{Kal‘a-i Kerk kânûn-ı Selîm Hân üzre Şâm eyâletinde başka sancak beği tahtıdır. Beğinin hâsı 25.248 akçedir. Timar 7 ve ze‘âmet 15. Alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Hîn-i seferde cümle bin yüz elli aded asker olup beğinin sancağı altında sefer eşmek kânûndur}. Mezkûr Cebelü'l-Lübnân'ın dâmeninde Hazret-i Nûh ziyâretine karîb bir püşte-i âlî üzre sene (---) târîhinde Dürüzî kabîlesinden Ma‘ânoğlu Şeyh (---) Âl-i Osmân'a âsî oldukda bu kal‘ayı üç senede binâ etdi. Ammâ hakkâ ki kal‘a-i Kahkahâ etdi. Dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adımdır ve yigirmi kulle ve yigirmi dirsekdir, aslâ handakı yokdur. Dîvârının esâsı otuz arşındır. Cânib-i kıbleye bir demir kapusu vardır. Gâyet sa‘b kaya üzre olmağıla usret çekerek bu kal‘aya urûc olunur. Derûn-ı kal‘ada aslâ hâne ve hân ve câmi‘ ve hammâm yokdur. Ancak Bukâ‘ subaşısı iki yüz neferâtıyla bunda sâkin olup hükûmet eder. Üç pâre şâhî topları vardır. Bu kal‘a Cebelü'l-Lübnân'da olmak ile bu sûr-ı metînin hâyilinde bir kaya içre bir gâr-ı azîmde Makâm-ı Hazret-i Cibrîl-i Emîn vardır. Murtezâ Paşa Efendimiz çıkup ziyâret etmişdir. Bu kal‘a altında cemî‘i asker-i İslâm ile meks edüp günden güne cüyûş-ı muvahhidîn gelmede iken hakîr Paşa'dan me’zûn olup elli aded pür-silâh yiğit içre Bukâ‘ sahrâsı içre cânib-i şarka ferah-fezâ mahsûldâr yerler ile (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 36a ·
metinde göster ·
… m Beğ'den ihsânlar ve refîkler alup cânib-i (---) sarp çengelistân ve sengistân
yerler ile
ma‘mûr kurâlar içre (---) sâ‘atde gidüp,
Ba‘dehû bu Palu'da İbrâhîm Beğ'den ihsânlar ve refîkler alup cânib-i (---) sarp çengelistân ve sengistân yerler ile ma‘mûr kurâlar içre (---) sâ‘atde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 85a ·
metinde göster ·
… u hâssı karye-i ma‘mûrdur. Andan yine şarka sazlık ve bataklık mahûf u muhâtara
yerler ile
gidüp,
Karye-i Baz: Üç yüz hâneli Ermenî köyüdür kim cümle re‘âyâları hasırcılardır ve Van kulu hâssı karye-i ma‘mûrdur. Andan yine şarka sazlık ve bataklık mahûf u muhâtara yerler ile gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245b ·
metinde göster ·
… e dolaşup Çomar'ın önün almağa at bırağırlar. Zîrâ Çomar kendüyi deryâya atduğu
yer ile
karşuda çıkacağı yere varınca üç sâ‘atde ancak dolaşılır Vastân kal‘ası boğazıd …
Ve niçe yüz âdemler atlarıyla ve piyâdeleriyle Çomar'ın kendüyi deryâya atduğu yerden deryânın karşu tarafına üç sâ‘atde dolaşup Çomar'ın önün almağa at bırağırlar. Zîrâ Çomar kendüyi deryâya atduğu yer ile karşuda çıkacağı yere varınca üç sâ‘atde ancak dolaşılır Vastân kal‘ası boğazıdır kim ol boğaz kurbünde Hoşaf nehri deryâya karışır. Cümle Hakkarî askerleri Çomar'ı karşılamağa gitmede, ammâ hikmet-i Hudâ Çomar-ı yarar karşu tarafa yüz bin renc [ü] anâ çekerek at bürâderiyle çıkar. Ammâ bi-emri Hudâ bir bataklı ve çataklı kenâra çıkar, kendi yorgun ve atı durgun. Atdan inüp kâh atı kaldırır kendi batar ve kendi çıkar atı batar. Âhir çizmesi ve çakşırı bırağup pâbürehne atıyla bir sâ‘at kâmil ol bataklıkdan çıkmağa çalışırken Hakkarî'nin yüğrük atlılarının evvelleri gelüp yetişir. Çomar görür kim ne tüfengden ve ne de gedelecdeki yeleksiz okdan asla fâ’ide yok ve atında dahi dermân yok. Hemân bu ileri gelenlere dal satur olup yigirmi nefer Hakkarî'yi kaçırup yine kaya altından aziz atının yanına gelüp bir kerre "Yâ Hayy!" deyüp atı kaldırır. At dahi bir süheyl urup ayağı turâba basar. Hemân Çomar atına süvâr olup hasmına sunar, ammâ görse kim atta tâb u tüvân kalmamış, ammâ kazâ vü kader yine hasmları gitdikce çoğalup dörd yanından üşerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 282b ·
metinde göster ·
Ezîn-cânib yine sadede rücû‘ idelim. Çünkim Cenâb-ı Allah
yer ile
gök arasında kavm-i tuyûru halk edüp anlardan sonra kavm-i sekali ya‘nî kavm-i …
Ezîn-cânib yine sadede rücû‘ idelim. Çünkim Cenâb-ı Allah yer ile gök arasında kavm-i tuyûru halk edüp anlardan sonra kavm-i sekali ya‘nî kavm-i ecinnenin envâ‘ın halk etdi kim bâlâda tahrîr olunduğu üzre yetmiş kavmi müslim ervâh-ı tayyibedir ve yetmiş kavmi habîse keferelerdir denmişdi. Bunlardan sonra kavm-i Câbülkâ hisâbın Allah bilür. Mi‘râc-ı berrîn gicesi Hazret-i Risâlet'e bunlar îmân getirmişlerdir. Bunlar dahi Âdem Nebî'den evvel halk olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 397a ·
metinde göster ·
… e kilâr ve matbah ve sarrâchâneler ve bistiyarhâneler, ya‘nî defterdâr oturacak
yerler ile
ârâste ve sarây meydânıyla pîrâste olmuş bir kal‘a-misâl sarây-ı şîrînkârdır ve …
Bir sarây-ı âlîdir kim her gelen beğ bir âsâr binâ ederek kat-ender-kat olmuşdur, ammâ ziyâde amâr eden hâlâ Yedikulle'de mahpûs olup hâlâ İstifan Beğ'in babası Lipul Beğ, ya‘nî Kurd Beğ mâl-ı Karûn harc edüp kasr-ı âlîler ve kasr-ı tahtânîler ve hammâm ve havuz u şazrevânlar ve dîvânhâneler inşâ etdirmiş kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Arnavud keferesi bir sâhib-i tab‘ Lipul'dur. Cümle revzenleri ve şâhnişînleri göle nâzırdır kim bu sarâyın etrâfı kal‘a-misâl şeddadî dîvârlı şekl-i müdevver taş binâ bir sûr-ı ra‘nâ gibidir. Cânib [u] etrâfında handakı ve semt-i şimâle nâzır bir demir kapusu önünde beş altı yüz tüfeng-endâz bevvâbân-ı dîdebân tarabansları âmâde durup gece gayrı dîdebânlar gelir. Ve bu sarây içinde üç yüz aded tarabans odaları, ya‘nî yayan yeniçeri odaları vardır. Ve bir azîm dîvânhânesi var. Beş bin âdem alup cümle pençereleri buhayreye nâzırdır ve yüzden mütecâviz kat-ender-kat sâfî kırmızı ve sarı ve yeşil ve beyâz ve mâvi sırça kiremitli iç oğlanlarının hücreleri ve kilâr ve matbah ve sarrâchâneler ve bistiyarhâneler, ya‘nî defterdâr oturacak yerler ile ârâste ve sarây meydânıyla pîrâste olmuş bir kal‘a-misâl sarây-ı şîrînkârdır ve bu sarây önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 105b ·
metinde göster ·
… den elli aded yine pür-silâh tüfengli piyâde refîkler alup hamd-i Hudâ at işler
yerler ile
câ-be-câ taşlıkları geçüp 6 sâ‘atde,
Bu diyârda sarây-ı hânedânlara ocak ta‘bîr ederler. Çengizâde Rüstem Beğ bunda hakîre bunda bir küheyl at ihsân edüp bu mihmân-sarâyda bir gece müsâfir olup ale's-seher 148b Rüstem Beğ'den elli aded yine pür-silâh tüfengli piyâde refîkler alup hamd-i Hudâ at işler yerler ile câ-be-câ taşlıkları geçüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148a–148b ·
metinde göster ·
… kurbunda Adahon boğazına mahlût olur. Andan yine semt-i garba sazlı ve kamışlı
yerler ile
cânib-i garba 5 sâ‘atde,
Nehr-i Çatal Özek: Kuban nehri batağından ayrılup Taman adası kurbunda Adahon boğazına mahlût olur. Andan yine semt-i garba sazlı ve kamışlı yerler ile cânib-i garba 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192a ·
metinde göster ·
… ıble tarafına (---) sâ‘at sehel taşlık mâ‘adâ âsân yollar ile vîrân ve muhâtara
yerler ile
giderken hikmet-i Hudâ yol üzre bir mefret yılan çıkup bir meşeyistân ormana se …
Bu kal‘ayı dahi temâşâ edüp on aded bahâdır kulağızlar alup kıble tarafına (---) sâ‘at sehel taşlık mâ‘adâ âsân yollar ile vîrân ve muhâtara yerler ile giderken hikmet-i Hudâ yol üzre bir mefret yılan çıkup bir meşeyistân ormana seğirdüp kaçarken hemân refîklerimiz Bardunya gâzîleri yılanı kovup hay şunda ve ha bunda derken çalıların ardında bir kemîngâh yerde beş aded tüfengli Manya kâfirleri hâzır-bâş çıkınca hemân bizim gâzîler ile yaka yakaya ve boğaz boğaza olunca hemân gulâmlarımız dahi atlarından silâhlarıyla piyâde olup küffârları ortaya alup hamd-i Hudâ birin katl edüp dördün esîr-i bend-i zencîr edüp ganîmet şâdımân ile gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
… ile şerefyâb olup bu şehirden cânib-i garba ma‘mûr kurâlar ubûr ederek çemenzâr
yerler ile
6 sâ‘atde,
Ziyâretgâh-ı şehr-i Kula: Evvelâ Şollaki Sultân ve Esedullâh Baba. Bunları ziyâret edüp rûhâniyetlerinden istimdâd taleb etdik. Ve hânemiz sâhibinin hayır du‘âları ile şerefyâb olup bu şehirden cânib-i garba ma‘mûr kurâlar ubûr ederek çemenzâr yerler ile 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26a ·
metinde göster ·
… zdârın futûrun tenâvül edüp andan İzmir Körfezi kenârınca kayalı dağlı ve bâğlı
yerler ile
iki sâ‘at dahi güzer ederek cânib-i şarka gidüp,
İzmir Körfezi boğazı ağzında vâki‘ olmuşdur. Urla'ya ve Kuşadası ve Balat şehrine gitmek murâd edinen müsâfirîn İzmir'e uğramayup bu kal‘adan gemilerle ubûr edüp murâd edindiği diyâra gider. Hakîr bunda sehel istirâhat edüp dizdârın futûrun tenâvül edüp andan İzmir Körfezi kenârınca kayalı dağlı ve bâğlı yerler ile iki sâ‘at dahi güzer ederek cânib-i şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y42b ·
metinde göster ·
… an Sancak kal‘asın temâşâ edüp atlarımıza süvâr olup leb-i deryâ ile düz kumsal
yerler ile
dörd sâ‘at cânib-i garba ve bir sâ‘at kıbleye bir kayalı dere ve depeli Q 25b …
Ve İzmir'den Urla şehrine deryâdan garb tarafına otuz mîldir. Lâkin İzmir körfezi ağzında Karaburun kazâsı sağ tarafda dağlar eteğince cenûba yedi mîl dahi bir küçük körfezcik dahi vardır, anın nihâyetinde Urla iskelesidir. Ammâ Urla bir sâ‘at içeri dağlar içredir. Andan Sancak kal‘asın temâşâ edüp atlarımıza süvâr olup leb-i deryâ ile düz kumsal yerler ile dörd sâ‘at cânib-i garba ve bir sâ‘at kıbleye bir kayalı dere ve depeli Q 25b yerde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48b ·
metinde göster ·
"Güzeller du‘âmız kabûl oldu, gelün tarîk-ı Muhammed'e girin. Görün nice kaldırım döşenmişdir" deyüp ale's-sabâh âsitâneden taşra çıkup görseler kim murâd-ı şerîfleri olan mahalde hâlâ üç bin adım tûlu sun‘-ı Hudâ bir kaldırımdır kim im‘ân-ı nazar ile nigerân eylesen çeşm-i ibret hîrelenir. Makdûr-ı beşer değildir. Eyle hemvâr taşlardır kim her biri üstâd-ı hakkâk elinde inhikâk olunmuş musaykal ve mücellâ taşlardır. Eyle tertîb ile dizilüp zeyn olmuşdur kim gûyâ bir râdde-i hattâtdır. Gören seyyâhâna hafî değildir. Bunun emsâli niçe kerâmâtları tevârîhâtlarda ve menâkıblarda mastûrdur. Himmetleri hâzır ola. Andan kıbleye altı sâ‘at taşlıklı yerler ile ubûr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y130a ·
metinde göster ·
… ammâm-ı kudretdir. Ve kal‘a-i Markab'dan kıbleye leb-i deryâyile ve düz sahrâlı
yerler ile
kulleler ve vîrân kal‘alar seyr [ü] temâşâ ederek Tartûs'a karîb,
Andan aşağı bir dere içre bir kubbe-ı ılıca-misâl bir hammâmı var, hammâm-ı kudretdir. Ve kal‘a-i Markab'dan kıbleye leb-i deryâyile ve düz sahrâlı yerler ile kulleler ve vîrân kal‘alar seyr [ü] temâşâ ederek Tartûs'a karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182a ·
metinde göster ·
Ve makâm-ı Meryem rüknünden garba handaksız uçurum ve mahûf
yerler ile
Mescid-i Aksâ'nın mihrâbı Y 210a önünden ubûr ederek tâ yine Bâb-ı Meğâribe'y …
Ve makâm-ı Meryem rüknünden garba handaksız uçurum ve mahûf yerler ile Mescid-i Aksâ'nın mihrâbı Y 210a önünden ubûr ederek tâ yine Bâb-ı Meğâribe'ye varınca sekiz yüz adımda tamâm oldu. Ve bu hisâb üzre kal‘a-i Kudüs-i şerîf dâ’iren-mâdâr yedi bin elli adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y209b–Y210a ·
metinde göster ·
… olup piyâde derd [ü] mihen çekerek âhir atlara süvâr olup üç sâ‘at dahi türâblı
yerler ile
P 100b gidüp,
Bu mahalde Minye gölünün evsâfı tamâm olup Minye cânibinden yine şimâle Ak Taşlık belin geçüp üç sâ‘at renc [ü] anâ çeküp el-iyâzen billâh cândan bî-zâr olup piyâde derd [ü] mihen çekerek âhir atlara süvâr olup üç sâ‘at dahi türâblı yerler ile P 100b gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y236b ·
metinde göster ·
… a‘b dereler içre gâh şarka ve gâh garba eğri büğrü seng-i hârâlı dere ve depeli
yerler ile
ubûr ederek,
Birke-i Hazret-i ibn Mes‘ûd: Bir mu‘azzam birkedir, ammâ suyu yokdur. Ve buna karîb şeyhü'l-harem birkesi ve sebîli var, anı ubûr edüp bir azîm sa‘b dereler içre gâh şarka ve gâh garba eğri büğrü seng-i hârâlı dere ve depeli yerler ile ubûr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y305a ·
metinde göster ·
Andan nefîrler çalınup cânib-i garba bir düz kumsal
yerler ile
muğaylân dırahtları ve ba‘zı taşlı dar boğazlar ubûr ederken (---) nâm mahalde …
Andan nefîrler çalınup cânib-i garba bir düz kumsal yerler ile muğaylân dırahtları ve ba‘zı taşlı dar boğazlar ubûr ederken (---) nâm mahalde sene 1081 târîhinde şerîf Hamûde Mısır huccâcın ale'l-gafle basup azîm ceng [ü] cidâl ede ede Urbânın imdâdı yetişüp huccâc pârekende ve perîşân olup hemân Mısır askerinden altı yüz âdem sinân-ı Urbân ile rimâl-âlûd olup şehîd olurlar. Ve binden mütecâviz huccâcdan ve huddâmdan şehîd olup askerî tâ’ifesin defn edüp sâ’ir şühedâ kelle ve paça olup Ahlât kadîdi-misâl kalmışlar. Hattâ bizim senemizde cümle şühedâ kumdan taşra çıkup şiddet-i hârdan kara çakıl taşı gibi rimâl-âlûd olup yatırlardı. Anları ziyâret edüp rûh-ı şerîfleri içün bir Fâtiha-i şerîf tilâvet ederek 12 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y372a ·
metinde göster ·
… ne cânib-i garba leb-i deryâ ile kumsal yerler ve câ-be-câ deryâdan ba‘îd taşlı
yerler ile
muğaylânlı ve misvâk ağaçlı ve baytarân ve zımrân çiçekli yollarda âdemin demâğ …
İmdi bu Müveylah'dan yine cânib-i garba leb-i deryâ ile kumsal yerler ve câ-be-câ deryâdan ba‘îd taşlı yerler ile muğaylânlı ve misvâk ağaçlı ve baytarân ve zımrân çiçekli yollarda âdemin demâğı mu‘attar olarak 14 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y375b ·
metinde göster ·
Evvelâ Akabe kal‘asından cânib-i şimâle leb-i deryâ ile bir sâ‘at kumsal
yerler ile
gidüp andan yine bir sâ‘at Küçük Akabe boğazı şâhrâh üzre azîm Ferhâdî kayalar …
Evvelâ Akabe kal‘asından cânib-i şimâle leb-i deryâ ile bir sâ‘at kumsal yerler ile gidüp andan yine bir sâ‘at Küçük Akabe boğazı şâhrâh üzre azîm Ferhâdî kayalar var kim her hiri evc-i semâya ser çekmişdir, anları ubûr edüp yine develere enüp nısf sâ‘atde bu dereleri dahi güzer edüp andan ne‘ûzü billâh Büyük Akabe'ye urûc olunmağa mübâşeret olundukda azemetüllâh mahşerden bir nişân olup pîr [ü] cüvân, merdân ü nisvân, kebîr [ü] sıbyân cümle piyâde olup ol nâzenîn havâtînler yokuş yukarı bir şâhrâh ile yedi yüz yetmiş adımda Dîvdâr beli nâm mahalle urûc olurken bu yedi yüz yetmiş adım ulu yol ile giden âdemleri temâşâ etsen gûyâ bir adem oluğu evc-i semâya urûc edüp çekilmede. Ve cümle mâl katâr u mihâr sâhibleri bu Dîvdâr belinde kayalar üzre âdem nakl olup emvâl [ü] erzâklarının gelmesine muntazır dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y379a ·
metinde göster ·
… ısır'ın arz-ı beledi ve tûl-i nehârı ve cemî‘i akâlîmleri ve cemî‘i dünyânın ve
yer ile
gök mâbeyninin mîl hisâbın ve Yeni Dünyâ'yı bildirir.
(---) 68 varakda, Mısır'ın arz-ı beledi ve tûl-i nehârı ve cemî‘i akâlîmleri ve cemî‘i dünyânın ve yer ile gök mâbeyninin mîl hisâbın ve Yeni Dünyâ'yı bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y455b ·
metinde göster ·
ve kal‘a dîvârsız varoş kapuları ile ve bu on bin adım kal‘adan hâric varoş ile …
Hâsıl-ı kelâm evvelki gün kal‘a dîvârlı yeri ile ve kal‘a dîvârsız varoş kapuları ile ve bu on bin adım kal‘adan hâric varoş ile cümle şehr-i imârât-ı Mısır'ın etrâfı dâ’iren-mâdâr kırk üç bin adımdır. Bir günde ve ertesi vakt-i zuhrda halâs olup cümle on yedi sâ‘atde devr etmiş olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87b ·
metinde göster ·
… liman-ı vasî‘dir. Ammâ bu liman ağzından taşra sekiz rûzgâr kertesinden mahfûz
yerleri ile
yigirmi bin adım liman-ı kebîrdir. Ve ağzı sehl lodos cânibine nâzırdır. Ve cüm …
Ve bu limandan gayrı varoşun sol cânibinde Kadırga liman-ı azîmidir. Liman ağzındaki Alî Paşa burcundan tâ iç kal‘a köşesine gelince bu liman leb-i deryâ ile kâmil on dörd bin adım ihâta eder bir liman-ı azîmdir kim sekiz rûzgâr-ı zorkârdan emîn bir liman-ı vasî‘dir. Ammâ bu liman ağzından taşra sekiz rûzgâr kertesinden mahfûz yerleri ile yigirmi bin adım liman-ı kebîrdir. Ve ağzı sehl lodos cânibine nâzırdır. Ve cümle kadırga ve firkate ve çekeleve ve tartınar ve balkarmata ve kalyeta makûlesi gemiler birer yedek ip ile bağlayup bî-havf u haşyet yatırlar, a‘lâ yatakdır. Eski İskenderiyye tarafından bu limana girmek iktizâ etse alâmeti oldur kim kızıl kızıl Y 326a topraklı yarlar vardır, dahi beş mîl alarkasında alçak alçak kayalar vardır, kıyı ile limana gitmeyüp bir mîl alarka limana girmek gerekdir. Ve bu limanın ağzında lodos cânibinde mukaddemâ tavsîf olunan iç kal‘a burcu topları ile bu liman içre kuş uçurmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y325b–Y326a ·
metinde göster ·
… e geçit ağasından refîkler alup şark cânibine leb-i deryâ ile dörd sâ‘at kumsal
yerler ile
giderken leb-i deryâdan sağ cânibinde hûrmâ bâğları içre yine kumlu yerler ile …
Hikmet-i Hudâ geçit hâkimi mezkûr aşkıyâ Urbânların ardına düşüp nısfu'l-leylde Buhayre kenârında bir kurâda şühedâların esvâbların taksîm ederken basup sekizin dahi biz sâkin olduğumuz hâna getürüp birin ale's-sabâh hân kapusu önünde kazığa çaldı, yedisin kayd-bend ile Buhayre hâkimi Celeb Mehemmed Ağa'ya gönderdi. Hakîr yine geçit ağasından refîkler alup şark cânibine leb-i deryâ ile dörd sâ‘at kumsal yerler ile giderken leb-i deryâdan sağ cânibinde hûrmâ bâğları içre yine kumlu yerler ile bir sâ‘at dahi gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y332a ·
metinde göster ·
… yerler ile giderken leb-i deryâdan sağ cânibinde hûrmâ bâğları içre yine kumlu
yerler ile
bir sâ‘at dahi gidüp,
Hikmet-i Hudâ geçit hâkimi mezkûr aşkıyâ Urbânların ardına düşüp nısfu'l-leylde Buhayre kenârında bir kurâda şühedâların esvâbların taksîm ederken basup sekizin dahi biz sâkin olduğumuz hâna getürüp birin ale's-sabâh hân kapusu önünde kazığa çaldı, yedisin kayd-bend ile Buhayre hâkimi Celeb Mehemmed Ağa'ya gönderdi. Hakîr yine geçit ağasından refîkler alup şark cânibine leb-i deryâ ile dörd sâ‘at kumsal yerler ile giderken leb-i deryâdan sağ cânibinde hûrmâ bâğları içre yine kumlu yerler ile bir sâ‘at dahi gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y332a ·
metinde göster ·
ubûr ederek altıncı sâ‘atde gücile vakt-i gurûbda,
şeyhü'l-Arabları haymesinde mihmân olduk. Summât sâhibi Hâtem kimesnedir. İsmine şeyh Nâsır-ı Devle derler. Ol gece deve eti ve deve südü ve hûrmâ helvâsı tenâvül etdik. Ekmekleri darıdır. Atlarımız cümle darı yediler. Ve bu Hüceyze kabîlesi cümle üç bin cürd atlı kavm-i şecî‘dir. Andan ale's-sabâh kalkup Nîl'den ba‘îd safî taşlıklı hâlî yerler ile ubûr ederek altıncı sâ‘atde gücile vakt-i gurûbda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y383b ·
metinde göster ·