İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yolun

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
88
isabet
82 cümle/beyitte
32,6
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
1
farklı biçim
25 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi8534,7
Tunyukuk Yazıtı21.640,7
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası126,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 88

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yolun” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
T 15 köögm(e)n : / yolı: bir (e)rm(i)ş : tum(i)ş t(ė)y(i)n : (ė)ş(i)d(i)p : bu yol(u)n : yorıs(a)r : / y(a)r(a)m(a)çı t(ė)d(i)m : y(ė)rçi t(i)l(e)d(i)m : çölgi (a)z ( …
T 15 … n b(a)rm(i)ş : (a)ŋ(a)r (a)yt(ı)p : bir (a)tl(ı)ġ b(a)r- / m(i)ş t(ė)y(i)n : ol yol(u)n : yorıs(a)r : unç t(ė)d(i)m : s(a)ḳ(ı)nt(ı)m :
KuT Ku. T. 26/24b2 … e hem ayurlar anlarḳa kim tandılar bu ögür köni yolluġraḳ anlardın kim bittiler yolun
EÇS I 102b … el-abdü yüdebbiru vallâhu yukaddiru. Rehzen-i ecel, Ma‘nisa şehrinde şehzâdenin yolun kesüp peymâne-i ömrün şikest edüp na‘ş-ı rahmet-nefîsin İslâmbol'a getirdüp yin …
EÇS I 131a … b olur, değil kim çelebi esbâbları tahammül ede. Üstâdlar ana keçe esbâb geymek yolun bulmuşlar. {Nâr-ı cahîmden bir şerer görmek isteyen bu Tophâne âteşin görsün ki …
EÇS I 131b … lup fi'l-hâl keçe ile sarılmış bir gûne mülemma‘ yağlı çamur vardır, tuç ırmağı yolun anınla sed edüp andan yukaruda bir gayrı top yolun açup ana dolmağa başlar.
EÇS I 131b … ğlı çamur vardır, tuç ırmağı yolun anınla sed edüp andan yukaruda bir gayrı top yolun açup ana dolmağa başlar.
EÇS I 148b … kânûn [u] kâ‘ideleri ve su’âlleri vardır, ol su’âllerin cevâbına kâdir olmayan yolun erkânın pâk etmeyüp kâr [u] kesb etse kârı harâmdır. Merd-i meydân olan pîr-per …
EÇS I 148b–149a … üp irşâd olacak ferzend-i şâkirdi meydân-ı mahabbetde huzzâr-ı meclis huzûrunda yolun , erkânın su’âl edeler. Su’âle cevâb verdi ise ve kendü ihtirâ‘ından bir musanna …
EÇS I 170b … yâmda pîrleri Cemşîd idi. Şarâbı, şeytân ta‘lîmiyle peydâ ederken sirke etmenin yolun bulmuşdu. Hâlâ Cemşîd Ayasuluk'da yatır.
EÇS I 189a Pîrleri ibtidâ Kârûn'dur kim kîmyâya meşgûl iken tuç eylemek yolun buldu. Ba‘dehu Hazret asrında pîrleri Talha bin Abderî'dir, Medîne-i Münevvere' …
EÇS I 196b … Hazret-i Mûsâ ta‘lîmiyle ibtidâ Kârûn kîmyâya çalışırken kibrît yağı çıkarmanın yolun bulup yine anınla ol ma‘rifet ka‘r-ı zemîne geçüp hâlâ bir âdeme mahsûsdur kim …
EÇS II 242b … Niçe müddet İzmit cezîre olup ba‘dehû İslâmbol Tekürü Keştantış Sabanca halîcin yolun sedd edüp İzmit cezîre olmadan halâs oldu. Ammâ yine Âl-i Osmân murâd edinse Sa …
EÇS II 269a–270a … Malta gazâsına me’mûruz, demeden gayrı ağzından bir cevâb sâdır olmasın. İbtidâ yolun üzerinde olan cezîre-i Girid önünden ubûr edüp Malta'ya doğru azîmet eyle. Ba‘d …
EÇS II 285a–285b … llerinde on yedişer boğum Basra kargısı tarakları yalmanı demrenleri orman gibi yolun iki tarafında çataçat durup atları altışar pâre âlât-ı yancığa ve bahrî hotaza …
EÇS II 358a–358b … eline yapışdım. Seni tarîk-ı hakka götürür mürşid-i kâmil kim elem çekme âkıbet yolun selâmetle sırât-ı müstakîmdir. Ammâ sen de bu avânlar ile gezerken istikâmet ed …
EÇS II 364a–365a Hakîr yine kethüdâ haymesine varup paşaya götürdükde paşa "Hay Evliyâm! Yolun yakın oldu" deyince "Sultânım! Bir iş zuhûr edüp bu kulunuzu yine muhabbeten pa …
EÇS II 373b–374b … ım şimdi bana Şâm eyâletin ihsân etdükde 'Göreyim seni, bana Kara Haydaroğlu'nu yolun üzre ele getirüp huccâc-ı müslimînin yolun emn [u] emân idesin' deyü fermân etm …
EÇS II 373b–374b … öreyim seni, bana Kara Haydaroğlu'nu yolun üzre ele getirüp huccâc-ı müslimînin yolun emn [u] emân idesin' deyü fermân etmiş idi. Hamd-i Hudâ ol vâcibînin giriftâr o …
EÇS III 23b … rin yere uruncu bi-emrillah yerden Nîl kaynayup bir buhayre-i azîm olup} Kıbrıs yolun gark edüp Arîş ve Gazze ve Askalân ve Yafa ve Teyme kal‘ası şehirlerine varınca …
EÇS III 95b–96a … etlü pâdişâh gelüp cümleye selâm verüp taht-ı âlîsinde karâr edüp "Melek lalam, yolun yakîn olup Bağdâd'a gitmeden halâs oldun. Sana mühr-i şerîfim ihsân edüp kabûl …
EÇS IV 212a … lur. Bir mahûf u muhâtara yerdir kim Aştı Kürdü ve Şakakî Kürdü bu belde âdemin yolun alup belin kesüp reh-zenlik ederler. Bu kûh-ı bâlâda futûr tenâvül edüp meks et …
EÇS IV 285a Ba‘dehû hakîri katına kığırup eydür: "Evliyâm, yolun üzre olan Acem sultânlarına uğradıkda hüsn-i ülfet edüp Acem ülkesinde durmayup …
EÇS IV 298b … ehri üstâd-ı bennâ sadrenç nakşı tarh edüp heme şâhrâhları râh-ı râstdır ve her yolun iki tarafı çınar-ı müntehâ ve bîd-i ser-nigûnlar ile müzeyyendir. Câmi‘leri ve …
EÇS V 55a … rhad evleridir. Ve beğ sarâyı bu kal‘adadır kim cümle sokakları pâk kaldırımlı, yolun iki tarafında ancak birer âdem sığar yigirmi aded hurde dükkâncıkları kurbunda …
EÇS V 58a … dâd gelmeyüp zahîremiz tükenmede. Ve küffâr nehr-i Özü'den kal‘a içine giren su yolun bulup kesdi. Bi'z-zarûrî kuyulardan acı suları nûş {ederek} benî Âdem hayâtda o …
EÇS V 62a "Bir dahi su yolun küffâr bulmasın" deyüp bir gece kimsenin haberi yok iken su yolun pinhân edüp c …
EÇS V 62a "Bir dahi su yolun küffâr bulmasın" deyüp bir gece kimsenin haberi yok iken su yolun pinhân edüp cümle kal‘ayı beyâz ve münevver edüp kâfirlerden alınan cümle yetmi …
EÇS V 123b "Eğer yuram, benim oğlumu Tatar elinde esîrlikden kurtarırsan handakın suyu yolun size göstereyim. Handak suyun akıdup kal‘a kuruda kuruya kalsın. Amân vermeyüp …
EÇS V 148b … üstüvâr idi. Küffâr-ı âkıbet-i bed-kâr bu kal‘ayı Türk alırsa Kilis kal‘asının yolun kesüp kal‘a-i Kilis'e rahne verir deyü bu kal‘a-i metîni mukaddem târîh ile esâ …
EÇS VI 87a … . Hâ[lâ] âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir kim beri Budin'de Ali Paşa tabyası bu yolun üstüne vâz‘-ı esâs olunmuşdur.
EÇS VI 93a … dlardır kim emr-i şer‘-i Resûl-i mübînin demeden gayri bir şey demezler ve hîle yolun bilmezler. Hemân düşmana doğru varırlar.
EÇS VI 96b–97a … mezkûr bacasının kapağın açup kârhane küşâde olup mezkûr ılıcanın Tuna'ya akan yolun sed edüp kârhâne içre olan çarh-ı âlînin su girecek ağaç hâneciklerin içlerine …
EÇS VI 109a … yine Üstürgon kuluna öşür ve harâc verelim. İnşâallâh size Uyvar'ı feth etmenin yolun gösterelim" dediklerinde.
EÇS VI 132b … ğıyla yem yemiş ve yâdes kemiğine dönmüş şâh-ı gedâ atlardan belki on bin at bu yolun çamur batağ [u] çatağı içre kaldı. Hattâ hakîrin dahi bir atı çamurda gark olup …
EÇS VI 168b … l‘a hâricinde bir su sarnıcı var ve ancak bir yolu var, gâyet sarp yol olmağile yolun yemîn ü yesârına Şeddâdî binâ ile korkuluk binâ etmişler, zîrâ bu yolda niçe ke …
EÇS VI 168b … lerin ayakları sıyrılup niçe yüz hayvânâtlar hezâr-pâre olmuşlardır. Ol ecilden yolun tarafeynine korkuluk yapmışlardır. Bu yoldan âdem geçerken aşağı nazar etse zeh …
EÇS VII 30b Andan Mitroviçse kasabası yolun sol tarafa bırağup sağ tarafda yıldız rûzgârı cânibine 7 sâ‘at sahrâ-yı Sirem i …
EÇS VII 48a Ve bu ulu yolun iki tarafları cümle dükkânlardır, ammâ tertîb üzre değil dağınık dükkânlardır. …
EÇS VII 58b … re fîl gıjgırup kulakların oynadup gözlerin devirüp hortumunu ber-hevâ kaldırup yolun karşu tarafında olan evlerin damlarına berâber hortumu kalkup bir kerre hortumu …
EÇS VII 58b Dîğer ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyr: Siyâset Meydânı nâm mahalde yolun iki tarafında kemerler altında iki dâne tuçdan koçlar var, ammâ üzerlerine koyu …
EÇS VII 58b … Kaçan ki öyle zamânı bu koçlar hareket edüp birer kerre eşinüp birbirlerine tâ yolun orta yerinde kelleler urup eyle tokuşurlar kim sademât-ı kellelerinden zemîn di …
EÇS VII 63b "Eğer yüz altun verirsen sana suları tîzâb gibi kaynatmanın yolun öğredeyim. Her kankı diyârda gezersen dişleri ağrıyan âdemin dişin mâvî su ile …
EÇS VII 71b Evvelâ kralın sarâyı kurbunda Temâşâ Sokağı derler, yolun iki tarafındaki dîvâr eyle mücellâdır kim gûyâ Hıtâyî kâğız gibi musaykaldır.
EÇS VII 71b Bu yolun iki cânibi yüzer arşın mücellâ dîvârdır ve on arşın âlîdir. Bu dîvârda cemî‘i B …
EÇS VII 71b Bu yolun sağ tarafında kendülerinin {sene 1073 târîhinde} Üstürgon cenginde Âl-i Osmân'ı …
EÇS VII 71b … ılmış tasvîrler etmiş kim gayri üstâd-ı ressâm kalemin çekmede âcizlerdir, ammâ yolun sol dîvârında bizim Raba nehri cenginde ne ifrât ve ne tefrît üzre ibtidâ kendü …
EÇS VII 108b … (?) sarâyı bunda mükellef sarâydır. Kal‘a dibinde ancak bir hânı var ve bir ulu yolun yemîn ü yesârında cümle beş yüz aded müfîd [ü] muhtasar dükkânları var, bezzâzi …
EÇS VII 113a … kişi Alay coluk bersin" {Seğird âdem Allâh yol versin}, ya‘nî "Yürü âdem Allâh yolun âsân etsin" dedikde Âdil Mirza Akkirmân'da Hân elinde talava urulduğun hâtırına …
EÇS VII 122b … Ana kal‘a evlerinden yüz ayak kesme kaya taş nerdübân ile enilir yoldur. Ve bu yolun iki cânibleri kesme mağâralardır kim anda fakîrü'l-hâl Yahûdîler sâkin olurlar.