… unları ve keçileri ve sığırları çobansız dağlarda rime rime gezerler, aslâ kurd
yemez
ve harâmî uğurlamaz.
Menâkıb-ı dîğer: Bu Şem‘ûn köyünde cemî‘i halkın koyunları ve keçileri ve sığırları çobansız dağlarda rime rime gezerler, aslâ kurd yemez ve harâmî uğurlamaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 39b ·
metinde göster ·
… ûzübillah bir gûne arslan pençeli siyâh balığı olur, âdem etinden gayri bir şey
yemez
derler, garâ’ib ve acâ’ib bahr-i Lût'dur.
Ammâ Emeviyyûn'dan sonra bu ısır ümmet-i Muhammed'e olmamışdır. Ammâ kasaba-i Lût'da câmi‘-i (---) İmâmı Zeynüddîn hazretleri ve Şeyh Necîbüddîn ve Şeyh Alliyü'l-vâhî ve Hatîb Muhammed Şinâvî hazretleri yemîn etdiler kim, "Niçe kerre bizim manzûrumuz olmuşdur kim yakîn zamânda niçe yüz Lûtî kavmi bu buhayre üzre gezüp kenara gelince fellâhîn beyâz miskâlî pembe kefenlerin alınca ibtidâ zekeri ve hayâların buhayre balıkları harp harp koparup yerler" deyü şehâdet etdiler. Anınçün ahâlî-i şehr-i Lût 46b "Bu buhayre balığı Lûtîlerin etin yerler" deyü ehl-i sülûk olanlar bu halîcin balığından tenâvül etmezler. Ve ne‘ûzübillah bir gûne arslan pençeli siyâh balığı olur, âdem etinden gayri bir şey yemez derler, garâ’ib ve acâ’ib bahr-i Lût'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a–46b ·
metinde göster ·
… ü pohından sormağa başladıklarından bizim asker dahi bed ismi var deyü pohından
yemez
oldular. Ammâ hakkâ ki lezîz ta‘âm idi. Andan yine cânib-i şimâle meyyâlce,
Menzil-i karye-i Davdan: Mahmûdî hükmünde yüz hâneli ve bir câmi‘li Kürd köyüdür. Bir çemenzâr fezâda haymelerimizle meks edüp ol gice ahâlî-i kurâ cümle askere kuzu ve karaca ve sığın ve yaban koyunları getirüp ziyâfet etdiler, ammâ süd ve darı ve tereyağıyla bir ta‘âm getirdiler. Meğer "Pohın" derlermiş, ol pohından cümlemiz yedik, ammâ lezîz pohın imiş. Gerçekden safâ etdik. Meğer bu diyârda pohın mu‘teber ta‘âm imiş. Anınçün her müsâfire ikrâm içün pohın yedirirlermiş. Ammâ ba‘zı Kürd veled-i zinâları, "Pohın yer misiz?" deyü pohından sormağa başladıklarından bizim asker dahi bed ismi var deyü pohından yemez oldular. Ammâ hakkâ ki lezîz ta‘âm idi. Andan yine cânib-i şimâle meyyâlce,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286b ·
metinde göster ·
… up evlerinde cuhûd gibi kedi beslemezler ve tüccârları bir kerreden gayrı ta‘âm
yemez
" derler ve,
"Sarây halkı hisset ve denâ’etlerinden Arapça hadîs-i şerîfine âmil olmayup evlerinde cuhûd gibi kedi beslemezler ve tüccârları bir kerreden gayrı ta‘âm yemez" derler ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
… âdem kellesi kadar hoş-hor ve âbdâr kırmızı elvân elması ve siyâh eriği ve ıssı
yemez
emrûdu olur, ammâ müşebbek bostân-ı âbâdânında hâsıl olan her gûne sebzevâtları …
Memdûhâtından âdem kellesi kadar hoş-hor ve âbdâr kırmızı elvân elması ve siyâh eriği ve ıssı yemez emrûdu olur, ammâ müşebbek bostân-ı âbâdânında hâsıl olan her gûne sebzevâtları vefret üzredir, ammâ iki vukiyye gelir müdevver siyâh turpu bir diyârda olmazdır. Hattâ rîhi ol kadar tahlîl eder kim (eder kim) hattâ cümle rîh bevâsûru bile izâle eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123b ·
metinde göster ·
… ay kavm-i benâmlar vardır. Anların içlerinde niçe bin Badrak kavmi ebeden ekmek
yemez
ve su içmez âdemleri vardır.
Ammâ bu Noğay kavminden mâ‘adâ bizim Kırım cezîresi içinde benî âdem ile ihtilât etmeğe mu‘tâd edüp sâhib-i tab‘ geçinir Badrak nâm bir alay kavm-i benâmlar vardır. Anların içlerinde niçe bin Badrak kavmi ebeden ekmek yemez ve su içmez âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107b ·
metinde göster ·
… nden incîri olur ammâ gök lop ve ak lop ve mışmış lop ve dede salı lopu ve ıssı
yemez
lopu ve haşhâşlı lop ve patlıcan lopu ve sarı lop ve yeşil lop ve ballı lop ve …
Ve şehr-i Nâzlı'nın me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhatından tevâtürle meşhûr-ı âfâkdır kim kırk yedi gûne mahsûlâtı olur. Her birinin beyânında kelâl ve tahrîrâtında melâl hâsıl olur. Ammâ meşhûr-ı âfâk olan pembesi ve pembe bezi ve beyâz dimisi cihânı dutmuşdur. Ammâ ekâlîm-i seb‘ada Nâzlı incîri meşhûr-ı âfâkdır kim yigirmi üç gûne cennet-i me'vâ ni‘metlerinden incîri olur ammâ gök lop ve ak lop ve mışmış lop ve dede salı lopu ve ıssı yemez lopu ve haşhâşlı lop ve patlıcan lopu ve sarı lop ve yeşil lop ve ballı lop ve ter lop ve şekerli lop ve mor lop ve nakîb lopu ve sultân lopu ve Aydın lopu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y92a ·
metinde göster ·
… mînde anın ekl [ü] şürbü nebâtât kökleri ve otlarıdır, zî-rûh kısmından bir şey
yemez
. Ve,
Esnâf-ı pişmiş sıçan satıcı: Dükkân değildir, Rûmeli meydânında külbe ve çadırlar içinde satarlar. Nefer yigirmi. Ammâ bu sıçan mevsimi vardır. Nîl kesimi zamânı oldukda sayyâdları sayd edüp Rûmeli meydânına getürüp bey‘ ederler. Küçük bir hayvândır, ammâ gûyâ tavşan sıfatlıdır. Bi-emrillâhi ta‘âlâ toprakdan hâsıl olur, nısfı toprak ve nısfı türâb. Çift sürerken saban demiri âşiyânına uğrayup kanı akarken hakîr görmek olmuşdur. Anıniçün mezâhib-i erba‘ada tenâvül olunması mubâhdır. Kâmil oldukda yeri köm köm kösdebek gibi yığın yığın eder, andan bilirler kim kâmil yer sıçanı vardır, yeri kazup çıkarırlar. Bir zincâbî tüğlü latîf-sûret hayvâncıkdır. Ve zindesi elli altmış dirhem gelir, ammâ gâyet semîndir. Lahm-ı şahmı hafîfdir ve mukavvîdir ve gâyet serî‘u'l-hazmdır. Hakîr Elvâhât'a giderken çok yedim. Ve zîr-i zemînde anın ekl [ü] şürbü nebâtât kökleri ve otlarıdır, zî-rûh kısmından bir şey yemez. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y179a ·
metinde göster ·