idi, hikmet-i Hudâ ol leyle-i mübârekde cemî‘i Kâfiristân içre bir zelzele-i az …
Ba‘dehu İskender vefâtından 882 sene sonra Hâtemü'l-enbiyâ Muhammedü'l-Mustafâ mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci isneyn gecesi rahm-ı mâderden sa‘âdetle müştak olup dünyâya kadem basup âlemi münevver kıldığı mevsim-i nisanın yigirmisi idi, hikmet-i Hudâ ol leyle-i mübârekde cemî‘i Kâfiristân içre bir zelzele-i azîm olup Bağdâd'da tâk-ı Kisrâ ve kubbe-i Kızılelma ve kubbe-i Ayasofya-yı bâlâ münhedim olup cümle âteş-gede-yı nâr-ı Nemrûd-ı merdûd sönüp niçe alâmetler zuhûr etdüğinden bildiler kim Muhammed dünyâya geldi dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34b ·
metinde göster ·
… bir hasleti dahi bu idi kim matbahında cümle kırk aded aşçı var idi. Yolda olsa
yigirmisi
konakcıyla ileri gider, anlara halîfe-i baş olurdu. Yigirmisi gerüde aşçıbaşıyl …
Bu Erzurûm'da Tabanıyassı Mehemmed Paşa şehîd edüp Erzingân kapusu hâricinde Deveçeşmesi cenbinde medfundur. Rahmetullahi aleyh. Ammâ bu Mehemmed Paşa efendimizin ta‘âmı anlardan vefret üzre tabh olunup cemî‘î zamânda sefer u hazarda matbahına asel ve mî‘âd sükkeri girmemişdir. Cümle Şâm'ın nebât-ı hamavî ki katu şekeridir, zülbiyyât [u] hulviyyâtı ve baklavası ve pâlûdesi ve muhallebisi ve sayf [u] şitâda üçer kâse gûnâ-gûn hoş-âbı cümle Şâm nebâtından idi. Ve cümle seferlerde bile şeb [u] rûz yigirmişer fağfûrî sâfî tereyağlı muttabak böreği ve çöreği ve mümessek ta‘âamı memdûd idi. Ve bunda olan âlât-ı âvânî-i sımât-ı zî-kıymet bir vezîrde yok, bî-kıymet [ü] pâk eşyâ-yı âvânîleri vardır. Ve sofrabaşı hizmetine me’mûr reşîd ve necîb, mümtâz [u] müstesnâ, cüst ü çâpük-i çâlâk pençe-i âfitâb, şîb ü zerbâfa müstağrak huddâmları vardır kim her biri birer işgâle meşgûl me’mûr gılmân-ı hâsları vardır. Ve bir hasleti dahi bu idi kim matbahında cümle kırk aded aşçı var idi. Yolda olsa yigirmisi konakcıyla ileri gider, anlara halîfe-i baş olurdu. Yigirmisi gerüde aşçıbaşıyla gerü kalup ba‘zı menâzilde âb-ı revânlar sâhilinde meks edüp sayd [u] şikâr olunan mâhîleri ve vahşî âhûları ve keklik ve turrâc ve süğlün ve çili ve gayrı şikâr olunan eşyaları bişirirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 337a ·
metinde göster ·
Bu Erzurûm'da Tabanıyassı Mehemmed Paşa şehîd edüp Erzingân kapusu hâricinde Deveçeşmesi cenbinde medfundur. Rahmetullahi aleyh. Ammâ bu Mehemmed Paşa efendimizin ta‘âmı anlardan vefret üzre tabh olunup cemî‘î zamânda sefer u hazarda matbahına asel ve mî‘âd sükkeri girmemişdir. Cümle Şâm'ın nebât-ı hamavî ki katu şekeridir, zülbiyyât [u] hulviyyâtı ve baklavası ve pâlûdesi ve muhallebisi ve sayf [u] şitâda üçer kâse gûnâ-gûn hoş-âbı cümle Şâm nebâtından idi. Ve cümle seferlerde bile şeb [u] rûz yigirmişer fağfûrî sâfî tereyağlı muttabak böreği ve çöreği ve mümessek ta‘âamı memdûd idi. Ve bunda olan âlât-ı âvânî-i sımât-ı zî-kıymet bir vezîrde yok, bî-kıymet [ü] pâk eşyâ-yı âvânîleri vardır. Ve sofrabaşı hizmetine me’mûr reşîd ve necîb, mümtâz [u] müstesnâ, cüst ü çâpük-i çâlâk pençe-i âfitâb, şîb ü zerbâfa müstağrak huddâmları vardır kim her biri birer işgâle meşgûl me’mûr gılmân-ı hâsları vardır. Ve bir hasleti dahi bu idi kim matbahında cümle kırk aded aşçı var idi. Yolda olsa yigirmisi konakcıyla ileri gider, anlara halîfe-i baş olurdu. Yigirmisi gerüde aşçıbaşıyla gerü kalup ba‘zı menâzilde âb-ı revânlar sâhilinde meks edüp sayd [u] şikâr olunan mâhîleri ve vahşî âhûları ve keklik ve turrâc ve süğlün ve çili ve gayrı şikâr olunan eşyaları bişirirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 337a ·
metinde göster ·
… gözü ermez ve mihneti kârına değmez, gâyet ucuzdır. Sûzenine göre en ednâsının
yigirmisi
bir akçeye, en müntehâsının onı bir akçeyedir. Cümle ahâlîsi anınla "el-Kâsibü …
Ve cümle (---) aded dükkânlardır. Ekseriyyâ iğneci dükkânları çokdur. Cemî‘i diyâr-ı Rûm'a ve gayri ekâlîmlere bu şehirden niçe bin yük iğne gider. Bu şehrin sağîr ü kebîri iğneciler olduğundan bu şehrin ismine müverrihîn esmâ-i büldân içre "Dâr-ı sûzen" derler. Cümle sûzen-kârların nakli üzre dekâkînlerde ve hânelerimizde bin yüz aded iğne dezgâhı ve hadde dollâbları vardır, derler. Hakkâ ki cümle havâtînleri dahi kâr-ı Dâvûdîde sûzen-kârları çokdur. Anınçün bu şehrin "kız iğnesi" derler hûrde-hayâl nakış iğnesi vardır, memdûh-ı âlemdir. Ammâ hakîr ana hayrânım eyle hûrde iğneyi eyle tîzkârlık ile yaparlar kim iğne deliğinden beş yüz yıllık {yol} âsumânî seyr edenin gözü ermez ve mihneti kârına değmez, gâyet ucuzdır. Sûzenine göre en ednâsının yigirmisi bir akçeye, en müntehâsının onı bir akçeyedir. Cümle ahâlîsi anınla "el-Kâsibü habîbullah" deyüp kifâflanırlar. Hayyâtlar pîri Hazret-i İdrîs du‘âsıyla âhenger pîri Hazret-i Dâvûd du‘âsıyla bu iğnecilere Cenâb-ı İzzet bir berekât vermiş. Zekât [u] sadakalarından kuvvet-i basarları ziyâde olmağiçün cemî‘i fukarâlara iğne tasadduk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a ·
metinde göster ·
… hurmesi dokuz ay on günde bir batından bir sâ‘atde kırk dane evlâd vücûda gelüp
yigirmisi
kız ve yigirmisi oğlan müştakk olup Zâl Paşa Süleymân Hân'a böyle arz etdüği se …
Derhâl Âdilcevâz kal‘ası hazînesinden Zâl Paşa sicillâtın çıkarup nazar edüp buldular kim ol asırda Sübhân dağı yaylasında "Moğol Sücâh nâm bir merdin hurmesi dokuz ay on günde bir batından bir sâ‘atde kırk dane evlâd vücûda gelüp yigirmisi kız ve yigirmisi oğlan müştakk olup Zâl Paşa Süleymân Hân'a böyle arz etdüği sene 940 târîhi" deyü sicilde mastûr olduğun hakîre gösterdiler. 243b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243a–243b ·
metinde göster ·
… on günde bir batından bir sâ‘atde kırk dane evlâd vücûda gelüp yigirmisi kız ve
yigirmisi
oğlan müştakk olup Zâl Paşa Süleymân Hân'a böyle arz etdüği sene 940 târîhi" de …
Derhâl Âdilcevâz kal‘ası hazînesinden Zâl Paşa sicillâtın çıkarup nazar edüp buldular kim ol asırda Sübhân dağı yaylasında "Moğol Sücâh nâm bir merdin hurmesi dokuz ay on günde bir batından bir sâ‘atde kırk dane evlâd vücûda gelüp yigirmisi kız ve yigirmisi oğlan müştakk olup Zâl Paşa Süleymân Hân'a böyle arz etdüği sene 940 târîhi" deyü sicilde mastûr olduğun hakîre gösterdiler. 243b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243a–243b ·
metinde göster ·
… rde-i Paşa kemîninde âmâde imişler, anlar dahi bu hâli görüp refîkinin halâsına
yigirmisi
de dal-mızrak {olup} "Ho!. Ho!." deyüp Yûsuf Kethudâ çergesiyle paşa otağı mâbe …
Hakîr eyitdim "Bre nişlersiz?" deyü bunları men‘ etdim, "Ey lolo işte paşa!" deyü Yûsuf Kethudâ'nın çadırın gösterdim. Hemân paşanın huddâmları "Bu otak sokakların kılıç ile bu Kürd'ü kesdi" deyü çadır tokmağı ve balta [ve] nacak üşürüp herîfi atıyla kaçırdılar. Bu kerre herîf-i mezkûr benim gösterdiğim gibi Yûsuf Kethudâ'yı sahîh paşa sanup Yûsuf Kethudâ üzre berk-i hâtif gibi at bırağup otağı içine girüp kethudâya bir cıdâ eyle aşk etdi kim gûyâ hışt-ı İpşir Paşa'dır. Hemân fakîr Yûsuf Kethudâ cân havliyle yerinden pertâb edüp "Bre urun şu gidiyi!" deyince Kürd'ün cıdâsı Yûsuf Kethudâ'nın yasdığında zerk olmuş kalup hemân Kürd-i nâmdâr dal-tîğ olup üzerine gelenleri anı anda kimin şunda tekerleyüp pâreleyüp âhir mezkûr Kürd'e şu kadar yüz âdem birkaç zahm-ı mühlik irgirüp Kürd-i akûr kudurmuş kelb gibi köpek cengi ederken meğer ibtidâ bize Paşa'nın otağı yanına geldikde yigirmi aded güzîde serdengeçdi Yezîdî refîkleri serâperde-i Paşa kemîninde âmâde imişler, anlar dahi bu hâli görüp refîkinin halâsına yigirmisi de dal-mızrak {olup} "Ho!. Ho!." deyüp Yûsuf Kethudâ çergesiyle paşa otağı mâbeynindeki fezâda niçe bin âdem haymelerinden çıkup bir ceng-i âyî olmuşdur kim yigirmi âdem niçe yüz âdemi mecrûh edüp yedi âdemi hâke salup şehîd etdiler. Âhir-i kâr bu yigirmi Kürd şehbâzları fecc-i amîk deryâya düşer gibi asker deryâsı içre düşmüşlerdi. Evvel kethudâya hamle edenle yigirmi bir aded Ekrâd dilâverlerin topa tutulmuş maymuna döndürüp yetişdikleri yerde pâre pâre edüp mâlların ve atların guzât-ı müslimîn gâret edüp kellelerin serâperde önüne döküp cesedlerin Hüsrev Paşa Hânı cenbinde defn etdiler. Hudâ âlimdir kim bu kadar seyâhatde anlar gibi cengâver fetâlar ve dilâver ser verici serverler görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 265b ·
metinde göster ·
… zışup kâmil beş sâ‘at germâ-germ ceng-âşûb ederler. Ammâ Çomar'ın elli yigitden
yigirmisi
kırılup otuz âdemle kalır. Yine böyle iken yüz nefer-i Hakkar'ı kırarlar, ammâ …
Çomar dahi elli aded yiğidiyle Kuskunkıran yolundan Van'a gelirken meğer Hakkarî hânının beş altı yüz nefer âdemleri Çomar Bölükbaşı'yı bu Kepân nâm kapânda gözedirlermiş. Derhâl Hakkarîli Çomar'ın ol kepânda ardın önün çevirüp çıt-a-çıt cenge başlarlar. Hemân Çomar yarar atından piyâde olup "Koma kurdum!" deyü Hakkar'lıdan tarfetü'l-ayn içre yetmiş âdem düşürür. "Bre koma hay!" deyüp ceng kızışup kâmil beş sâ‘at germâ-germ ceng-âşûb ederler. Ammâ Çomar'ın elli yigitden yigirmisi kırılup otuz âdemle kalır. Yine böyle iken yüz nefer-i Hakkar'ı kırarlar, ammâ Hakkarî şehirlerinden Vastân kal‘ası karîb olmağile Hakkarî'ye iki bin yarar tüfeng-endâz imdâd gelir. Ammâ Çomar'a imdâd nereden gelir? Âhir çomar köpek gibi kudurup hırran fahran köpek cengi ederek görse ki cümle yiğitleri kırıldı, kendüsi de altı sâ‘at cengde âteş deryâsında bî-mecâl kalup bir gulâmıyla atının yanına varup atının iki gözlerin bûs edüp "Bismillah ey dağlı doru! deyüp süvâr oldukda dal-tîğ-i âteş-tâb olup bu kadar Hakkarî âteşinin üstüne at koyup niçe Hakkarîleri yalnız at üzre kırar ammâ görse kim o dar Kepân boğazında üç binden mütecâviz âdemler kendüyi çevirmişler. Bir tarafdan kendüye bir halâs bulup rehâ bulacak bir yer yok. Ammâ deryâya nâzır kayalar üzre âdemsiz yer çok. İki Süleymâniyye minâresi kaddi yalçın kayalar ve aşağısı deryâ-yı Van'dır. Hemân bir kerre "Yâ Allah, sana sığındım" deyüp dolu dizgin ata ökçe edüp bu halkdan kendüye kurşum bârân-ı ni‘met gibi yağarken mezkûr kayanın başından yüğrük gelmiş atıyla kendüyi Çomar gözünü yumar ve deryâya atar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 282a ·
metinde göster ·
kârgîr minâre-i serâmedlerdir. Dördü tahta minârelerdir ve dörd câmi‘i kurşumlu …
Ve cümle yigirmi dörd mihrâbdır. Yigirmisi kârgîr minâre-i serâmedlerdir. Dördü tahta minârelerdir ve dörd câmi‘i kurşumlu imâretlerdir. Cümleden mükellef ü mükemmel ve ma‘mûr Toykun Paşa câmi‘i ve Hacı Sefer câmi‘i ve Osmân Beğ câmi‘i ve Makbûl Mustafâ Paşa câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---). Bunlar cemâ‘at-i kesîreye mâlik cevâmi‘lerdir. Bunlardan mâ‘adâsı kiremit ile mestûr câmi‘-i pür-nûrlardır. Dahi mâ‘adâsı mahalle mesâcidleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84b ·
metinde göster ·
… di ve bu meydân-ı arbedede bize imdâd gelen on aded yiğitler yigirmi nefer olup
yigirmisi
de kılıçdan geçdi. Cânib-i erba‘ama bakdım, arz [u] semâvâtı dahi gözlerim görm …
Âhirü'l-emr gördüm ki iş işden geçdi ve bu meydân-ı arbedede bize imdâd gelen on aded yiğitler yigirmi nefer olup yigirmisi de kılıçdan geçdi. Cânib-i erba‘ama bakdım, arz [u] semâvâtı dahi gözlerim görmez oldu. Bu hakîr hemân cân havliyle yine tîrkeşe el edüp bir ok gezleyüp at boynuna düşüp dolu dizgin müşvâr ederken memlûkumun yanına uğrayup hakîr kaçarken hemân fakîr gulâm,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 124a ·
metinde göster ·
kal‘a-misâl hânlardır kim Yenidünyâ'dan ve İşpanya ve Portakal ve Donkarkız ve …
Cümle yetmiş aded sağîr ü kebîr hânları var ammâ yigirmisi kal‘a-misâl hânlardır kim Yenidünyâ'dan ve İşpanya ve Portakal ve Donkarkız ve Danimarka ve İsfaç ve Filimenk ve Çeh u Leh u Daniska ve Krakov u Maskov ve Çîn ü Mâçîn ve Hıtâ vü Hoten ve Fağfûr u Acem ve Özbek ve Hind ü Arâk u Arabistân ve Rûm'dan ve cemî‘i ekâlîm-i seb‘anın ulu bâzergânları bu Beç'e elbette gelüp bu hânlarda niçe bin yük çözüp ve bağlayup niçe bin milyon mâl kâr [u] kisb edilir hân-ı azîmler. Evvelâ (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58a ·
metinde göster ·
… kk olup sa‘âdetle edîm-i arza kadem basup âlemi münevver kıldıkda mâh-ı Nisanın
yigirmisi
idi. Kırk yaşında kâmil olup nübüvvet geldi. Nübüvvetden sonra mi‘râcları Mekke …
Zamân-ı cehâletde Yesrib nâmıyla bir belîdecik idi. Ba‘dehu Hazret-i Risâlet-penâh Mekke-i mükerremede İskender-i Kübrâ'nın vefâtı târîhinden sene 882'de mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi Emîne Hâtûn rahminden müştakk olup sa‘âdetle edîm-i arza kadem basup âlemi münevver kıldıkda mâh-ı Nisanın yigirmisi idi. Kırk yaşında kâmil olup nübüvvet geldi. Nübüvvetden sonra mi‘râcları Mekke'de vâki‘ olup sinn-i sâlleri elli bir yaşında ve tokuz aylık iken Mekke münkirleri ile bilâhire geçinmek mümkin olmayup emr-i Rabb-i Celâl ile Mekke'den Medîne'ye hicret etdi. Hâlâ cemî‘i Tevârîh-i Âl-i Osmân ve Tevârîh-i Urbân Hicret-i Nebeviyye'den tahrîr ederler. Ammâ Yûnâniyân İskender'den zabt ederler. Yahûdâ Âdem-i Sânî Nûh'dan tahrîr ederler. Kabâbıta Hazret-i İdrîs'den terkîm eder. Hâlâ bu zikr olunan ecnâsın târîhleri böyle mazbût u merbûtdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y279a ·
metinde göster ·
… l'in on ikinci gece isneyn gecesi rahm-i mâderden müştakk olduğu mâh-ı Nîsân'ın
yigirmisi
idi ki âlem münevver oldu. Ammâ cemî‘i kâfiristânda kıyâmet kopup Tâk-ı Kisrâla …
Muhammed bin İshâk kavlince Hazret-i Risâlet'in vilâdeti ve bâ-sa‘âdeti Hazret-i Îsâ zamânına dek sene 600, İskender zamânından vilâdete gelince sene 882 olmuşdur. Ve Mekke-i mükerremede vücûde gelmişlerdir kim mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi rahm-i mâderden müştakk olduğu mâh-ı Nîsân'ın yigirmisi idi ki âlem münevver oldu. Ammâ cemî‘i kâfiristânda kıyâmet kopup Tâk-ı Kisrâları ve cümle âteşgedeleri sönüp cümle esnâmları sernigûn olup zîr [ü] zeber oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y287b ·
metinde göster ·
… btidâları el-Mustansır Billâh'dır kim Mısır'a mâlik olmuşdur. Âl-i Abbâsiyân'ın
yigirmisi
dahi Bağdâd'a mâlikler idi. Mısır'da sâkin olanlar ile cümle otuz yedi neferdir …
Cümle on yedi neferdir. İbtidâları el-Mustansır Billâh'dır kim Mısır'a mâlik olmuşdur. Âl-i Abbâsiyân'ın yigirmisi dahi Bağdâd'a mâlikler idi. Mısır'da sâkin olanlar ile cümle otuz yedi neferdir. Âl-i Abbâsiyân-ı Bağdâdî Mu‘tasım'da inkırâz buldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y18a ·
metinde göster ·
Ve câmi‘ içi cümle yüz yigirmi beyâz mermer amûdlardır.
Yigirmisi
amelî pâyelerdir kim anlar harem ile câmi‘ mâbeynine vâki‘ olmuşdur, ammâ sütûn …
Ve câmi‘ içi cümle yüz yigirmi beyâz mermer amûdlardır. Yigirmisi amelî pâyelerdir kim anlar harem ile câmi‘ mâbeynine vâki‘ olmuşdur, ammâ sütûnları küçükdür. Ve cümle dörd yüz kemerler üzre yeşil ve reng-âmîz tahta tavandır, kubbeler değildir. Ve kaddi üç âdem yüksekliğidir. Sâ’ir câmi‘ler gibi kârgîr binâ-yı âlîler değildir. Ammâ rûhâniyyet var, içine giren çıkmak istemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y90b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘anın cümle yetmiş pâre şâhâne topları var. Yigirmisi yigirmişer karış balyemez Süleymân Hân toplarıdır. Aslâ küffâr kalyonları limana girmeğe kâdir değillerdir. Ve iç kal‘a kullesinin tâ zirve-i a‘lâsında her gece bir fânûs-ı azîm yanup yüz mîl yerden nümâyân olup gemiler limana girirler, aceb hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y330a ·
metinde göster ·