İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yerlerin

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
155
isabet
150 cümle/beyitte
57,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
26 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi15563,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 155

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yerlerin” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 11a … nın zîr-i zemînin sahrîc etdiler. Hâlâ Kırkçeşme Suyu ile memlûdur. Ve câ-be-câ yerlerin ta‘mîr içün ve rahnedâr yerlerin gözetmek içün Ayasofya altında kayıklar vardır …
EÇS I 11a … Hâlâ Kırkçeşme Suyu ile memlûdur. Ve câ-be-câ yerlerin ta‘mîr içün ve rahnedâr yerlerin gözetmek içün Ayasofya altında kayıklar vardır.
EÇS I 26a … hâr etmeğe başladılar. Ve dahi ol günün hücûmunda kal‘anın taraf taraf rahnedâr yerlerin görüp âye[t]:
EÇS I 27a … Ahmed Paşa ihtimâm-ı tâm edüp küffârın top [u] tüfengine bakmayup kal‘anın niçe yerlerin harâb [ü] yebâb etdi.
EÇS I 27a–27b … âr etdi. Ammâ yine küffâr gayret-i Mesîhiyye'yi elden komayup kal‘anın rahnedâr yerlerin termîm edüp ceng ederdi. Ammâ derûn-ı kal‘ada olan küffâr kaht [u] galâdan hâll …
EÇS I 34a … e sahrîcin kırk çeşmenin serdâbiyle serdâbı memlû etdiler. Ve sahrîcin câ-be-câ yerlerin ta‘mîr ü termîm içün kayıklar peydâ etdiler. Hâlâ mezkûr kayıklar durup tâ Â’iş …
EÇS I 46a … Hârûnu'r-Reşîd (---) Zübeyde Hâtûn'un hayrâtı idi. Arab u Urbân cereyân edecek yerlerin harâb edüp Süleymân Hân iki fersah yerde dörd aded uyûnlar zamîme edüp nehir-mi …
EÇS II 247a … gîn-âbâddır. Fâtih-i Eğre asrında Urus bu kal‘aya istîlâ edüp kal‘anın câ-be-câ yerlerin münhedim edüp sonra yine ta‘mîr u termîm edüp gayrı dizdâr ve neferâtlar ta‘yîn …
EÇS II 271a–272b … [u] hırâsetler üzre olup on iki pâre mavunalar ile kal‘anın leb-i deryâdan olan yerlerin ve liman tarafların döğmeğe me’mûr etdiler. Anlar dahi kal‘a limanın döğmeğe mü …
EÇS II 271a–272b … ndakleri mülevvesâtdan ve meteris sıçan yollarından pâk edüp kal‘anın rahne-dâr yerlerin metânet üzre mebnî edüp cümle asâkir-i İslâmı yerlü yerine nasb 272b edüp kal …
EÇS II 326b–327a … kimiyken bu kal‘a üzre gelüp cenginde usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘asının ba‘zı yerlerin rahnedâr edüp cümle Gürcîlerin kılıçdan geçirmişdir. Andan mağrib cânibine 6 sâ …
EÇS II 336b … -i muzlimde üç ay zelîl [ü] zebûn girde-bâliş-i muhadde üzre nâliş edüp çiçeğin yerlerin nâhunlarıyla koparup vech-i münevveri dâne dâne çiçek nişâneli olup esmerü'l-le …
EÇS II 346b–347a … rzifon şehrinin bâğ u bâğçelerin saky eder. Ve cümle nevâhî kurâlarının mezra‘a yerlerin reyy eder. Bu Merzifon diyârının hâli oldur kim bârân-ı rahmet ne kadar nâzil o …
EÇS II 353b … kâh kalkarak ve kâh piyâde olup kar sökerek tamâm ki vakt-i asr oldu. "Âyâ, şu yerlerin yemîn ve yesârında, kurâ ve kasabâtdan bir cây-ı menâs var mıdır" deyü te’emmül …
EÇS III 4b … ûl edüp Ebü'l-feth huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp bi-emrillah kal‘a feth olup mâl-ı ganâyimiyle ol kal‘ayı müselmân olan …
EÇS III 54a … tuğyân edüp Murâd Hân asrında lağım ve meterîs yerlerinden girüp kal‘anın niçe yerlerin harâb eder, ammâ Hazret-i Abdülkâdir el-Cîlânî bu nehreyn-i mübârekeyne "Yâ müb …
EÇS III 57a … evkâfın teftîş ve tefahhus etmek cür’et edüp halka sûret-i hâkdan görünüp niçe yerlerin ta‘mîr u termîm eder şeklinde celb-i mâl tahsîline düşdü. Ol gice vâkı‘asına bi …
EÇS III 63a … ile Âzerbâycân'a cân atup Selîm Hân şâh-ı İrân-zemînin yedi aded mîr-i mîrânlık yerlerin feth edüp der-i devlete geldi. Andan mezâhib-i erba‘a şeyhülislâmlardan fetvâ-y …
EÇS III 75a–75b … ki sikke-i mermerde kazmış. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile rûzgâr-ı zorkâr-ı felek niçe yerlerin bozmuş. El-hâsıl medhetinde lisân-ı meddâhân kâsır [u] kilk-i hattâtân-ı cevâhi …
EÇS III 93b–94a … g eden harâmîlerin sekizinin dahi leşleri pâre pâre yol üzre yatup bu gice niçe yerlerin kurdlar tilki ve çakallar yemiş. "Evliyâ'nın hışmına uğrayanlardır, şunları bir …
EÇS III 112a … e tulumbası ve zembereklerin başka başka koyup eğrilerin doğruldup şikeste olan yerlerin ta‘mîr ü termîm edüp gereği gibi tamâm edüp sâhibine teslîm eder. Bu hakîrin ak …
EÇS III 124a … şı Mustafâ Ağa'ya yedi kîse Rûmî ihsân edüp Balçık şehrinin ihrâk bi'n-nâr olan yerlerin ta‘mîr ü termîme başladı.
EÇS III 150a–150b … olup üç aded nehir Ceyhûn u Seyhûn u Furât-vâr temevvüc edüp şehrin imâr kalan yerlerin dahi seyl-âb edüp hâne ve düyûrların harâb etdi. Âhiru'l-emr cümle küffâr dedil …
EÇS IV 197a … âbi‘-i Sultân Murâd bu mahalle bir göz cisr-i âlî binâ etmek murâd idinüp temel yerlerin hemvâr edüp mübâşeret olunsa gerek idi. Hikmet-i Hudâ ba‘de fethi'l-Bağdâd İslâ …
EÇS IV 215a … mel‘ûnları pâre pâre ederdi ve niçe gârların kapuları âlî olmağile mümkin olan yerlerin dahi âlîsinde cereyân eden sulara asâkir-i İslâmlar ve kûhkenler yollar edüp gâ …
EÇS IV 232b–233a … ağıdaki mismâra berk yapışup yukaruda kalan mismâra ayağının üsteki mesh olacak yerlerin ve ayaklarının parmakların devirüp çengel edüp aşağı mismardan ellerin boş koyu …
EÇS IV 237b–238a … şân verir, gûyâ bender-i Süveys'ün Bahr-i Kulzüm'dür. Âdem tahâret etse istincâ yerlerin yakar, değme âdem tahammül edemez. Yine böyle iken sun‘-ı Hudâ bu bahrin etrâfı …
EÇS IV 248b … ve monlâ ile kola binüp Van kal‘asının ta‘mîr ü termîmi ve muhtâc olan rahnedâr yerlerin keşf ederken gördü kim Van'ın cânib-i şimâlîsinde Van kayasına muttasıl kûh-ı b …
EÇS IV 252b–253a … rımızdan beri yaralı maralımızdır." derler. Ya‘nî "Biz Van'ı muhâsara edüp niçe yerlerin münhedim etmişizdir. Elbette şikârımızı alırız" derler ammâ bi-emrillah mümkin …
EÇS IV 264b … teden atlı ve yayan yürüyüş edersüz." deyü on sekiz aded ümerâlara hücûm idecek yerlerin gösterüp "Şehr-i Bitlîs'in etrâfında sizler hâzır olup biz aşağı Rahova sahrâsı …
EÇS IV 282a … balyemez toplar ura ura aşağı kal‘ada Hüseyin Ağa sarâyı ve Paşa sarâyının niçe yerlerin harâb u yebâb etdiklerinde Diyârbekir Vâlîsi Haydar Ağazâde cümle eyâlet-i Diyâ …
EÇS IV 296a … edüp Kazvîn'den kat‘-ı menâzil ederek Rûmiyye'ye geldikde Koçağa bâğının ba‘zı yerlerin münhedim edüp bâğının müsmirrâtların yağma etdirir.
EÇS IV 338b … ded sancak beğleriyle kırk bin asker bîrûn-ı Bağdâd'da meks edüp cemî‘i meteris yerlerin mâl-â-mâl edüp düzleyüp muhâfaza ederlerdi.
EÇS IV 374b–375a … emrillahi Ta‘âlâ Yûnus Nebî'nin etrâfında kabak ağacı hâsıl olup Yûnus'un avret yerlerin kabak yaprakları setr edüp 375a şiddet-i hârdan ve şav-ı rûzgârdan emîn olur. …
EÇS IV 384b … n-ı pür-zor mâl-ı ganâ’im bulmaduğu dâğ-ı derûnundan aşağı varoş-ı hisârın niçe yerlerin münhedim edüp bî-ganâ’im Timur azm-i Horasân edüp gitmede. Beri tarafda Cezîre …
EÇS IV 388a … . Andan yine cânib-i şimâle meyyâl ne‘ûzü Billah sengistân ve sa‘b u gazabistân yerlerin yüz bin renc [ü] anâ ile (---) (---) nâm mahalde Aşdı beği hâkine kadem basdık. …
EÇS V 32b … ü termîm eder şekilli işâretler edüp mi‘mârlık eder şeklinde câmi‘in harâb olan yerlerin gösterir.
EÇS V 54b … riyle etrâf-ı kal‘ayı deverân u seyerân ederek kal‘anın ta‘mîr ü termîm olunmuş yerlerin ve meremmâta muhtâc olan yerlerin cümle keşf edüp termîme muhtâc olan yerlere â …
EÇS V 54b … yerân ederek kal‘anın ta‘mîr ü termîm olunmuş yerlerin ve meremmâta muhtâc olan yerlerin cümle keşf edüp termîme muhtâc olan yerlere âdemler üşürüp üç günde niçe yerler …
EÇS V 56b "Elbette ve elbette başınız gerek ise Özü kal‘asının mukaddemâ münhedim olan yerlerin bir gün evvel ta‘mîr ü termîmile mukayyed olup hayr ile itmâmına cidd u cehd ed …
EÇS V 62a … a‘de'l-feth [ü] fütûh birkaç günün içinde Özü kal‘asının câ-be-câ münhedim olan yerlerin ve muhâsara oldukda lâzımlı olan yerlerin görüp bilüp cümle ta‘mîr ü termîm edü …
EÇS V 62a … Özü kal‘asının câ-be-câ münhedim olan yerlerin ve muhâsara oldukda lâzımlı olan yerlerin görüp bilüp cümle ta‘mîr ü termîm edüp dâ’iren-mâdâr yukaru kal‘a handakın ve s …
EÇS V 85b … stinden ceng-i azîm ile feth ederken usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘anın câ-be-câ yerlerin münhedim etmişdir.
EÇS V 89a … feresi elinden kuvvet-i bâzû ile feth ederken usret çeküp ba‘de'l-feth câ-be-câ yerlerin münhedim etmişdi ve ibtidâ fâtihi Kara Biga Bay ismiyle müsemmâ idi. Yine anlar …
EÇS V 117b … tı aded balyemezler ile yedi yerden asker döküp kal‘a döğüp bir günde yedi aded yerlerin rahnedâr etdikde bir gecede handak içinden cereyân eden nehr-i Tımış'ı kesüp ka …
EÇS V 120b … ş bu kal‘anın şimâli tarafı dîvârın döğüp cereyân ede ede kal‘a dîvârının ba‘zı yerlerin münhedim etdiğinden dolma rıhtım palanka dîvâr-ı üstüvâr etmişler.
EÇS V 124b … Allâh Allâh evce peyveste olup kal‘anın cânib-i hâmisinde kırkar ellişer arşın yerlerin münhedim ve rahnedâr olduğu zâhir oldu.
EÇS V 127b … yokdur ve hîn-i fetihde Mehemmed Hân darebât-ı top-ı kûp ile kal‘anın câ-be-câ yerlerin münhedim edüp ba‘dehû zamân-ı Bâyezîd Hânî'de ta‘mîr ü termîm olunmuş.
EÇS V 139a … ndan Melek Ahmed Paşa efendimizle bu kal‘a-i Kinin'i seyr [ü] temâşâ edüp ba‘zı yerlerin ta‘mîr ü termîm edüp cümle neferâtların esâme esâme yoklayup, andan cânib-i gar …
EÇS V 144b–145a … k ve şimâl tarafı karadır kim ol taraflarda havâlesi var, ammâ meterise girecek yerlerin cümle lağım etmişdir ve Tekeli Paşa döğdüğü yerlere azîm fostiçe ve tabyalar et …