… cum‘a niçe bin hussân-süvâr cündîler cem‘ olup silâhşörlük ederler. Aceb temâşâ
yeridir
. Ve,
Mesîregâh-ı Ceres Meydânı: Bu şehrin nihâyetinde Kâğızhâne râhı üzre bir atmeydânı'dır. Her cum‘a niçe bin hussân-süvâr cündîler cem‘ olup silâhşörlük ederler. Aceb temâşâ yeridir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
… eye nakl etdi. Ve hâlâ Hazret-i Risâlet'in kabr-i şerîfi bu Ebâ Eyyûb'un hânesi
yeridir
kim Hazret-i Ebûbekir, Resûl-i Kibriyâyı anda defn etdi. Bu Ebâ Eyyûb böyle yâr …
Evvelâ Ârif-i Samedânî ve (---)(---)(---) Hazret-i Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ibn (---)(---) Sahâbe-i kirâmdan râvî-i hadîsdir ve Ensârdandır. Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye hicret etdükde nâka-i Resûlullâh'ı Cibrîl-i Emîn licâmından çeküp bu Ebâ Eyyûb hânesi önüne çökerüp Hazret-i Risâleti bu Ebâ Eyyûb hânesine müsâfir alup Ebâ Eyyûb gayrı hâneye nakl etdi. Ve hâlâ Hazret-i Risâlet'in kabr-i şerîfi bu Ebâ Eyyûb'un hânesi yeridir kim Hazret-i Ebûbekir, Resûl-i Kibriyâyı anda defn etdi. Bu Ebâ Eyyûb böyle yâr-ı gâr-ı Resûl'dür. Hazret'den (---) hadîs nakl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b ·
metinde göster ·
… deyüp herkes teveccüh-i tâm ile bükâ ederler. Zîrâ gâyet mahûf u muhâtara helâk
yeridir
kim niçe üstâd ve vüzerâ helâk olmuşdur.
Ba‘dehu kâlıb ocakları 131b kenârında iki tarafda kırkar ellişer koyun kurbânları âmâde olup cümle hâzırûn vüzerâ ve vükelâ ayağ üzre kalkup kârhâne du‘âcısı âmâde olup muvakkıt sâ‘atiyle ocakbaşına gelüp tuç deryâsı ağzın açmağa nîm sâ‘at kaldıkda haber edüp du‘âcı du‘âya âğâze edüp cümle {hâzırlar} hulûs-ı kalb ile âmîn deyüp herkes teveccüh-i tâm ile bükâ ederler. Zîrâ gâyet mahûf u muhâtara helâk yeridir kim niçe üstâd ve vüzerâ helâk olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a–131b ·
metinde göster ·
… Âmir-i Nevâtî'dir ve kabri Cidde'dedir. Bu kavmin dükkânlar[ı] Galata'da lonca
yeridir
, alay ile güzer ederler.
{Esnâf-ı marankozân-ı Akdeniz: Bunun pîri yine Hazret-i Nûh'dur ammâ Hazret asrında pîrleri Âmir-i Nevâtî'dir ve kabri Cidde'dedir. Bu kavmin dükkânlar[ı] Galata'da lonca yeridir, alay ile güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
… etâfetinden hazz edüp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret
yeridir
. Bir ismi dahı şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabz …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Azerbaycân sâhibi Sultân Hasan, dest-i Ceneviz'den feth edüp ismine Tarab-zen dediler. Zirâ içinde hâkimi, ehl-i zevk bir krala avret olmağıla Tarab-zen dediler. Ba‘dehu Timur hâdisesinde Sultân Hasan, Mâverâu‘n-nehr'e Timur Hân istikbâline müteveccih oldukda küffâr hâksâr-ı dûzah-karâr olıcak İslâmbol Tek[f]uru Rûm Kostantin fırsat bulup istîlâ etdiler. Ba‘dehu sene 878 târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed {İbtidâ deryâdan Tarabefzûn'u feth etdi kim (...)(...)(6 sene sonra Uzun Hasan)(...)} Mehemmed {Hân İslâmbol'dan donanma-yı hümâyûn ile kal‘a-i Tarabefzûn'a gelüp andan deryâ-misâl asker-i bî-pâyân ile Canha yollarından} Uzun Hasan ile Tercan sahrâsında ceng-i azîm edüp Sultân Hasan'ın kırk bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp Sultân Hasan münhezimen kal‘a-i Azerbaycân'a firâr edüp ol feth-i fütûha "Butlânu keydü'l-hâyinîn" târîh olmuşdur sene 878. Diğer târîh Arapça{âyet-i şerîfi târîhdir} sene 878. Sultân Murâd-ı Evvel'in Kosova cenginden sonra Ebü'l-Feth'in bu gazâsı gibi Âl-i Osmân'da bir gazâ-yı ekber olmamışdır. Bu gazâdan on üç {sene mukaddem Sultan} Ebü'l-Feth Mehemmed Hân deryâ-misâl asker ile berren ve bahren Tarabzen üzre çöküp hâh [u] nâ-hâh yetmiş günde Rûm keferesi destinden sene 865 târîhinde feth edüp âb [u] hevâsının letâfetinden hazz edüp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret yeridir. Bir ismi dahı şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabzen'dir. Galat-ı meşhûru Tırabzen'dir. Ba‘zılar Tarab-efsûn derler ve niçeler Tarabozan derler ammâ lüğat-i sahîhi Tarabefzûn'dur. Ba‘de'l-feth Mehemmed Hân taht edinüp sikke kesüp hutbe tilâvet edüp üç sene bu şehrde sâkin olup cânib-i şimâlinde olan Gürcîstân Mikrilistân ve Abazistân'ı bi'l-cümle mutî‘ [ve] münkâd edüp Şehzâde Bâyezîd Hân'ı hâkim edüp bi'z-zât kendüleri taht-ı sâlisi olan İslâmbol'a gitdiler. Ba‘dehu Bâyezîd-i Velî müstakil pâdişâh olup oğlu Selîm'i bu Tarabefzûn'a hâkim edüp Selîm Hân iki kerre bu şehirden karşu Kırım'a geçüp Tatar askeriyle babası üzre hurûc edüp bir kerre Varna altında ceng edüp münhezim oldu. Bir kerre yine Edirne kurbunda cidâl edüp münhezim olup Varna'dan gemiyle Tarabefzûn'a geçüp oğlu Süleymânı kâ’im-makâm edüp kendüsi tebdîl-i câme diyâr-ı Acem'e varup Şâh İsmâ‘îl ile şatranç oynayup andan me’zun olup Bağdâd'a, andan İmâm-ı Alî'ye, andan huccâc-ı Acem ile Mekke'ye, andan Medîne'ye, andan Mısır'a gelüp Ebu's-su‘ûd Cârihî ve Hazret-i Merzûk Kifâfî ile müşerref olup "Yâ Selîm, rûh 249a ile'r-Rûm, ile'l-Acem tecî ale'l-Mısr" buyurduklarında du‘â-yı hayrlarıyla şeref-yâb olup tebdîl-i câme Mısır'ın cümle ahvâlinin Gavri ile gavrine irüp andan yine üçüncü senede Tarabefzûn'a gelüp Âsitâne-i sa‘âdet yeniçerisiyle yek-dil [ve] yek-cihet olup yine Tarab-efzûn'dan deryâ-misâl Tatar askeriyle Menkli Girây Hân bile gelüp Çorlu sahrâsında pederi Bâyezîd Hân ile ceng edüp hâh u hâh cümle asker bî‘at edüp babasını Dimedoka'ya nefy edüp Havsa nâm kasabada babası Bâyezîd Hân merhûm olup Selîm-i Evvel müstakil pâdişâh olup ibtidâ Acem'de Şâh İsmâ‘îl ile gazâ-yı Çaldır meşhûr-ı âfâkdır. Andan gazâ-yı Mısır fethi başka tevârîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b–249a ·
metinde göster ·
… ân köyüdür. Ammâ bu dahi vîrâna yüz dutmadadır. İmâr olacak yerdir, zîrâ menzil
yeridir
. Andan 8 sâ‘at,
Menzil-i karye-i Kerkiraz (?) : Bu dahi Amasiyye hâkidir. {Yüz elli akçe kazâdır. Altmış pâre kurâsı cümle vakf-ı Resûlullahdır}. Bir câmi‘li ve bir hânlı müselmân köyüdür. Ammâ bu dahi vîrâna yüz dutmadadır. İmâr olacak yerdir, zîrâ menzil yeridir. Andan 8 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a ·
metinde göster ·
… verüp anda dârü'l-karâr etdi. Bu Tercân sahrâsı eyle bir hâmûn-ı ceng [u] cidâl
yeridir
kim hâlâ re‘âyâ vü berâyâlar çift sürerlerken zemînden âdem üstühânları bulunur …
Menzil-i Sultân Hasan Câmi‘i: Azerbaycân pâdişâhı Sultân Uzun Hasan Şâh binâsı vâcibü's-seyr bir [câ]mi‘u'n-nûrdur. Ammâ bir kurâ içinde cemâ‘atden garîb kalmış câmi‘-i vâcibü's-seyrdir. Hasan Şâh bu mahallin âb [u] hevâsın beğenip bu Tercân sahrâsı başında bu câmi‘i inşâ eder kim bu mahalle bir şehr-i azîm edüp ismine Hasan-âbâd koya. Âkıbet Ebü'l-feth bu Tercân sahrâsında Hasan'ı hüsn-i nazarına komayup ne Hasan-âbâdı ma‘mûr oldu ve ne hüsn-i âbâdı kalup Hasan Şâh "hüsn-i tedbîr budur" deyüp Ebü'l-feth inhizâmından firâr edüp Azerbaycân'da cân verüp anda dârü'l-karâr etdi. Bu Tercân sahrâsı eyle bir hâmûn-ı ceng [u] cidâl yeridir kim hâlâ re‘âyâ vü berâyâlar çift sürerlerken zemînden âdem üstühânları bulunur ve her bâr zemînde medfûn sâhibi cengde gâ’ib olmuş mâllar ayân u beyân olur. Böyle bir ma‘reke meydânı sahrâ-yı bî-pâyândır. Bu vâdîyi ılgar ile 8 sâ‘atde ubûr idüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 284b ·
metinde göster ·
… Ve bu kal‘ada ve etrâfında aslâ bâğ u bâğçe olmaz. Gâyetü'l-gâye şiddet-i şitâ
yeridir
, ammâ hubûbât [u] mahsûlâtı firâvan 291a ve ganîmet yerdir. Lâkin balı ve nân …
Ve cümle tokuz mahalle ve tokuz mihrâbdır. Cümleden mükellef Süleymân Hân Câmi‘i; bir minâreli ve toprak örtülü tarz-ı kadîm alçak câmi‘dir. Esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ bezzâzistânı ve imâret ve medresesi yokdur. Altı mekteb-i sıbyânı ve bir hânı ve bir hammâmı vardır, ammâ ekseriyya hammâmı mesdûd durur. Cümle halkı şecî‘ ve nâmdâr ve yarar ve server-i hünerver, fukarâ şekilli, garîb-dost âdemleri var. Âb [u] hevâsının letâfetinden zekiyyü't-tab‘ kimesneleri vardır. Husûsen sultânu'ş-şu‘arâ Nef‘î Efendi, bu hâk-i anber-i pâkde tevellüd edüp Nef‘î'den halk-ı âlem niçe nef‘ görüp tekmîl-i fünûn etmişlerdir. Ve bu kal‘ada ve etrâfında aslâ bâğ u bâğçe olmaz. Gâyetü'l-gâye şiddet-i şitâ yeridir, ammâ hubûbât [u] mahsûlâtı firâvan 291a ve ganîmet yerdir. Lâkin balı ve nânı delicelidir. Hattâ hakîr dizdâr hânesinde tahte'l-fütûr tenâvül edüp cüz‘î asel yemiş olduk. Meğer bok yemişiz. Nîm sâ‘atden sonra cihân başıma dâr olup serâsîme oldum. Az kaldı kim kal‘adan aşağı pertâ edeyazdım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 290b–291a ·
metinde göster ·
… r püşte-i hevâdâr üzre hıyâbân-ı Acem bir mesîregâh yerdir, serîr-i Süleymân'ın
yeridir
, derler, sahîhdir. Bâbü'l-ebvâb ve Şemahı ve Niyâzâbâd şehirlerinin mâbeynine v …
Evsâf-ı kal‘a-i şehr-i Serîrü'l-lân: Kadîm-i evvelde kal‘ası Hürmüz-i Tâcdâr ibn Enûşirvân binâsıdır. Bu şehr üzre niçe mülûk mâlik olmağiçün ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ide ide Dağıstân şâhı elinden Acem Şâhı Kör Hudâbende istîlâ etdikde bir dahi Dağıstân ve Gürcîstân ve Âl-i Osmân tama‘ edüp istîlâ etdükde mütehassın olmasınlar deyü kal‘asın münhedim edüp hâlâ şehri dest-i Acem'de Eriş kal‘ası hâkimi hükmünde kûh-ı Elburz dâmeninde zamân-ı kadîmde Dağıstân pâdişâhının taht-ı kadîmi bu şehr-i azîm idi. Tevârîh-i Dağıstân'da bu şehri ibtidâ Hazret-i Süleymân kûh-ı Elburz'u Belkıs Hâtûn ile ve yer götürmez ins [u] cîn ve cemî‘î emrine râm olan mahlûkât ile kûh-ı Elburz'u seyr [u] temâşâya geldikde ber-hevâ tayarân eden serîrin bu şehrde koyup andan kûh-ı Elburz'ı temâşâ edüp bu şehri imâr edüp serîri bunda kalmağile şehr-i Serîrü'l-lân deyü tesmiye olunmışdır. Ya‘nî serîr-i taht-ı Süleymân'dır. Lân, luğat-i Fârisî'de yuva'dır, bir lüğatde serîr seyrân idicidir. Ya‘nî "Gezici yuva" şehri demek ola. Anın içün şehr-i Serîrü'l-lân derler. Hâlâ bir püşte-i hevâdâr üzre hıyâbân-ı Acem bir mesîregâh yerdir, serîr-i Süleymân'ın yeridir, derler, sahîhdir. Bâbü'l-ebvâb ve Şemahı ve Niyâzâbâd şehirlerinin mâbeynine vâkı‘ olmuş şehr-i kadîmdir. Lâkin üç serhad mâbeyninde kalmak ile ol kadar imâristân değildir. Ve hevâsı burûdet üzre olmağıla bâğı ve bâğçesi azdır. Cümle üç bin hâk-ı pâk ile mestûr hânelerdir. Câmi‘leri vardır, lâkin dest-i Acem'de olmağıla cemâ‘atden garîb câmi‘lerdir. Yedi hammâm ve on bir kârbânsarâyı ve yetmiş aded çârsû-yı bâzâr dükkânları vardır. Bir şeb müsâfir olmağıla ol kadar temâşâ edemedik. Ammâ yine hânlıkdır ve kadılıkdır. Kelenteri ve münşî ve darûgası ve bin mikdârı nökeri ve dizçökeri ve şâhçöreği yiyüp bende-i şâhdırlar, lâkin Sünnî âdemleri çokdur. Cümlenin kâr [u] kesbleri pembe bezi cüllâhlarıdır. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden Serîrü'l-lân mahbûbu gâyet memdûhdur. Cümle pembe mezâri‘lerini ve müşebbek bostânlarını rey edecek âb-ı hayâtları cânib-i garbîsinde kûh-ı Elburz'dan tulû‘ edüp cereyân ederek nehr-i Kür'e rîzân olur. Âb-ı hayâtdan nişân verüp niçe yüz âsiyâbları vardır. 318b Andan yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 318a–318b ·
metinde göster ·
… olur. Zîrâ bu Çorum sancâğında askerî tâ’ifesi gâyet çokdur ve eşkıyâ ve zorba
yeridir
. Hattâ bizim paşayı bu şehre kondurmak istemediler. Mâbeyne muslihîn girüp mahk …
Kavm-i İslâm binâsıdır, ammâ Allahu a‘lem Selçûkiyân'dan Kılıç Arslan Şâh binâsıdır. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan Kılıç Arslan oğlu Ya‘kûb Mirza'yı ve niçe yüz hasta çorluları bu şehre gönderüp ifâkat bulduklarından Çorum nâmıyla müsemmâ bir şehr-i ma‘mûrdur. Ammâ a‘yân-ı ulemâ-yı vilâyet hüsn-i tevcîh edüp "Cûr-ı Rûm"dan galat "Çorum" derler deyü hüsn-i ta‘bîr ederler. Âl-i Dânişmendiyye destine girmişdir. Anlardan sene (---) târîhinde Yıldırım Hân istîlâ eylemişdir. Sivas eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnı 300.000, ze‘âmet 19 ve timar 310 ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüz elli akçe kazâdır. Ve (---) nâhiyedir. Senevî kazâsından beş kîse hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve kapan emîni ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı vardır. Ve sipâh kethüdâyeri beğine mu‘âdil kerr u fer sâhibi hâkimdir. Ve kapukulu serdârı dahi müte‘azzım âdemler olur. Zîrâ bu Çorum sancâğında askerî tâ’ifesi gâyet çokdur ve eşkıyâ ve zorba yeridir. Hattâ bizim paşayı bu şehre kondurmak istemediler. Mâbeyne muslihîn girüp mahkeme-i şer‘de yâfteler verüp cümle şehr hânelerinde üç gün meks etmek fermân olundu. Bu şehr cümle kırk iki mahalle ve kırk iki mihrâbdır. Ve cümle dörd bin üç yüz bâğlı ve bâğçeli kiremitli ve hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Ve cümle tokuz hutbedir. Cümleden ma‘mûr selâtîn-i selef Sultân Murâd Câmi‘i, kurşum kubbeli câmi‘-i rûşendir. Lâkin bir minârelidir. Anı dahi yıldırım urup münhedim etmişdir. {Ammâ Sultân Alâeddîn Câmi‘in Süleymân Hân ta‘mîr etmişdir. Be-dest-i Mi‘mâr Sinân Ağa} Ammâ bu câmi‘ çârsû içinde vâkı‘ olmağıla cemâ‘ati çokdur. Ve Tahılbâzârı Câmi‘i ve Beğ Câmi‘i ve Defterdâr Câmi‘i ve Medrese Câmi‘i ve Ağa Câmi‘i. Ammâ Murâd Hân Câmi‘i'nden mükellef kurşumlu câmi‘ yokdur. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Yeni hammâm gâyet latîfdir. 350b(---)(---)(---) câmi‘ine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350a–350b ·
metinde göster ·
. Şehri bir kumsal düz yEre vâkı‘ olmuşdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
Der-sitâyiş-i kasaba-i Hersek: Sene 861 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzi Bosna diyârında Hersek kralının tahtı olan Bolagay kal‘asın muhâsara edüp fethinde usret çekerken içerden kralın oğlu kemend ile kal‘adan taşra nüzûl edüp Ebü'l-feth huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp bi-emrillah kal‘a feth olup mâl-ı ganâyimiyle ol kal‘ayı müselmân olan Hersek Kralı zâdesi Ahmed Beğ'e ber-vech-i sancak ihsân edüp ol taraflarda yetmiş altı pâre babasından kalmış kal‘aları feth edüp bilâd-ı İslâmiyeye zamîme olunduğu makbûl-ı şehriyârî olup mezkûr Ahmed Beğ'e Bosna eyâleti ihsân olunup andan vezîr-i âlîşân olduğu mahallerde gazâ mâlından bu Hersek kasabası yeri bir mahsûldâr arz-ı hâliye olup memerr-i nâs-ı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc olmağıla Hersekoğlu Ahmed Paşa bu cây-ı latîfe yedi yüz hâne re‘âyâ meks etdirüp cemî‘i tekâlîfden mu‘âf [u] müsellem olmağiçün ellerine hatt-ı şerîfler verüp ahâlî-i belde ve âyende vü revendeye ibâdethâne olmak içün bir minâreli ve vâsi‘ haremli ve cânib-i erba‘ası kıbâbları sütûnlar üzre ârâste iki kubbe-i âlî ile pîrâste ve mihrâb ve minber-i münîri ber tarz-ı kadîm bir müzeyyen câmi‘-i azîm binâ eder ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye ve iki hân ve bir hammâm ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm binâ edüp hâlâ cemî‘i âyende vü revende müsâfirîn ü mücâvirînleri mihmânsarâyda meks edüp mihmândârlar kârbânsarâyın her ocağına bir sini ta‘âm çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve şem‘-i revgân getirirler ve her at ve deve başına birer tobra şa‘îr getirüp mihmândârlar hizmet ederler, evkâf-ı azîmdir. Ve cümle yetmiş aded dükkândır. Ve cümle sonradan ihdâs beş aded hânlardır kim cümle binâları kiremitlidir ammâ Hersekoğlu Ahmed Paşa'nın bu kasaba içre cümle câmi‘ ve imâretleri kurşumlu binâ-yı azîmlerdir. Anınçün Hersek kasabası derler. Lâkin âb [u] hevâsı sakîldir, serçe ısıtma dutar. Cümle halkı asfaru'l-levn Etrâk âdemleridir, ammâ ankâlardır. Zîrâ gâyet kâr [u] kisb yeridir. Şehri bir kumsal düz yEre vâkı‘ olmuşdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 4b ·
metinde göster ·
… ara etdüğü zamânımızda on kerre ma‘lûmumuzdur. Ammâ bu kal‘a gâyet kâr [u] kisb
yeridir
ve ankâ kimesneler vardır. Cümleden bây Yergöğülü Hüseyin Ağa, bin kiseye mâlik …
Sene 816 târîhinde ibtidâ bânîsi Çelebi Sultân Mehemmed'dir. Özi eyâleti sancağı hükmünde hâsdır. Ve yüz elli akçe başka kazâdır. Nevâhîleri ve kethüdâyeri ve serdârı yokdur. Kal‘ası Tuna kenarında bir düz çemenzâr yerde şekl-i murabba‘ beyâz ahcâr ile mebnî bir kal‘a-i müdevver-i kavîdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi bir adımdır. İçinde Mehemmed Hân câmi‘i ve dizdârı ve üç yüz neferâtı ve mehterânı ve cebehânesi 113a var. Ve sağîr ü kebîr şâhâne elli aded topları var. Ve cânib-i şarka bir demir kapusu var. Etrâfında handakı nehr-i Tuna ile mâl-â-mâl olup kapusu önünde zemberekli asma cisri var. Ve kal‘adan taşra varoşu etrâfında tabur handakı var. Ve kapusu önünde âyende vü revende mihmâna ârâmgâhı içün bir tahta ile mebnî bir kasrı var. Ve Tuna kenarında bir azîm limanı var. Hâlâ neferâtıyla başka kapudanı var. Tuna defterdârından vazîfe-i mu‘ayyeneleri var. Ve bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde yine sâhil-i Tuna'da bir ma‘mûr varoşu var. Cümle altı yüz hâne bâğlı ve bâğçeli cümle şındıra tahta seksen aded esvâk-ı muhtasarı var. Lâkin cümle ahâlî-i re‘âyâsı Eflâk'dir ve varoş hüddâmları cümle Eflâkândır. Netîce-i merâm gâyetü'l-gâye intihâ-yı serhaddir. Niçe yüz kerre Eflâk kâfiri isyân edüp ibtidâ bu kal‘ayı muhâsara etdüğü zamânımızda on kerre ma‘lûmumuzdur. Ammâ bu kal‘a gâyet kâr [u] kisb yeridir ve ankâ kimesneler vardır. Cümleden bây Yergöğülü Hüseyin Ağa, bin kiseye mâlik kimesnedir. Paşa anın hânesinde mihmân olup paşaya üç gün ziyâfet-i azîm edüp beher yevm birer at ve üçer kîse verüp ol kadar bal ve yağ verdi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Eflâk Beği Mati'den yedi araba akmişe-i fâhire ve yüz araba zahîre ve bir hınto münakkaş ve mutalla‘ koçi araba hedâyâ gönderüp içinde seksen kîse-i Eflâkî var idi. Ve bir tavla çıpgın bârgîr ve bir tavla yorga cıbırtay at pîşkeş geldi. Ve sâ’ir ağavâtlara dahi yüz re’s bârgîr hedâyâ gelüp bir yorga bârgîr dahi bu hakîre değdi. (---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b–113a ·
metinde göster ·
… der şehr-i mu‘azzamdır kim yük çözülür ve denk bağlanır tüccârân-ı berr ü bihâr
yeridir
ve günden güne ilâ yevminâ hâzâ imâr olmadadır. Hudâ-yı Müte‘âl inkırâzu'd-deve …
Andan bu Filibe şehri cümleden şîrîn ü kamusundan ganîmet bender şehr-i mu‘azzamdır kim yük çözülür ve denk bağlanır tüccârân-ı berr ü bihâr yeridir ve günden güne ilâ yevminâ hâzâ imâr olmadadır. Hudâ-yı Müte‘âl inkırâzu'd-deverân dest-i Âl-i Osmâniyân'da imâr ide. Hülâsa-i kelâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 134b ·
metinde göster ·
. Her varan vezîri İslâmbol'da katl ederler’ deyü yüz bin özr ü bahâne edüp Âsit …
Hakîr eyitdim: "Hânım, kaçan kim Sultân Mehemmed Hân, İpşir'e mühri Haleb'e gönderip elbette ‘Tîz gelesin ve cezîre-i Malta üzre sefere gidesin’ deyü İpşir'e mühür Haleb'e vardıkda İpşir eydür, ‘Devlet kanare yeridir. Her varan vezîri İslâmbol'da katl ederler’ deyü yüz bin özr ü bahâne edüp Âsitâne-i sa‘âdete beş ay gitmeyüp bu Acem diyârına bir sefer açup Revân kal‘ası altında kendi Murâd Hân'ın imrahoriyken askeri kırılup kendi mecrûh olup ayağı topal olduğunun intikâmın Acem'den almak içün serdâr-ı mu‘azzamlık ile Revân üzre gelmeğe hiyel ü tedârikler etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 293a ·
metinde göster ·
… livâdır. Kal‘ası dahi neferât-ı nökerâtlarıyla beğine müfavvazdır, lâkin adâlet
yeridir
, zîrâ halkı gâyet şedîd ve şecî‘lerdir.
El-hâsıl güzîde asâkir sâhibü's-seyf-i zü'l-fecâmlar ve şemşîr sâhibi müczemlerdir ve Âsitâne tarafından iki müddetde yüz elli akçe pâyesiyle bir kadı gelüp ahkâm-ı şer‘-i Resûl-i mübîn edüp beher sene ikişer bin guruş tahsîl eder. Gerçi Kürdistân'dır, ammâ halkı şâfi‘îyü'l-mezheb olmağile şer‘-i şerîfe mutî‘lerdir. Gayrı hâkimleri yokdur, cümleden mülk-i mîr-i livâdır. Kal‘ası dahi neferât-ı nökerâtlarıyla beğine müfavvazdır, lâkin adâlet yeridir, zîrâ halkı gâyet şedîd ve şecî‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 15a ·
metinde göster ·
… yâhat ederek bu Akkirmân zemînine gelüp görse kim bir âb [u] havâsı latîf kal‘a
yeridir
, lâkin kurbunda ecinne kavminin cây-ı menâsları var. Derhâl hükemâların cem‘ ed …
İhvân-ı safâya şöyle ma‘lûm ola ki bu Akkirmân vâdîleri ba‘de't-tûfân cümle deryâ idi. İskender-i Zülkarneyn emr-i Hakk ile Karadeniz boğazın kesüp Akdeniz'e akıtdıkda bu mahaller ıssız ve hâlî rimâlistân kalup kavm-i sakalân, ya‘nî Ecinne kavmi bu vâdîleri beğenüp vatan edindiler. Tâ ki ekasireler zamânına dek bu fezâlar ecinnelerin cây-ı râhatları oldu. Âhir Enûşirvân asrında Salsal nâm bir pehlivân tamâm seyâhat ederek bu Akkirmân zemînine gelüp görse kim bir âb [u] havâsı latîf kal‘a yeridir, lâkin kurbunda ecinne kavminin cây-ı menâsları var. Derhâl hükemâların cem‘ edüp ilm ile ecinne kavmine bir tılısm-ı a‘zam edüp yine Kamerü'l-kum'da sâkin olalar, ammâ benî Âdem üzerine gelmeyeler ve benî Âdem anlar üzre varmayalar. Böyle bir tılsımât edüp ilâ hâze'l-ân bir vâdî-i kumistân-ı mehîb [ü] mahûfdur kim âdem ol rimâlistâna girse vâlih [u] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36b ·
metinde göster ·
… ik ve bu Orhay nâhiyesi evvel ve âhir Boğdan kâfirinin vilâyetinin gâyet ma‘mûr
yeridir
kim nehr-i Turla kenârına vâki‘ olmuş imâristândır, lâkin kâhîce nehr-i Turla k …
Sahrâsında cümle hayme vü hargâhları tınâb tınâba çıt-a-çıt kurup meks olundukda cânib-i erba‘aya çeteciler ve karavullar gidüp pusulara girdiler. Biz beride asker-i İslâm ile ol gün kazanlar asup ta‘âmlar pişürüp safâlar etdik ve bu Orhay nâhiyesi evvel ve âhir Boğdan kâfirinin vilâyetinin gâyet ma‘mûr yeridir kim nehr-i Turla kenârına vâki‘ olmuş imâristândır, lâkin kâhîce nehr-i Turla karşusunda Durujunka Kazağı bu Orhay cânibine geçüp harâb eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 38b ·
metinde göster ·
… m-yezel Kırım diyârın dahi ziyâde amâr eyleye, zîrâ kân-ı mücâhid fî sebîlillâh
yeridir
.
Tâ bu mertebe bir ganîmet sefer olup bu sefer ganîmetinden sonra Bâğçesarây'ın ekseriyyâ evlerin kırmızı kiremit urdılar. Mâ-tekaddem ekseriyyâ saz örtülü evler idi. Hudâ-yı Lem-yezel Kırım diyârın dahi ziyâde amâr eyleye, zîrâ kân-ı mücâhid fî sebîlillâh yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 44a ·
metinde göster ·
… gibi zabt ederse iki kerre yüz bin guruş dutar eyâlet-i azîmdir. Çete ve potura
yeridir
kim gâzîler esîr getirirlerse bî-kıyâs üsârâ peydâ olur.
Paşası iki tuğlu mîr-i mîrândır, ammâ niçe kerre üç tuğlu vezîrlere sadaka olunmuşdur, ammâ paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu sekiz yüz altı bin yedi yüz doksan akçedir. On bir yerde hâs voyvadaları vardır, ammâ bu hâslardan ve bâc u bâzâr ve cürm [ü] cinâyet ve bâd-ı havâdan ber-vech-i adâlet paşasına seksen yedi bin guruş dutar. Seydî Ahmed Paşa gibi zabt ederse iki kerre yüz bin guruş dutar eyâlet-i azîmdir. Çete ve potura yeridir kim gâzîler esîr getirirlerse bî-kıyâs üsârâ peydâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 117b ·
metinde göster ·
… e-aşr bir havz-ı azîmi var. Ol dahi bir mecma‘ü'l-irfân-ı ârifân-ı uşşâkânların
yeridir
kim bu şehrin cemî‘i mahbûbları bu havz-ı pâka uşşâklarıyla girüp gümüş balığı …
Andan aşağı sular cereyân edüp aşağı düzlük ve topraklı olan yerlerdeki bâğ u bâğçelere mezkûr sular taksîm olup cümle cinîn ü gaytânları ve müşebbek bostân-ı gûnâ-gûnları reyy eder. Ve bu uyûn-ı pâkın tulû‘ etdiği mağârâ önünde aşren-fe-aşr bir havz-ı azîmi var. Ol dahi bir mecma‘ü'l-irfân-ı ârifân-ı uşşâkânların yeridir kim bu şehrin cemî‘i mahbûbları bu havz-ı pâka uşşâklarıyla girüp gümüş balığı ve deryâ mâliki gibi bu âb-ı nâbda şinâverlik edüp uşşâklarıyla bilâ-vâsıta kuç-kucağ olup birbirlerin der-âgûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135a ·
metinde göster ·
. Askerimiz sizi anda vâsıl etdikden sonra bir ayak mukaddem ileri bize bir mekt …
Bu kal‘ada iken Sarhoş İbrâhîm Paşa[dan] mektûblar gelüp, "Benüm oğlum Evliyâ Efendi, Maslovin kal‘asına ve kal‘a-i Virovoniçse ve kal‘a-i Valina'ya giderken elbette Bihke'ye giden âdemlerimiz cümle mâl ile Bihke'den çıkup cenâbınıza ol kal‘alarda buluşurlar ve ol kal‘adan ikişer yüz 160a tüfeng serhad yiğitlerinden almayınca kâfiristân içine girmeyesin. İnşâ’allâh ben de beş yüz aded yarar şehbâz yiğitler gönderi[ri]z, ammâ lutf eyleyüp kâfiristân-ı Hırvadistân kaht [u] galâ yeridir. Askerimiz sizi anda vâsıl etdikden sonra bir ayak mukaddem ileri bize bir mektûb-ı mahabbet-uslûbunuz bu cânibe gönderesiz" deyü mektûb geldikden [sonra] kal‘a-i Brut'dan kalkup bu kerre cânib-i şimâle karavullar ile dağlı ormanlı yerler gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 159b–160a ·
metinde göster ·
… a ve bir bayır dibinde yüz evli kâfir Bulgar köyüdür ve ze‘âmet köyü olup konak
yeridir
. Andan yine semt-i cenûba 6 sâ‘at yokuş yukaru Pirlepe yaylası olan muhâtara ye …
Karye-i İzvor: Bir dere kenârında ve bir bayır dibinde yüz evli kâfir Bulgar köyüdür ve ze‘âmet köyü olup konak yeridir. Andan yine semt-i cenûba 6 sâ‘at yokuş yukaru Pirlepe yaylası olan muhâtara yerleri ve belleri aşup 3 sâ‘at dahi cânib-i cenûba yokuş aşağı ormanlar içre inüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 175b ·
metinde göster ·
. Ve içinde mâl-â-mâl üç bin Nemse cünûd-ı cünübü var, ammâ Rakofçi la‘în anasın …
Erdel'e tâbi‘dir, ammâ Hayduşak katanası yeridir. Ve içinde mâl-â-mâl üç bin Nemse cünûd-ı cünübü var, ammâ Rakofçi la‘în anasının bu kal‘a milk-i mevrûsudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11a ·
metinde göster ·
… ‘ olup panayırlar kurulup bey‘ [ü] şirâlar olur, teferrücgâh-ı azîm zevk u safâ
yeridir
. Suyu gâyet suhûniyyet üzre olduğundan âb-ı germâ ilkâ ederler. Ve Nehr-i Diçin …
Evsâf-ı germâb-ı karye-i Banya: Tâ kefere kralları asrında bu ılıca suyu üzre ibret-nümâ kubâb-ı âlîler ve havz-ı azîmler ve müte‘addid sofa ve halvet ve câmekânlar inşâ edüp yılda bir kerre kiraz mevsiminde kırk elli bin kefere cem‘ olup panayırlar kurulup bey‘ [ü] şirâlar olur, teferrücgâh-ı azîm zevk u safâ yeridir. Suyu gâyet suhûniyyet üzre olduğundan âb-ı germâ ilkâ ederler. Ve Nehr-i Diçina, şehr-i Öziçe dağlarından gelüp bu ılıca deresinden geçüp ve Çaçka kasabası dibinden ubûr edüp nehr-i Morava'ya ol dahi Köylüc kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Andan nehr-i Diçina cisrinden ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32b ·
metinde göster ·
… kal‘ayı gark etmesin içün ba‘îdce binâ edüp iki kat bir palanka-i dâr-ı gazavât
yeridir
.
Bu kal‘a Segsâr sancağı hâkinde ve nehr-i Tuna sâhilinden bir hayli alarkaca, zîrâ Tuna tuğyân ile cereyân etse bu kal‘ayı gark etmesin içün ba‘îdce binâ edüp iki kat bir palanka-i dâr-ı gazavât yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
Ve cânib-i cenûba bir ağaç kapusu önünde handak üzre bir haşeb kasrı lonca
yeridir
. Ve handakı gâyet amîk ve arîz ve derindir. Kapu önündeki cisri makara ile asma …
Ve cânib-i cenûba bir ağaç kapusu önünde handak üzre bir haşeb kasrı lonca yeridir. Ve handakı gâyet amîk ve arîz ve derindir. Kapu önündeki cisri makara ile asmalıdır. Her şeb bu kantara-i haşebi kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve kapu üzre her şeb mehterhâne faslı ederler. Hattâ bu kal‘anın mağrib cânibi tuladan mebnî Şeddâdî binâdır kim kefere zamânından kalmış metîn dîvârdır. Andan ma‘lûmdur ki ol asırda hisâr-ı üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
… i cinâyeti ve bâd-ı havâsı ve pîşkeşleriyle cümle üç yüz kîse olur, ammâ adâlet
yeridir
, zîrâ Kızılsarây dîvârında celî hat ile Süleymân Hân dest-i şerîfiyle bu ebyâtı …
Evvelâ der-beyân-ı hâkimân-ı Budin: Evvelâ cümleden melik tuğrâ-yı garrâ-keş düstûru'l-amel üç tuğlu vezîr hâkimi İsmâ‘îl Paşa'dır kim kanûn-ı Süleymân Hân 78b üzre Budin vezîrinin hâss-ı hümâyûnu sekiz kerre yüz bin ve seksen bin akçedir. Cebelüleriyle cümle dörd bin asker beslemek kanûndur. Ve senevî ber-vech-i adâlet cevz-i ma‘dûdu iki yüz kîse mâl olur, ammâ cürm-i cinâyeti ve bâd-ı havâsı ve pîşkeşleriyle cümle üç yüz kîse olur, ammâ adâlet yeridir, zîrâ Kızılsarây dîvârında celî hat ile Süleymân Hân dest-i şerîfiyle bu ebyâtı tahrîr etmişler. Müfred:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78a–78b ·
metinde göster ·
… n ederler. İslâmbol'da gûyâ Atmeydânı ve Etmeydânı gibi bir dernek ve güft ü gû
yeridir
.
Ve bu zindân kapusundan içeri aslâ evler yokdur, bir vâsi‘ vâdîdir kim Balı Paşa meydânı nâmıyla müte‘âref bir fezâ-yı ma‘rekegâhdır kim kâhîce Budin kulları paşa üzre gulû etdikde bu Balı Paşa meydânına cem‘ olup fetret ü ısyân u tuğyân ederler. İslâmbol'da gûyâ Atmeydânı ve Etmeydânı gibi bir dernek ve güft ü gû yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81b ·
metinde göster ·
. Ve şeb [ü] rûz ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl yeridir. Hey’et ve hikmet okuy …
Bunda dahi dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ-i huffâzân yokdur, ammâ bu şehirde ulemâya i‘tibâr eder çokdur, zîrâ bu serhadlerde fuzelâyi'd-dehrden kimesneler yokdur, zîrâ bu serhadlerde bir alay mücâhidün fî-sebîlillâh hacıyân gâziyân âşıkân sâdikân muhibbân yeridir. Ve şeb [ü] rûz ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl yeridir. Hey’et ve hikmet okuyan ihtimâlci olan âdem bu dâr-ı diyârda deyyâr bir hafta karâr edemeyüp elbette firâr eder. Anıniçün bu şehirde ulemâ makbûldür. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84b ·
metinde göster ·
… şıkân sâdikân muhibbân yeridir. Ve şeb [ü] rûz ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl
yeridir
. Hey’et ve hikmet okuyan ihtimâlci olan âdem bu dâr-ı diyârda deyyâr bir hafta …
Bunda dahi dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ-i huffâzân yokdur, ammâ bu şehirde ulemâya i‘tibâr eder çokdur, zîrâ bu serhadlerde fuzelâyi'd-dehrden kimesneler yokdur, zîrâ bu serhadlerde bir alay mücâhidün fî-sebîlillâh hacıyân gâziyân âşıkân sâdikân muhibbân yeridir. Ve şeb [ü] rûz ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl yeridir. Hey’et ve hikmet okuyan ihtimâlci olan âdem bu dâr-ı diyârda deyyâr bir hafta karâr edemeyüp elbette firâr eder. Anıniçün bu şehirde ulemâ makbûldür. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84b ·
metinde göster ·
… u varoşun İskele kapusu ve Âhûr kapusu tarafları gâyet zîk ve ma‘mûr ve izdihâm
yeridir
.
Ve serâpâ cümle sokakları kâfir zamânından beri iri taşlar ile pâk kaldırım döşeli şâhrâhlardır, ammâ bu varoşun İskele kapusu ve Âhûr kapusu tarafları gâyet zîk ve ma‘mûr ve izdihâm yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
… î‘i serhad gurebâları bu kasırda cem‘ olurlar, tahta örtülü bir mecma‘u'l-irfân
yeridir
. Ammâ bu şehrin hânı yokdur, ayıbdır deyü sâhibü'l-hayrâtlar hân inşâ etmemişle …
Ve cümle iki yüz on aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin cemî‘i zî-kıymet metâ‘ vefret üzre bulunur ve çârsû içindeki küçük meydânda bir lonca köşkü vardır. Cemî‘i gâzîler gazâ mâlların bunda yığup mezâd ederler, ve cemî‘i serhad gurebâları bu kasırda cem‘ olurlar, tahta örtülü bir mecma‘u'l-irfân yeridir. Ammâ bu şehrin hânı yokdur, ayıbdır deyü sâhibü'l-hayrâtlar hân inşâ etmemişler. Hemân ki Arab u Acem'den bir garîbü'd-diyâr müsâfir tüccâr-ı berr ü bihâr bu şehre geldikde bir hâneye varup kendü evi gibi anda karâr edüp bir iki ay kisb [ü] kâr edüp bir yere dahi azm-i diyâr eder, zîrâ bu şehrin cemî‘i kapuları müsâfirîne ve mücâvirîne meftûhdur. Bir alay 97b gâziyân-ı mücâhid olmağile ta‘âmların yalnız yemezler, elbette bir gece müsâfirsiz olmazlar. Anıniçün bu şehirde hân yapmağa râzı olmazlar, bir acâ’ib ganîmet şehr-i gâziyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a–97b ·
metinde göster ·
… iki top menzili kadar dahi ba‘îd bir sahrâ-yı medîd bezm-i arsagâh ve arbedegâh
yeridir
.
"Bire küffâr bu cânibden zuhûr etdi" deyüp ol cânibe müteveccih olup çarhacıları ve piyâdeleri ileriye koduk ve savaş-ı perhâş tedbîrine bezl-i himmet etdik, ammâ küffâr ile mâbeynimiz iki top menzili kadar dahi ba‘îd bir sahrâ-yı medîd bezm-i arsagâh ve arbedegâh yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102a ·
metinde göster ·
… erimiz çok ve kış kıyâmet de karîb olduğundan mâ‘adâ vilâyet-i Alman ve bî-amân
yeridir
.
Bu şehirden mâl-ı ganâ’im almak ümniyyesinde olmayup hemân cây-i selâmete cân atmağa bezl-i himmet etdik, zîrâ bâr-ı sakîllerimiz çok ve kış kıyâmet de karîb olduğundan mâ‘adâ vilâyet-i Alman ve bî-amân yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5a ·
metinde göster ·
… resi tüccâr ve bir sınıfı ulemâ ve sulehâ ve menba‘-ı fuzalâ ve mesken-i şu‘arâ
yeridir
. Ve hukemâ-yı hâzıkı ve cerrâhân-ı fâsıdı bî-kıyâsdır ve cümle sıbyânları tîz-f …
Der-nazargâh-ı bâğ-ı İremezât: Hamusu tokuz bin altı yüz bâğdır, ammâ engûrü Gingöş gibi lezîz değildir, zîrâ şitâsı sehel şedîd olur, ammâ yazı yazdır ve kışı kışdır, ammâ ekseriyyâ halkı kal‘a neferâtlarıdır. Bir fırkası ehl-i hidmetdir, bir zümresi tüccâr ve bir sınıfı ulemâ ve sulehâ ve menba‘-ı fuzalâ ve mesken-i şu‘arâ yeridir. Ve hukemâ-yı hâzıkı ve cerrâhân-ı fâsıdı bî-kıyâsdır ve cümle sıbyânları tîz-fehm ve necîb ü reşîd ve zekiyyü't-tab‘ nâ-resîde gulâmları var, ammâ cümlesi asma ve kesme ve âlât-ı silâha mukayyed olup yiğitlik hevâ-yı heveslerine düşmüş sıbyânları vardır. Ve bu şehrin zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır, mezra‘aları vâfir ve her şeyde hayr u berekâtları mütekâsir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38b ·
metinde göster ·
kim yedi yüz pâre köylere mâlikdir. Gayri sancakları küçükdür, ammâ re‘â[yâ]lar …
Ve eyâlet-i Varat'da cümle dörd sancakdır. Evvelâ; sancağ-ı Senköy [ve] sancağ-ı kal‘a-i Papmezö ve sancağ-ı kal‘a-i Balanoş ve sancağ-ı kal‘a-i Solongar ve nâhiye-i Bihar, sancak beği tahtı olmak içün Hısım Mehemmed Paşa der-i devlete arz edüp henüz Tatar Nasûh ulaklıkla Edirne'ye gitdi, ammâ ma‘mûr sancak olur. Bihar nâhiyesi Erdel diyârının güzîde yeridir kim yedi yüz pâre köylere mâlikdir. Gayri sancakları küçükdür, ammâ re‘â[yâ]ları Tot ve Macar olup gâyet mutî‘lerdir, zîrâ Seydî Ahmed Paşa ile üç sene bu kâfirleri kırup gücile mutî‘ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 85b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu ol sene Kefe vezîri olan Sencüvân Paşa bu Gözlev limanına gelüp görür kim bir bender-i calender olacak iskele yeridir. Hemân der-i devlete arz edüp fermân-ı şehriyârî gelüp bu Gözlev limanı kenârına dâ’iren-mâdâr bin arşın zemîne bir temel bırağup kal‘a rûy-ı zemînden iki âdem kaddi âlî oldukda Sencüvân Paşa merhûm olup kal‘a-i Gözlev nâ-tamâm kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 118a ·
metinde göster ·
Tâ Azak'dan bu mahalle gelince elli dörd sâ‘at yer sahrâ-yı Heyhât'ın bir ince
yeridir
, ammâ pek eşüp yortmak ile elli dörd sâ‘atdir. Yohsa âheste-reviş gidilse yigir …
Tâ Azak'dan bu mahalle gelince elli dörd sâ‘at yer sahrâ-yı Heyhât'ın bir ince yeridir, ammâ pek eşüp yortmak ile elli dörd sâ‘atdir. Yohsa âheste-reviş gidilse yigirmi konak yer olur, ammâ bu Heyhât'ın tûlu cânib-i şarkda Bahr-i Harez kenârından cânib-i garba nehr-i Özü kenârında Kılburun kal‘asında tûlu nihâyet bulup toksan yedi konakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 190b ·
metinde göster ·
… ruş sayması gıjıştısından âdeme dehşet hâsıl olup bir iz[di]hâm-ı bey‘ [ü] şirâ
yeridir
kim ta‘bîr olunmaz.
Der-alâmet-i çârsû-yı bezzâzistân: Hamusu dörd bin dörd yüz aded dükkânçe-i ehl-i hıref ehl-i sanâyi‘âtdir. Cemî‘i erbâb-ı kâr-ı hezârfen Cemşîd-veş zû-fünûn kimesneler bu şehirde mevcûddur. Her birinin kâr-ı memdûhâtından birer şemme vasf etsek tatvîl-i kelâm olup tahrîri seyâhatimize mâni‘ olur. Ammâ bu şehir kal‘a-misâl bir kârgîr binâ-yı pür-meâl mükellef ü mükemmel kurşum kubâblı ve demir kapulu bezzâzistânı var kim bu kârhâneye duhûl eden kimesnelerin demâğları misk [ü] amber-i hâm ve sâ’ir ıtr-i nâkların râyiha-i tayyibelerinden âdemin demâğı mu‘attar olur bir bezzâzistândır kim niçe Mısır hazînesine mâlik hâcegîlerinin altun ve guruş sayması gıjıştısından âdeme dehşet hâsıl olup bir iz[di]hâm-ı bey‘ [ü] şirâ yeridir kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 227b ·
metinde göster ·
… rleri olup barça galyonlar bir tonoz mikdâr lenger bırağup yatırlar. A‘lâ yatak
yeridir
kim her gûne simâki vefret üzredir. 262a Gerçi hevâsı sehel sevâhildir ammâ m …
Venedik körfezinin cânib-i şarkîsinde Holumiç kal‘ası burnundan içeri bir küçük körfezciğin nihâyetinde bir müdevver hudâyî limandır, ammâ şehir kenârında sığ[ın]acak yerleri olup barça galyonlar bir tonoz mikdâr lenger bırağup yatırlar. A‘lâ yatak yeridir kim her gûne simâki vefret üzredir. 262a Gerçi hevâsı sehel sevâhildir ammâ mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Şarâbı ve sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbât ni‘metleri firâvândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b–262a ·
metinde göster ·
… k beklerler. Bu dahi bir kârgîr binâ kubbe-i azîm altında bir cem‘iyyet-i kübrâ
yeridir
kim cemî‘i kal‘a ağaları bu mahalde oturup dîvân ederler. Cümle bu kapu araları …
Ve bu kal‘anın ancak cânib-i garba nâzır bir bâb-ı hadîdi var ammâ biri biri içinde eğri büğrü yollu dörd aded sa‘b ve metîn derveze-i âlîlerdir. Her kapu aralarında dîdebân ve pâsbân [u]271b nigâhbân ve bevvâbânlar pür-silâh olup şeb [ü] rûz mevcûd bulunup tavla satranç ve gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar edüp keşik beklerler. Bu dahi bir kârgîr binâ kubbe-i azîm altında bir cem‘iyyet-i kübrâ yeridir kim cemî‘i kal‘a ağaları bu mahalde oturup dîvân ederler. Cümle bu kapu aralarında olan rûy-ı dîvârda niçe bin(?) gûne âlât-ı silâh ile zeyn olmuş dörd aded mehîb kapu aralarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 271a–271b ·
metinde göster ·
… düp câ-be-câ yerleri râygândır. Ammâ şimdiki hâlde amâr olsa aceb lâzımlı kal‘a
yeridir
, zîrâ ensesi cümle Manya kâfiri dağları olup bu kal‘a zemîni Manya boğazı ağzın …
Ba‘dehu yine küffâr-ı bed-tebâr-ı nâ-bekâr istîlâ edüp sene (---) de Sultân Bâyezîd-i Velî Moton Koron'u feth edüp bunu dahi Bâyezîd Hân feth edüp kal‘asın münhedim edüp câ-be-câ yerleri râygândır. Ammâ şimdiki hâlde amâr olsa aceb lâzımlı kal‘a yeridir, zîrâ ensesi cümle Manya kâfiri dağları olup bu kal‘a zemîni Manya boğazı ağzınd[a] bir yalçın kaya üzre şâhin yuvalı bir kal‘a-i zîbâ yeridir. Hâlâ şehri Mora paşası voyvadalığı olup kal‘a kayaları altında sehel ma‘mûrcadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273b ·
metinde göster ·
… emîni Manya boğazı ağzınd[a] bir yalçın kaya üzre şâhin yuvalı bir kal‘a-i zîbâ
yeridir
. Hâlâ şehri Mora paşası voyvadalığı olup kal‘a kayaları altında sehel ma‘mûrcad …
Ba‘dehu yine küffâr-ı bed-tebâr-ı nâ-bekâr istîlâ edüp sene (---) de Sultân Bâyezîd-i Velî Moton Koron'u feth edüp bunu dahi Bâyezîd Hân feth edüp kal‘asın münhedim edüp câ-be-câ yerleri râygândır. Ammâ şimdiki hâlde amâr olsa aceb lâzımlı kal‘a yeridir, zîrâ ensesi cümle Manya kâfiri dağları olup bu kal‘a zemîni Manya boğazı ağzınd[a] bir yalçın kaya üzre şâhin yuvalı bir kal‘a-i zîbâ yeridir. Hâlâ şehri Mora paşası voyvadalığı olup kal‘a kayaları altında sehel ma‘mûrcadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273b ·
metinde göster ·
Ve bir mesîregâh dahi kal‘a kapusu mâbeyndir kim cümle kal‘a kulunun lonca
yeridir
. Bir büyük kemer altı olmağile kapunun iki tarafı soffalarında cümle âyende vü …
Ve bir mesîregâh dahi kal‘a kapusu mâbeyndir kim cümle kal‘a kulunun lonca yeridir. Bir büyük kemer altı olmağile kapunun iki tarafı soffalarında cümle âyende vü revendelerin teferrücgâhlarıdır. Ve cümle der-i dîvârı âlât-ı silâh ile müzeyyendir. Bu kapuda yukaru iç kal‘anın hudûdu ve evsâfı tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277a ·
metinde göster ·