içinde çın-oḳ tuturdumız anlarḳa kim bėrildiler bitig sizde öŋdin hem sizke kim …
131 ol taŋrıḳa ol kim kökler içinde ol kim yerler içinde çın-oḳ tuturdumız anlarḳa kim bėrildiler bitig sizde öŋdin hem sizke kim ḳorḳuŋlar tėp taŋrıdın eger tansa sizler bütünlükin ol taŋrı ol [kim] kökler içinde ol kim yerler içinde erür taŋrı muŋsuz ögdülmiş
… ėp taŋrıdın eger tansa sizler bütünlükin ol taŋrı ol [kim] kökler içinde ol kim
yerler
içinde erür taŋrı muŋsuz ögdülmiş
131 ol taŋrıḳa ol kim kökler içinde ol kim yerler içinde çın-oḳ tuturdumız anlarḳa kim bėrildiler bitig sizde öŋdin hem sizke kim ḳorḳuŋlar tėp taŋrıdın eger tansa sizler bütünlükin ol taŋrı ol [kim] kökler içinde ol kim yerler içinde erür taŋrı muŋsuz ögdülmiş
… ıl: ey boḍun men taŋrınıŋ yalavaçı men sizke ḳamuġ ol kim aŋar turur kökler hem
yerler
erkliki yoḳ tapunġuluḳ iḍi meger ol tirgüzür hem öldrür kirtgünüŋler taŋrıḳa ya …
158 ayġıl: ey boḍun men taŋrınıŋ yalavaçı men sizke ḳamuġ ol kim aŋar turur kökler hem yerler erkliki yoḳ tapunġuluḳ iḍi meger ol tirgüzür hem öldrür kirtgünüŋler taŋrıḳa yalavaçıŋa anasındın tuġa bitig bilmegli sawçıḳa ol kim kirtgünür taŋrıḳa anıŋ sözleriŋe uḍuŋlar aŋa bolġay kim köngey sizler
erkliki içinde anı kim yarattı taŋrı nersedin bolġay kim bolsa çın-oḳ yaġumış o …
185 baḳmazlar mu kökler yerler erkliki içinde anı kim yarattı taŋrı nersedin bolġay kim bolsa çın-oḳ yaġumış oḳ bolġay atanmış öḍleri ḳayu sözke anda kiḍin kirtgünürler
… anıŋ bilmeki iḍim üskinde ol açmaz anı vaktiŋe tegi meger aġır boldı kökler hem
yerler
içinde ap kelmez sizke meger nagah. sorarlar saŋa ançaḳlı sen bilgen teg andın …
187 sorarlar saŋa ḳıyametdin ḳaçan ol anıŋ oġruḳı ap ḳopurmaḳı ayġıl: bütünlükin anıŋ bilmeki iḍim üskinde ol açmaz anı vaktiŋe tegi meger aġır boldı kökler hem yerler içinde ap kelmez sizke meger nagah. sorarlar saŋa ançaḳlı sen bilgen teg andın ayġıl: bütünlükin anıŋ bilmeki taŋrı üskinde ol ançası bar boḍun--nuŋ üküşi bilmezler
… tıġraḳ olardın küç birle ermez taŋrı ʿaciz ḳılsa anı nersedin kökler içinde hem
yerler
içinde ol erür bilgen küçlüg uġan
44 Yorımazlar olar yer içinde baḳsalar neçük boldı olarnıŋ soŋı anlar kim olarda burun erdiler ḳatıġraḳ olardın küç birle ermez taŋrı ʿaciz ḳılsa anı nersedin kökler içinde hem yerler içinde ol erür bilgen küçlüg uġan
mülki törütür nė tilese bėrür kimke tilese tişiler bėrür kimke tilese erkekler. …
49 taŋrıḳa kökler mülki hem yerler mülki törütür nė tilese bėrür kimke tilese tişiler bėrür kimke tilese erkekler.50 azu cüft ḳılur olarḳa erkekler hem tişiler ḳılur kimni tilese ḳısır ol bilgen küçlüg uġan turur
… kim iḍi yalavaçı üskinde turur saçmaḳ üçün ol taŋrıḳa turur kökler hazinesi ve
yerler
hazinesi ança bar iki yüzlügler uḳmazlar
7 ol kişiler ayurlar: hezine ḳılmaŋlar ol kişiler üze kim iḍi yalavaçı üskinde turur saçmaḳ üçün ol taŋrıḳa turur kökler hazinesi ve yerler hazinesi ança bar iki yüzlügler uḳmazlar
içinde turur hem bilür anı [kim] yaşrur sizler anı kim aşkare ḳılur siz ol taŋr …
4 bilür ol kim kökler içinde ve yerler içinde turur hem bilür anı [kim] yaşrur sizler anı kim aşkare ḳılur siz ol taŋrı bilgen turur köŋüllerdeki razlarnı
… sâhilinde Dodoşka vilâyetinde mezkûr Karadeniz Venedik körfezine munsab olduğu
yerler
hâlâ nümâyândır. Hattâ Silisre eyâletinde Pravadi kal‘ası evc-i semâya ser çekm …
Ol asırda Macaristân'da Salanta sahrâları ve Dobraçin ve Keçkemet ve Gingöş ve Peşte sahrâları ve Sirem ve Semendire vâdîleri serâpâ Karadeniz olup Venedik körfezi sâhilinde Dodoşka vilâyetinde mezkûr Karadeniz Venedik körfezine munsab olduğu yerler hâlâ nümâyândır. Hattâ Silisre eyâletinde Pravadi kal‘ası evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i bâlâdır, ol asırda bu kal‘a leb-i deryâda imiş. Hâlâ keştîler bağlamak içün demir halkalar vardır, durur ve zamân-ı kadîmde gemi küpeşteleri ve bodostomaları kayalara dokunmakdan rahnedâr etdükleri yerler ayân u beyândır. Ve Karadeniz'in bir alâmeti dahi cezîre-i Kırım içre Bâğçesarây'a bir merhale karîb Menkûb kal‘ası derler ebr-i nîlgûna ser çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir, anda dahi keştîler yatacak limanlar ve kayalar üzre keştî bağlamak içün amûd-ı müntehâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
… dîmde gemi küpeşteleri ve bodostomaları kayalara dokunmakdan rahnedâr etdükleri
yerler
ayân u beyândır. Ve Karadeniz'in bir alâmeti dahi cezîre-i Kırım içre Bâğçesarâ …
Ol asırda Macaristân'da Salanta sahrâları ve Dobraçin ve Keçkemet ve Gingöş ve Peşte sahrâları ve Sirem ve Semendire vâdîleri serâpâ Karadeniz olup Venedik körfezi sâhilinde Dodoşka vilâyetinde mezkûr Karadeniz Venedik körfezine munsab olduğu yerler hâlâ nümâyândır. Hattâ Silisre eyâletinde Pravadi kal‘ası evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i bâlâdır, ol asırda bu kal‘a leb-i deryâda imiş. Hâlâ keştîler bağlamak içün demir halkalar vardır, durur ve zamân-ı kadîmde gemi küpeşteleri ve bodostomaları kayalara dokunmakdan rahnedâr etdükleri yerler ayân u beyândır. Ve Karadeniz'in bir alâmeti dahi cezîre-i Kırım içre Bâğçesarây'a bir merhale karîb Menkûb kal‘ası derler ebr-i nîlgûna ser çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir, anda dahi keştîler yatacak limanlar ve kayalar üzre keştî bağlamak içün amûd-ı müntehâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
olup benî âdem ve gayrı hayvânât içün kân-ı giyâhât [ve] mezâri‘ât yerleri oldu …
Ammâ ol asırda Karadeniz ile Akdeniz mâbeyninde niçe bin kurâ ve kasâbâtlar ve şehr-i mu‘azzamlar var idi. İslâmbol'un Sarâyburnu ile Üsküdar mabeyninde şehr-i Makdonya var idi. Yedi yüz germ-âbe ılıcalı bir şehr-i azîm idi. Gark-ı âb olup İskender-i Kübrâ bu takrîb ile Kaydefâ'dan intikâm alup Sarâyburnu'nda Makdonya şehrin ta‘mîr etmeğe mübâşeret etdi. {Ol zamândan beri Macar diyârları ve Sirem ve Semendire sahrâları ve Leh ve Çeh ve Kırım ve Kamerü'l-kum ve Deşt-i Kıpçağ ve Heyhât vâdîleri deryâdan küşâde olup mesken [ü] me’vâ İremezâtü'l-imâd misillü ferah-fezâ yerler olup benî âdem ve gayrı hayvânât içün kân-ı giyâhât [ve] mezâri‘ât yerleri oldu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9b ·
metinde göster ·
hâlâ Okmeydânı içre nümâyândır. Ve ol asırda keştîlerin altına nisâr olunan dâr …
"Âyâ bu ne ola" deyü perişân hâl olup derûn-ı kal‘ada beyne'l-küffâr bir güft [ü] gû oldu. Andan cümle guzât-ı müslimîn yüz elli pâre gemileri Tershâne bâğçesi dibinde Şâhkulu nâm iskelede deryâya indirdikleri yerler hâlâ Okmeydânı içre nümâyândır. Ve ol asırda keştîlerin altına nisâr olunan dârûlar ile'l-ân ol câ-yı ma‘hûdda kendü bitüp kendü yiter.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
fermân-ı şehriyâr ile altmış günde ta‘mîr ü termîm olundu. "Yanko ibn Madyan za …
Bu zelzeleden münhedim olan yerler fermân-ı şehriyâr ile altmış günde ta‘mîr ü termîm olundu. "Yanko ibn Madyan zamânından berü böyle bir zelzele-i azîm olmamışdır" deyü yazmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41b ·
metinde göster ·
… a Yörüklükden halâs olmaz ve müsellemlere vilâyetlerinden birer çiftlik mikdârı
yerler
verilmişdir. Çiftliklerinden hâsıl olan kendü terekelerinin öşürleri alınmayup …
Bu tâ’ife şöyledir kim seferde sipâhî dahi olursa Yörüklükden halâs olmaz ve müsellemlere vilâyetlerinden birer çiftlik mikdârı yerler verilmişdir. Çiftliklerinden hâsıl olan kendü terekelerinin öşürleri alınmayup kendülere tîmâr mahsûlü kayd olunmuşdur. Nevbetleri geldikde ol tîmârın mahsûlün alup sefere giderler. Ve sefer-i hümâyûnda bu askerin hidmetleri top çeküp ve yollar tathîr edüp ve askere zahîre getirmekdir. Bu makûle hidmetlerde bunlar çalışup sâ’ir erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve cebeliyân ancak ceng [ü] cidâle ve harb [ü] kıtâle çalışırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b ·
metinde göster ·
Bu bâlâdaki ecnâs-ı mahlûkâtlar cümle (---) asker. Bunlarda aslâ dükkân ve tezgâh yokdur, ancak ordu-yı İslâm yerin tâhir edüp emn [ü] emân içün ileri giderler. Zîrâ bir diyârda ve bir orduda ibtidâ hâkim 155b ve hekîm olmasa ol orduya girmek ayn-ı hatâdır. Hâkim cihânın cânıdır. Hadîs, Arapça bu hadîs-i sahîh mazmûnunca bir diyârda hâkim olmasa halk-ı âlem birbirin yerler, anıniçün mukaddem askerî tâ’ifesi gidüp pâsbânlar ordu-yı İslâmın cânib-i erba‘asında dîdebânlık etmeğe me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a–155b ·
metinde göster ·
… ükkânlarında birer Yahûdî dîdebân mukarrerdir. Zîrâ Yahûdîler şîr-i revgan yağı
yerler
, müselmânlar say yağı yerler, gözleme ve lokmaya say yağı komasınlar deyü birer …
Ve simitciler dahi arabalar üzre furunların ve dükkânların zeyn edüp araba tekerleği kadar simitleri sırıklara geçirüp hammâllarla götürürler ve hurda simitleri dükkânlarına zeyn edüp ehl-i teferrüce simit, halka bezl ederek ubûr ederler. Ve katâyifciler dahi seyishâneler üzre dükkânlar yapup gûnâ-gûn ve reng-â-reng katâyif rişteleriyle dükkânçelerin tezyîn edüp halka katâyif bezl ederek ubûr ederler. Ve lokmacılar dahi seyishâneler üzre dükkânlar binâ edüp gûnâ-gûn fağfûrî ve mertebânî tabaklarla zeyn edüp halka ballı lokma bezl ederek ubûr ederler. Ve gözlemeciler dahi eyledir. Ammâ bu lokmacı ve gözlemeci dükkânlarında birer Yahûdî dîdebân mukarrerdir. Zîrâ Yahûdîler şîr-i revgan yağı yerler, müselmânlar say yağı yerler, gözleme ve lokmaya say yağı komasınlar deyü birer Yahûdî dîdebân bekler, dîdebân olmasa Yahûdîler ol dükkânlardan lokma ve gözleme yemezler, aceb muta‘assıb mel‘ûnlardır. Ve şehriyyeciler dahi seyishâneler üzre dükkânların şamata varakları ve gûnâ-gûn teller ile zeyn edüp "Şehriyye nefâyis cânım" deyü şehriyye satarak ubûr ederler, azîm vezni üzre cem‘iyyet-i kübrâ asker-i bî-pâyândır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a ·
metinde göster ·
… ebân mukarrerdir. Zîrâ Yahûdîler şîr-i revgan yağı yerler, müselmânlar say yağı
yerler
, gözleme ve lokmaya say yağı komasınlar deyü birer Yahûdî dîdebân bekler, dîdeb …
Ve simitciler dahi arabalar üzre furunların ve dükkânların zeyn edüp araba tekerleği kadar simitleri sırıklara geçirüp hammâllarla götürürler ve hurda simitleri dükkânlarına zeyn edüp ehl-i teferrüce simit, halka bezl ederek ubûr ederler. Ve katâyifciler dahi seyishâneler üzre dükkânlar yapup gûnâ-gûn ve reng-â-reng katâyif rişteleriyle dükkânçelerin tezyîn edüp halka katâyif bezl ederek ubûr ederler. Ve lokmacılar dahi seyishâneler üzre dükkânlar binâ edüp gûnâ-gûn fağfûrî ve mertebânî tabaklarla zeyn edüp halka ballı lokma bezl ederek ubûr ederler. Ve gözlemeciler dahi eyledir. Ammâ bu lokmacı ve gözlemeci dükkânlarında birer Yahûdî dîdebân mukarrerdir. Zîrâ Yahûdîler şîr-i revgan yağı yerler, müselmânlar say yağı yerler, gözleme ve lokmaya say yağı komasınlar deyü birer Yahûdî dîdebân bekler, dîdebân olmasa Yahûdîler ol dükkânlardan lokma ve gözleme yemezler, aceb muta‘assıb mel‘ûnlardır. Ve şehriyyeciler dahi seyishâneler üzre dükkânların şamata varakları ve gûnâ-gûn teller ile zeyn edüp "Şehriyye nefâyis cânım" deyü şehriyye satarak ubûr ederler, azîm vezni üzre cem‘iyyet-i kübrâ asker-i bî-pâyândır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a ·
metinde göster ·
… ça⟧ buyurmuşlardır. Hâlâ ol dükkânda her sene niçe bin huccâc teberrüken herîse
yerler
ve işkembe 170b dahi işlenir pâk dükkândır.
Esnâf-ı işkembeciyân, ta‘âm-ı mahmûrân: Dükkân 300, neferât 800, pîrleri Nusayr-ı Hindî'dir kim {Selmân belin bağladı} Mekke-i Mükerreme'de (---) mahalde dükkânına bizzât Hazret-i Risâlet-penâh girüp herîse yiyüp hadîs, Arapça buyurmuşlardır. Hâlâ ol dükkânda her sene niçe bin huccâc teberrüken herîse yerler ve işkembe 170b dahi işlenir pâk dükkândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170a–170b ·
metinde göster ·