… lli akçe pâyesiyle kadı bunda sâkindir. Yeniçeri serdârı ve sipâh kethüdâ 94a
yeri ve
gayrı hâkimleri yokdur.
Kal‘anın şimâli tarafında yedi sekiz yüz mikdârı cümle tahtânî ve fevkânî kiremit örtülü ma‘mûr hânelerdir. Yüz elli akçe pâyesiyle kadı bunda sâkindir. Yeniçeri serdârı ve sipâh kethüdâ 94a yeri ve gayrı hâkimleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 93b–94a ·
metinde göster ·
Ve meydân-ı semâ‘hânesi ve mahfel-i mutrıbânı ve kürsî-i mesnevîhân
yeri ve
kârî mağz-ı Kur’ân kürsîsi eyle musanna‘ ve müşebbek ve fusûskârî mahâfiller ve …
Ve meydân-ı semâ‘hânesi ve mahfel-i mutrıbânı ve kürsî-i mesnevîhân yeri ve kârî mağz-ı Kur’ân kürsîsi eyle musanna‘ ve müşebbek ve fusûskârî mahâfiller ve mihrâbdır kim ta‘rîf ü tavsîfden müberrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68a ·
metinde göster ·
… ında niçe yüz aded kimesneler ile Demirkapu'yu görmek oldu kim ol Demirkapu'nun
yeri ve
Tuna içre olan girdâb seddi Feth-i islâm kal‘ası tarafında bir yar kenârında bi …
Ve dahi bu hakîr-i kemter fakîr sene 1061 târîhinde efendimiz Melek Ahmed Pa[şa] sadâret-i mühürden ma‘zûl oldukda Özi eyâleti ihsân olunup Rusçuk nâm kal‘adan bu kulunu Vidin nâzırı muhâsebesin görmeğe gönderdikde sevâhil-i nehr-i Tuna'da niçe kerre seyâhat edüp ol sene nehr-i Tuna tâ ol kadar tenezzülde oldu kim nehr-i Tuna içre Yanvan Kral'ın Demirkapu'da doldurduğu hammâm kubbesi ve fîl cüssesi kadar seng-i hârâlar âşikâre idi. Ve ol mahalde Tuna kenârında niçe yüz aded kimesneler ile Demirkapu'yu görmek oldu kim ol Demirkapu'nun yeri ve Tuna içre olan girdâb seddi Feth-i islâm kal‘ası tarafında bir yar kenârında bir sarây kapusu kadar demir kafes kapudur kim demirlerinin kalınlığı âdem beli kalınlığında vardır, ammâ mürûr-ı eyyâm ile kapunun nısfı çamur içinde gark olmuşdur, yukarusu bir âdem kaddi demir kafes kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97b ·
metinde göster ·
… vilâyeti Erdel Macarının destinde idi ve Tuna'nın karşu tarafında Feth-i İslâm
yeri ve
Vidin ve Pileve ve Tırnovi ve Leskofça(?) ve Lofça ve Nigebolı ve Ziştovi 98b …
Sene (---) târîhinde Gâzî Balı Beğ Semendire kal‘asından bu kal‘a üzre serasker olup feth etdikde bu kal‘a niçe yerlerden lağım ile harâb [u] yebâb edüp taşları ile demir kapuları ve cebehâneleri ve topları karşu tarafa geçirüp Feth-i İslâm kal‘asın müceddeden binâ eder. Ve hâlâ bu Siverin kal‘asının Tuna kenârında ba‘zı kulleleri durur. Bu kal‘anın sebeb-i binâsı be-kavl-i Târîh-i Yanvan ol zamânda Eflak vilâyeti Erdel Macarının destinde idi ve Tuna'nın karşu tarafında Feth-i İslâm yeri ve Vidin ve Pileve ve Tırnovi ve Leskofça(?) ve Lofça ve Nigebolı ve Ziştovi 98b nâmân kal‘alar dahi Eflak kâfiri ve Lazoğulları ellerinde imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98a–98b ·
metinde göster ·
… ve öbür kulağı ve bir kaşı ve bir gözü tahtanın sağ tarafında. Gûyâ alnı olacak
yeri ve
ağzı ve burnu ve çenesi tahtanın kenârında. Ve tahtanın iki tarafında ikişer dâ …
Der-beyân-ı temâşâgâh-ı sun‘-ı Hudâ: Bu köyde bir şekl-i acîbe vü garîbe mûhiş bir çehre-i acûbe kefere gördüm. Cümle a‘zâsı yerinde, ammâ başı tahta gibi yassı, ammâ burnundan ensesine doğru yassı. Ve bir kulağı ve bir gözü ve bir kaşı tahtanın bir tarafında ve öbür kulağı ve bir kaşı ve bir gözü tahtanın sağ tarafında. Gûyâ alnı olacak yeri ve ağzı ve burnu ve çenesi tahtanın kenârında. Ve tahtanın iki tarafında ikişer dâne deve dişi gibi dişleri taşra çıkmış, ammâ gerdânı yeri sehel tahta gibi yassı başından kalınca halk olmuş ve kulakları iki tarafda fîl kulakları gibi olup dâ’imâ kulakları yekpâre gibi oynar, ammâ kulakları içinden neft yağı gibi bir sarı su akup sinekler üşdüğünden kulakları oynar ve gözleri ügü kuşu gözleri müdevver, ammâ ol kadar latîf ve mükehhal kirpikli nergis gözleri var kim gören hayrân kalır. Ve kaşları ağzındaki bıyıklarına karışmış, gûyâ kaşı bir bıyık gibi dahi halk olmuş. Lâkin sakalı yeri, ya‘nî çenesi tahta gibi yassının bir kenârına vâki‘ olmağile sakalı kırk elli kadar kıllardır. Ve her ne bulursa yer. Hattâ bir manastır önünde oturup cemî‘i gelüp giden kefereler buna me’kûlât [ü] meşrûbâtıdan her şey getirirler, ammâ ekseriyyâ buğday ve arpa ve samanı çok yer. Ve fîl ve câmûs kadar su içüp kalkup çârsû-yı bâzârda gezüp arı gibi vızlayup kelimât eder. Hattâ yatdığı zamân arkası üzre yatır, gayri gûne yatamaz. Aceb hikmetdir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103b ·
metinde göster ·
… k andan vilâyet-i Boğdan, el-hâsıl pâdişâhım Uyvar seferinden beri yedi krallık
yeri ve
niçe ban u herseklik vilâyetleri kâmil üç yılda devr edüp el-hamdü lillâh pâdiş …
"Vallâhi pâdişâhım benim bu seferlerde sergüzeşt [ü] serencâmım kopdur, ammâ Nemse kralında [pa]pintalar alup Bahr-i Muhît kenârında vilâyet-i Donkarkız ve vilâyet-i Danimarka ve vilâyet-i Lonçat ve vilâyet-i Filimenk'de Amstırdam ve vilâyet-i İsfaç ve memleket-i Çeh ve vilâyet-i Tot ve memleket-i Macar ve ülke-i Erdelistân, andan diyâr-ı Âl-i Osmân, andan vilâyet-i Eflak andan vilâyet-i Boğdan, el-hâsıl pâdişâhım Uyvar seferinden beri yedi krallık yeri ve niçe ban u herseklik vilâyetleri kâmil üç yılda devr edüp el-hamdü lillâh pâdişâhımın mübârek cemâl-i bâ-kemâlin bu mahalde yine gördüm. Şimden gerü öldüğüme gam yemem" deyüp yine Hân'ın destin bûs edüp zânû be-zânû oturup niçe musâhabetden sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105a ·
metinde göster ·