İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yerde* bu

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
26
isabet
26 cümle/beyitte
9,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
3
farklı biçim
59 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2610,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–26 / 26

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yerde* bu” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 40b … e bir mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ile ârâste olmuş bir câmi‘dir kim bir mürtefi‘ yerden bu câmi‘-i latîfin cânib-i erba‘asında olan imâretlere im‘ân-ı nazar ile nazar ets …
EÇS II 228b … ğına âşıklar ayak bağlayup bozaya büzilüp bozadır derd-i seri olur. Ve niçe yüz yerde bu gûne cilvegâh yerleri vardır, ammâ biz ihtisâr etdik. Ve iki yerde tahte'l-kal‘ …
EÇS II 253b–254a … ğlan nâm bir kimesne bir kal‘a binâ etmişdir. Tarabuzan'ın cenûbunda iki menzil yerdedir. Bu nehir dahi ol kal‘a sahibi ismine muzâf olup Nehr-i Hoşoğlan derler. Amma Tarab …
EÇS II 279a–279b … urûc edüp sâhil-i Karadeniz'e Bafra kasabası cenbinde Karadeniz'e mahlût olduğu yerde bu nehir kendüyü evce beraber kayalardan deryâya atup gürüldüsü ve sâ‘ikasından âd …
EÇS II 320a … sterir. Yohsa zamânımız benî Âdeminin beş yüzü bir yire cem‘ olsa bir taşın bir yerden bu mekâna vaz‘-ı binâ etmeğe kâdir değildir. Hâlâ bir püşte-i âlî üzre şekl-i mura …
EÇS II 372a–372b … hamet eyle, evlâd [u] ıyâl sâhibiyim. Bir yıldır kim Anadolu'da on sekiz sancak yerde bu kadar sekbân ve sarıca haşerâtlarıyla ibâdullah üzre konup göçüp hâne berdûş se …
EÇS III 7b … nâ olunup âhir yek-dil [ü] yek-cihet olup Battâl Gâzî'nin şikârı olup ikisi bir yerde bu Seydî Battâl şehrinde merhûm olmuşlardır, sahîhi budur.
EÇS III 24b … oğluna Hısn-ı Keyfâ'da Mısır hilâfeti müyesser olup avdetde bu mahûf u muhâtara yerde bu kal‘ayı binâ etdüğünden ol hâtûnun ismiyle müsemmâ kal‘a-i Şecer derler. Ba‘deh …
EÇS VI 145a … lek hezârân bârekallâh" deyüp âlem-i hayretde kalır, zîrâ böyle bir zîk uçurum yerde bu câmi‘e temel tutdurup böyle bir minâre-i Bilâlî inşâ eylemek makdûr-ı benî Âdem …
EÇS VI 166a … en zincîrden yukaru kovalar gelüp bardaklara ve destîlere doldurup giderler. Üç yerde bu gûne zincîr çarhlar ile su çekilir bir san‘at etmişler kim bir diyârda böyle ib …
EÇS VI 168b … i gayyâ deresi gibi uçurum dereler olup bir tarafında havâlesi olmadığından bir yerden bu kal‘aya zafer mümkün değildir. Kayalarında şâhin ve zağanos ve akbaba kuşları v …
EÇS VII 5a–5b … li gâzîleriyle bu şehrün bir top menzili ba‘îde yerinde bir hıyâbânlık mürtefi‘ yerden bu şehri temâşâ etdim.
EÇS VII 34b … a kapuları arasıdır ve her kapu önünden bir kat haşeb cisr ile ubûr olunup üçer yerden bu cisrler her gece kalkup kal‘a bir cezîrede kalır, bir yerden murûr u ubûr mümki …
EÇS VII 83b … eb-binâ kasr-ı âlî vardır. Etrâfında şâhî serâmed topları vardır kim bir fersah yerde bu toplar kuş kondurmazlar. Hattâ bu kasr üzre şeb [ü] rûz birkaç kal‘a nevbetçile …
EÇS VII 113a … yup kırk yerde kûh-ı Demâvend-misâl toprakdan tabyalar ihdâs edüp durur ve yedi yerde bu tabur-ı azîme şarampavlı sarp parmaklı ağaç kapular yapmış. Bu taburun tâ ortas …
EÇS VII 123b Ve bu kapulardan gayri yerden bu dere içre kuş uçmaz. Ve bu kayaların arasında âb-ı hayât Aşlama suyu cereyân ed …
EÇS VII 143a … {4 sâ‘at} gidüp şehr-i Karasu içinden cereyân eden Karasu deryâya mahlût olduğu yerden bu nehr-i azîmi atlar ile ubûr edüp,
EÇS VIII 191b "Tâ bu uğurlanan kölelerim bulunmayınca biz bu yerden bu kadar askerle kalkmam" deyince gördüler kim bir vezîr-i âlîşândır, her gece yüz …
EÇS VIII 219a … -ı Yûnân'da ismi Bikadobor'dur. Gâzî Hudâvendigâr bu kal‘ayı muhâsara edüp niçe yerden bu kal‘ayı rahnedâr edüp guzât-ı müslimîn "Si-rûz ya‘nî bugünkü gün yürüyüş etsinl …
EÇS VIII 255b … hisâr burnuna mukâbil deryâya havâle eflâke ser çekmiş bir yüce dağlı ve kayalı yerde bu kayanın tâ zirve-i a‘lâsında at meydânı-misâl bir meydânda ilm-i hendes[e] üzre …
EÇS VIII 271b … âsıl cezîre-i Mora vilâyetinde üç yüz elli pâre şehir ve yigirmi dörd aded kazâ yerde bu Koron şehrinin mahbûb-ı matlûbu meşhûr ammâ mahbûbelerin görmedim. Ve şehir ahâ …
EÇS VIII 344b Ve iki konak yerden bu şehr-i azîme niçe bin kemerler ile âb-ı hayât sular getirmişler. Bu şehr-i harâ …
EÇS IX Y51b "Ey oğul! Doğru söyle, sen bu bî-emân yerde bu kıyâfet ile nişlersin?" dedim.
EÇS IX Y133a–Y133b … 3b⟧ munharif olmuş. Ve minârenin taşra yoldan tarafında iki âdem kaddi mürtefi‘ yerde bu hat mastûrdur: Târîh:
EÇS IX Y291b … este olur. Bu kubbe-i âlî içre bu P 122a âvîzelere yer kalmayup yetmiş seksen yerde bu müzeyyenâtları yetmiş seksen yere yine cevâhir zencîrleri ile kubbe-i nühtâkın …
EÇS IX Y349b–Y350a … olmuşdur. Ammâ salât-ı cum‘a edâ olunan Y 350a Harem-i şerîfdir. Andan gayri yerde bu şehir içre cum‘a namâzı kılınmaz.