Esnâf-ı teleme peynirciyân: Neferât 300, bunların dükkânları
yokdur. Ekseriyyâ
cümle Arnavu[d] tâ’ifesidir. Sırıklar üzre ikişer üçer yüz beyâz bez tobralar i …
Esnâf-ı teleme peynirciyân: Neferât 300, bunların dükkânları yokdur. Ekseriyyâ cümle Arnavu[d] tâ’ifesidir. Sırıklar üzre ikişer üçer yüz beyâz bez tobralar içre teleme peynirlerin doldurup sırıklara bağlayup omuzlarında gezdirüp "Teleme peynir" deyü feryâd edüp gezerler. Ammâ Hudâ âlimdir bir ter ü tâze peynirdir kim bal ile mahlût olsa, ısıcak ekmek ile tenâvül olunsa âdem şehîd olmalı olunca yemek mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
… î ve zarbzen ve kolomborna şayka ve saçma topları vardır. Ammâ balyemez topları
yokdur. Ekseriyyâ
topları Tuna'ya nâzırdır. Bir kaç şâhâne topları kara tarafında handak kenarınd …
İmârât-ı derûn-ı kal‘a : 118b Evvelâ kal‘a kapusu üzre müfîd [ü] muhtasar Yıldırım Hân'ın bir tahta minâreli küçük câmi‘i vardır, fevkânîdir. Yüz yigirmi sinne bâliğ bir mübârek hâl sâhibi mü’ezzini var. Ve bir serî‘ hamele-i Kur’ân-ı azîm hâfız-ı Kelâmullah Mısrî imâmı var. Yedi sâ‘atde Hazret-i Furkân-ı mecîdi bilâ-ifrât u tefrît hatm-i şerîf ederdi. Ve orta kulle ve cebehâne kullesi ve gılâl anbarları ve yiğirmi aded neferât hâneleri var. Dizdârı u imâm ve mü’ezzinânı ve niçe neferâtları ve topçuları vardır. Ve sağîr ü kebîr kırk pâre şâhî ve zarbzen ve kolomborna şayka ve saçma topları vardır. Ammâ balyemez topları yokdur. Ekseriyyâ topları Tuna'ya nâzırdır. Bir kaç şâhâne topları kara tarafında handak kenarında paşa sarâyına nâzırdır. Zîrâ vüzerâların sarâyı kal‘a önünde Tuna kenarına vâkı‘ olmuşdur. Bu kal‘anın her gice dîdebânları "Allah yekdir yek" deyü nigehbânlık edüp nevbet beklerler. Zîrâ şiddet-i şitâ olup Tuna donduğu zamân karşu Tuna aşrısı Eflâk kâfiristânı olmağıla gâyet serhad olup ziyâdesiyle havf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 118a–118b ·
metinde göster ·
çukacı Latin dükkânları ve okçuları ve yaycıları ve sekiz aded kahvecileri çokd …
Ve üç yüz doksan dükkândır ammâ bezzâzistânı yokdur. Ekseriyyâ çukacı Latin dükkânları ve okçuları ve yaycıları ve sekiz aded kahvecileri çokdur. Ve tabahânesi. 127b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127a–127b ·
metinde göster ·
… ammâmdır kim giren peşîmân olur ve cümle sekiz yüz dükkândır, ammâ bezzâzistânı
yokdur. Ekseriyyâ
dekâkînleri tahta şindire örtülüdür. şehrinde aslâ kaldırım yokdur. Limanında b …
Ve cümle yedi aded hânları var ve bir hammâmı var. Ol kadar kesîf hammâmdır kim giren peşîmân olur ve cümle sekiz yüz dükkândır, ammâ bezzâzistânı yokdur. Ekseriyyâ dekâkînleri tahta şindire örtülüdür. şehrinde aslâ kaldırım yokdur. Limanında beş yüz pâre gemi elbette mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34b ·
metinde göster ·
"Vallâhi kal‘ada zahîremiz çokdur, ammâ askerimiz çok
yokdur. Ekseriyyâ
ceng edenlerimiz avretlerdir ve sizin toplarınız güllelerinden ve münhedim olan …
"Vallâhi kal‘ada zahîremiz çokdur, ammâ askerimiz çok yokdur. Ekseriyyâ ceng edenlerimiz avretlerdir ve sizin toplarınız güllelerinden ve münhedim olan evlerin serpindisinden ve yağmur gibi yağan kurşumlar derdinden aslâ göz açamaz olduk" deyü haber verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116b ·
metinde göster ·
… lle dahi Yahûdî mahallesidir, ammâ Ermeni ve Fireng ve Macar ve Urûm kefereleri
yokdur. Ekseriyyâ
Latin ve Sırf ve Bulgar kefereleridir, ammâ mahalle-i müslimînin esmâları budur …
Der-defter-i esmâ-i aded-i mahallât: Cümlesi (---) aded mahallelerdir. Üç mahallesi re‘âyâ-yı harâc-güzâr Nasârâ mahallesidir. Bir mahalle dahi Yahûdî mahallesidir, ammâ Ermeni ve Fireng ve Macar ve Urûm kefereleri yokdur. Ekseriyyâ Latin ve Sırf ve Bulgar kefereleridir, ammâ mahalle-i müslimînin esmâları budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 140b ·
metinde göster ·
… r ile su çekilir bir san‘at etmişler kim bir diyârda böyle ibret-nümâ temâşâgâh
yokdur. Ekseriyyâ
bu şehrin sıbyânları su çekme bahânesiyle bu çarhlardan eğlenüp üstâdlarının ça …
Der-sıfat-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Cümleden temâşâgâh cisr-i azîmidir, ammâ bu cisrin çârsû tarafında ve dahi şehir içinde ve şehirden taşra yalçın kayalar üzre ibret-nümâlardan birkaçı oldur kim nehr-i Neretva kayasının tâ çârsû içinde bir kalın zincîrli çarhlara ve dollâblara bağlayup bir zincîrin bir ucu tâ aşağı nehr-i Neretva içinde kayalara bağlanmış kalın zincîrlerdir. Kaçan bir kimesne Neretva'dan su çıkarmak murâd edinse hemân kovasın(a) zincîrin halka[sı]na geçirüp kovayı zincîrden koyverüp yıldırım gibi kova nehr-i Neretva'ya enüp kayaların başındaki su ile memlû olmuş kovasını çarhlar ile çekerken zincîrden yukaru kovalar gelüp bardaklara ve destîlere doldurup giderler. Üç yerde bu gûne zincîr çarhlar ile su çekilir bir san‘at etmişler kim bir diyârda böyle ibret-nümâ temâşâgâh yokdur. Ekseriyyâ bu şehrin sıbyânları su çekme bahânesiyle bu çarhlardan eğlenüp üstâdlarının çarh-ı sitemger çemberlerine girüp kötek yerler. Bu dahi garîb temâşâ-yı gırîv ü feryâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a ·
metinde göster ·
… r ve nâhiyesi (---) kurâdır. Kethudâyeri yokdur, ammâ serdârı vardır. Ve a‘yânı
yokdur. Ekseriyyâ
halkı fukarâlardır. Üzerlerine nühûset müstevlî olmuş, zîrâ kâr u kisbleri tütü …
Menteşe sancağında paşa hâssıdır, voyadalıkdır. Ve yüz elli akçe şerîf kazâdır ve nâhiyesi (---) kurâdır. Kethudâyeri yokdur, ammâ serdârı vardır. Ve a‘yânı yokdur. Ekseriyyâ halkı fukarâlardır. Üzerlerine nühûset müstevlî olmuş, zîrâ kâr u kisbleri tütün fürûht edüp ekerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101a ·
metinde göster ·
… , garîb ü acîb tılısmdir. Hele hakîr vâkıf oldum, aslâ sivrisinek ve kara sinek
yokdur. Ekseriyyâ
hakîr nâzırı ile anda varup Ashâb-ı Kehf nevmine müdâvemet ederdik. Zîrâ bir ha …
Ve bu türbede ve karşu câmi‘de bir tılısm vardır kim aceb hâssadır. Sivrisinek ve kara sinek ve tahta biti olmaz. Ve bir bitli garîb âdem birkaç gün gelmeğe müdâvemet etse piresi ve kehlesi kalmayup cümle mürd olur, garîb ü acîb tılısmdir. Hele hakîr vâkıf oldum, aslâ sivrisinek ve kara sinek yokdur. Ekseriyyâ hakîr nâzırı ile anda varup Ashâb-ı Kehf nevmine müdâvemet ederdik. Zîrâ bir havâdâr serdâb ve sinekden bî-azâb yer olmağile istirâhat ederdik. Ekseriyyâ zurefâ-yı erbâb-ı Mısır anda cem‘ olurlar. Hâsıl-ı kelâm vâcibü's-seyr câmi‘dir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y96b ·
metinde göster ·
… rkında bin iki yüz müfîd [ü] muhtasar hânelerdir. Eyle mükellef sarây-ı azîmler
yokdur, ekseriyyâ
kamışdan ve hasırdan bir gûne ma‘mûr evlerdir. Cümleden kâşif sarâyı ve yedi bö …
Ve şehri Nîl'in cânib-i şarkında bin iki yüz müfîd [ü] muhtasar hânelerdir. Eyle mükellef sarây-ı azîmler yokdur, ekseriyyâ kamışdan ve hasırdan bir gûne ma‘mûr evlerdir. Cümleden kâşif sarâyı ve yedi bölük serdârlarının ve çorbacıların ve menfî Şekerpâre Hâtûn'un ve Musâhib Ali Ağa'nın sarâyları a‘lâ binâlardır. Ve câ-be-câ muhâfazada olan askerî tâ’ifesinin dahi hâneleri ma‘mûrdur. Ve cümle yigirmi altı mihrâbdır, ancak (---) cum‘a kılınur, mâ‘adâ zâviyelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y390b ·
metinde göster ·