… hallin beli ve deşt [u] kûhu berf-i İlâh ile memlû idi. Paşa niçe cür’et sâhibi
yiğitlere ve
niçe ehl-i beled kulağuzlara ihsân [u] in‘âmlar edüp ayaklarına at kılından ve …
{Der-beyân-ı şitâ-yı âlâm-ı şedâ’id-i Direklibel}: Hikmet-i Hudâ bi-emri Hudâ bir dipi ve boran dahi kopdu kim tâ sabâha dek beş karış kar yağdı. Ba‘de'l-fecr borular çalınup "göç"dür deyü haber olunca herkes boruzânlara cereb-i (?) şîrinler çalup ale's-sabâh olunca cümle yiğitlere eğer Hazînedâr Alî Ağa ve Kethüdâ Boşnak Alî Kethüdâ va‘de-i kerîmeler eyleyüp ne hâl ise cümle bâr [u] bengâhları devvâbâtlara tahmîl eyleyüp hâh-nâ-hâh bâr-ı belâ-yı azîmler ile dipi ve boran ve şebe çekerek Direklibel nâm mahalle geldikde hevâya yine bir gûne teğayyür-i tâm gelüp bir mertebe şitâ-yı elîm ve bir selc-i azîm nâzil oldu kim cümle halk el-azametullah deyü cân-ı {azîzlerinden} bîzâr olup âlem-i hayretde kalup bir serd-i rîh-ı ıanâ ve bir sarsar-ı bâd-ı fenâ zâhir oldu kim nüzûl eden berf-i nâre ne devâb, ne ünâs, belki hannâs u sevvâs bile tahammül edemeyüp ne karara ârâmgâh ve ne yol belli ve ne bedraka-i râh ve ne şa‘îr ü ne giyâh, ancak zâhirde müşâhede olunan halk hayâtda zann olunurdu, ammâ cümlesi meyyit-i müteharrîk idi. Direklibel nâm mahallin beli ve deşt [u] kûhu berf-i İlâh ile memlû idi. Paşa niçe cür’et sâhibi yiğitlere ve niçe ehl-i beled kulağuzlara ihsân [u] in‘âmlar edüp ayaklarına at kılından ve kazıldan örülmüş paçılalar giyüp kar üzre yol aramağa gitdiler. Vasf-ı pâçile oldur kim: Kürdistân'da ve Acem diyârında kar çok yağsa kalbur gibi bir çemberdir, içini at kılı kazılıyla pâbuç gibi örüp ol çemberi ayaklarına giyüp kar üzre yürürler. Şâhidî hazretleri
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 349a ·
metinde göster ·
… dlarının bir kabîlesine Pinyânişi Kürdü derler. Altı bin mikdârı bahâdır u fetâ
yiğitlerdir. Ve
yaylalarında hayvânları gâyet çokdur. Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı rîş-tırâş ile hem- …
Ammâ şimdi katı yahşi eyâlet-i emn [u] emân oldu. Lâkin pâdişâhım bu kuluna Haleb'de mühr geldikde Van eyâletinde Mahmûdî ekrâdlarının bir kabîlesine Pinyânişi Kürdü derler. Altı bin mikdârı bahâdır u fetâ yiğitlerdir. Ve yaylalarında hayvânları gâyet çokdur. Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı rîş-tırâş ile hem-meşâ olmaları haysiyyet ile kızılbaş-ı evbâş top çeküp asker-keş olup Müslimînden merdüm-küş olup kerrenâyların ve sûr-ı Efrâsiyâb'ın çalarak Kürdistân-ı nehb ü gâret ederek on kerre yüz bin koyun sürüp Salmas ovalarına ve Dumdumî ve Dümbülî ve Rûmiyye kal‘alarına bu kadar mâl [u] menâli götürüp cümle kızılbaş mâl-ı ganâ’imle mu‘tenim oldular. Pâdişâhımın zamân-ı sa‘âdetinde sulha muğâyir iş etdiklerinden Kürdistân serhaddi ağaları 183b cümle Haleb'e gelüp bu hakîre tazallum etdiler. Ben dahi "Aya bu Van tarafında sulha muğâyir dahi ne gûne iş zuhûr eder?!" deyü müterakkıb olup yedi ayda Haleb'den der-i devlete gelmemin aslı ol idi. Yohsa pâdişâhımın Haleb'den mührile on günde rikâb-ı hümâyûnuna yüzüm ve gözüm sürmem mukarrer idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 183a–183b ·
metinde göster ·
… yiğit ve iki yüz elli âdem Tımışvarlı ve Eğreli Kanije gâzîlerinden çatal atlı
yiğitler ve
beş yüz Tatar gâzîlerinden cümlemiz sekiz yüz yiğitler çatal atlı olup Tevekkül …
Ba‘dehu ale's-sabâh müşâvere olup nâdîler nidâ etdiler kim "Bu menzilde üç gün üç gece oturakdır. Herkes cânib-i etrâfa kol kol olup basîret üzre cümle çeteciler gitsün, ammâ be-şart-ı ân(?) dördüncü günü bu kurâda bulunmak şartdır" dediklerinde hakîr-i pür-taksîr ol gün Melek Ahmed Paşalıdan elli pür-silâh yiğit ve iki yüz elli âdem Tımışvarlı ve Eğreli Kanije gâzîlerinden çatal atlı yiğitler ve beş yüz Tatar gâzîlerinden cümlemiz sekiz yüz yiğitler çatal atlı olup Tevekkülen-alallâh deyüp Seykel sahrâsından cânib-i şimâle bir gün bir gece seğirdüp Seykel diyârı hudûdundan çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22a ·
metinde göster ·
Anıniçün hâlâ Kırım Tatarlarından gani ve yarar ve müsellah zor batır
yiğitlerdir ve
Özü vezîrlerine tâbi‘lerdir, ammâ bunların dahi yetmiş aded ot ağaları ve atalı …
Anıniçün hâlâ Kırım Tatarlarından gani ve yarar ve müsellah zor batır yiğitlerdir ve Özü vezîrlerine tâbi‘lerdir, ammâ bunların dahi yetmiş aded ot ağaları ve atalıkları ve imirzaları var, lâkin bir sefere gitse Silistre vezîrinin bir ağası ve yalı ağası bu askere serdâr olur. Hâlâ Yalı Ağası Ahmed Ağa serdâr olup kırk bin asker cümle küffârın ardın alup bir turfa alay ile ubûr etmişlerdir kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 113b ·
metinde göster ·
… ü't-tab‘ püserleri var kim niçe manzûm kitâbları hıfzen tekmîl etmişler. Tüvânâ
yiğitleri ve
şehbâz dilâver ü server hünerver fetâları pür-silâh olup kırkar ve ellişer aded …
Der-kıyâfet-i câme-i nisvân: Cümle havâtînleri yassı başlı ve beyâz çemberli ve cümle bezden ve siyâh çukadan siyâh ferrâce geyüp Râbi‘a-i Adeviyye perdesinde zâhide havâtînleri olur. Ve duhter-i pâkîze-ahterleri gâyet perhîz-kâr olur ve sıbyânları gâyet tîz-fehm olup necîb ü reşîd ve zekiyyü't-tab‘ püserleri var kim niçe manzûm kitâbları hıfzen tekmîl etmişler. Tüvânâ yiğitleri ve şehbâz dilâver ü server hünerver fetâları pür-silâh olup kırkar ve ellişer aded yiğitleri küme küme olup Venedik kâfirinin Kotur kal‘asına ve Perast kal‘asına ve Pirmorya ve Loboşka cânibi kâfiriyle dâ’imâ ceng eder bir alay gâzîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 147b ·
metinde göster ·
… r gelince derhâl Sührâb Mehemmed Paşa kethudâsıyla beş yüz aded müsellah piyâde
yiğitler ve
üç yüz aded mükellef ü mükemmel cürd atlı gâzîler âmâde oldukda paşa-yı müdebbi …
"Amân sultânım, Foça boğazında bizi Kotur Uskoku çevirüp hâlâ ceng etmedeyüz, amân bize imdâd edin, yohsa hazîne-i pâdişâhîyi elimizden Uskoklar alır" deyü haber gelince derhâl Sührâb Mehemmed Paşa kethudâsıyla beş yüz aded müsellah piyâde yiğitler ve üç yüz aded mükellef ü mükemmel cürd atlı gâzîler âmâde oldukda paşa-yı müdebbir eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159b ·
metinde göster ·
… i cânib-i şimâle 5 sâ‘at karîbdir. Bunun dahi mahbûb gulâmları olur, ammâ cümle
yiğitlerdir. Ve
bâğ-ı cinânları gâyet çokdur.
Ve âb [u] hevâsı hemân kal‘a-i Peçoy gibi latîfdir, zîrâ Peçoy dahi cânib-i şimâle 5 sâ‘at karîbdir. Bunun dahi mahbûb gulâmları olur, ammâ cümle yiğitlerdir. Ve bâğ-ı cinânları gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a ·
metinde göster ·
… erdûz işleme kırmızı peyker altında kıyâsen yüz elli kâfiri var, ammâ gâyet pâk
yiğitleri ve
yunakları var.
Ol mahalde bizim çarhacılarımız kâfire yaklaşdı. Kâfirin dahi ileri çarkasında yüz mikdârı yayan tüfenglisi var ve sağ tarafda bir mâvî harîr bayrak altında iki yüz mikdârı kâfirleri ancak var ve sol kolda bir altun haçlı ve zerdûz işleme kırmızı peyker altında kıyâsen yüz elli kâfiri var, ammâ gâyet pâk yiğitleri ve yunakları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8a ·
metinde göster ·
… akları demir zencîrli ümmet-i Muhammed esîrlerinin kimi kara Arab ve kimi cüvân
yiğitler ve
kimi ak sakallı ihtiyâr pîr-i fânî âdemler mahzûn boyunların büküp iskemleler ü …
Der-fasl-ı temâşâgâh-ı ağreb ü garâ’ib: Bu hakîr-i pür-taksîr yine Beç şehri içini seyr-i temâşâ ederken hukemâlar çârsûsuna uğradıkda yüz aded dükkânlardır, ba‘zı dükkânların önlerinde iskemleler üzre beyâz sarıklı ve Boşnak kalpaklı ve Teke Hamîd 59a külâhlı ve Tatar sıfatlı ve Tatar kıyâfetli ve kalpaklı cümle elleri ve ayakları demir zencîrli ümmet-i Muhammed esîrlerinin kimi kara Arab ve kimi cüvân yiğitler ve kimi ak sakallı ihtiyâr pîr-i fânî âdemler mahzûn boyunların büküp iskemleler üzre oturup önlerinde mefret tuçdan havânlar içinde mu‘âlece içün besbâse ve kebâbe ve darçın ve dâr-ı fülfül ve kakule ve zencebîl ve eğir ve gayri eczâları eyle çalışup döğerler kim gûyâ enselerinde "Tîz döğün" deyü kılıç ile durur âdemler var, ammâ ihtiyâr olan âdemler âheste âheste bî-dermân döğüp sağına soluna bakup bî-tâb u bî-mecâl kaldığından bu hakîrin merhamet tamarları seğreyüp sehâvetim dutup "İhtiyâr esîrlere birkaç akçe verelim" deyü kîse çıkardıkda Üstürgonlu Boşnak Alî Zâ‘im mennâ‘un li'l-hayr olup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b–59a ·
metinde göster ·
… laşup atlarımız bir firkateye koyup ve hakîre kal‘a ağaları elli pür-silâh dayı
yiğitler ve
niçe me’kûlât Y 126b u meşrûbâtlar verüp Anatolu cânibinde Mekri körfezine mu …
Cümle ahvâlâtlarına vâkıf olup bir ay zevk u safâ edüp ba‘dehu cümle ahibbâ ile ve Tatar hân sultânları Mübârek Geray ve nûreddîn sultân ve dizdâr (---) ağa ve kadı efendi ve serdâr Edhem Çorbacı ve Monlâ Çelebiler ve Mütevellî Kâtibi Ömer Çelebi ve Abdülkâdir Paşa kethudâsı Mahmûd Çelebi el-hâsıl cümle ihvân-ı bâ-safâ ile vedâlaşup atlarımız bir firkateye koyup ve hakîre kal‘a ağaları elli pür-silâh dayı yiğitler ve niçe me’kûlât Y 126b u meşrûbâtlar verüp Anatolu cânibinde Mekri körfezine muvâfık keskin batı eyyâmı ile bayrak yırtup ve Allâh'a sığınup altmış mîl şarka engin söküp karşu kıyıda Kurdoğlu Burnu nâm mahalle selâmetle varup küffâr havfinden emîn olduk. Mezkûr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126a–Y126b ·
metinde göster ·