"Yok istemem, beni severseniz meclisi bozman. Şu mükellef kahvealtıyı
yeyin
" dedikde anlar yine sofra başına oturunca hakîr bir cânibe per[â]kende kademin …
"Yok istemem, beni severseniz meclisi bozman. Şu mükellef kahvealtıyı yeyin" dedikde anlar yine sofra başına oturunca hakîr bir cânibe per[â]kende kademin kaldırup paşaya bakdım, tefekküre düşüp atıyla top menzilinden ba‘îd sıçan yollarına dolaşup gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115b ·
metinde göster ·
, vilâyetimiz halkı pâdişâhımıza bu kal‘ayı ni‘metimizle verelim deyü ziyâfet hâ …
"Bu ta‘âmlardan yeyin, vilâyetimiz halkı pâdişâhımıza bu kal‘ayı ni‘metimizle verelim deyü ziyâfet hâzır edüp her biri bir tarafa gitdiler. Eğer i‘timâd etmezseniz ibtidâ bu ta‘âmlardan biz yeyelim", deyü cümle amel-mânde kefereler ta‘âmları yeyüp ba‘dehu asâkir-i İslâm yediler. Bu ziyâfet-i azîmden Süleymân Hân hazz edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80a ·
metinde göster ·
… ta getirüp "Aşan konaklar halâl bolsun. Benim babası cânı savasın", ya‘nî "Balı
yeyin
helâl olsun. Atam cânına değsin" dedi.
Hudâ'ya ayândır kim böyle olmuşdur. Bir gün bu diyârda bir kabakda mihmân olup konak-bânımız olan Çerkes âdemlik edüp fi'l-hâl taşra çıkup sehel eğlenüp geldi ve meydân-ı mahabbete sığın derisinden sofra getirüp bir ağaç tekne latîf revâk gibi bal ve bir tekne peynir ve bir tekne pasta getirüp "Aşan konaklar halâl bolsun. Benim babası cânı savasın", ya‘nî "Balı yeyin helâl olsun. Atam cânına değsin" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155a ·
metinde göster ·
"Geçen aylarda babası ölmüş. İşte taşra havlısındaki büyük ağacın dalına babasının leşin sandûk ile komuş. Bal arıları babasının siki ve taşağı ve budu arasında arılar bal yapmış. Size mahabbeten babası taşağı kıllarıyla balı getirmiş. Kılların çıkarup balın yersiz. Arı boku yeyeceğinize karı boku yeyin" deyüp Alî Cân taşra çıkınca hemân hakîr kusa kusa ciğerim taşra çıkayazup taşra çıkdım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155a ·
metinde göster ·
… andan bir gûne beyâz ekmek ederler. Ol ekmeğe kalımbok ekmeği derler. "Kalımbok
yeyin
" dediği oldur.
Kalımbok Mısır buğdayıdır kim kamış gibi şeyde bitüp andan bir gûne beyâz ekmek ederler. Ol ekmeğe kalımbok ekmeği derler. "Kalımbok yeyin" dediği oldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 259a ·
metinde göster ·
İbtidâ bu kal‘a-i bî-hemtâ İşpanya kralı binâsıdır. Lisân-ı Talyanca ismi Pokrondar'dır. Sene (---) târîhinde asr-ı Sultân Mehemmed Hân-ı Ebü'l-feth'de be-dest-i Vezîr Koca Mahmûd Paşa fethidir. Ba‘dehu Venedik Bundukanî Frengi bu kal‘ayı istîlâ edüp sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî asrında Venedik elinden be-dest-i Gâzî Küçük Evrenos Beğ muhâsara ile bu kal‘ayı döğe döğe içinde olan küffârlar vere verüp "Amân ne yeyelim?" deyü su’âl etdiklerinde Gâzî Küçük Evrenos Beğ "Kan yeyin" buyurduklarından ba‘de'l-feth bu kal‘aya Kanye derler. Anıniçün vech-i tesmiyesi Kanye kalmışdır. Hâlâ Avlonya sancağı hudûdunda vâki‘ olup bu kal‘adan aşağı leb-i deryâda garb tarafında Avlonya kal‘asının içindeki kazları ve tavukları cümle görünür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b ·
metinde göster ·
… keşf [ü] kerâmet etmek hayız görmek gibidir. Ammâ şu bâdemlerinizden tâze bâdem
yeyin
" deyü mübârek dest-i şerîfleri ile bir bâdemi mezkûr büyük ardıç ağacının kovuğ …
"Bâdem getiriciye âdem bâğcılar! Meşâyihe keşf [ü] kerâmet etmek hayız görmek gibidir. Ammâ şu bâdemlerinizden tâze bâdem yeyin" deyü mübârek dest-i şerîfleri ile bir bâdemi mezkûr büyük ardıç ağacının kovuğu içine "Bismillâh" deyüp koyunca bi-emrillâh tarfetü'l-ayn içre yeşil şâhlar verüp yedi sâ‘atde tâze bâdem biter. Ammâ Hikmet-i Hudâ hâlâ ol kadar bâdem verir kim vilâyet be-vilâyet teberrüken hedâyâ götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y99a ·
metinde göster ·