… mahbûb u mahbûbe çâker ü bintânlar alup Tarabefzûn'a getirirler. Latîf ticâret
yerleridir
. Bu şehri dahi seyr [u] temâşâ edüp Gönye'den yine şimâl cânibine gidüp Kemerle …
Bu kal‘a nehr-i Çoruğ kenarında vâkı‘ olmuşdur. Nehr-i Çoruğ "cûy-ı rûh"dan galatdır. Cûy-ı rûh ya‘nî Rûh ırmağı demekle meşhûr bir âb-ı hayevândır. Erzurûm'un cânib-i garbîsinde Canha ve Koylıhisâr ve Şebin Karahisâr dağlarından cem‘ olup cereyân ederek Bayburd şehrinin içinden cereyân edüp iki tarafı ma‘mûr hânelerdir. Andan Bayburd kal‘ası kayaları altından ubûr edüp Lazgi vilâyeti hudûdu içre niçe kurâ ve kasabâtların mezâri‘ [u] besâtînlerin rey edüp bu Gönye kal‘asının cânib-i (---) kullesi dibinde Karadeniz'e mahlut olur. Geçid vermez ve kantara dutmaz deryâ-misâl bir nehr-i azîmdir kim niçe bin Laz meneksile kayıkları bu nehr ile baş yukarı şark cânibine Mikril vilâyetlerine tuz ve demir ve âlât-ı silâh ve elvân lekfûrî (?) bezler götürüp Mikrilistân ve Gürcîstân'dan çimşir ve şem‘-i asel ve asel-i musaffa ve mümtâz ü müstesnâ, mahbûb u mahbûbe çâker ü bintânlar alup Tarabefzûn'a getirirler. Latîf ticâret yerleridir. Bu şehri dahi seyr [u] temâşâ edüp Gönye'den yine şimâl cânibine gidüp Kemerler nâm yerden gayrı cümle gemilerle nehr-i Çoruğ'a girüp bir gün şark cânibine gidüp.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 254b ·
metinde göster ·
Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Bir hammâmı ve beş hânı ve altı aded mekteb-i sıbyânı ve iki yüz dükkânı var. Cümlesi kaşık ve tarak işlediklerinden Taraklı şehri derler. Dağları sâfî çimşir dırahtı olmağıla cümle halkı ma‘laka ve şâne işleyüp Arab ve Acem'e kaşık bundan gider. Âb u hevâsı gâyet latîf ve cümle dağları çengelistân ve sayd [u] şikâr yerleridir. Deresi içre cereyân eden nehr-i cârîye nehr-i (---) inüp nehr-i azîm Sakarya'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 369a ·
metinde göster ·
… îler durağı mahûf u muhâtara yerlerdir kim kuttâ‘u't-tarîklerin piyâde kemîngâh
yerleridir
kim gâyet ihtirâz lâzımdır. Bu mahalli ubûr edüp (---) sâ‘atde Acıçay nâm mahal …
Bu dahi Haleb eyâleti hâkinde deryâdan bir ok menzili ba‘îd bir cebel-i âlî eteğinde şekl-i murabba‘ seng-trâş bir kal‘a-i savaşdır. Sene (---) târîhinde kayâsıralar binâsıdır. Sene 922 târîhinde Selîm Hân Mısır'a giderken ahâlîleri mutî‘ olmuşlardır. Hâlâ Payas niyâbetidir. Dizdârı ve neferâtları vardır ammâ yeniçeri serdârı ve kethüdâyeri yokdur. Lâkin bâğı ve bâğçesi çokdur ve kal‘a içre bir câmi‘i ve neferâthâneleri vardır. Neferâtları Haleb defterdârından ulûfe-i mu‘ayyenelerin alırlar (---). Ve kal‘ayı ubûr edüp leb-i deryâda Sakaldutan Beli-misâl bir bel vardır. Ne‘ûzübillah şeb [u] rûz harâmîleri eksik değildir. Haleb'in Çum Kürdleri karârgâhı harâmîler durağı mahûf u muhâtara yerlerdir kim kuttâ‘u't-tarîklerin piyâde kemîngâh yerleridir kim gâyet ihtirâz lâzımdır. Bu mahalli ubûr edüp (---) sâ‘atde Acıçay nâm mahalli dahi güzer edüp iki buçuk sâ‘at dahi gidip
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 21a ·
metinde göster ·
… lları olmağile Tatar kavmi bu mahalle Dallık derler. Bu dahi kâfirin gâyet pusu
yerleridir
kim gâyet mahûfdur ve Mayak yolu bu mahalde kavuşup 14 sâ‘atde geçüp,
Menzil-i Dallık: Bir dere içre ormanlık dalları olmağile Tatar kavmi bu mahalle Dallık derler. Bu dahi kâfirin gâyet pusu yerleridir kim gâyet mahûfdur ve Mayak yolu bu mahalde kavuşup 14 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54a ·
metinde göster ·
… gâyet latîfdir, zîrâ bu zemîn dahi Hazret-i Süleymân Belkıs'ın gül [ü] gülistân
yerleridir
. şehri cümle sekiz mahalle ve cümle kâr-ı kadîm çâr-kûşe kiremitli ancak bin ad …
Ve âb [u] havâsı gâyet latîfdir, zîrâ bu zemîn dahi Hazret-i Süleymân Belkıs'ın gül [ü] gülistân yerleridir. şehri cümle sekiz mahalle ve cümle kâr-ı kadîm çâr-kûşe kiremitli ancak bin aded tahtânî ve fevkânî evlerdir ve cümle dörd aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde ancak cum‘a kılınır bir câmi‘i var. Gayrı mesâcidlerdir, zîrâ bir mahalle-i müselmânı var. Mâ‘adâ[sı] keferelerdir. Medreseleri ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâları yokdur, ammâ mektebleri vardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 87a ·
metinde göster ·
… h ola, ammâ bu kal‘a gûyâ bir kâse içindedir. Etrâfları kâse kenârları havâlesi
yerleridir
. Kal‘anın kendisi kâse içinde bir sivri pilav depesidir. Ancak bir yolu ve bir …
Bu kal‘anın cânib-i erba‘ası çep çevre birer top menzili ba‘îd havâleli dağlardır, ammâ Gırıblan dağı pek yakın havâledir kim Melek Ahmed Paşa'nın bir gulâmı bu kayadan derûn-ı hisârda olan küffârın birisinin başına bir ok urup kâfiri depeledi. Tâ bu mertebe karîb bir ok menzili bir havâle dağdır, ammâ bu dağlardan aşağı inerken gûyâ Gayyâ deresine ve Derk-i esfel deresine inilüp kal‘a bu derelerin ortasında vâki‘ olmuş evc-i âsumâna ser çekmiş gûnâ-gûn yalçın kayalar üzre şekl-i müseddes bir şeddadî seng-i tırâş ahcârât-ı mücellâlar ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Gerçi havâleleri çokdur, ammâ aşağı kal‘a dibine varıldıkda kal‘anın zirve-i a‘lâsı semâda kalır. Bir vecih ile bu kal‘aya yürüyüş olmayup zafer mümkün değildir. İllâ muhâsara ile yâhûd havf [u] haşyet-i Âl-i Osmân ile vere edüp feth ola, ammâ bu kal‘a gûyâ bir kâse içindedir. Etrâfları kâse kenârları havâlesi yerleridir. Kal‘anın kendisi kâse içinde bir sivri pilav depesidir. Ancak bir yolu ve bir kapusu var. İçinde küffâr mâl-â-mâl olup hamd-i Hudâ asker-i İslâma bir top atmayup etrâf [u] eknâfların guzât-ı müslimîn nehb u gâret edüp mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular, ammâ kal‘a döğülmedi ve bu Kilis'in cânib-i garbındaki dağ başlarından leb-i deryâda kâfirin İspilet kal‘ası nümâyân idi. Andan kalkup bir azîm dereler içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138a ·
metinde göster ·
… kim ta‘bîr olunmaz. Ve bu kapu araları cemî‘i Kanije ahâlîsinin mecma‘u'l-irfân
yerleridir
kim mâh-ı Temmûz'da oturan âdem hayât bulur. Bir gûne bâd-ı nesîm eser kim her …
Ve cümlesi iki kapusu var, ikisi dahi ikişer kat metîn ve kavî demir kapulardır. Ve Şeddâdî kârgîr binâ kemerli sa‘b binâ kapulardır. Bu ikişer kat kapunun aralarındaki dîvârlarda ol kadar âlât-ı silâh ve katlavî ve tuğulka ve haşeb harba ve teber ve ok ve yay ve kılıç ve tüfeng makûlesi pâk silâhlar var kim ta‘bîr olunmaz. Ve bu kapu araları cemî‘i Kanije ahâlîsinin mecma‘u'l-irfân yerleridir kim mâh-ı Temmûz'da oturan âdem hayât bulur. Bir gûne bâd-ı nesîm eser kim her nefesde âdem râhat olur, ammâ Seget kapusu cânib-i şarkda Seğitvar tarafına nâzır olduğundan Seget kapusu derler, bu kapudan içeri cânib-i garba Beç kapusuna varınca iki yüz germe adımdır, zîrâ bu kal‘a aksi göl üzre yatır kurbağa gibi beli ince vâkı‘ olduğundan bir kapudan bir kapuya varınca iki yüz hatvedir. Ve bir şâhrâh-ı azîmdir ve bu tarîk-i âmmın iki tarafında kamusu yüz elli aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin yine cümle ehl-i sanâyi‘ mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
… r benâm boğaz boğaz(?) sazlı ve bataklı ve çataklı mel‘ûn kâfirlerin cümle pusu
yerleridir
kim cümle Macaristân'da kal‘a-i Seçan ve Germat ve Hollok ve Buyak ve Filek ve …
Nehr-i Rakoş kenârında üç yüz hâneli ve üç kenîseli Budin'in Macar re‘âyâsı köyüdür ve nehr-i Rakoş yıldız cânibinde Orta Macaristân'ın Filek kal‘ası dağlarından gelüp bu mahalden ubûr edüp Vaç kal‘ası ile Peşte kal‘ası arasında nehr-i Tuna'ya böyle mahlût, andan yine şark tarafına meyyâl gidüp karye-i Tarçay, andan karye-i Kırıştoş, ya‘nî Allâh köyü, andan karye-i Çapa, andan karye-i Piyeçel, bu Macar köylerin ubûr edüp andan ne‘ûzü billâh Değirmenderesi nâm bir benâm boğaz boğaz(?) sazlı ve bataklı ve çataklı mel‘ûn kâfirlerin cümle pusu yerleridir kim cümle Macaristân'da kal‘a-i Seçan ve Germat ve Hollok ve Buyak ve Filek ve Külvare ve Semendire küffârları cümle bu Değirmenlik deresi nâm mahal memerr-i nâs olmak ile cümle ibâdullâhları küffâr bu mahalde basup esîr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34a ·
metinde göster ·
Başka boyarlıkdır kim Eflak vilâyetinin gâyet âbâdân
yerleridir
. Hattâ balmûmu yerde biter. Meselâ şiddet-i hârdan yerler çatlayup bal arıların …
Başka boyarlıkdır kim Eflak vilâyetinin gâyet âbâdân yerleridir. Hattâ balmûmu yerde biter. Meselâ şiddet-i hârdan yerler çatlayup bal arılarının azgınları ol yerin çatlaklarında bal yeyüp kalır. Şitâ eyyâmlarında yağmurlar kesret ü vefret üzre yağdığından yerler şişüp yer yarıkları dolup cümle balmûmu taşra çıkar. İşte "Eflak diyârında balmûmu yerde biter" dediklerinin aslı budur. Hakkâ ki gâyet mahsûllü nâhiyedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99b ·
metinde göster ·
… vâsı hûb ve Rûm gulâmları ve mahbûbe kızları merğûb mahbûb olup bir zevk u safâ
yerleridir
kim Kırım cezîresinin nısfı bu tarafdır kim bi-emri Hayy-ı Kadîr sevâhildir.
Âb [u] hevâsı hûb ve Rûm gulâmları ve mahbûbe kızları merğûb mahbûb olup bir zevk u safâ yerleridir kim Kırım cezîresinin nısfı bu tarafdır kim bi-emri Hayy-ı Kadîr sevâhildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… âmlar ve medrese ve mekteb ve tekyeler yokdur. Kal‘anın bir arz-ı hâliye kalmış
yerleridir
, ammâ bâğ u bâğçeleri gâyet çokdur. Ve bu mahalde su dahi yokdur, ammâ azîm su …
Ve bu mahalde Hacı Bay mescidi var, ammâ dükkânlar ve hân [ve] hammâmlar ve medrese ve mekteb ve tekyeler yokdur. Kal‘anın bir arz-ı hâliye kalmış yerleridir, ammâ bâğ u bâğçeleri gâyet çokdur. Ve bu mahalde su dahi yokdur, ammâ azîm su sarnıçları çokdur. Lâkin mu‘attallardır kim henüz üstâd ellerinden çıkmış su sarnıçlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·
… p doğurur, zîrâ aşağı ve yukaru yolları mahûf u muhâtaralı ve sâfî ormanlı pusu
yerleridir
. Her derelerde niçe bin şühedâlar medfûndur, zîrâ at işlemez, piyâde âdem birer …
Kırk Yigit nâm geçidi: Kırk kerre yüz bin renc-i anâ ile hamd-i Hudâ selâmet ile geçince her bir geçitde kırk cân geçdi. Hudâ-yı Bîçûn bir dahi ol geçidden geçmek müyesser etmeye, zîrâ her birinde âdem kanı kokusu kokar ve hayduk nâm kefereleri âdemi helâk ederler. Erkek âdem anda kan döküp cân çıkarup doğurur, zîrâ aşağı ve yukaru yolları mahûf u muhâtaralı ve sâfî ormanlı pusu yerleridir. Her derelerde niçe bin şühedâlar medfûndur, zîrâ at işlemez, piyâde âdem birer birer geçmeğe muhtâcdır. Hamd-i Hudâ Hafîz Allâh bizleri hıfz edüp sâlimîn geçüp 3 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 234b ·
metinde göster ·
… dir, birisi beş mîldir ve bî-nef‘ kayalı ve suzuz adacıklardır, ammâ a‘lâ yatak
yerleridir
.
Menzil-i cezîre-i Hırıstiyânlar: Donanmamızla bunda lenger endâht olup temâşâ etdik. İki aded adacıklar. Andan gece ile azîm fırtınalar çeküp hamd-i Hudâ halâs olduk. Bu cezîrecikler ma‘mûr değillerdir. Birisi yedi mîldir, birisi beş mîldir ve bî-nef‘ kayalı ve suzuz adacıklardır, ammâ a‘lâ yatak yerleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330b ·
metinde göster ·
… dir. Zîrâ âsitâne yeniçerilerinin memerri değildir. Cümle Kıbrıslının at oynağı
yerleridir
. Gâyet girdâb sapa yoldur. Sıpasın gâyib eden gelmez ve gelen gülmez ve sıpasın …
Kal‘a-i Silifke'de sipâh kethudâyeri ve yeniçeri Y 148b serdârı Kıbrıs yeniçerilerindendir. Zîrâ âsitâne yeniçerilerinin memerri değildir. Cümle Kıbrıslının at oynağı yerleridir. Gâyet girdâb sapa yoldur. Sıpasın gâyib eden gelmez ve gelen gülmez ve sıpasın bulmaz, böyle bir bî-emân yollardır. Ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve dizdârı ve altmış neferâtı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y148a–Y148b ·
metinde göster ·
… âbâdân belîd ü büldân-ı Havrân'dır. şâm'ın ze‘âmet ve tîmârının gâyet mahsuldâr
yerleridir
.
Menzil-i Küteybe: Havrân çölü içre bir sivri püştecikdir. Mâ-tekaddem bir ma‘mûr belîde imiş. Eşirrâ-i Urbân zulmünden harâb olmuşdur. Mezkûr püşte dibinde bir âb-ı hayât su kaynağı var, mâ-i zülâlden nişân verir. Bu ayn-ı hayât içün bunda meks olunup cümle huccâc kifâyet mikdârı suların aldılar. Havrân kazâsı hudûdunda cânib-i erba‘ası ma‘mûr u âbâdân belîd ü büldân-ı Havrân'dır. şâm'ın ze‘âmet ve tîmârının gâyet mahsuldâr yerleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259a ·
metinde göster ·