… bizden sekiz bin altmış cân toprağa düşürüp, anlardan kırk 162a Türk öldü ve
yetmişi
esîr oldu. Kapudan gidi kendisi esîr olunca bizden beş aded yarar kapudanlarımı …
Bir âkıl ve müdebbir ve mutabassır kefere idi. Hattâ Bihke kapudanı içün eydir: "Bârekallâh, kapudan nefsinde bahâdır dilâver erdir. Yedi hersekimiz içinde dolusu içilirdi ve nâmı yedi dîvânda okunurdu, ammâ ceng hâlidir. Zanca derler Allâh elinde bir hâldir kim Allâh onu bizim elimize giriftâr eyledi, lâkin kendi esîr düşünce bizden sekiz bin altmış cân toprağa düşürüp, anlardan kırk 162a Türk öldü ve yetmişi esîr oldu. Kapudan gidi kendisi esîr olunca bizden beş aded yarar kapudanlarımı kapudan kendi eliyle at üzre kesüp kendi de ağır gövde ile atdan tekerlenüp üç bin Hıristiyânımız yanına vardıklarınca Tatar niçe âdemlerimiz dahi kırup âhir kendüyi bağlayup bu kadar yıldır esîr-i bend-i zincir idi. Elhamdülillâh şimdi elimizden kurtulup öldürdüğü Hıristiyânlarımızın âhiretde cevâbın veregitsin" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 161b–162a ·
metinde göster ·
de gelüp küffâr haliçeleri bûs edüp ayak üzre Eflak ve Boğdan beğleri gibi sıra …
Andan cümle Kazak hatmanlarının yetmişi de gelüp küffâr haliçeleri bûs edüp ayak üzre Eflak ve Boğdan beğleri gibi sıraya durdular. Sadrıa‘zam yine buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 113b ·
metinde göster ·
… e yetmiş melik-i sâhib-mülûklar vardır. Ve içinde bin yetmiş pâre şehir vardır,
yetmişi
bender-i mu‘azzamalardır. İbtidâsı Sûdân ve Donkalâb ve Fes ü Merânkeş ve Kurtu …
Ammâ bu İngilis cezîresinden büyük Mısır cezîresidir. Dâ’iren mâdâr on sekiz bin mîl cezîre-i kübrâdır. Rûy-ı arzda Cenâb-ı İzzet eyle bir cezîre halk etmemişdir. İçinde on beş mülûk sikke ve hutbe sâhibi pâdişâh ve yetmiş melik-i sâhib-mülûklar vardır. Ve içinde bin yetmiş pâre şehir vardır, yetmişi bender-i mu‘azzamalardır. İbtidâsı Sûdân ve Donkalâb ve Fes ü Merânkeş ve Kurtuba ve Tanca ve Cezâyir ve Tûnus ve Tarabulus ve İskenderiyye ve Reşîd ve Dimyât ve Mahalle-i Kebîr ve Ümmü Dünyâ şehr-i mahrûse-i Mısır hamâhallâhu ta‘âlâ. Bu cezîrelerde cümleden bu mu‘azzamdır, ammerehullâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y256a ·
metinde göster ·
… im kuvveti gitmiş ve hey’eti bitmiş ve tûl-i ömrü yetmişe yetmiş gitmiş ve çoğu
yetmişi
yüzü geçmiş musâhabet [ü] melâ‘ibden ve fesâhat [ü] belâgatden bi'l-külliye kal …
Ve bu şehrin ricâl makûlesi ol kadar müsin ü mu‘ammer olur kim kuvveti gitmiş ve hey’eti bitmiş ve tûl-i ömrü yetmişe yetmiş gitmiş ve çoğu yetmişi yüzü geçmiş musâhabet [ü] melâ‘ibden ve fesâhat [ü] belâgatden bi'l-külliye kalmış âdemleri olur. Gûyâ intikâl etmeğe tevbe etmişdir. Ve şebâb u fetâlarında zî-akl kimesneler dahi çokdur. Ve âb-ı hoş-havâsından Hazarî ve Havvârî mahbûbesi gâyet hüsn-i cemâlde ve lutf [u] i‘tidâlde olup ol diyârın lehce-i mahsûsları ile kelimâtları mevzûn ve dürdâne-misâl dişleri dürr-i meknûn akl-ı zû-fünûn nisvânları var kim geysû-yı müşkbârların çîm-ender-çîm perîşân edüp reftâr etdükde mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y377a ·
metinde göster ·