… Timur huzûruna getirüp Timur ayağa kalkup ikisi bir seccâde üzre oturup bal ve
yoğurd
tenâvül edüp esnâ-yı kelâmda Timur, Yıldırım Hân'dan su’âl eder kim;
Âhir bi-emrillâh, altında iş görmemiş at kalup Yıldırım Hân atından tekerlenüp kıyâma gelmeden Tatar askeri Yıldırım Hân'ın başına üşüp Timur huzûruna getirüp Timur ayağa kalkup ikisi bir seccâde üzre oturup bal ve yoğurd tenâvül edüp esnâ-yı kelâmda Timur, Yıldırım Hân'dan su’âl eder kim;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a ·
metinde göster ·
… nlarda olan zevk u safâ bir yerde olmaz. Tâze peynirler ve gölemez ve kaymak ve
yoğurd
ve kesmik ve süd ve ağız ve teleme peyniri ve hoşmerim ve tereyağı ve ayran ve …
Esnâf-ı ağılcıyân: Etrâf-ı İslâmbol'da iki bin ağıldır. Dağlar içre altı ay ma‘mûr olur külbe-i ahzânlı çalı ve çırpıdan ağıllardır. İçinde sağmal koyun ve kuzu vardır. Hızır-ilyâs'da kuzuya narh verildikde bunlarda olan zevk u safâ bir yerde olmaz. Tâze peynirler ve gölemez ve kaymak ve yoğurd ve kesmik ve süd ve ağız ve teleme peyniri ve hoşmerim ve tereyağı ve ayran ve pışav ve may ve kertme bu gûne çoban ni‘metleri olur kim pâdişâh mâlik değildir. Bu iki bin ağılda cümle dörd bin ter-oğlanı vardır. Bunlar dahi âmâde ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167a ·
metinde göster ·
… sâkin iken bir beyâz ineği var idi. Ana Sevrü'ş-Şehb derlerdi, anı sağup südün
yoğurd
ve kaymak ve tereyağı ve kaşkaval peyniri ve teleme peyniri ve kesme peyniri ya …
Esnâf-ı cibn-i hâlûmiyân ya‘nî peynirciyân: Kârhâne 400, neferât 500, bunların pîri Hazret-i İbrâhîm, Haleb'de sâkin iken bir beyâz ineği var idi. Ana Sevrü'ş-Şehb derlerdi, anı sağup südün yoğurd ve kaymak ve tereyağı ve kaşkaval peyniri ve teleme peyniri ve kesme peyniri yapup müsâfirlerine yedirüp ikrâm ederdi. Ol beyâz inek sebebiyle Haleb'e Halebü'ş-Şehbâ derler, haleb sağıma, şehb beyâza derler ya‘nî sağılmış beyâz inek şehri demekdir. Hâlâ Hazret-i İbrâhîm'in ol beyâz ineğin südün sağup cemî‘i fukarâya bezl etdüği süd mecuru Haleb'in iç kal‘asındaki câmi‘ içinde makâm-ı İbrâhîm olan minberin altında durur bir taş mecur teknedir. Bu tekne içinden cemî‘i halka süd üleşdirüp cümle halk südden müstağnî olup yine mecur ke'l-evvel leb-ber-leb dururdu. Cenâb-ı izzet tâ bu mertebe berekât-ı Halîl vermiş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
… kârhâne-i münakkaşlardır kim ıydeynin üçüncü günlerinde niçe bin âdem cem‘ olup
yoğurd
ve kaymak tenâvül ederler. Bu lezîz yoğurd meğer Bingöl yaylasında ola, gâyet l …
Esnâf-ı cümle yoğurdcıyân: Kârhâne 500, neferât 1600, bu tâ’ife Eyyûb'da yüz aded kârhâne-i münakkaşlardır kim ıydeynin üçüncü günlerinde niçe bin âdem cem‘ olup yoğurd ve kaymak tenâvül ederler. Bu lezîz yoğurd meğer Bingöl yaylasında ola, gâyet lezîzdir. Ba‘zı cânlar Eyyûb Sultân'ın kerâmetiyle lezîz olmuşdur, derler. Zîrâ anın şehrinde hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı cümle yoğurdcıyân: Kârhâne 500, neferât 1600, bu tâ’ife Eyyûb'da yüz aded kârhâne-i münakkaşlardır kim ıydeynin üçüncü günlerinde niçe bin âdem cem‘ olup yoğurd ve kaymak tenâvül ederler. Bu lezîz yoğurd meğer Bingöl yaylasında ola, gâyet lezîzdir. Ba‘zı cânlar Eyyûb Sultân'ın kerâmetiyle lezîz olmuşdur, derler. Zîrâ anın şehrinde hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
Hânı ve Kütâhiyye Hânı ve Yağ Kapanı Hânı, azîm hândır. Bir âdem bahis ile bir …
Ve Kurşumlu Hân ve Yoğurd Hânı ve Kütâhiyye Hânı ve Yağ Kapanı Hânı, azîm hândır. Bir âdem bahis ile bir fıçı boza içüp hânın kapusu üzre asılı durur. Bir âdem dahi bir çömçe boza içüp ol büyük fıçının yanına asup bir tabak kâğıd üzre sülüs hattıla "Bu fıçıyla bozayı içen sığırdır. Bu çömçeyi içen âdemdir" deyü tahrîr etmiş, hâlâ temâşâgâhdır. Ve (---)226b niçe hân-ı zîbâlar dahi vardır ammâ kal‘a-misâl olup serâpâ kurşum örtülü hânlar bunlardır, ki tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226a–226b ·
metinde göster ·
… -i mahbûb-ı frenkdir. Kâmil beş gün bunların obalarında 142b süd ve kaymak ve
yoğurd
ve kölemez ve hoşmerim ve tereyağıyla pişmiş bazlama ve damzırma ve sızırma ve …
Ammâ bunların mahbûblarından ziyâde yürük tâ’ifesinin ve Çıtak halkının ve yobaz kavminin ve haylaz tâ’ifesinin dövledâr ve mücessem mahbûbe-i zamâne ve fitne-engiz-i cihâne duhter-i pâkîze-ahterleri olur kim her birinin reng-i rûyları humret üzre olup gil-i gül ruhları ruhsâre-i mahbûb-ı frenkdir. Kâmil beş gün bunların obalarında 142b süd ve kaymak ve yoğurd ve kölemez ve hoşmerim ve tereyağıyla pişmiş bazlama ve damzırma ve sızırma ve katık ve teleme peyniri ve ağız ve ekir ve uyku ve ayran ve yayık ve pişi ve katmerce ve poğaça ve ezme ve yazma misilli ta‘âmlar ki bu yaylalarda yürükâna mahsûs et‘ıme-i hafîfeleri tenâvül edüp semîn kuzu büryânları ile ten-perver olup mücessem olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142a–142b ·
metinde göster ·
… ib-isyânlardan bir fertûte-i mekkâre kendüsü gibi kancık kelblerin südüyle tâze
yoğurd
ve tâze peynir yapup fağfûrî tabaklar ile taşrada Timur'a hedâyâ gönderüp eydür …
Ba‘dehû sene 795 târîhinde Timur Şâh üç sene muhâsara edüp içinde mütehassın olan fecereler kal‘ayı Timur'a vermek sadedinde iken derûn-ı kal‘ada olan nisvân-ı sâhib-isyânlardan bir fertûte-i mekkâre kendüsü gibi kancık kelblerin südüyle tâze yoğurd ve tâze peynir yapup fağfûrî tabaklar ile taşrada Timur'a hedâyâ gönderüp eydür "Bizi muhâsara edüp ifnâ-yı vücûd edersin. Biz hod henüz tâze süd ve hubz-i halûm tenâvül etmedeyiz" dedikde hemân Timur muztarib-i hâl ve bî-huzûr [u] bî-mecâl olup nefîr-i rıhletleri çalup azm-i diyâr-ı Rûm alâ Yıldırım Bâyezîd Hân eder. İşte kal‘a-i Mardin'i bu yüzden ol mekkâre kelb südüyle halâs etmişdir. Ba‘dehû Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân (---) bir hîle ile kal‘a-i Mardin'i Ermenîler destinden serîka edüp her tarafın imâr edüp kahkahâ-yı Kürdistân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 210b ·
metinde göster ·
… a Mevâl Urbânı kara obalarıyla meks edüp müşk ü amber-i hâm râyihalı südleri ve
yoğurd
ve kaymakları olur. Bu mahalde tarîk-ı âm iki fırka olup cânib-i kıbleye giden …
Menzil-i Ortahân: Çölistân içre bir hân-ı kavîdir kim Hârûnu'r-Reşîd hâtûnu Zübeyde Hanım binâsıdır. Etrâfında Mevâl Urbânı kara obalarıyla meks edüp müşk ü amber-i hâm râyihalı südleri ve yoğurd ve kaymakları olur. Bu mahalde tarîk-ı âm iki fırka olup cânib-i kıbleye giden râh-ı müstakîm Zübeyde Hâtûn dîvârıyla on günde Ka‘be-i şerîfe gider kim bu mahalde kıble garb tarafındadır. Cümle ehl-i Bağdâd'ın kıblesi gün batısı tarafınadır. Ve şimâl tarafına giden yol çöl [ü] çölistân ile Ane kal‘ası ve Selme kal‘ası üzre sekiz günde Şâm-ı şerîfe kârbân gidüp gelir şâh-râh-ı dürüstdür. Yine bu mezkûr Ortahân'dan taraf-ı kıbleye çölistân [u] muğaylânistân içre 6 sâ‘atde Deşt-i Kerbelâ'da gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352a ·
metinde göster ·
… eti beş peneze kuzu eti ve üç peneze sığır eti ve üç vukıyye gelir bir kaplıca
yoğurd
iki peneze ve on beş yumurta bir peneze ve bir arka yükü elma ve soğan ve hıyar …
Hattâ üç yüz dirhem hâs ve beyâz ekmek bir akçeye ve altı peneze koyun eti beş peneze kuzu eti ve üç peneze sığır eti ve üç vukıyye gelir bir kaplıca yoğurd iki peneze ve on beş yumurta bir peneze ve bir arka yükü elma ve soğan ve hıyar ve kabak ve lahana ve pırasa ve sarmısak birer penezedir, ammâ pirinç ve kahve ve şeker pahâlıdır, zîrâ bu şehre Selânik on iki konakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116a ·
metinde göster ·
ve teleme peynirleriyle semiz kuzular yeyüp Cenâb-ı Allâh'a şükr edüp andan tar …
Bu yaylada üç gün meks edüp gölemez ve kaymağ u yoğurd ve teleme peynirleriyle semiz kuzular yeyüp Cenâb-ı Allâh'a şükr edüp andan taraf-ı cenûba gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134a ·
metinde göster ·
… bakır peneze alınır. Koyun eti beş peneze, sığır eti üç peneze ve bir bukliçse
yoğurd
bir peneze ve yağ ve balın ganîmetin Hudâ bilür.
Mahsûlât-ı hubûbâtından dânedâr buğdayı ve yulafı ve darusu ve heldinesi gâyet çok olur. Anıniçün ganîmet şehirdir kim bir vukıyye beyâz nân pâre bir bakır peneze alınır. Koyun eti beş peneze, sığır eti üç peneze ve bir bukliçse yoğurd bir peneze ve yağ ve balın ganîmetin Hudâ bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 153b ·
metinde göster ·
… e gelir bir Kabliçsa yoğurdu Belgrad'a bir peneze verirler. Belgrad'ı kaymağ ve
yoğurd
ile ganîmet eden bu Zemon'dur. Belgrad'ın ba‘zı ehl-i hırefleri bunda sâkin olu …
Memdûhâtından nâzük ter ü tâze kaymağı ve yoğurdu meşhûrdur. Hattâ üç vukiyye gelir bir Kabliçsa yoğurdu Belgrad'a bir peneze verirler. Belgrad'ı kaymağ ve yoğurd ile ganîmet eden bu Zemon'dur. Belgrad'ın ba‘zı ehl-i hırefleri bunda sâkin olurlar, zîrâ bu Zemon Belgrad'a nîm sâ‘at yerdir, görünür. Mâbeynde nehr-i Sava olmasa bir ânlık yerdir. Andan cümle asâkir-i İslâm ile kalkup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a ·
metinde göster ·
, bire ayran, bire ekmek, bire arpa ve bire at nalı var mı" deyü her biri bir gû …
"Bire dizdâr, bire kal‘a gidileri, bire açın kapuları, bire yoğurd, bire ayran, bire ekmek, bire arpa ve bire at nalı var mı" deyü her biri bir gûne feryâd edüp çakal gibi çağrışırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… en bu kavmi görüp kimi handak kenârında yatır kimi durur ve kimi oturur ve kimi
yoğurd
ister. Hemân küffâr müşâvere edüp,
Meğer bu kal‘a Nemse kâfirinin Tata kal‘ası imiş. Küffâr mazgal deliklerinden bu kavmi görüp kimi handak kenârında yatır kimi durur ve kimi oturur ve kimi yoğurd ister. Hemân küffâr müşâvere edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… ve Saruhan ve Menteşe Türkleri eydir "Bire cânım serhadli kardaşlar, açız. Bize
yoğurd
ve ayran ve ekmek ve atlarımıza arpa verün, yeyelim, size du‘âlar edelim. {Anda …
Bunlar da Aydın ve Saruhan ve Menteşe Türkleri eydir "Bire cânım serhadli kardaşlar, açız. Bize yoğurd ve ayran ve ekmek ve atlarımıza arpa verün, yeyelim, size du‘âlar edelim. {Andan} ordumuza gidelim" dediklerinde bedenler üzre {olan} kâfirler eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… vukiyye nânı bir akçeye ve eti üç akçeye ve bir kuzu on akçeye ve bir bokliçse
yoğurd
bir peneze ve gayri me’kûlât [u] meşrûbâtlar dahi ana göredir.
Ve gâyet ganîmet şehirdir, zîrâ cânib-i erba‘ası yedi yüz pâre ma‘mûr kurâlardır. Ve zemîni vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyâr olduğundan bir kîle buğday üç yüz vukiyye gelir. Ve hâs u beyâz ekmeği meşhûr olup bir vukiyye nânı bir akçeye ve eti üç akçeye ve bir kuzu on akçeye ve bir bokliçse yoğurd bir peneze ve gayri me’kûlât [u] meşrûbâtlar dahi ana göredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141b ·
metinde göster ·
… en mâ‘adâ sehel sekir verir. Bir dahi kurut ayranı, ya‘nî ekşimiş ve belemiş(?)
yoğurd
keşin ısladup yerler. Bir dahi yazma nâmında ilik gibi bir kaymağı alınmamış yo …
Niçe kerre yüz bin Tatar vardır kim ömründe su içmemişdir. Kımız nâmında bir gûne altı yedi günlük at südü içerler. Talkan nâmında darıyı kavurup değirmenden çeküp un gibi edüp anı at südü ve deve südüyle karışdırup içerler. Def‘-i cû‘ etdiğinden mâ‘adâ sehel sekir verir. Bir dahi kurut ayranı, ya‘nî ekşimiş ve belemiş(?) yoğurd keşin ısladup yerler. Bir dahi yazma nâmında ilik gibi bir kaymağı alınmamış yoğurdu at südüyle ayran edüp anı içerler. Ve ilik gibi koyu ve lezîz bozaları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107b ·
metinde göster ·
… [ek]den geçmiş Tatar bozası ve dörd beş günlük at südü kımızı ve yağı alınmamış
yoğurd
yazması ve talkanı ve meşâyihler nûş edeceği maksima bozası memdûhdur.
Der-hayât-ı cân-perver-i gûnâ-gûn meşrûbât: Evvelâ niçe yüz âb-ı hayât sularından mâ‘adâ ilik gibi ince el[ek]den geçmiş Tatar bozası ve dörd beş günlük at südü kımızı ve yağı alınmamış yoğurd yazması ve talkanı ve meşâyihler nûş edeceği maksima bozası memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128a ·
metinde göster ·
… gün asâkir-i İslâma pişmiş bir koyun başı ve bir çanak mastaba aşı ve bir çanak
yoğurd
ayranıyla cümle asâkir-i İslâmı doylarlar imiş. Çanakları aslâ boşanmaz imiş. k …
Der-beyân-ı ziyâretgâh-ı kal‘a-i Azak: Evvelâ kıble cânibindeki mezkûr Noğay kavmi handakları içinde ziyâret-i Aşçı Baba ve ana karîb ziyâret-i Başçı Baba ve Yoğurdcu Baba: Bu sultânların üçü dahi karındaşlar imiş. Gedik Ahmed Paşa ile bu kal‘a muhâsarasında bulunup her gün asâkir-i İslâma pişmiş bir koyun başı ve bir çanak mastaba aşı ve bir çanak yoğurd ayranıyla cümle asâkir-i İslâmı doylarlar imiş. Çanakları aslâ boşanmaz imiş. kaddesenâllâhu bi-sırrıhi'l-azîz. Hâlâ ziyâretgâh-ı azîmlerdir. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186a ·
metinde göster ·
Bunda hayemâtlar ile koyun sayalarında ve eğreklerinde konup göçüp kaymak ve
yoğurd
ve teleme peynirleri ve ağız ve anızlar ve kölemezler ve hoşmerimler ve ballı k …
Bunda hayemâtlar ile koyun sayalarında ve eğreklerinde konup göçüp kaymak ve yoğurd ve teleme peynirleri ve ağız ve anızlar ve kölemezler ve hoşmerimler ve ballı kaymak ve ballı kaykanalar ve tâze peynirler yeyüp ve sarı keçilerin surutka nâm ciğer tâzeler mâ-i cibîn suların içüp ve toklu kuzu kebâbları ve alabalıkları yeyüp gûnâ-gûn buz pâresi âb-ı hayât suların nûş edüp niçe bin gûne nebâtât [u] giyâhâtdan reybâs ve ışgın ve çilek ve yer vişneleri yeyüp gûnâ-gûn asel-i musaffâ şerbetleri nûş edüp zevk [u] safâlar etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371b ·
metinde göster ·
… e-i çârkûşe (---)(---)(---)(---)(---)(---) var idi. İneği anın içine sağup
yoğurd
edüp kifâflanırlardı. Ba‘de'l-kifâf ümmetine bezl edermiş. Ve ibtidâ yoğurd ve …
Ve bu câmi‘deki makâmında bir beyâz taşdan bir tekne-i çârkûşe (---)(---)(---)(---)(---)(---) var idi. İneği anın içine sağup yoğurd edüp kifâflanırlardı. Ba‘de'l-kifâf ümmetine bezl edermiş. Ve ibtidâ yoğurd ve peynir yapmak Hazret-i İbrâhîm'den kalmışdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---) Ve yoğurdcuların pîri ana müntehîdir. Ve beyâz ineği bunda sağduğu içün Haleb, "süd sağmağa" derler. Şehb, "beyâz"a derler. Anıniçün (---)(---)(---)(---)(---)(---) "Halebü'ş-şehbâ" deyü tesmiye olunur. Q 76bP 76b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y171a ·
metinde göster ·
ve peynir yapmak Hazret-i İbrâhîm'den kalmışdır. (---)(---)(---)(---)(---) …
Ve bu câmi‘deki makâmında bir beyâz taşdan bir tekne-i çârkûşe (---)(---)(---)(---)(---)(---) var idi. İneği anın içine sağup yoğurd edüp kifâflanırlardı. Ba‘de'l-kifâf ümmetine bezl edermiş. Ve ibtidâ yoğurd ve peynir yapmak Hazret-i İbrâhîm'den kalmışdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---) Ve yoğurdcuların pîri ana müntehîdir. Ve beyâz ineği bunda sağduğu içün Haleb, "süd sağmağa" derler. Şehb, "beyâz"a derler. Anıniçün (---)(---)(---)(---)(---)(---) "Halebü'ş-şehbâ" deyü tesmiye olunur. Q 76bP 76b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y171a ·
metinde göster ·
… zancılar hânı ve Çukur hân ve Karanlık kapuda üç hân vardır. Ve Mazı hânı ve ve
Yoğurd
hânı ve Peynir hânı ve Çuka hânı [ve] Vekâle hânı ve Kurd Beğ hânı ve Menkûsa'd …
Ve cümle yetmiş hândır. Ammâ kırk yedisi (---)(---)(---)(---)(---)(---) kurşum örtülü hân-ı âlîlerdir. Ammâ cümleden ma‘mûr u metîn ve müstahkem binâ-yı kavî Gümrük hânı Q 77aP 77a ve Musulluoğlu hânı ve Çıkrıkçıoğlu hânı ve Hayre Beğ hânı ve Sâbûn hânı ve Bostâncı hânı ve Paşa hânı ve Behrâmiyye hânı ve İpek hânı ve Mutâf hânı ve Büyük Paşa hânı ve Freng hânı ve Elçi hânı ve Bakır hânı ve Kettân hânı ve Kazancılar hânı ve Çukur hân ve Karanlık kapuda üç hân vardır. Ve Mazı hânı ve ve Yoğurd hânı ve Peynir hânı ve Çuka hânı [ve] Vekâle hânı ve Kurd Beğ hânı ve Menkûsa'da Dâr-ı kurrâ hânı ve Sögüd hânı ve Üzüm hânı ve Hacı Mahmûd hânı ve Çufud hânı ve Mar‘aşlıoğlu hânı ve Bor hânı, şöhre-i şehir olmuş bu hânlardır. Ve yedi kârban sarâydır. Ve âyende vü revendeye hâne-i bî-minnet mihmângâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y172b ·
metinde göster ·
… e mahbûbları, râh-ı huccâc üzre beyâz çörek ve börek ve matbûh tavuk ve kuzu ve
yoğurd
ve kaymak ve arpa ve saman ile huccâcı ganîmet ederler, gâyet ma‘mûr karyedir. …
Menzil-i karye-i Kisve: Bir kayalı dere kenârında bâğ u bâğçeli ve iki yüz toprak örtülü Arab hâneleridir. (---) evkâfıdır. İki câmi‘i ve bir mescidi ve bir hammâmı ve bir hânı var. Cümle sağîr ü kebîri ve pence-i âfitabe mahbûbları, râh-ı huccâc üzre beyâz çörek ve börek ve matbûh tavuk ve kuzu ve yoğurd ve kaymak ve arpa ve saman ile huccâcı ganîmet ederler, gâyet ma‘mûr karyedir. Ve halkı gâyet mün‘imdir. Çoğu şütürbândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258a ·
metinde göster ·
… r. Ve herkes dostlarına niçe bin kutu şeker-i nebât ve hulviyyât u zülbiyyât ve
yoğurd
gönderirler. Huccâc âcizmânde iken ve zâr zebûn fürûmânde iken ve cümle hasta v …
Bu asker huccâca varmasa huccâc selâmetle Mısır'a gelmemesi mukarrerdir. Zîrâ tüccâr iki üç bin deve yükü bakla ve şa‘îr ve pirinc ve un ve bal ve yağ ve beksumât ve'l-hâsıl kuş südü, yumurta, anı dahi götürürler. Ve niçe yüz deve Nîl suyu hedâyâ götürürler. Ve herkes dostlarına niçe bin kutu şeker-i nebât ve hulviyyât u zülbiyyât ve yoğurd gönderirler. Huccâc âcizmânde iken ve zâr zebûn fürûmânde iken ve cümle hasta ve yorgun argın ve develeri durgun ve huddâmları dargın Ezlem'e geldikleri gibi tâze cân bulurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y206a ·
metinde göster ·
… . Ve içinde mercimekden küçük kırmızı mercimekleri vardır. Ba‘zılar sarımsağ ve
yoğurd
ile bişirüp bûrânî ederler, aceb ni‘met-i lezîz olur. Ve,
Bamya: Yeşil yeşil şeşhâne pelid cirminde bir ta‘âmdır. Üstü keler derisi gibi dikenlicedir, ammâ tabh oldukda dikeni mahv olur. Lâhm-ı şahm ile bişince ve içine limon suyu koyunca gâyet nâfi‘ ta‘am olur. Ve içinde mercimekden küçük kırmızı mercimekleri vardır. Ba‘zılar sarımsağ ve yoğurd ile bişirüp bûrânî ederler, aceb ni‘met-i lezîz olur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y239a ·
metinde göster ·
… îze yoğurdu ve kaymağı fürûht olunur kim cemî‘i züvvârın derûn [u] bîrûnu beyâz
yoğurd
olur. Ve Heremeyn dağları bu cânibde olmağile beş on yârân bir yere cem‘ olup k …
Ve bu su mevlûdun üç gününde cüllâb-misâl su cereyân eder. Ve lezzeti Hudâ hakkıyçün gûyâ âb-ı Zemzem'dir. Ve tabî‘atı sehel müshildir. Yetmiş yedi emrâz-ı muhtelifeye dâ‘-i devâdır. Bu âbdan bir kerre nûş eden sene-i âtiyeye varınca aslâ ve kat‘â bir marîze mübtelâ olmayup Hakîm-i Lem-yezel'den gayrı hâkim [ü] hükemâya muhtâc olmaz. Ammâ i‘tikâd-ı tâm ile nûş etmek gerek. Hattâ dem-i fâsidi vücûdda olan ahlâtı ve ra‘şe ve beras ve cüzâmı def‘ eder. Mezkûr ayn sene-i âtiyeye varınca bayağı turna gözü âb-ı latîf cereyân eder. Ve yine mâh-ı Temmûz'da kırk gün kırk gece kan akar. Yevm-i mevlûdda kan dinüp mücellâ cüllâb-misâl cereyân eder. Bi-emrillâh ilâ mâşaallâh âdetullâh bunun üzerine cârîdir. Ve bu mevlûd-ı şerîfde bu ayn içün ol kadar yüz kerre yüz bin cerre ve bardak ve mecur ve çanak bey‘ olunur kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Ve yine ol gün ol kadar mecur Cîze yoğurdu ve kaymağı fürûht olunur kim cemî‘i züvvârın derûn [u] bîrûnu beyâz yoğurd olur. Ve Heremeyn dağları bu cânibde olmağile beş on yârân bir yere cem‘ olup kimi piyâde ve kimi har-süvâr olup Fir‘avn dağların temâşâya giderler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y271b ·
metinde göster ·
… ndır. Cîze lebeni ve kışta kaymağı gâyet lezîzdir. Beher yevm yigirmi bin mecur
yoğurd
ve on bin çanak kaymak tabak tabak Mısır'a gider. Ve niçe bin cerre âye[t]
Ve bâğ u bâğçesi ve nahlistânı çokdur, ammâ bostânları yokdur, zîrâ sığır ve koyun kânıdır. Çârsû-yı bâzârında cümle halkı lebbândır ve cümle iki yüz ma‘dûd dükkândır. Cîze lebeni ve kışta kaymağı gâyet lezîzdir. Beher yevm yigirmi bin mecur yoğurd ve on bin çanak kaymak tabak tabak Mısır'a gider. Ve niçe bin cerre âye[t]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·