İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yiye*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
90
isabet
83 cümle/beyitte
33,4
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
18
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi8133,1
Dede Korkut Kitabı8246,6
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 90

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yiye*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 2033 uzun il yiyeyin tise ay bügü / törü tüz yorıtġu boḍunuġ kügü
EÇS I 56a–56b … n-ı şehriyârî sâdır olup ekâlîm-i seb‘ada 56b dâne-i hardal ve bir akçe ulûfe yiyen pâdişâh kulları tahrîr olunup cümle beş kerre yüz bin ve altmış altı bin kul hi …
EÇS I 103b "Katlan kestânemi yiyeyim ba‘dehu boğ" der, cellâd-ı bî-dâd emân [u] imdâd etmeyüp şehîd eder. Birini dah …
EÇS I 139b … dân-ı hilâfet senindir, al bu yediğin kuru çubuğu yere dik, sekiz sene meyvesin yiyesin " deyü niçe rumûzlar edüp şehzâde Selîm-i Evvel asâ-yı yâbis kızılcığı yere dikü …
EÇS I 159a–159b … dır. İlâ hâze'l-ân bir kimesne hânesine bir âdem da‘vet etse "Aş-ı Baba çorbası yiyelim " der. Aş-ı muhallebî ve sükkerî pâlûde yiyelim demez. Arapça
EÇS I 159a–159b … m da‘vet etse "Aş-ı Baba çorbası yiyelim" der. Aş-ı muhallebî ve sükkerî pâlûde yiyelim demez. Arapça
EÇS I 173a … Ve pîrimiz Hazret-i Yûnus'dur. Biz mukaddem gideriz. Sizin tatlı helvânızı çok yiyen helvâ delisi olup sevdâ-zede olur ve salyarı dâ’imâ ağzından akup çok yiyenin e …
EÇS I 173a … çok yiyen helvâ delisi olup sevdâ-zede olur ve salyarı dâ’imâ ağzından akup çok yiyenin evlâdları peltek ve pepeği olur" dediklerinde hemân helvâcıyân, tatlı ve ballı …
EÇS I 173b … sa ömrü içinde balık yememişdir kim böyle kitâb te’lîf etmişdir, zîrâ çok balık yiyen âdemin aklı hafîf olur ve kırk gün bir âdem balık beynisi tenâvül etse elbette …
EÇS I 175a … ve pisi ve nîlûfer ve tekir [ve] kızıl kalkan balığına aşk olsun kim anı tamâm yiyen âdemden âdem çıkar eski balıkdır. Ammâ kalaklı ve kulaklı kalkan ve kefal balığ …
EÇS I 175a … mmâ bunların hakkında elsine-i nâsda "Ağ yapan onmasın, avlayan bitmesin, balık yiyen doymasın" demişler. Hakkâ yiyen doymasın kelâmı mü’essir olmuş, zîrâ bir adem n …
EÇS I 175a … âsda "Ağ yapan onmasın, avlayan bitmesin, balık yiyen doymasın" demişler. Hakkâ yiyen doymasın kelâmı mü’essir olmuş, zîrâ bir adem ne kadar kızıl kalkan balığı yese …
EÇS I 175b … erât 2000, gerçi harîr harâmdır ammâ pîrleri ibtidâ Hazret-i Eyyûb'dur kim etin yiyen kurdcuğazlar ipek yaparlardı. Ba‘dehu Hazret asrında pîrleri Safvân-ı Yemenî'di …
EÇS I 197a … tidâ te’lîf eden Cemşîd'dir, gayrısı nâ-ma‘lûmdur. Bunlar dükkânlarında benglik yiyerek gülerek şakalar ederek "Bengîleriz karnımız ac" diyerek geçerler.
EÇS I 205b … içinde öter sarı hıyârlar ve turp ve şalgamları tekne ve gerdellerinden çıkarup yiyerek ubûr ederler. Gerçi mezmûm ü mülevves kavmdir, ammâ Mısır ile İslâmbol'da lâzım …
EÇS II 230b … emrillahi Te‘âlâ esbâb güvesi ta‘bîr etdikleri gibi kurddur kim kar içinde karı yiye yiye girdiği yollardan bulunur.
EÇS II 230b … lahi Te‘âlâ esbâb güvesi ta‘bîr etdikleri gibi kurddur kim kar içinde karı yiye yiye girdiği yollardan bulunur.
EÇS II 263b … e şimdi yine Âl-i Osmân donanmasıyla deryâ-misâl asker ile gelmede. Azak balığı yiye yiye cânımıza tâk deyüp ciğerlerimiz cılk oldu. Âhir bu kal‘ayı Âl-i Osmân elde …
EÇS II 263b … di yine Âl-i Osmân donanmasıyla deryâ-misâl asker ile gelmede. Azak balığı yiye yiye cânımıza tâk deyüp ciğerlerimiz cılk oldu. Âhir bu kal‘ayı Âl-i Osmân elde koma …
EÇS II 269a–270a … nda Hazîne Kâtibi İbrâhîm Çelebi ile mankadaş olup şîr-hor-ı mâ ve katr-i nebât yiyerek mu‘azzez ve mükerrem zevk u safâ ile bir gün bir gicede,
EÇS II 298b … lası, kelenteri ve münşîsi ve darûgası ve korucubaşısı ve dizçöken ağası ve çiğ yiyen ağası ve yasavul ağası ve eşik ağası (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) …
EÇS II 320a pûri çâmod / ekmek yiyelim
EÇS II 320a pûri çâmes / ekmek yiyelim
EÇS II 332b vây cây denecir milavli şuhûri kûbâl uçkum / gel âdem yat gitme koyun ekmek yiyelim
EÇS II 332b vây cây dâhodi küli kübâl mercivân uçkum / gel âdem otur peynir ekmek yoğurd yiyelim
EÇS II 334a … ki paşa güleş ederiz. Bizi salavâtla. Aç karnına bir eyi gürüş edüp sonra ta‘âm yiyelim " deyince hemen hakîr nola deyüp "Şast ber-kabza, çekilmiş yay oku gibi hâzırum" …
EÇS II 362a–362b … enâvül etdiklerin bir ferd-i âferîde görmemişdir. Meğer yine tekye kurbânı olup yiyeler .
EÇS III 49b … zâr sahrâları ve dırahtistânları ubûr edüp Türkmân obalarında külemer ve kaymak yiyerek ,
EÇS IV 264b … askerinize tenbîh ü te’kîd edin, evvel hân arısın söndürelim, sonra hânın balın yiyelim . Gayri re‘âyâ vü berâyâya ve ehl [ü] ıyâle vaz‘-ı yed edüp hâneleri nehb ü gâre …
EÇS IV 299a … m oldukda hikmet-i Hudâ hân kapusunda âmâde olan nöker ve dizçökenler ve çiğ et yiyenler ve cümle merdümhorlar pârekende ve perîşân olmağa başladılar. Hân-ı garîbin ren …
EÇS V 12b … anında hokka ile bir gûne müferrih ü mukavvî ma‘cûn vardır kim bir miskal andan yiyen yedi kerre cimâ‘ eder, eğer andan birer sehel yersek def‘-i harâret dahi ederiz …
EÇS V 12b Nûruddehr eydir: "Eğer bu ma‘cûn fenâdır derseniz, ibtidâ ben yiyem " deyüp hançerle hokkadan bir hayli ma‘cûn çıkarup evvel kendi yedi.
EÇS V 70b … ve şa‘ire muhtâc olup cihân başlarına dar oldu. Mâl-ı metâ‘ çok, ammâ yenir mi? Yiyecek yok. Havf u haşyet ve renc [ü] anâ çok.
EÇS VI 111b … idiğiyle zağlanmış ve ağılanmış kurşumu var, bir kerre ol kurşumu tahta'l-kahve yiyen uçmağı bulur. Tâ bu mertebe kal‘a-i bî-amândır, el-iyâzu billâh. Hattâ bu mahal …
EÇS VI 128b "Pöh, sad bârekallâh bu ta‘m-ı lezîz ancak cennetde olur" deyü yiyenler âlem-i hayretde kaldılar.
EÇS VI 133a … ne râh ve ne râh u hemrâh nâ-peydâ olup dağdan dağa göğemler ve ahlad emrûdları yiyerek ve çengelistân dağlar aşarak 7 sâ‘atde,
EÇS VI 139b … yü bir yayla eteğinde olmağile mahbûbe kızların temâşâ ederek kaymağ u balların yiyerek niçe zevk u safâlar ederek ve bu karye-i Moraviçe, nehr-i Lig kenârındadır. Neh …
EÇS VII 78a–78b … e-câ dükkânçeleri var, cümle Orta Macar katanası kâfirleri bunda yatup yemlenüp yiyeceklenüp taşra vilâyetlerd[e] şikâr alırlar, ammâ Keçkemet Macarının kızları ve sarâyı v …
EÇS VII 125b Garâ’ib bunda kim atlarının yemi ve yiyecekleri ve tîmârları yokdur. Hemân atdan endikleri gibi atların sahrâlara bir oğlanları …
EÇS VII 128a … âr deve dişi buğday olur. Ve bir gûne siyâh arpası olur, dörd vukıyyesin bir at yiyemez . Bir kîle gendümü elli kîle verir. Ammâ boza darısın re‘âyâları çok eküp yerler …
EÇS VII 131b … ını kabûl eyledim, zîrâ hakîmâne emrullâhdır. Bir âdem müddet-i medîd-i ömründe yiye içe vücûdunda niçe gûne safrâ ve sevdâ ve balgam ve ahlât-ı fâsideler cem‘ olur …
EÇS VII 156b … seyâhat edemez. Lâkin beğlerine bir armağan hedâyâ versen yanına âdemler koşup yiye içe kona göçe bir beğe yâ bir kabağa veyâ bir pişköve sâlimîn ü gânimîn teslîm …
EÇS VII 177a–177b … p ömrümüz içinde işde ol ağaçlardan yemişleri koparup yeriz. Hemân sâ‘at yemişi yiyenler dirilüp zekerlerinden nefsleri akarmış. Tâ bu mertebe mukavvî meyveleri var imi …
EÇS VII 178b … zre atlara balıklar yedirüp biz de atların ba‘zıların boğazlayup çiğ at etlerin yiyerek buz deryâsı üzre (---) gece çapul seğirdir gibi tîzcek seğirdiriz.
EÇS VIII 190b … bda nehr-i Kuban'a yakın ahlad armudu ve göğem ve kızıl elma ve pelid meyveleri yiyerek (---) sâ‘at seğirdüp elhamdü lillâhi te‘âlâ nehr-i azîm Kuban kenârında bir azî …
EÇS VIII 192a … sehel sovukdan ârâm bulup yaban ahlat armudu ve göğemler ve kızıl kızıl elmalar yiyerek ,
EÇS VIII 336a–336b Ve bunlarda aslâ müselmân esîrleri yokdur, zîrâ kendülerinin dahi yiyecekleri olmayup esîrlere ne yedirsinler. Cemî‘i Frengistân kefereleri dahi bunlardan ko …
EÇS VIII 341b … i'nin Boyana gölünde ola, gâyet lezîz ve ter ilik-misâl mâr hayyeleri olur. Anı yiyen ömründe ağrı hastalığın görmez, gâyet nâfi‘ ve mukavvîdir. Bu gölün mahsûlü dah …
EÇS IX Y7a … ileride dağ başındaki ayazma suyu kenârında kahve pişirelim, anda tahte'l-futûr yiyelim " dedim.
EÇS IX Y70a … Ammâ bu İblîs'in temâşâsına gelenler seng-sâr edüp bu kadar bin yıldan berü taş yiye yiye bir gözün dahi çıkarmışlar. Allâhu a‘lem, ol gözin dahi çıkaran İsmâ‘îl nâ …