… ler. Zîrâ Karadeniz sâhilinde (---) şehri bu Karahisâr-ı Şarkî'ye (---) merhale
yer karîbdir
.
{Der-vasf-ı Esed-i Kûhî} şehre nâzır kapusunun iç yüzünde kapu üzre bir taht-ı revân-ı vâsi‘ ile bir arslan derisin pembe ile doldurup gözlerine iri turunç komuşlar ve ağzın ejder-i heft-ser gibi açup dili yerine bir kırmızı keçe pâresi komuşlar. İri dişleri var, her biri hançer-i Türkmândan ve sinân-ı Urbân'dan nişân verir. Burnundan kuyruğunun nihâyetine varınca kırk beş karış bir mefret subû‘ esed-i dağî, bir mehîb arslan-ı âsî imiş. Yedi sene bu dağlarda yaban koyunu ve keçisi ve sığını tenâvül ide ide pîl-i Mahmûdî-misâl olup dağlarda hayvânâtların ırkın kesüp dağlardan kurâ ve kasabâtlara nüzûl edüp at ve katır ve deve ve hımâr ve benî Âdem sayd [u] şikâr etmeğe başlayup âhir-i kâr kolu kuvvetli cânın birisi çatal kurguşum ile şikâr yerken urup kellesi hûrd olup ale'l-fevr mürd, ölüdür, postun yüzüp Tapan Ahmed Ağa'ya getirüp ol dahi ibret-i âlem içün bu taht-ı revân üzre koyup bezzâzistânının kapusunun iç yüzünde asmışdır. Ammâ Hudâ âlimdir, anı gören zî-rûh zann eder. Dörd ayakları sütûna benzer. Pençeleri arvana deve tabanına benzer. Kellesi husrevânî küp'e mânend bir gazanfer-i nerrende, lâkin Bağdâd ve Hille ve Cevâzir ve Kurna arslanları gibi mahbûb değildir. Yine asfaru'l-levndir amma Engürü keçisi gibi yünleri birer karış burma burma sakmış bir mehîb ve acebe- 343b likâ, garîbü'ş-şekl bir esed-i dağîdir. Arslan çölde halk olunmuşdur. Bu dağda hâsıl olmağıla bu gûne halk olunmuşdur. Hiç ol kıyâfetde arslan görülmemişdir. Ammâ hakîkatü'l-hâl bu Karahisâr dağları Rûm, Arab ve Acem'de meşhûr sarp dağlar ve beller ve sengistân ve çengelistân ormanlar olmağıla kaplanı ve vaşakı ve yaban gûsfendi ve sığını ve zerdeva ve sansarı ve sırtlan kurdu ve andık kurdu ve kara kurdu ve tilki ve çakalı gâyet çokdur. Dağlarına oduncular gitmeğe âcizlerdir. Tâ bu mertebe hayvânât-ı gûnâ-gûn ile memlû azîm kûh-ı bülendlerdir. Bir kerre "Karadeniz'den Kazaklar çıkup bu dağları ubûr edüp niçe kurâ ve kasabâtları nehb u gâret etmeğe dağlara çıkup cümlesini dağlarda kaplanlar ve kurdlar ve ayılar ve sâ’ir yırtıcı hayvânlar yırtup helâk edüp şikâr almak sadedinde iken kendüleri yırtıcı hayvânlara şikâr olup cân kurtarmadılar. Ol zamandan berü Kazak-ı Ak'dan şehrimiz emn [ü] emândır", deyü nakl etdiler. Zîrâ Karadeniz sâhilinde (---) şehri bu Karahisâr-ı Şarkî'ye (---) merhale yer karîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 343a–343b ·
metinde göster ·
… dim olmayup sonra Boğdan bu kal‘aya mâlik olmuşdur. Kal‘a-i Hotin'e bir merhale
yer karîbdir
ve nehr-i Turla aşrı kal‘a-i Rıdvaniçse ve kal‘a-i Kamaniçse'ye iki konak karîb …
Evsâf-ı kal‘a-i bâlâ, ya‘nî Hisâr-ı Seçova: İbtidâ bânîsi Leh Kralı (---) nâm kral-ı dâllindir. Ba‘dehû Boğdan keferesi istîlâ edüp anların destinde kalmışdır. Sebeb-i tesmiyesi oldur kim lisân-ı Boğdan'da Seçva sarp yere derler. Bu kal‘a bir yalçın kaya üzre olmak ile Seçva'dan galat Seçova derler. Hakkâ ki seço üzre gâyet sa‘b ve metîn kal‘adır, ammâ sefer üstü olmak ile içine girüp ne cirimdedir ve ne kadar âsâr-ı binâları vardır görmek müyesser olmadı. Ancak seng-i hârâ üzre seng binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır kim diyâr-ı Boğdan'da kal‘a nâmıyla bundan gayrı kal‘a yokdur. Cümlesin sulh içinde Yıldırım Bâyezîd Hân yıkmışdır. Ancak bu kal‘a ol asırda Leh kralı hükmünde olmağın münhedim olmayup sonra Boğdan bu kal‘aya mâlik olmuşdur. Kal‘a-i Hotin'e bir merhale yer karîbdir ve nehr-i Turla aşrı kal‘a-i Rıdvaniçse ve kal‘a-i Kamaniçse'ye iki konak karîb kal‘a-i Seçova'dır. Hakîkatü'l-hâl kıblesi tarafı bir vâsi‘ ovaya vâsıl olmuşdur. Bu kal‘anın hâkimi Boğdan Beği tarafından hatman ve boyar ve porkalabları üç bin asker-i tarabansa mâlik olup bizim yalı ağası ve Kalga Sultân'a arabalar ile me’kûlât [ü] meşrûbât hedâyâlar getirüp kal‘adan yetmiş seksen aded toplar atup şâdumânlar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 102b ·
metinde göster ·
… kasaba-i Doyran birbirlerine sac ayağı gibi üçü dahi birbirlerine birer merhale
yer karîbdir
.
Ve bu kasaba-i zîbâ kal‘a-i Selânik'in taraf-ı garbında vâki‘ olup Avrethisârı'na iki konakdan nâkısdır, ammâ hakîr bir günde geldim. Ve şehr-i Selânik ve Avrethisârı ve bu kasaba-i Doyran birbirlerine sac ayağı gibi üçü dahi birbirlerine birer merhale yer karîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 213b ·
metinde göster ·
… p büyük gemiler yatmak kâbildir. Ammâ bu Harâmî limanı Aya Mavra burnuna on mîl
yer karîbdir
kim Lefkada adacığı ve Aya Mavra kal‘ası ve Pireveze {kal‘ası} ve Anatolkoz kıy …
Ve bir liman dahi bu cezîrenin kıblesi tarafında Harâmî limanı derler, a‘lâ liman olup büyük gemiler yatmak kâbildir. Ammâ bu Harâmî limanı Aya Mavra burnuna on mîl yer karîbdir kim Lefkada adacığı ve Aya Mavra kal‘ası ve Pireveze {kal‘ası} ve Anatolkoz kıyıları cümle görünür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264a ·
metinde göster ·