… -ı eyyâm ile rasîfi rimâl [u] turâb ile memlû olup niçe yerleri kırk elli kulaç
yerden su
çıkarup def‘-i atşân ederler. Hâlâ bir arz-ı yâbise olmağıla ol kadar imâr deği …
Sitâyiş-i kasaba-i Rusâfe-i kebîr: İbtidâ bânîsi bi-kavl-i müverrihîn-i mukaddemîn, Hişâm ibn Abdülmelik ibn Mervân'dır. Şâm'da Âl-i Emeviyyûn'a ve gayriye tâ‘ûn müstevlî olup Hişâm Şâm'dan tâ‘ûndan firâr edüp bu çöl-i çölistânda hayme vü hargâhıyla meks edüp gazâl şikârından ve hevâsından hazz edüp bu mahalde sâkin oldu, ammâ suyu olmamağıla ilm-i hendeseye mâlik kimesneler ile müşâvere edüp zemîn üzre irtifa‘ alup nehr-i Furât'ın âlî yerinde cânib-i şarkdan bir rasîf-i azîm sedd edüp nehr-i Furât'ın tenezzül mahallinde iki kerre yüz bin âdem deryâsın üşürüp hayme ü hargâhı olan mahalle deryâ-misâl nehr-i Furât'ı getirüp lafz-ı rasîf üç yüz seksendir. Rasîf ol günde tamâm olduğuyçün haymesi zemînine bir şehir bünyâd edüp ismine anın içün Rusâfe dediler. Furât'dan kâmil bir günlük râh-ı ba‘îdedir, ammâ mürûr-ı eyyâm ile rasîfi rimâl [u] turâb ile memlû olup niçe yerleri kırk elli kulaç yerden su çıkarup def‘-i atşân ederler. Hâlâ bir arz-ı yâbise olmağıla ol kadar imâr değildir. Hâlâ (---) hâkinde bir küçük kasabadır. Kal‘ası dahi harâb [u] yebâb olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59b ·
metinde göster ·
… i Lim üzre (---)(---)(---) hayrâtıdır kim cümle beş gözdür, ammâ pâyeleri beş
yerden su
içre kârgîr binâ-yı azîmelerdir. Üzerleri kalın gemi direkleri üzre haşeb tahta …
Sitâyiş-i cisr-i azîm-i memerr-i nâs-ı ünâs: Bu kantara-i kebîr vâsi‘ tavîl püll-i kavî nehr-i Lim üzre (---)(---)(---) hayrâtıdır kim cümle beş gözdür, ammâ pâyeleri beş yerden su içre kârgîr binâ-yı azîmelerdir. Üzerleri kalın gemi direkleri üzre haşeb tahta örtülü kavî cisirdir. El-hâsıl hemân bu kasaba bu cisir hâtırıyçün amâr olmuşdur ve şehr-i Öziçe'den gelen elbette bu cisrden ubûr edüp kasaba-i Roda'ya girir. Bizler dahi eyle etdik, ammâ nehr-i Lim (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142a ·
metinde göster ·
… arı muhâfaza etdiklerinde bu şehir halkı vüzerâya suyu arabalar ile bir merhale
yerden su
götürürlerdi.
Tulça kal‘asından tâ bu mahalle gelince Dobruca vilâyeti add olunur. Bu memleket Hacıoğlu Bâzârı'dır ki zamân-ı kadîmde bu şehr-i Hacıoğlu ve kal‘a-i Pravadi Dorobruca kralının tahtgâhı imiş. Sene (---) târîhinde Edirne'de pâdişâh olan Sultân Îsâ Çelebi ibn Yıldırım Bâyezîd Hân bu Hacıoğlu'nu Dobruca kralından feth edüp kal‘aların hâke berâber etdü[ğ]i şehrin evsâfıyla bâlâda mastûrdur, ammâ ol zamân bu kasaba-i Hacıoğlu'nda aslâ su olmadığından cemî‘i Özü muhâfızı olan vüzerâlar bu Hacıoğlu'nda ordu-yı bâzârlarıyla meks edüp sâhil-i Karadeniz'de olan kılâ‘ ve kasabât ve kurâları muhâfaza etdiklerinde bu şehir halkı vüzerâya suyu arabalar ile bir merhale yerden su götürürlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 201b ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı tılsım-ı Karagöl nâm mahaldir kim bir küçük göldür. Ve bir
yerden su
gelecek yerleri yokdur. Ve yaz u kış eyle durur kapkara bir halîcdir. Ahâlî-i v …
Der-beyân-ı tılsım-ı Karagöl nâm mahaldir kim bir küçük göldür. Ve bir yerden su gelecek yerleri yokdur. Ve yaz u kış eyle durur kapkara bir halîcdir. Ahâlî-i vilâyet bu göl içün mutalsamdır, Y 64a derler, garîb ü acîb hikâyetler nakl etdiler. Kenârında niçe yüz Mağribî ve Hindî ve gayri defîne-küşâ âdemler feth edemeyüp helâk olup sâhil-i halîcde zîr [ü] zeber olup yatırlar. Hâlâ bir âdem bu göle gireyim dese tarfetü'l-ayn içre kendüyi kenârda bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63b–Y64a ·
metinde göster ·
… an bâğçenin havz-ı kebîrinden suyun açup ol havuzdan bu havuza bir minâre kaddi
yerden su
künkler ile pertâb edüp suyun gıjıldısından âdeme dehşet hâsıl Q 190a olurdu.
Bu bâğ-ı gülistân içre bir kameriyyeli bir nişîmen ortasında bir havz-ı azîm edüp bâlâda zikr olunan bâğçenin havz-ı kebîrinden suyun açup ol havuzdan bu havuza bir minâre kaddi yerden su künkler ile pertâb edüp suyun gıjıldısından âdeme dehşet hâsıl Q 190a olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y82b ·
metinde göster ·