… ı bu Hâsköy dağlarında beyâz çakıl taşı gibi ser-ber-zemîn olup yatırlar. Gayrı
yerde olmak
ihtimâli yokdur, Üsküdar ve Galata'dan cümle bu mahalle getirirler. Ammâ bir ka …
Câ-be-câ mahbûbe Urum keratsaları vardır. Ve cemî‘i Yahûd tâ’ifesinin mezâr-ı meşâdistânı bu Hâsköy dağlarında beyâz çakıl taşı gibi ser-ber-zemîn olup yatırlar. Gayrı yerde olmak ihtimâli yokdur, Üsküdar ve Galata'dan cümle bu mahalle getirirler. Ammâ bir kaç senedir haham la‘înleri izin verüp gayrı yerde dahi izn-i hâkim ile meşâdlık yapdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124a ·
metinde göster ·
… u ve topçu ve cebecileri vardır, ammâ bunda dahi yeniçeriler yokdur, ammâ alçak
yerde olmak
ile sokakları çamurdur. Yukarukal‘a gibi pâk kaldırım değildir ve buna Piyâle P …
Ve yigirmi aded hurde dükkânları ve bunun dahi ağaları ve üç yüz kulu ve topçu ve cebecileri vardır, ammâ bunda dahi yeniçeriler yokdur, ammâ alçak yerde olmak ile sokakları çamurdur. Yukarukal‘a gibi pâk kaldırım değildir ve buna Piyâle Paşa kal‘ası derler, zîrâ Piyâle Paşa yapdı. Bunun şarkında Hasan Paşa kal‘asına açılır mahalle içinden bir küçük kapusu var, zîrâ Kapudan Hasan Paşa kal‘ası bu Piyâle Paşa kal‘asına muttasıldır kim mâbeynehümâlarında bir yalın kat bölme hisâr dîvârı vardır. Bu hisâb üzre bâlâda eski Macar Alî Paşa kal‘ası ve ortada Piyâle Paşa kal‘ası ve nehr-i Özü kenârında Kapudan Hasan Paşa kal‘alarının üçüsü dahi birer cirmde ve birbirlerine muttasıl olup ancak aralarında birer kat şeddadî hisâr dîvârları olup her dîvârda kal‘aların birbirlerine girilecek birer küçük demir kapuları vardır ve bu mezkûr dîvârlarda yine kulleler ve dendân-ı bedenler ve toplar mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55a ·
metinde göster ·
… ne germâ bir mu‘tedil sudur. Bu ılıca hemân nehr-i Tunca kurbunda bir çemenzâr
yerde olmak
ile hakîr ol çemenzârdan at ile ubûr edem derken hemân hakîrin atı kulağına dak …
Sitâyiş-i ılıca-i Eski Zağra: Her sene Zağra kavmi kiraz mevsiminde iki sâ‘atde bu germâba gelüp çimerler ve harâretden halâs olurlar. Gâyet nâfi‘ suyu vardır, ammâ havzı dardır. Ol kadar mükellef binâ-yı şâhânî değildir, ancak bir küçük kubbeli ılıcadır. Suyu ol kadar suhûniyyet üzre değildir, ne sermâ ve ne germâ bir mu‘tedil sudur. Bu ılıca hemân nehr-i Tunca kurbunda bir çemenzâr yerde olmak ile hakîr ol çemenzârdan at ile ubûr edem derken hemân hakîrin atı kulağına dak gark olup at çabaladıkça gark olduğun görüp hamd-i Hudâ fakîr cüst ü çapük davranup atdan kendümü bir tarafa atup piyâde bile güçile cân halâs etdim. Meğer cumbul ve batlak imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53a ·
metinde göster ·
ile handakı yokdur ve havâlesi çokdur ve içinde çârsû-yı bâzâr ve imâretden bir …
Cânib-i şimâle bir kapusu vardır, ammâ sa‘b yerde olmak ile handakı yokdur ve havâlesi çokdur ve içinde çârsû-yı bâzâr ve imâretden bir şey yokdur. Ancak birkaç âdem nevbet ile kal‘a beklerler. Cümle kullar aşağı kasabada olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58b ·
metinde göster ·
… lermiş. Ve bu kal‘a baş beğ olan kefere hükmündedir. Bir taş âhûru bir bî-hâsıl
yerde olmak
ile bu gece atlarımız otsuz ve yemsiz kalup açlıkdan öleyazdılar, zîrâ gâyet se …
Ammâ taşra varoşu ol kadar müzeyyen görünmez idi, ammâ yine bunun dahi cânib-i erba‘ası yalın kat handaklı taş kal‘a ve üç aded kapusu ve üç bin aded hâneler imiş, refîklerimiz nakl etdiler. Ve çârsû-yı bâzârı ol kadar müzeyyen olmayup cümle kefereleri hânelerinde dükkân gibi iş işlerlermiş. Ve bu kal‘a baş beğ olan kefere hükmündedir. Bir taş âhûru bir bî-hâsıl yerde olmak ile bu gece atlarımız otsuz ve yemsiz kalup açlıkdan öleyazdılar, zîrâ gâyet sengistân yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b ·
metinde göster ·
Ammâ bu Se[n]martin varoşu aceb müzeyyen ve aceb ma‘mûrdur. Sarp
yerde olmak
ile Üstürgonlu bu varoşdan harâc alamazlar. Cümle sokakları satranç nakşı tarh …
Ammâ bu Se[n]martin varoşu aceb müzeyyen ve aceb ma‘mûrdur. Sarp yerde olmak ile Üstürgonlu bu varoşdan harâc alamazlar. Cümle sokakları satranç nakşı tarh olunmuşdur ve kat-ender-kat kârgîr binâlı üç kat ve üç bin şindire tahta örtülü hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
… azmışdır ve henüz kenârlarına Şeddâdî binâ dîvârlar yapmışdır. Ve bu handak düz
yerde olmak
ile iki kat handakın içinde Tuna gemileri tolaşup girüp çıkarlar. Ve maşrık tar …
Ve mezkûr iç kal‘a olan sarây hâlâ mesdûd olup içinde cebehâneden gayri bir şey olmayup hâlâ etrâfına sarâya muttasıl mağribden maşrıka tûlen beş bin adım iki kat bir amîk toprak handak kazup içinden Tuna cereyân edüp bir yanında Tuna gemileri bağlanır. Tâ bu mertebe enli handaklardır. Hemân aynı Roma kal‘ası handakı gibi şekl-i bâdemî nev binâ bir metîn handak kazmışdır ve henüz kenârlarına Şeddâdî binâ dîvârlar yapmışdır. Ve bu handak düz yerde olmak ile iki kat handakın içinde Tuna gemileri tolaşup girüp çıkarlar. Ve maşrık tarafından bu handaka nehr-i Pojon Akyaylalardan berü gelüp bu handak içinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu handaklar etrâfında on bir aded nev binâ toprakdan metîn tabyalar etmiş kim her biri birer Sedd-i İskende[r]e mânend fosdiçelerdir. Bu mezkûr nev binâ handakların içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… n bir küçük câmi‘i ve kal‘a kapusu üzre bir mescidi vardır. Bu kal‘a bir cezîre
yerde olmak
ile aslâ bir şey bulunmaz. Cümle Mizistre'ye muhtâclardır. Ammâ halkı gâyet şeh …
Bu kal‘ada aslâ hân u dükkân ve hammâm ve medrese ve mekteb ve gayri imâretden eser yokdur. Ancak Sultân Mehemmed Hân'ın bir küçük câmi‘i ve kal‘a kapusu üzre bir mescidi vardır. Bu kal‘a bir cezîre yerde olmak ile aslâ bir şey bulunmaz. Cümle Mizistre'ye muhtâclardır. Ammâ halkı gâyet şehbâzlardır. Her bâr Manya küffârıyla savaş-ı perhâş edüp mahbûb u mahbûbe Manya kızları ve gulâmları getirüp her gün ceng [ü] cidâlden hâlî değillerdir. Ve bu kal‘adan taşra Manya küffârı havfinden aslâ evler yokdur. Ancak küçük kulle gibi çiftlikleri çokdur, zîrâ gâyet mahsûldâr sahrâsı vardır. Bu kal‘adan aşağı nehr-i Arna, Manya dağlarından gelüp bu mahalle karîb Akdeniz'e karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
… ır. Ve cenûb tarafı yokuş yukarı kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Ve sa‘b [u] metîn
yerde olmak
ile etrâfında handakı yokdur. Ve leb-i deryâsı alçak vâsi‘ kumsal yerlerdir. Ve …
Ve kal‘ası leb-i deryâda bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir kârgîr seng-âbâd binâ-yı hoş-âbâd kal‘a-i Sultân Murâd'dır. Ve cenûb tarafı yokuş yukarı kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Ve sa‘b [u] metîn yerde olmak ile etrâfında handakı yokdur. Ve leb-i deryâsı alçak vâsi‘ kumsal yerlerdir. Ve dîvârının kaddi on beş arşın bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71a ·
metinde göster ·
… bir düz yerde şekl-i murabba‘ yalın kat taş binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Ammâ sulu
yerde olmak
ile cânib-i erba‘asında handakı yokdur, illâ Yeni câmi‘ tarafında sehel handakı …
Ve kal‘ası bir düz yerde şekl-i murabba‘ yalın kat taş binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Ammâ sulu yerde olmak ile cânib-i erba‘asında handakı yokdur, illâ Yeni câmi‘ tarafında sehel handakı vardır. Ol dahi bir âdem kaddi kadar alçacık handakdır. Gayri yerinde handak yokdur. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin yetmiş adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94b ·
metinde göster ·
… a Ashâb-ı Kehf dahi bu mahallerde olmak münâsibdir. Mar‘aş'da on konak Y 154a
yerde olmak
münâsib değildir, el-uhdetü ale'r-râvî
Ve bir kerre Mar‘aş eyâletine Elbistan ovasında Elbistan subaşılığında bir mağâralarda Ashâb-ı Kehf deyü ziyâret etdik, ammâ aslı yokdur. Asıl hakîkatde Ashâb-ı Kehf bu Tarsûs'da olmak müvecceh-i zîbâdır, zîrâ anlar Kur’ân-ı azîm ve Furkân-ı kadîm âyet-i şerîfi üzre Arapça nassı üzre yedi ve sekiz kişi Takyanus'un zulmünden hemân ol mahalde mağâralara firâr edüp kapanup (---) sene hâb-ı Ashâb-ı Kehf meşhûr-ı âfâkdır. Takyanus ise bu Tarsûs'da ve Kara Görgüs'de sâkin idüği âsâr-ı binâlarından ve târîhlerinden ma‘lûmdur. İmdi eyle olsa Ashâb-ı Kehf dahi bu mahallerde olmak münâsibdir. Mar‘aş'da on konak Y 154a yerde olmak münâsib değildir, el-uhdetü ale'r-râvî
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y153b–Y154a ·
metinde göster ·
ile hevâsı gâyet latîfdir. Ve bir hammâmı ve yigirmi dükkânı vardır. Ve bu kal‘ …
Ve bu kal‘a gâyet bâlâ yerde olmak ile hevâsı gâyet latîfdir. Ve bir hammâmı ve yigirmi dükkânı vardır. Ve bu kal‘anın bedenleri üzre dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Ve cümle elli dörd kulle-i mevzûn [u] musanna‘lardır. Ve cümle der [ü] dîvârı on ayak enli kârgîr dîvâr-ı üstüvârdır. El-hâsıl vâcibü's-seyr bir kal‘a-i mahbûb nazargâh-ı Halîl'dir. Ve bu kal‘a taşra kal‘anın içinde kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y171a ·
metinde göster ·
ile mürûr-ı eyyâm ile harâb olmuşdur. Ba‘zı âsârları zâhir ü bâhirdir. Dizdârı …
Kal‘ası bir kumsal yerde olmak ile mürûr-ı eyyâm ile harâb olmuşdur. Ba‘zı âsârları zâhir ü bâhirdir. Dizdârı ve neferâtları vardır. Hâneleri hûrmâlık içindedir. Ammâ hâlâ yigirmi pâre şâhâne topları rimâl-i türâb içinde sernigûn olup yatır. On aded topları arabalar üzre Nîl kenârında âmâde toplardır. Hûrmâlık içinde bir câmi‘i ve dizdâr hânesi ve yigirmi mikdârı fukarâ hâneleri vardır. Gayrı imâret yokdur. Zamân-ı kadîmde ma‘mûr kal‘a imiş kim Reşîd kal‘ası ile boğaz ağzına vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y335b ·
metinde göster ·