İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yiyüp

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
67
isabet
66 cümle/beyitte
24,8
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
1
farklı biçim
52 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6024,5
Dede Korkut Kitabı7215,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 67

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yiyüp” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 18b … r, aceb hâssası vardır ammâ nâdirdir. Ekseriyyâ su kaplıbağası mahlûku ol eğiri yiyüp semîn ve semiz olurlar. Galata'dan Freng tâ’ifeleri gelüp mezkûr kaplıbağaları …
EÇS I 65a … eri günden ayân idi. Kal‘adan kâfir bunlara şarâb, bunlar kâfire kebâb gönderüp yiyüp içerlerdi.
EÇS I 70a … verüp "Ol bir Âl-i Osmân pâdişâhıyla zânû-be-zânû olup Ahmedleri elinden ni‘met yiyüp İbrâhîm berekâtın bulup Murâdla erüp Tarîk-i Muhammedî kitâbın tilâvet edüp and …
EÇS I 71b … ârda piyâde gezüp def‘-i cû‘ içün bir âşbâz dükkânına girüp refîkleri ile ta‘âm yiyüp giderdi. Bu mertebe gedâ-meşreb pâdişâh idi. Ve bunların etdiği zorâverlikleri …
EÇS I 114b–115a … p fi'l-hâl eleği pâreleyüp çemberin atup bürüncüğün helvâ gibi ağzın köpürderek yiyüp çeşm-i mestin süzüp safâ ederdi. Garâbet bunda kim bir hırsıza zindânda cellâdl …
EÇS I 142b–143a … âm âdem çokdur. Kubâ marazıdır deyü eli ve ayağı dökülmüş âdemler ile bir yerde yiyüp içüp yatup kalkarlar. Hikmet-i Hudâ evlâd-ı evlâdları dahi olursa elbette kaşla …
EÇS I 168b … obanların bu kelbler bürâderleridir kim hem-sifâl olup bir yalakdan darı malakı yiyüp aslâ ikrâh etmezler. Ammâ ne fermân etse o kelb ol ân iş bitirir, âdemi atından …
EÇS I 169a–169b … âk ederek kimi dükkânında paça satup ba‘zı seyirciler dükkânlara girüp baş paça yiyüp iki tarafında olan temâşâcıları temâşâ ederek ubûr eder ve piyâdelerinin omuzla …
EÇS I 170a–170b … Mükerreme'de (---) mahalde dükkânına bizzât Hazret-i Risâlet-penâh girüp herîse yiyüp hadîs, Arapça buyurmuşlardır. Hâlâ ol dükkânda her sene niçe bin huccâc teber …
EÇS I 179b–180a … seriyyâ Manavgatlı kavmi bunlardır kim sûr-ı hümâyûnda altun tâs içinde necâset yiyüp tâs kendünün olduğundan sonra, "Devletli pâdişâh, Manavgatlı kuluna nehnü kalma …
EÇS I 180a … kuru kestâneleri iplere dizüp kendülere kestâneden hil‘atlar geyüp kimi kestâne yiyüp ellerinde nârdan ve limon ve turuncdan ve elmadan tesbîhler ile ubûr ederken ây …
EÇS I 209a … çeleridir kim şehr-i İslâmbol içre velvele-âra olup niçe âdemin mâl [u] menâlin yiyüp bir bûryâ üzre komuşlardır. Bunlar Urumlara müte‘allik simitci ve harâccı ve yu …
EÇS I 214b … slan südü demişler. Hukemâ-yı kudemâ demişler kim aceb ederiz kim bir âdem elma yiyüp ale's-sabâh bir kâse şarâb içse anın öldüğüne ta‘accüb ederiz demişler, ammâ la …
EÇS I 214b … er keyfiyyet ise sende maksûd / Taleb-kâr ol bulasın aşk-ı ma‘bûd / Mükeyyef ol yiyüp esrâr-ı aşkı / Gönülden sür, gider ağyâr-ı aşkı / Bulan keyfiyyet-i aşkı hemîşe …
EÇS II 237b … ahi leben-i hâlis hâsıl olan vahşî gazâlları teshîr edüp at gibi binüp ve südün yiyüp kullanırım" rumûzun etdi. Hakkâ ki ol asrın ikisi de gerçek erleridir. Bursa iç …
EÇS II 249a … şartıyla ma‘mûr [u] âbâdân kurâların senevi (---) (---) yük akçe mahsûlâtların yiyüp sefer eşerler. Nâ-mevcûd bulunsalar ze‘âmet [ü] timarları âhara tevcîh olur. Ve
EÇS II 262b–263a Bu hakîrin ibtidâ at eti yiyüp Tatar askeriyle sefer eşdiğimiz bu Azak senesidir. Bu hakîr gerçi Tatar Hâna mü …
EÇS II 278a … e dağlarında çam ağaçları olmağıla re‘âyâ vü berâyâsı çam tahtası ve çam direği yiyüp kifâflanırlar. Bolu tahtası İslâmbol'da memdûh u makbûldür. Bu şehrin cânib-i g …
EÇS II 278b … ânede müsâfirhâne ahûrları vardır. Her müsâfir bu hânelerde meks edüp akçesiyle yiyüp içer. Ammâ odunu ve suyu ve samanı müftdir. Bu karye halkı bu gûne kâr edüp ank …
EÇS II 289a–289b … "Kıf yâ sü‘bân, kabr-i râhdır. Bi-emrillah ejder lisân-ı hâl ile "Erzurûm halkı yiyüp Van deryâsı kenarında Sübhân dağı gârlarında yavrularım vardır, anlara nafaka g …
EÇS II 293b–294a … ezl edüp teberrüken hokkalar ile dib-i Firengistâna götürüp ba‘zılar ol mahalde yiyüp hamd ü zevk u safâ ederler. 294a Hakîr bu ahvâli râhiblerden su‘âl etdim: "Va …
EÇS II 299b–300a … nna-i kirâme-i mecâzibân Dede Şürîmî nâm bir meczûb-ı İlâhî var, yetmiş senedir yiyüp içüp tebevvül ve tegayyuz etdüğün ve yatup uyuduğun bir ferd-i âferîde görmemiş …
EÇS II 304b Kend-i Dûşt: Bunda çâşt ta‘âmı yiyüp sehl istirâhat etdik. Serâvrûd nâhiyesinde hammâmlı ve hân ve câmi‘li ma‘mûr ke …
EÇS II 318a–318b … Kelenteri ve münşî ve darûgası ve bin mikdârı nökeri ve dizçökeri ve şâhçöreği yiyüp bende-i şâhdırlar, lâkin Sünnî âdemleri çokdur. Cümlenin kâr [u] kesbleri pembe …
EÇS II 319a–319b … is'i 319b muhâsara edüp mahsûr olan guzât-ı müslimîn kaht [u] galâdan atların yiyüp andan cümle kelblerin tenâvül edüp ba‘dehû şehîdlerin yimeğe başlayup yedi ayda …
EÇS II 351b … ar bin haşerâtı başına cem‘ edüp beş on ay re‘âyâ vü berâyâ üzre konup göçerek, yiyüp içerek cây-ı menâs arar. Bir vezîr dahi anın mansıbına ol şitâda gidüp ol râh ü …
EÇS II 353b–355b … a ve sarrâc yiğitleri konaklarından bizim konaklara cümlesi gelüp tahte'l-kahve yiyüp kahve içüp herkes konaklarına giderken nezâketle anlara "Buradan eksik olman" d …
EÇS II 362a–362b … urbân edüp tekye hâyilinde olan kayalardaki miskî kartallar ol bir atın lâşesin yiyüp sene âhirine dek bir şey tenâvül etdiklerin bir ferd-i âferîde görmemişdir. Meğ …
EÇS II 366b … ârda Erzurûm'a giderken ve gelirken hâneme konup mümkün olduğu mertebe ni‘metim yiyüp sultânıma hizmet etmişim. Evlâdın Mustafâ başiyçün olsun mâlımı alup kuşça cânı …
EÇS II 373b–374b … nehu beynallah gidüp niçe ihsân [u] in‘âmların görüp niçe zamân bir yerde ta‘âm yiyüp nân u nemek hakkı vardır. Rahmetullahi aleyh.
EÇS III 17b … yle ağla / Zamaniyle çıkup bir hoşça çağla / Ki senden hâsıl ola bâğ u bustân / Yiyüp anda safâlar ide insân
EÇS III 121a … r zararsız mâhîdir. Cenâb-ı Bârî'nin hikmet-i ezeliyyesi oldur kim balık balığı yiyüp kût edinirler kim eyle halk olunmuşdur.
EÇS III 173a–173b … ehel ifâkat bulmuşken Çerkes âdemîsi olup Tatar ile üsdiğinden bir semiz at eti yiyüp ve kımız nâm at südü içüp ve peynirli Çerkes pasdası yeyüp hasta oldu. Bu ta‘âm …
EÇS III 176b … ar kumda oyna, götüne çöp batmasın. Râh-ı Mekke'de ve diyâr-ı Mısır'da aslâ gam yiyüp havf u haşyet çekme. Âfât-ı dehrden masûn [u] mahfûz olup Hudâ-yı Bîçûn mu‘în u …
EÇS III 184b–185a … erâvile muhtâc olduklarından mâ‘ada her gice cellâdlardan biner tâziyâne kırbaç yiyüp niçe gûne işkence ederlermiş. Hemân Kudde Kethüdâ'yı ol hâl-i diyergûnda görüp …
EÇS IV 212b–213a … hd [ü] mîsâk-ı Nûh Necî üzre yılan külünden hâsıl olan pire ve kehle benî Âdemi yiyüp müte’ezzî etmededir ve yılanın cümle üstühânlarından hâsıl olan kül zemîne düşü …
EÇS IV 235b–236a … bî-kıyâs ni‘metlerin pâdişâhım merhûm Murâd Hân ve bu hakîr-i nâtüvân ni‘metin yiyüp ve ihsânın görüp görüşmüş idik ve efendimiz Murâd Hân sizin ta‘zîm [ü] tekrîmin …
EÇS IV 244a … ince bu Sübhân dağındaki ejderin biri gârından gelüp bu Mefârikîn halkını cümle yiyüp Mefârikîn kal‘ası mu‘attal kalur. Ba‘dehû "Hazret-i Circîs du‘â edüp ejderhâ-yı …
EÇS IV 260b … im oluruz. Ve ol kanlı ekmekden sen dahi yediğin ecel-i müsemmâna dek ol nândan yiyüp âhir min muhabbetullah şehîd olup merhûm olmak işâretleri idi kim işte Van mans …
EÇS VII 143a … up ma‘mûr salalara konup lahşe, ya‘nî lâkşe şurbaları ve semiz taylak at etleri yiyüp zevk [u] safâlar edüp talkan ve kurut ve yazma ve kımızlar nûş ederek,
EÇS VIII 347b–348a … r. Bir âdem on re’s atlarıyla bir 348a yıl otursa şîr-i hurmâ ve katr-ı nebât yiyüp ta‘yînâtların verüp ne zamân gidersin demek ihtimâlleri yokdur. Her gece ferrâş …
EÇS VIII 376b … ve azîm dağlar eteklerin geçerek ve ma‘mûr kurâlar ubûr ederek konup göçerek ve yiyüp içerek 6 sâ‘at gidüp,
EÇS IX Y210b Ba‘dehu Hazret-i Süleymân'ın asâsı içre bir kurd asâyı yiyüp Hazret-i Süleymân düşer. Cümle ulemâ Hazret-i Süleymân'ı pederleri Hazret-i Dâv …
EÇS IX Y284a … dîne'ye ihsân edüp ta‘âm tenâvül olunmağa başlandı. Bir kaç remmâ âdemler ta‘âm yiyüp kalkup gitdiler. Ammâ vâkı‘asında Hazret-i Risâlet'in gösterdiği mel‘ûnlardan k …
EÇS X Y1a … mürekkeb olmağile emr-i Rabbi ferâmûş edüp Havvâ Ana ilkâsiyle bir dâne gendüm yiyüp Âdem kendi kendüyi dergâhdan rûy-i arzda Hindistân'ın Serendîl cezîresine Havvâ …
EÇS X Y1b … enim etim gâyet lezîz olduğundan cemî‘i yılan u çıyan bana hasımdır, evlâdlarım yiyüp tenâsül bulmam. Sizden ricâm oldur kim siz kande sâkin olursanız benim âşiyânım …
EÇS X Y45a … dikde yeniçeri ocağına nevbet gelüp Eski odalılar gördüler kim odalarında ta‘âm yiyüp yemîn veren ışık pâdişâhdır. Akılları başlarından gidüp,
EÇS X Y110a … savm-ı Dâvûd ile geçinir bir zât-ı şerîfdir. İftârda yigirmi dirhem arpa etmeği yiyüp bir kâse süd içer, gıdâları oldur. Âlim ü âmil ve fâzıl ü kâmil müstecâbü'd-da‘ …
EÇS X Y145b … thudâsı ve müteferrika başı ve yedi bölük ağaları ve tercümân başı gelüp ta‘âmı yiyüp giderler, paşa ağavâtları ile tercümânbaşı kalur. Zîrâ ziyâfet paşanındır, ammâ …
EÇS X Y152b–Y153a … teş-i Nemrûd içinde kalır. Andan paşa Sebtiyye kasrında kapudan beğin ziyâfetin yiyüp beş kîse ve beş tavâşî ve beş Y 153a küheylân at hedâyâsın alup,