… ildir ve arzı beş konak ve dörd menzil ve üç menzil ve iki menzil ve bir menzil
yeri. Bu
Kotası'yla Jana Çerkesi mâbeynidir. {Ve bu Abaza diyârının kırk konak yerinde k …
Bu mahalde Abaza vilâyeti tamâm olup bu mahalden ta Faşa çayına varınca geldiğimiz ve temâşâ etdiğimiz aşîretler serâpâ leb-i deryâda olup cümle kurâlarının evleri kıble cânibine Karadeniz'e nâzır Abaza memleketidir. Ve Faşa çayından şarkdan garba bu Kotası aşîretine gelince Abaza diyârının tûlu kâmil kırk konakdır, deryâdan (---) mildir ve arzı beş konak ve dörd menzil ve üç menzil ve iki menzil ve bir menzil yeri. Bu Kotası'yla Jana Çerkesi mâbeynidir. {Ve bu Abaza diyârının kırk konak yerinde kırk nehr-i azîm var. Cümlesi Çerkes ile Abaza mâbeyninde dağlardan gelüp Karadeniz'e mahlut olup cümle birbirine muttasıl yetmiş aded kûh-ı bâlâlardır}. Cümle iki bin pâre köydür derler, ammâ ma‘lûmum değildir. Dağların gezmedim. Harâc ve bâğ u bâğçe ve sâ’ir mahsûlât öşrü dahi vermezler. Niçe yüz bin dâğî ve bağî ve yağî kavmdirler. Kâfir dersen âdemi katl ederler, müselmân desen hazz ederler, ammâ kâfiri sevmeyüp müselmâna cân verirler. İslâm'a gelseler gâyet mü’min ve muvahhid olurlar. Kitâbî değiller ve bir mezhebde değiller bir alay oğuz ve şehbâz dağî âdemlerdir kim ecdâdları kabâ’il-i Kureyş'den Arab Abazî'dir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 258a ·
metinde göster ·
"Bu kal‘a Hazret-i Ebâbekir'in himâyesindedir. Bu kal‘anın ölümü ve havf edecek
yeri bu
Topraklık varoşundan imiş. Göre küffâr bu mahalden kal‘aya hîle ve şeytanatlar …
"Bu kal‘a Hazret-i Ebâbekir'in himâyesindedir. Bu kal‘anın ölümü ve havf edecek yeri bu Topraklık varoşundan imiş. Göre küffâr bu mahalden kal‘aya hîle ve şeytanatlar ile gelüp yaklaşmış. Bu mahalle dahi tabyalar ilhâk edüp belki Kanije dahi metîn ve kavî ola" deyü Kanije kal‘asının ta‘mîr ü termîmine üç aded vezîr ve yedi aded sancakbeğleri ve yigirmi aded kazâdan yigirmi bin aded güzîde re‘âyâ vü berâyâlar pîrleri ile gelüp kal‘ayı ta‘mîr ü termîme mübâşeret edüp Kanije buheyresini tathîre başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179a ·
metinde göster ·
… rup her cisr üzre üçer yüz âdem nevbet bekler, zîrâ bu kal‘anın bir havf edecek
yeri bu
cüsûrlardandır. Hudâ hıfz ede.
Bu dahi iki kat haşeb kapu-yı musanna‘dır ve cisri bunun dahi asma zemberekli dörder yerden makaralar ile kalkar kantaralardır kim her gece bevvâblar bu cisrleri kaldırup her cisr üzre üçer yüz âdem nevbet bekler, zîrâ bu kal‘anın bir havf edecek yeri bu cüsûrlardandır. Hudâ hıfz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
… âbeynlerinde cümle kal‘a neferâtları âmâde olup kal‘anın teferrücgâh ve ârâmgâh
yeri bu
kal‘a kapuları arasıdır ve her kapu önünden bir kat haşeb cisr ile ubûr olunup …
Ve cümle iki aded kapusu var. Büyük kapusu cânib-i kıbleye mekşûfdur, ammâ üç kat metîn ve kavî kapulardır. Mâbeynlerinde cümle kal‘a neferâtları âmâde olup kal‘anın teferrücgâh ve ârâmgâh yeri bu kal‘a kapuları arasıdır ve her kapu önünden bir kat haşeb cisr ile ubûr olunup üçer yerden bu cisrler her gece kalkup kal‘a bir cezîrede kalır, bir yerden murûr u ubûr mümkin değildir. Ve kapuların kemerleri Şeddâdî kârgîr binâ kulle-i ra‘nâlardır kim büyük kapu kullesi üzre bir ibret-nümâ sâ‘at kullesi var kim nâkûsının sadâsı Sonlok'da ve Değirmenderesi'nde istimâ‘ olunur bir mehîb sadâlı sâ‘at çanıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b ·
metinde göster ·
… ve Donkarkız ve Amıstırdam şehirlerinde ola. Hulâsa-i kelâ[m] Girid'in kalacak
yeri bu
Kisoma sancağıdır. Ve ana karîb yine cânib-i cenûba nîm sâ‘at gidüp,
Ve âb [u] hevâsının letâfeti ve mahbûb u mahbûbe Rûm keratsalarının nezâfeti meğer Alman diyârında Beç'de ve Prak'da ve Donkarkız ve Amıstırdam şehirlerinde ola. Hulâsa-i kelâ[m] Girid'in kalacak yeri bu Kisoma sancağıdır. Ve ana karîb yine cânib-i cenûba nîm sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… r, zîrâ bu tarafda varoş yokdur, açıkdır ve mezâristândır. Muhâsara ve muhâtara
yeri bu
Kireç kapusu mahalli olduğundan sa‘b kulle ve amîk handakdır. Ve Kireç kapusu ö …
Ve bu kulleden şark tarafına handak kenârınca sehel yokuş yukaru Kireç kapusuna varınca yine beş yüz adım ve on üç metîn kulledir, zîrâ bu tarafda varoş yokdur, açıkdır ve mezâristândır. Muhâsara ve muhâtara yeri bu Kireç kapusu mahalli olduğundan sa‘b kulle ve amîk handakdır. Ve Kireç kapusu önü handak üzre dolma cisirdir, kemer üzre değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y169b ·
metinde göster ·
… û‘ edüp etrâfında meks ederler. Dâ’imâ dizdâr ağanın ve sâ’ir a‘yânın cem‘iyyet
yeri bu
mahaldir ve bunda dîvân olur.
Ve bu kal‘anın cümle der-i dîvârları âlât-ı silâhlar ile ârâste ve pîrâste. Ve bu mahalde bir kubbe-i âlî vardır. Anın bir mermer-i hâm döşeli bir vâsi‘ meydândır, tâ vasatında bir havz-ı latîfde bir şâzrevânı var. Suyu dollâblar ile çekilir. Cümle nigehbânlar ve pîr [ü] cüvânlar andan tecdîd-i vuzû‘ edüp etrâfında meks ederler. Dâ’imâ dizdâr ağanın ve sâ’ir a‘yânın cem‘iyyet yeri bu mahaldir ve bunda dîvân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y280a ·
metinde göster ·
mahalde bir küçük soffa vardır. Hazretin ihrâmdan haymesi bu soffa üzre imiş. B …
Vâdî-i hayyâme-i Resûl: ya‘nî Ordu-yı Resûlullâh yeri bu mahalde bir küçük soffa vardır. Hazretin ihrâmdan haymesi bu soffa üzre imiş. Bunda dahi iki rek‘at namâz kılmak gerek, sünnetdir. Bu mahalde Hazret-i Risâlet-penâh guzât-ı müslimîni cenge âmâde edüp saf saf asker tertîb eyledi. İbtidâ yedi bin bahâdır-ı nâmdâr Ashâb-ı kibâr ile Hazret-i Hamza'yı talî‘a-i asker edüp çarhaya me’mûr etdi. Ve Hâlid ibn Velîd yemînde yedi bin askerle âmâde oldu. Ve Hazret-i Ömer ve Amr ibni'l-Âs piyâde Arab askerine serdâr olup bu sahrâ-yı azîme içre yürüdüler. Hakîr dahi cümle refîklerimize tenbîh edüp bu soffada ikişer rek‘at namâz kılup "niyyetü'l-gazâ" deyüp kılıçlarımız kemerlerimize bend kılup yine şimâl cânibine beş yüz adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y302a ·
metinde göster ·
Dîvdâr çadır kurduğu yerdir kim deve boynu gibi eğri ve yokuş ve dar boğazdır. …
Ammâ bu Akabe'nin hemân müşkil yeri bu Dîvdâr çadır kurduğu yerdir kim deve boynu gibi eğri ve yokuş ve dar boğazdır. Cümle üç yüz adımdır. Ve Selîm Hân ve Sultân Gavrî'de tathîr etdiklerine târîhleri bir kaya üzre çâr-kûşe bir beyâz mermerde tahrîr olunmuşdur. Selef pâdişâhlarından mâ‘adâ Sultân Murâd-ı Râbi‘ asrında Rıdvân Beğ emîrü'l-hac iken niçe mâl-ı hazâyîn harc edüp deryâda katre güneşde zerre tathîr etmemişlerdir. Ammâ buna dahi lağımlar ile amel etseler şâhrâh olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y379b ·
metinde göster ·