İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yoldaş

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
21
isabet
20 cümle/beyitte
7,8
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
1
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi176,9
Dede Korkut Kitabı4123,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–21 / 21

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yoldaş” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 162a "Sakın yoldan yoldaş " deyü yağlayup funda âteşiyle yakup yol açarak "Allâh yol vere, eyyâm {bol} ver …
EÇS I 211b–212a … bacı da anlara itâb edüp ellerindeki feneri bir yoldaşı götürmeden âciz olup ol yoldaş feneri çorbacının atı reşmesine hotas gibi asup gider, at dahi fânûs şu‘lesinde …
EÇS II 241a–241b … üb olup yemek yime. Esbâbın söküğün üstünde dikme,. İyi adın keme takma ve keme yoldaş olma zararın çekersin. Yürü ileri gözüm, kalma geri. Alay bozma, tarla basma, y …
EÇS III 93a–93b … ınca hemân dâğ-ı derûnumdan iki gözlerim pür-nem olup "Amân kardaş, silâhdaş ve yoldaş [u] sırdaş! İki seyishâne mâlımı senin tevâbi‘lerin işte şu bayırda alup gitdil …
EÇS III 110b … ürsel ve Koca Ece ve Kara Ece ve Kara Hoca nâm kırk karındaş, sırdaş, hâldaş ve yoldaş karalar idi. Rûm'da bunlar kılıç urarak bu Pirevadi mahalline gelüp ceng ede ed …
EÇS IV 268a … îngâhlar cümle pîrâste olup herkes at başı berâber kafadâr u sırdaş ve hâldaş u yoldaş ve karındaşlarıyla öpüşüp ve görüşüp ve gülüşüp birbirlerine vasiyyet ederken ç …
EÇS V 71a "Ağalar, beğler ve birbirinden yeğler, vezîrler ve kardaş ve yoldaş ve sırdaş başdaşlar, bugün gördünüz mü bu bizim levendâtlar benim yüzüme karşu …
EÇS V 71a … ammâ aşımız ve işimiz ve eşimiz yok. Cümle cihân halkı hâlâ bize düşman. Eşimiz yoldaş , sırdaş, hâldaş kardaşlarımız dahi bugünkü gün görün bize rû-be-rû ne gûne zebâ …
EÇS VI 24b … zîler nedir bu şehîd, niçün böyle nâ-hak kan dökersiz. Tatar gâzîleri kardaş ve yoldaş ve gazâdaşlarınız değil midir" dedikde yeniçerilerin eşbeh mîr-i kelâmları eyit …
EÇS VI 46a … flerinden gayri yerde hareket etmezdim. Ve dâ’imâ râzdaş ve sırdaş ve hâldaş ve yoldaş ve karındaşı idim. Ve dükeli ezmânda nedîm-i hâssı ve muhâtabı idim. Ve hakîr h …
EÇS VI 125b … en meğer bu taraflarda ormanlar içre bizim münhezim olmuş âdemler hakîri görüp " Yoldaş gerüde ve ileride kâfir var mı?" deyü sorduklarında hakîr "Bir şey yokdur" {ded …
EÇS VII 2a … me’mûr oldukda hemân hakîr anın koşunuyla bile koşundaş ve sırdaş ve hâldaş ve yoldaş olup kal‘a-i Kanije altından tevekkülen alallâh deyüp
EÇS VII 84a … e şehr içinde evden eve ve bâğdan bâğa ve değirmenden değirmene ve herkes eş ve yoldaş ve dostuna kayık ile gezilir garîb temâşâgâh şehirdir. Ammâ âb [u] hevâsı latîf …
EÇS VII 105a "Bire kazakdaş yoldaş kardaşım Evliyâm, sen hoş geldin. Kaydan cüğürüp gelesin. Sen benim olum Ahmed …
EÇS VII 133b yoldaş
EÇS IX Y7a "Şehbâzım, biz dahi Pamukçuluya gideriz. Bile yoldaş olup söyleşerek gidelim" dedim.
EÇS IX Y158b "Bire avân! Bu ıssız dağlarda sana yoldaş olan asılacaklar ile ne yortup yopurup gezersin?" deyü vâfir itâb edüp kendü âd …
DK III 124 … ür senüŋ arḫaçuġuŋ at dimezem saŋa ḳarṭaş direm ḳarṭaşumdan yig başuma iş geldi yoldaş direm yoldaşumdan yig didi
DK IV 47 … ayın altı bölük ideyin altı yoluŋ ayrıdında bıraġayın bir daḫı kimse yazı yirde yoldaş ḳoyup ḳaçmaya didi daḫı ḳoŋur atın ökçeledi yola girdi
DK VII 24 bellü bigler-ile sen yortmaduŋ biş aḳçalu 'ulufeçiler yoldaş itdüŋ anuŋ-içün ol ḳal'ayı sen alımaduŋ diıniş yigenek yine aydur kese kese yim …
DK VII 25 … ldaşlarına hikāyet eyledi meger ṭayısı emen ol arada yaḳın idi cümle bigler-ile yoldaş olup gitdiler tā ki düzmürd ḳal'asına yetdiler çevre alup gitdiler ḳondılar çün …