğile ferâğat idemeyüp her biri birbirinden birer mîl ba‘îd hânelerde sâkin olurlar, ammâ gâyetü'l-gâye sulehâ-yı ümmetden hâl sâhibi âdemler vardır. Hatta 240b mezkûr gâr-ı yetîmânlarda kırk elli seneden berü sâkin olmuş künc-i mihnetde bir bûriyâ üzre bî-riyâ âdemler var kim kırk elli seneden berü zî-rûh kısmı ve ıssı ta‘âm yememiş niçe yüz âdemler vardır kim yüzlerinden nûr berk urur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240a–240b ·
metinde göster ·
… ile ye dedüğü bize Van mansıbı nasîb olup ekmeğin işte yine Murâd Hân kasrında
yememiz
işâreti idi. Ve bu kerre İpşir ol âdemden Van ekmeğin isteyüp ekmekçi İpşir'e e …
"Belî sultânım eyle oldu." dedim. "İmdi Evliyâm ol vâkı‘a böyle oldu kim Murâd Hân bana bu Van'ın İçkal‘asında bu köşkün içre nân-pâre verüp silâhdâr etdi ve yine eyle bir nândır, Kürdistân'da bir âdem pişirir, al ol ekmeği safâ-yı hâtır ile ye dedüğü bize Van mansıbı nasîb olup ekmeğin işte yine Murâd Hân kasrında yememiz işâreti idi. Ve bu kerre İpşir ol âdemden Van ekmeğin isteyüp ekmekçi İpşir'e ekmek vermediği İpşir Van mansıbı olup Van'a geldikde Vanlı İpşir'i urup Van'a komayup ekmeğinden yedirmedikleri alâmeti idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 260b ·
metinde göster ·
… eyen hân askerinden yedi yüzünü bu sâ‘atde katl etdin. Şimden gerü oldu kim gam
yemem
." deyüp bu beyti yâd ve cümle gâzîyânları dilşâd etdi:
Bu mahalde Malazgird Beği Mehemmed Beğ eydür: "Koca vezîr gerçi Abdâl Hân benim kırk bin koyunum gâret edüp ilim vilâyetim harâb etmek murâd etdi ammâ Cenâb-ı Allah seni hatâdan saklasın, benim hâtırım içün hân üstüne sefer edüp biz dahi anın askerine kılıç urup koyunlarımın kanları gibi askerinin kanların akıdup ardı sıra kova kova mâl-ı menâlin bırakdırup yedi yüz âdemin dest ber-kafa bağlayup ordu-yı İslâm'a bu kadar mâl-ı ganâ’imle gelüp orduyu ol ganâ’imle muğtenim edüp gözüm önünde benim koyunlarım yeyen hân askerinden yedi yüzünü bu sâ‘atde katl etdin. Şimden gerü oldu kim gam yemem." deyüp bu beyti yâd ve cümle gâzîyânları dilşâd etdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273b ·
metinde göster ·
. İnşâallâh her birinize murâd [u] merâmlarınız üzre tîmâr u ze‘âmet ve gedikler …
"Baka gâzîler, bilirsiz ben ekmeğim yalınız yemem. İnşâallâh her birinize murâd [u] merâmlarınız üzre tîmâr u ze‘âmet ve gedikler ve esâmeler etmek boynuma borç olsun. Hemân gün bugünkü gündür. Dîn-i mübîn uğuruna hâzır-bâş olun. Eğer kâfir gelirse hemân bir hovdan kâfire sunalım, yâ taht ola yâ baht" deyüp herkesi cenge tergîb edüp her yiğide birer gûne hulv kelâm ile rûy-ı dil gösterüp ileriye Nigebolı sancağının üç bin aded askerin çarkacı ta‘yîn edüp nîm sâ‘at ileri küffârın geleceği Lara ve Lak dağlarına doğru gidüp at başı berâber tortop rikâb rikâba durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101b ·
metinde göster ·
… m yedik, ammâ çiğneyüp ağzımızdan içeri girirdi, ammâ ile'l-ân hâlâ bir lokması
yememiş
gibi açız" deyü bizim âdemler cevâb etdiler.
"Vallâhi sultânım bir mümessek ta‘âm yedik, ammâ çiğneyüp ağzımızdan içeri girirdi, ammâ ile'l-ân hâlâ bir lokması yememiş gibi açız" deyü bizim âdemler cevâb etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
… mın mübârek cemâl-i bâ-kemâlin bu mahalde yine gördüm. Şimden gerü öldüğüme gam
yemem
" deyüp yine Hân'ın destin bûs edüp zânû be-zânû oturup niçe musâhabetden sonra,
"Vallâhi pâdişâhım benim bu seferlerde sergüzeşt [ü] serencâmım kopdur, ammâ Nemse kralında [pa]pintalar alup Bahr-i Muhît kenârında vilâyet-i Donkarkız ve vilâyet-i Danimarka ve vilâyet-i Lonçat ve vilâyet-i Filimenk'de Amstırdam ve vilâyet-i İsfaç ve memleket-i Çeh ve vilâyet-i Tot ve memleket-i Macar ve ülke-i Erdelistân, andan diyâr-ı Âl-i Osmân, andan vilâyet-i Eflak andan vilâyet-i Boğdan, el-hâsıl pâdişâhım Uyvar seferinden beri yedi krallık yeri ve niçe ban u herseklik vilâyetleri kâmil üç yılda devr edüp el-hamdü lillâh pâdişâhımın mübârek cemâl-i bâ-kemâlin bu mahalde yine gördüm. Şimden gerü öldüğüme gam yemem" deyüp yine Hân'ın destin bûs edüp zânû be-zânû oturup niçe musâhabetden sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105a ·
metinde göster ·
… ayım. Özüm sokulursa da ben onu aşamamdır" der, ya‘nî ben ölürsem de ben ekmeği
yemem
, der.
"Âdem atayı cennetden çıkarmağa sepep şol çöpikde bitken ötmek midir. Behey atan anan cavlı bolayım. Özüm sokulursa da ben onu aşamamdır" der, ya‘nî ben ölürsem de ben ekmeği yemem, der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107b ·
metinde göster ·
… adar zî-rûh kısmı var ise etin yerler, derisin geyerler. Su içmemişler ve ekmek
yememişlerdir
. Hastalık ve tâ‘ûn zâtülcenb ve ısıtma ve ağrı hastalığı makûlesi cemî‘i emrâz- …
On kerre yüz bin Kalmah ile nehr-i Edil'i beri Kıpçağ'a geçüp anda sâkindir. Küfr [ü] dalâlet ve haşr [ü] neşr ve âyet [ü] hadîs ve cennet ü cehennem bilmezler. Dünyâ gamı içün gussa yemezler. Rûy-i arzda ne kadar zî-rûh kısmı var ise etin yerler, derisin geyerler. Su içmemişler ve ekmek yememişlerdir. Hastalık ve tâ‘ûn zâtülcenb ve ısıtma ve ağrı hastalığı makûlesi cemî‘i emrâz-ı muhtelifeden berîlerdir. Pire ve kehle ve tahta biti nedir bilmezler. Boza ve kımız ve at südü içerler. Üç yüz sene mu‘ammer oluru vardır. Ednâ mertebe yüz yüz elli sene mukarrerdir. Bâlâda Dağıstân'dan gelirken evsâfları mufassal tahrîr olunmuşdur. Andan Timurleng mîli kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y36b ·
metinde göster ·
… Selîm! Mısır Allâh'ın himâyesindedir. İnkırâzu'd-devrân İslâm elinde olsa ‘gam
yemem
’ târîhinde yine senin evlâdlarından Melik Ka‘b-i Râbi‘ ibn İbrâhîm'indir. Ya‘nî …
"Yâ Selîm! Mısır Allâh'ın himâyesindedir. İnkırâzu'd-devrân İslâm elinde olsa ‘gam yemem’ târîhinde yine senin evlâdlarından Melik Ka‘b-i Râbi‘ ibn İbrâhîm'indir. Ya‘nî lafz-ı ‘gam yemem’ 1003'dür. Ol senede Mısır içre bir ihtilâl olup yine senin neslinden Ka‘b 92'dir, Mehemmed dahi 92'dir. Ya‘nî Mehemmed-i Râbi‘ ibn İbrâhîm ‘gam yemem’ târîhinde yine Mısır'a mâlik ola", demişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53a ·
metinde göster ·
… ine senin evlâdlarından Melik Ka‘b-i Râbi‘ ibn İbrâhîm'indir. Ya‘nî lafz-ı ‘gam
yemem
’ 1003'dür. Ol senede Mısır içre bir ihtilâl olup yine senin neslinden Ka‘b 92'd …
"Yâ Selîm! Mısır Allâh'ın himâyesindedir. İnkırâzu'd-devrân İslâm elinde olsa ‘gam yemem’ târîhinde yine senin evlâdlarından Melik Ka‘b-i Râbi‘ ibn İbrâhîm'indir. Ya‘nî lafz-ı ‘gam yemem’ 1003'dür. Ol senede Mısır içre bir ihtilâl olup yine senin neslinden Ka‘b 92'dir, Mehemmed dahi 92'dir. Ya‘nî Mehemmed-i Râbi‘ ibn İbrâhîm ‘gam yemem’ târîhinde yine Mısır'a mâlik ola", demişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53a ·
metinde göster ·
… nden Ka‘b 92'dir, Mehemmed dahi 92'dir. Ya‘nî Mehemmed-i Râbi‘ ibn İbrâhîm ‘gam
yemem
’ târîhinde yine Mısır'a mâlik ola", demişlerdir.
"Yâ Selîm! Mısır Allâh'ın himâyesindedir. İnkırâzu'd-devrân İslâm elinde olsa ‘gam yemem’ târîhinde yine senin evlâdlarından Melik Ka‘b-i Râbi‘ ibn İbrâhîm'indir. Ya‘nî lafz-ı ‘gam yemem’ 1003'dür. Ol senede Mısır içre bir ihtilâl olup yine senin neslinden Ka‘b 92'dir, Mehemmed dahi 92'dir. Ya‘nî Mehemmed-i Râbi‘ ibn İbrâhîm ‘gam yemem’ târîhinde yine Mısır'a mâlik ola", demişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53a ·
metinde göster ·
… enîninde bıçağile boğazlanmış zî-rûh kısmı tenâvül etmemiş ve bir buğday etmeği
yememiş
. Bir feddân yerde kendü çapalayup arpa zirâ‘at edüp kendü eliyle döğüp ve el de …
Bu hakîr mevlûd-ı Ebürrîş'e vardıkda bin seksen üç mâh-ı Cemâze'l-âhir'inin altıncı gün idi, şeyh şinnâvî hazretleri ile berâber ibtidâ Ebürrîş hazretlerinin ırk-ı tâhirinden olan halîfe-i seccâde-nişîn Seyyid şemsüddîn hazretlerinin hâne-i sa‘âdetine varup dest-i şerîflerin bûs edüp du‘â-i hayrları ile hissemend olduk. Yüz otuz altı yaşında mu‘ammer olmuş bir nûrânî pîr-i fânî kimesne idi. Cemî‘i ömr-i azîzin savm-ı Dâvûd ile geçirüp ömr-i nâzenîninde bıçağile boğazlanmış zî-rûh kısmı tenâvül etmemiş ve bir buğday etmeği yememiş. Bir feddân yerde kendü çapalayup arpa zirâ‘at edüp kendü eliyle döğüp ve el değirmeninden un edüp arpa etmeği yer idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y307b ·
metinde göster ·