… çı balı Balkapanı'na getirüp Emînönü'nde ve Balkapanı'nda fıçıların kesretinden
yollardan
geçilmez olur. Ammâ Atina balı gerçi bir neftî elvân baldır. Ammâ müşk ü amber- …
Bu bâzergânlar ol diyârlardan bal cem‘ edüp Eflak ve Boğdan'dan dahi ziyâde niçe bin fıçı balı Balkapanı'na getirüp Emînönü'nde ve Balkapanı'nda fıçıların kesretinden yollardan geçilmez olur. Ammâ Atina balı gerçi bir neftî elvân baldır. Ammâ müşk ü amber-i hâm râyihası âdemin demâğın mu‘attar eder. Ve bir filcân balı kırk filcân su götürüp yine lezîz pâlûdesi olur. Ammâ Girid ve Boğdan balları hâs u beyâz ve lezîz balları olur kim gûyâ beyâz dülbenddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 179b ·
metinde göster ·
… sbâb güvesi ta‘bîr etdikleri gibi kurddur kim kar içinde karı yiye yiye girdiği
yollardan
bulunur.
{Der-vasf-ı âb-ı zülâl} : Ve Cenâb-ı Bârî yed-i kudretiyle bu cebeli halk idelden berü kar vardır. Bi-emrillahi Te‘âlâ âb-ı zülâl dedikleri mahluk, niçe bin yıllık kar içinde bunda bulunur. Mülûk-i âlem murâd edinse bu kadar bin âdem Ferhâdî külünkleri ve tîşeleriyle atîk karları kesüp bulurlar, ammâ gâyet belâ-yı azîm ile bulunur. Bi-emrillahi Te‘âlâ esbâb güvesi ta‘bîr etdikleri gibi kurddur kim kar içinde karı yiye yiye girdiği yollardan bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230b ·
metinde göster ·
Ve bu bâlâda tahrîr olunan kulle-i metînelerin önlerinde bir kat dahi alçak hisâriçe dîvârı gâyet kalın ve rıhtım ve Şeddâdî dîvârdır kim serâpâ mazgal delikleriyle ârâste ve köşe-bendler ile pîrâste olmuş hisâriçe ta‘bîr etdikleri dîvâr-ı pesenddir. Ammâ bu dîvâr üzre asla top yokdur ve bu dîvârın iç yüzünde zîr-i zemîn içre kârgîr binâ yollar vardır kim hîn-i muhâsarada düşman bu kal‘aya toprak sürse mezkûr yollardan handak içre sürülen türâbı kal‘ada mahsûr olanlar uğurlayup kal‘ayı gark-ı türâbdan halâs ederler. Mezkûr hisâriçe yolların üç tarafında dahi dâ’iren-mâdâr Yalı kapusundan ta Tebrîz kapusuna varınca kal‘ayı handak ihâta etmişdir. Elli altmış âdem oğlu handak ihâta etmişdir, ammâ alçakdır. Zîrâ çayırlı ve çemenzârlı alçak zemîn-i mahsûldâr bir tarafından düşman muhâsara edüp meterise girilmek muhâldir. Zîrâ bir zirâ‘ mikdârı meteris kazılsa su çıkar. Ammâ la‘în Kel Rüstem Hân İrân-zemîn askeriyle bu kal‘a altına çöküp bir hayli mesâfe-i ba‘îdeden toprak süre süre handak kenârlarına gelüp amelî türâb ile meterise girmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252b ·
metinde göster ·
… nisvân girer. Ammâ ol hammâmların avretler gideceği başka sokakları var kim ol
yollardan
ba‘de'z-zuhr ricâllerden bir ferd-i merd geçmeğe kâdir değillerdir. Ol avretler …
Şehrin kibârlarının takrîrleri üzre şehir içre cümle yedi yüz ev hammâmlarımız vardır kim her bir hammâm hâs u âm olmağa lâyık hammâmlarımız vardır deyü tefâhur kisb ederler. Hakkâ ki kelâmlarından dürûğ u lâğ yokdur. Zîrâ bu Van halkı gazûb u lecûc ve sâhib-gayret ü sâhib-nâmûs âdemler olduklarından havâtînlerinin birisi taşra düğüne ve derneğe ve bir yere çıkdıkları yokdur. İllâ hâtûnları merhûme oldukda kapudan taşra Arapça ile ol zamân kapudan taşra çıkar. Ol ecilden cümle ehl-i ırz âdemlerin hânelerinde ev hammâmları vardır kim kavl-i sahîhleri üzre yedi yüz ev hammâmı olduğu muhakkakdır ve ba‘de'z-zuhr âm hammâmlarına ricâl girmeyüp hammâmları olmayan tâ’ife-i nisvân girer. Ammâ ol hammâmların avretler gideceği başka sokakları var kim ol yollardan ba‘de'z-zuhr ricâllerden bir ferd-i merd geçmeğe kâdir değillerdir. Ol avretler râhında şehirliden bir âdem görseler amân vermeyüp bilâ-su‘âl katl ederler, ta bu mertebe nisvânların sakınurlar, gayûr kavimdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257b ·
metinde göster ·
… ımışvâ[r]'dan çıkup Serdâr Alî Paşa gitdiği yoldan gitmeyüp tek ü tenhâ ganîmet
yollardan
,
Bu şehr-i Tımışvâr'ı dahi meymene ve meysere seyr [ü] temâşâ edüp (---) paşa efendimizin kâ’immakâmı ile ve gayrı ahibbâlar ile vedâ[‘]laşup iki yüz aded Semendire gâzîleriyle Tımışvâ[r]'dan çıkup Serdâr Alî Paşa gitdiği yoldan gitmeyüp tek ü tenhâ ganîmet yollardan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 119b ·
metinde göster ·
dönüşdür. Esîrleriniz pek duşaklayup ve bir hoş saklayup ordu-yı İslâm'ı ganîme …
"Gayri yollardan dönüşdür. Esîrleriniz pek duşaklayup ve bir hoş saklayup ordu-yı İslâm'ı ganîmet etmek içün sığır ve koyun sürülsün" deyü yigirmi bin Tatar içre ot ağaları nidâ edüp andan kerenây-ı Efrâsiyâblar çalınup koş kösleri gürleyüp ol gün batı tarafına gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11b ·
metinde göster ·
… rüp aslâ gözlerimiz bağlamayup mukaddemâ her bâr temâşâ edüp bu hakîrin bildiği
yollardan
doğru kapudan-ı bî-îmân sarâyına varup birer iskemlede karâr-dâde olduğumuzda k …
Meğer anlar avk [u] te’hîr etmelerinin sebebi müşâvere turvinleri edüp sözü bir yere koyup ve mevlûd-i Îsâ bahânesiyle bize deryâ-misâl küffâr askerin göstermek murâd [u] merâmları imiş. Cüst(?) ile eyleyüp beşinci gün bizim askerden on âdem ile "Nâmeleri getirin" deyü on aded başları devekuşu yünlü ve siyâh şapkalı Nemse nemeşleri gelüp bizden Mustafâ odabaşıyla on bir âdem hakîr ile on ikinci âdem olup yine kal‘a-i Kaşa deyüp mektûb ve nâme-i serdâr ile Kaşa'ya girüp aslâ gözlerimiz bağlamayup mukaddemâ her bâr temâşâ edüp bu hakîrin bildiği yollardan doğru kapudan-ı bî-îmân sarâyına varup birer iskemlede karâr-dâde olduğumuzda kapudan içerden taşra dîvânhâneye gelüp tahtında karâr etdikde eline Erdel dojları ve birovların mektûbların ve bizim serdârımız nâmelerin verüp ân-ı vâhidde tercüme edüp kırâ’at etdiklerinde me’âl-i kelâmları mefhûmu olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 15a ·
metinde göster ·
… olları var. Kaçan bu cisir üzre iki araba karşu karşuya geldikde yayanlar kenâr
yollardan
geçüp yine ulu cisre girirler, iki araba yan yana müstevfâ geçerler, bir püll-i …
Ve bu cisrin yemîn ü yesârında metîn direklerden korkulukları var. Bu korkulukdan taşra iki yanında yayan yürüyecek bir kulaç enli yaya yolları var. Kaçan bu cisir üzre iki araba karşu karşuya geldikde yayanlar kenâr yollardan geçüp yine ulu cisre girirler, iki araba yan yana müstevfâ geçerler, bir püll-i vâsi‘dir kim debdebe-i Rûm ve tantana-i Rûm ve gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve dehdehe-i Rûm, ya‘nî gulibeti'r-Rûm askeri bu cisir üzre gece ve gündüz su akar gibi âdem deryâsı akup mevc ü mevc ve fevc ü fevc ve sâf sâf ve fırka fırka ve gürûh gürûh ve remmâ remmâ ve sürü sürü bu cisir üzre ra‘d-vâr bu kadar kerre yüz bin mahlûk-ı Perverdigâr ubûr ederek cisrin karşu başında kal‘a-i Darda'ya dâhil olup fezâsında meks etdiler. Bu hâk-i pâk artık Mihaç sancağı türâbıdır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… âmları şatranc nakşı tarh olmuş şâhrâhlardır kim her ne cânibden nazar etsen bu
yollardan
şehrin bir başından bir başına varınca 67a görünür, iki ve serâpâ zîr-i pâyı …
Dükelisi iki bin iki yüz aded tahtânî ve fevkânî tarz-ı kadîm kârgîr binâ kat-ender-kat kâr-ı küffârî binâ hâne-i zîbâlardır kim her birinin vasfında lisân kâsırdır. Ve cümle hânedânların sütûhları birer gûne musanna‘ kâr-ı küffâr la‘l-gûn kiremitler ile mestûr mekân-ı muvahhidânlardır kim bu gûne kiremitleri bu hakîr bir diyârda görmemişimdir, ammâ câ-be-câ sâ’ir Tuna kenârı evleri gibi şindire tahta örtülü vasatu'l-hâl kimesnelerin hâneleri vardır, ammâ her evde bâğ u bâğçeler ve havz u şazrevânlar mukarrerdir. Ve cümle tarîk-i âmları şatranc nakşı tarh olmuş şâhrâhlardır kim her ne cânibden nazar etsen bu yollardan şehrin bir başından bir başına varınca 67a görünür, iki ve serâpâ zîr-i pâyı iri taşlı kâr-ı kadîm kaldırımlı pâk ü pâkîze şâhâne reviş edecek yolları var. Bu râh-ı âm üzre olan sarây-ı a‘yânların hepsi kırk adeddir. Evvelâ (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 66b–67a ·
metinde göster ·
… ve levendânlarının ellerinde topuzları ve kiminin ellerinde kopuzların çalarak
yollardan
ubûr ederler.
Evvelâ başlarında beyâz kalpakları ve bellerinde abdâlân-vâr pâlheng-i murassa‘ ve yeşim ve balgamî taşlı kuşakları ve bellerinde kortela nâm bıçakları ve levendânlarının ellerinde topuzları ve kiminin ellerinde kopuzların çalarak yollardan ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68b ·
metinde göster ·
… Hîn-i muhâsarada izdihâm olmasın içün iki kat su yolu etmişler. Aslâ düşman bu
yollardan
gidip gelenleri göremez. Bu Suluk kapusundan yokuş aşağı cânib-i şarka bin adım …
Ve bu iç yüzündeki handak içre yine kesme kayadan nerdübânlar ile yer altından iki aded su yolları vardır. Yokuş aşağı tâ nehr-i Tuna'ya varup alınır, bir yoldan gidilir ve bir yoldan su alınup gelinir. Hîn-i muhâsarada izdihâm olmasın içün iki kat su yolu etmişler. Aslâ düşman bu yollardan gidip gelenleri göremez. Bu Suluk kapusundan yokuş aşağı cânib-i şarka bin adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b ·
metinde göster ·
… ak dibelik suda sırsıklam olup Raba nehrinin kenârında üç yerden yarılmış yarık
yollardan
cümle asker-i İslâm Raba nehrin ubûr edüp yeniçeri meterisleri yanına varup yen …
Âhır-ı kâr yevm-i Cum‘ada yine gürûh-ı enbûh-misâl asâkir-i bî-mecâl Raba nehri deryâsına uğrayup mukaddemâ kendüleri ıslak dibelik suda sırsıklam olup Raba nehrinin kenârında üç yerden yarılmış yarık yollardan cümle asker-i İslâm Raba nehrin ubûr edüp yeniçeri meterisleri yanına varup yeniçeriye kafâdâr durdular. Ve cümle piyâde asker meymene ve meysere ipler ile bağlı cisrden ubûr edüp karşu cânibde asâkir-i bî-şümâr yerlü yerlerinde ve herkes merkeslerinde ber-karâr olup çavuşlar tertîb ü tezyîn olunup İsmâ‘îl Paşa ve Bosna alaybeğisi İsmâ‘îl Alaybeği ileri talî‘a-i asker olup çarkacı olmak fermân olunup kat-ender-kat asker-i İslâm âmâde durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18b ·
metinde göster ·
… rganonlarla kenîseden kenîseye giderken bu medh-i Îsâ'yı savt-ı a‘lâ ile okuyup
yollardan
güzer ederler, ammâ bir tarz-ı acîb ü garîb ile bu medhi rehâvî makâmında okudu …
Bu tahrîr olunan cümle Hazret-i Îsâ aleyhi's-selâmın ve Meryem Ana aleyhânın medhidir. Hattâ cemî‘i ruhbânlar haçlı sancağ u bayrağ ve erganonlarla kenîseden kenîseye giderken bu medh-i Îsâ'yı savt-ı a‘lâ ile okuyup yollardan güzer ederler, ammâ bir tarz-ı acîb ü garîb ile bu medhi rehâvî makâmında okuduklarında istimâ‘ eden âdem mebhût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 72a ·
metinde göster ·
… daki mezkûrûn su değirmenleri tarafında bu nehir gâyet uçurum ve muhâlif kayalı
yollardan
cereyân eder. Hattâ cemî‘i yolcular bu kayalardan ubûr ederlerken hayli havf ü …
Bu şehir içre cereyân eden ayn-ı ilimboz yine ilimboz dağlarından gelüp bu şehrin tâ ortasından cereyân edüp andan aşağı gidüp bir günlük yolda (---) nâm mahalde Akdeniz'e mahlût olur bir âb-ı hayât sudur. Ammâ şehrin Serfice yolu tarafındaki mezkûrûn su değirmenleri tarafında bu nehir gâyet uçurum ve muhâlif kayalı yollardan cereyân eder. Hattâ cemî‘i yolcular bu kayalardan ubûr ederlerken hayli havf ü haşyet çekerler. Allâhümme âfinâ bir âdem düşse pâre pâre olur. Ol ecilden cemî‘i âyende vü revendegânlar bu kayalarda piyâde yürürler, ne‘ûzü billâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235a ·
metinde göster ·
… i bârân-ı rahmet mîzâblar ile cereyân edüp bir katre mâ-i matar hebâya gitmeyüp
yollardan
sarnıca dolar, pâk kayalı şâhrâhları var. [Ve] bu kal‘ada aslâ kelb yokdur kim …
Ve bu mevsûf olan aşağı kal‘adan beyâz kayalı yol ile baş yukaru orta kal‘aya çıkup cânib-i cenûba nâzir bir küçük hadîd bâb-ı şedîdi var ve cümle beş aded evleri var. Ammâ bir azîm su sarnıcı var cemî‘i bârân-ı rahmet mîzâblar ile cereyân edüp bir katre mâ-i matar hebâya gitmeyüp yollardan sarnıca dolar, pâk kayalı şâhrâhları var. [Ve] bu kal‘ada aslâ kelb yokdur kim bevvâblar komazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… n altmış ayak kesme taş nerdübânlardır kim hîn-i muhâsarada bu kayalar içindeki
yollardan
su taşıyup mahsûr olanlar aslâ suya zarûret çekmezler. Ve bu yolları düşmanlar …
Ve bu kal‘a içinde cümle yetmiş seksen mikdârı kiremit örtülü sehel ma‘mûr evlerdir. Mâ‘adâ hemân bir şâhrâh üzre cümle seksen aded vâsi‘ dükkânlardır kim bir yoldur, gayri tarîk-i âmm yokdur, zîrâ bir tarafı kal‘anın Çekebeni kayalarıdır ve bir tarafı kal‘a altından cereyân eden nehr-i (---) dir. Ammâ üstâd-ı Ferhâd-ı kûhken bu aşağı kal‘adan ve yukaru kal‘anın Çekebeni kayalarından oyup kesme kaya nerdübânlar ile bir minâre kaddi kal‘a dîvârı su kenârı olmak ile kal‘a temelin su döğer. Ba‘zı yerlerinden suya ener, yetmiş seksen kademe taş nerdübânlar ile enilüp Kazancılar çârsûsu kapusu dibinde bir azîm su kullesi var, tâ suyun içinde binâ olunmuşdur, tâ Çekebeni kayaları içinden oyma yolları var kim yukaru kal‘adan aşağı su kullesine enince bin altmış ayak kesme taş nerdübânlardır kim hîn-i muhâsarada bu kayalar içindeki yollardan su taşıyup mahsûr olanlar aslâ suya zarûret çekmezler. Ve bu yolları düşmanlar dahi görmezler, ammâ Kazancılar çârsûsu kayalarından aşağı su yolları alçakdır, ammâ bu yolları dahi düşmanlar göremezler. Ve bu aşağı kal‘ada olan dükkânlar cümle kazancılar ve câ-be-câ mutâflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358a ·
metinde göster ·
… lür. Nehr-i Düden bu şehrin yıldız ile şark mâbeyninde Donanma ta‘bîr etdikleri
yollardan
gelüp tâ Düden dağlarından tulû‘ edüp bu şehre gelince birkaç kol olmuşdur. Bir …
Ve iki yüzden mütecâviz çeşmeleri var. Cümle suyu nehr-i Düden'den gelür. Nehr-i Düden bu şehrin yıldız ile şark mâbeyninde Donanma ta‘bîr etdikleri yollardan gelüp tâ Düden dağlarından tulû‘ edüp bu şehre gelince birkaç kol olmuşdur. Bir kolun selef pâdişâhları yalçın kayaları ve sa‘b yolları kesüp Adalya kal‘asına getirmişler. Bir kaç kolu dahi Manavgat nâhiyesine giderken taş binâ cisirler ile ubûr olunup ol mahalde deryâya mahlût olur. Ve bir kolu dahi Adalya kurbunda kayalar mâbeyninde gâyib olup Adalya kal‘asının limanı kenârlarında leb-i deryâda azîm kaynaklar vardır. Ve ba‘zı kaynakları iskele başında deryâ içre kaynayup çıkar. Selef pâdişâhları sahrâda gâyib olan sulara saman ve kömür döküp bu liman kaynaklarından hurûc edüp çıkdığı muhakkakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136a ·
metinde göster ·
… ürler. Ve bir yere gitseler sarı çizme geyüp izdihâm-ı râhlardan gitmeyüp tenhâ
yollardan
giderler. Gâyet ehl-i perde hâtûnları vardır.
Ve âb [u] hevâsı sevâhil ve yaylak mu‘tedil olduğundan merâlî ve gazâlî gözlü mahbûb u mahbûbesine nihâyet yokdur. Ve zenâne kısmı gâyet mü’eddebe ve mestûrelerdir. Sîm ü zer-i hâlisden bir gûne sivri takye geyüp beyâz izâr u dutuk bürünürler. Ve bir yere gitseler sarı çizme geyüp izdihâm-ı râhlardan gitmeyüp tenhâ yollardan giderler. Gâyet ehl-i perde hâtûnları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187a ·
metinde göster ·
… ece yüz bin anâ çekerek darı ekmeği yiyerek andan kalkup Nîl'in kenârınca taşlı
yollardan
ancak birer âdem geçer yollardan seyishâne yüklerin huddâmlarımız zahrları ile …
Ol gece yüz bin anâ çekerek darı ekmeği yiyerek andan kalkup Nîl'in kenârınca taşlı yollardan ancak birer âdem geçer yollardan seyishâne yüklerin huddâmlarımız zahrları ile geçirüp cümlemiz piyâde gücile ubûr etdik. Bu râhı dahi Zülyezen açmış, yoksa bir vech ile gayrı yerden ubûr etmek mümkin değildir. Hamd-i Îzed güzer edüp iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389b ·
metinde göster ·
Ol gece yüz bin anâ çekerek darı ekmeği yiyerek andan kalkup Nîl'in kenârınca taşlı yollardan ancak birer âdem geçer yollardan seyishâne yüklerin huddâmlarımız zahrları ile geçirüp cümlemiz piyâde gücile ubûr etdik. Bu râhı dahi Zülyezen açmış, yoksa bir vech ile gayrı yerden ubûr etmek mümkin değildir. Hamd-i Îzed güzer edüp iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389b ·
metinde göster ·