İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yemi*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
139
isabet
131 cümle/beyitte
51,5
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
22
farklı biçim
35 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi13756,0
Manichaica I-III1485,7
DLT’deki Türkçe parçalar1344,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 139

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yemi*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
Man T. II D. 173b1-30–37 k(a)ltı yaŋı yemişlik ev bark y(a)ratırça t(a)kı k(a)ltı ıg yaŋı yėrden temin örtürürçe kaltı ogul og …
DLT I, 263 Yigitlerig işletü / Yıġaç yemiş ırġatu / Ḳulan keyik awlatu / Badram ḳılıp awnalım
EÇS I 4a 179. Fasl-ı sâbi‘e aşerde yemiş bâzârbaşısın bildirir ve âyîn-i kerr ü fer ve alay-ı azîmin dâr[â]tların beyân …
EÇS I 6b … nin leyle-i âşûrası idi kim bu hakîr beyne'n-nevm ve'l-yakazada iken görürüm ki Yemiş iskelesi kurbünde Ahî Çelebi câmi‘i nâm câmi‘ kim helâl-i zülâl mâl ile inşâ ol …
EÇS I 15a Ve ol asırda Galata'dan Yemiş iskelesine üç kat zencîr çekilüp üzerinde cisr-i azîm binâ olunup âyende ve rev …
EÇS I 33a … erek Unkapanı'nda binâ olunan ehl-i hıref dîvânhânesine gelüp dîvân etdi. Andan Yemiş iskelesi çardağında cümle ehl-i esnâf ile dîvân edüp meyveye narh verdi. Andan …
EÇS I 48a Hızır Paşa: Hızır-misâl Şâm [u] Bağdâd'ı yemiş ve Harem-i muhteremden çıkmış sâhib-i vakâr ve kâni‘-kâr, bekâr [ü] bîkâr âdem …
EÇS I 58b Celâlî Karayazıcı ve karındaşı Deli Hasan zuhûru sene 1007. Yemişci Paşa'nın azli ve ba‘dehu katli ve Kızılbaş'ın Tebrîz'e zafer bulduğu ve Kızılba …
EÇS I 65b … îrimîrânlar ile pes-i perdeden yeniçeri kırup hûn-ı Osmân Gâzî taleb etmeğ içün yemin-i billâh ve kasem-i tallâh edüp herkesin taht-ı hükûmetinde olan zorbaları ve eşk …
EÇS I 90a Yemiş iskelesinde mâl-ı helâl ile binâ olunmuş Ahî Çelebi câmi‘i: Mi‘mâr Sinân kârıdı …
EÇS I 109b el-Mevlâ Mehemmed Nûrullâh eş-şehîr Ahîzâde Efendi: Yemiş iskelesinde câmi‘leri hazîresinde medfûndur. Seng-i mezârında târîhi:
EÇS I 150a … ’ândır, derisi hayâdır, teni şükürdür, budakları takvâdır, yaprakları tevbedir, yemişi inâyetullâhdır. Ma‘nâ-yı îmân yakınlıkdır, îmânın aslı kelime-i tevhîddir, îmân …
EÇS I 150a … ydir: Fakrın aslı hüsn-ı hulkdur, mahabbetdir, kilidi râstlıkdır, dürüstlükdür, yemişi kişi kendi vücûdun bilmekdir, hazînesi Allâh'ı bilmekdir, gevheri meskenetdir. …
EÇS I 171b … pîrleri Baba Reten-i Bâğbân idüği bâlâda mastûrdur. Bunların büyük kârhâneleri Yemiş iskelesi dibinde sebzehâne-i mîrîdir, bir kârhânedir. Sebzehâne ağası, bostâncı …
EÇS I 172b Esnâf-ı değirmenciyân-ı üzüm: Kârhâne on beş, neferât üç yüz, kârhâneleri Yemiş İskelesi'nde Ahî Çelebi câmi‘i sokağındadır. Ammâ ankâ bâzergânlardır. İzmir'de …
EÇS I 180a el-Faslu's-sâbi‘ aşer / Esnâf-ı yemişciyân-ı bâzârbaşı
EÇS I 180b … azîmi yürüyüp pâk müsellah askerler içre kızak-ı azîm üzre muhtesib çardağın ve Yemiş İskelesi'nde sebzehâne çardağın meyve-i ibret-nümâlar ile ve niçe yüz zerdûz ya …
EÇS I 203a demişler. Hakkâ ki şeker yemişler .
EÇS I 206b demişler, hakkâ ki sevdâ-zede âdem içün ey demişler ve şeker yemişler . Bu takrîb ile sâzendelerin ibtidâsı.
EÇS I 209b demiş ammâ nehnü yemiş .
EÇS II 228b Kayağan bâzârında Yemiş bâzârcıları çârsûsu dahi dükkânları gûnâ-gûn meyve dallarıyla zeyn olmuşdur. Ve …
EÇS II 242a Hudâ âsân ide. Âmîn yâ Mu‘în ve bihi nesta‘în. Evvelâ rûz-ı cum‘ada Yemiş İskelesi nâm mahalde esbâblarımızı gemiye koyup salât-ı cum‘ayı Yemiş İskelesi' …
EÇS II 242a … ı cum‘ada Yemiş İskelesi nâm mahalde esbâblarımızı gemiye koyup salât-ı cum‘ayı Yemiş İskelesi'nde Ahî Çelebî Câmi‘inde edâ ederken hâtıra ol câmi‘ içre Hazret-i Ris …
EÇS II 266a–267a … madan bi-emrillah ve bi-himmeti'l-pîr halâs ideyim" dedikde kral cân u gönülden yemin billah eyleyüp dürür, hemân Saltık Bây-ı Velî fukarâlarına "üzkürullah" deyüp y …
EÇS II 273a–273b … h etdikden sonra inşâallah sâlimîn ve gânimîn geldikde sâna ıvazın ederim" deyü yemin etdüğü meğer "şehîd ederim" demek imiş. Hakîkatü'l-hâl Hanya kal‘ası gibi bir h …
EÇS II 288b … deve dişi buğdâyın bir somarı (---) batmandır. Beş somarı bir guruşadır. İki at yemi bir akçeyedir ve bir somar arpa (---) akçeyedir ve bir vukıyye beş dâne hâs ve …
EÇS II 290b–291a … delicelidir. Hattâ hakîr dizdâr hânesinde tahte'l-fütûr tenâvül edüp cüz‘î asel yemiş olduk. Meğer bok yemişiz. Nîm sâ‘atden sonra cihân başıma dâr olup serâsîme old …
EÇS II 290b–291a … r dizdâr hânesinde tahte'l-fütûr tenâvül edüp cüz‘î asel yemiş olduk. Meğer bok yemişiz . Nîm sâ‘atden sonra cihân başıma dâr olup serâsîme oldum. Az kaldı kim kal‘adan …
EÇS II 333a … r ve uyluklar ile gûyâ kendüleri ejder-i heft-ser-misâl mehâbet ve salâbet üzre yemin ü yesârına selâm vererek güzer etdükçe tarafeynde olan ibâdullah "Aleyke avnull …
EÇS II 353b–355b … Seyyâh-ı âlem, Melek Ahmed Paşa ile bu eve bir dahi konup hacı babanın ni‘metin yemişiz . Anınçün bu yolları babam evi gibi bilirim ve tuz,-ekmek hakkını bilir yiğidim" …
EÇS III 31a … inde karâr edüp her cânibe düşman geleceği taraflara ince karavullara ikişer at yemi ta‘yîn edüp haber getirmede idiler.
EÇS III 31b Niçesi elinde oku yayı var ammâ oklarının yeleklerin kırk elli yıldan berü güve yemiş ammâ yine fonta kelâmı yerinde "Bre vur kahbe Celâlîyi bre kralım Celâlîyi" dey …
EÇS III 40a yemişler
EÇS III 42a–42b … im iki gulâmın mezârında iki keçi leşlerin sırtlan kurdları çıkarup ba‘zı yerin yemişler . Meğer bu gulâmlar aslâ tekellüm etmediklerinden ilm-i simyâ ile hareket eder b …
EÇS III 56b Cümle (---) aded mihmân hâne-i tüccârân-ı berr [u] bihâr. Evvelâ çârsû içinde Yemiş hânı kârgîr binâ-yı metîndir. Ve Alahân, vekâle-i âbâdândır. İbrâhîm Halîl nehr …
EÇS III 57a … İbrâhîm'den ol âb-ı sâfî cereyân etmededir. Her kim bu âbdan nûş etse koyun eti yemiş kadar olup tendürüst olur.
EÇS III 76a … si kırk kîle mahsûl verir. Bir vakıyye nân bir akçeyedir ve altı vakıyye bir at yemi bir akçeyedir. Ve müşebbek bostânları gâyet çokdur.
EÇS III 86a … bir rub‘a ve iki vakiyye beyâz nân-pâre bir akçeye ve bir somar buğday (---) at yemi olur on akçeye. Sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbât [u] hubûbâtlar dahi hâkezâ kıyas-ı …
EÇS III 93b–94a … eşleri pâre pâre yol üzre yatup bu gice niçe yerlerin kurdlar tilki ve çakallar yemiş . "Evliyâ'nın hışmına uğrayanlardır, şunları bir köşeye defn edin" deyü ahâlî-i …
EÇS III 96b … re bir akçeye el verüp eyle narh verüp lahm-ı semîne yedi akçe narh verüp andan Yemiş İskelesi'nde Ebü'l-feth'in sebzehâne dîvânına gelüp cümle me’kûlât [u] meşrûbat …
EÇS III 130a–130b … ti papasa verüp papas avreti okıyarak afaroz-ı mandolos eyledi" deyü gulâmlarım yemin etdiler. Ve Antâbî Mü’ezzin Mehemmed Efendi huddâmları ve mataracıbaşı huddâmla …
EÇS III 161b Ve Selîmiyye kurbunda Yemişçi Hasan Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı …
EÇS III 161b … ‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk h …
EÇS III 174b … ıl bu hakîrin ma‘lûmu olan yetmiş üç aded kimesneler yek-dil [ü] yek-cihet olup yemin-billah mührü Defterdâr Moralı Mustafâ Paşa içün iki bin kîseye taleb etdiklerinde sa‘â …
EÇS III 177a–177b … şa eydür: "Evliyâm, doğru söyle Murâd Paşa ve yeniçeri ocağı beni isterler mi?" yemin edüp "Belî cümle pâdişâh kulları ve vüzerâ vü vükelâları sultânıma muntazırlard …
EÇS IV 207b … işdim / "Heze bildim sıçım" direm mahkûl mı / Öz elimle Şatta reyhân dikdiğim / Yemişem boh hiçe emek çekdiğim / Hey dur bre hey anasın sekdiğim / "Çağırmışam bacım" d …
EÇS IV 243b demişler. Hakkâ ki sükker yemişler . Sun‘-ı Hudâ Hallâk-ı ezel. Ammâ bu makâlîd-i Sübhân'da ekseriyyâ tavuklar her …
EÇS IV 252b … nda kal‘amızda kaht [u] galâ olup pisik eti ve çomar ve turaş ve tola köpek eti yemişih ve şehidlerimizden bacımız ve haltemiz ve ammimiz ve evlâdımız etlerin yeyüp Va …
EÇS IV 266a … Yezîdîleri sevindirme!" deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp dîde-i pür-nemlerinden yem-i Kulzüm gibi çekîde çekîde kanlu yaşlar cereyân edüp cümlemiz "âmîn" deyüp el yü …
EÇS IV 283a–283b … ular kim: "Biz hân cenginde {iken} mübârek yevm-i Ramazân'ı cümle ale'l-ittifâk yemiş idik. Tiz dellâllar nidâ olunup cümle guzât-ı müslimîn ale'l-ittifâk sâ’im olsu …