… deverân etdirir mâ-i kevserlerdir kim mâh-ı Temmûz'da bu uyûn-ı zülâllerden üç
yudum
huzûr ile mük. 137a içilmez. Tâ bu mertebe sovuk suları var kim iki âdem bir …
El-hâsıl derk-i esfel-vâr bir dâr-ı diyârdır. Ve havâsı dahi gâyet sakîldir. Ancak bu rabtanın şarkîsi tarafındaki kal‘a kayası dibinde niçe yüz yerden âb-ı hayât buz pâresi gibi suları cereyân edüp âsiyâb-ı mâları deverân etdirir mâ-i kevserlerdir kim mâh-ı Temmûz'da bu uyûn-ı zülâllerden üç yudum huzûr ile mük. 137a içilmez. Tâ bu mertebe sovuk suları var kim iki âdem bir toklu kuzuyu yemeğe kâdir olur, bu serî‘u'l-hazm âb-ı sâfî suları nûş etmeğile bu kasaba halkı ten-dürüstlerdir. Yohsa havâsı sakîldir, ammâ halkı gâyet halîm ve selîm ve oğuz ve garîb-dost ve sofra sâhibi âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 137b–137a ·
metinde göster ·
… re-misâl bir âb-ı zülâli var kim mâh-ı Temmûz-ı rûz-ı nevrûz-ı Harezmşâhî'de üç
yudum
râhat ile nûş olunmaz bir sermâsı var. Ve bu İremezâtın gûnâ-gûn la‘l-gûn kiraz …
Ve bir maksûresi altında bir âb-ı hayâtdan nişân verir buz pâre-misâl bir âb-ı zülâli var kim mâh-ı Temmûz-ı rûz-ı nevrûz-ı Harezmşâhî'de üç yudum râhat ile nûş olunmaz bir sermâsı var. Ve bu İremezâtın gûnâ-gûn la‘l-gûn kirazların derüp devşirüp bu buz pâre suya koyup tenâvül olundukda âdeme hayât verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145b ·
metinde göster ·
… en Sefer Gâzî sarâyı kurbunda Hân cenâb aynıdır kim mâh-ı Temmûz'da bir âdem üç
yudum
safâ-yı hâtırla nûş edemez. Tâ bu mertebe sovuk turna gözü-misâl berrâk ve rakî …
Der-vasf-ı çeşmesâr-ı âb-ı revân: Cümle yetmiş aded uyûn-ı câriyeler var kim her biri birer gûne âb-ı nâb-ı âb-ı hayât mâ-i zülâlden nişân cûy-ı berrâklardır. Cümleden Sefer Gâzî sarâyı kurbunda Hân cenâb aynıdır kim mâh-ı Temmûz'da bir âdem üç yudum safâ-yı hâtırla nûş edemez. Tâ bu mertebe sovuk turna gözü-misâl berrâk ve rakîk mâ-i tâhirdir. Ve bunun emsâli niçe çeşmesârlar kayalardan tulû‘ etdiği bâhirdir. Ammâ şehr içre Ahmed Ağa çeşmesinin târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 126b ·
metinde göster ·
… ayât nâm billur gibi bir ak berrâk su çıkar kim mâh-ı Temmûz'da bürûdetinden üç
yudum
huzûr ile içilmez. Tâ bu mertebe sovukdur ve gâyet serî‘u'l-hazm âb-ı zülâldir …
Ve mine'l-acâ’ib uyûn-ı âb-ı hayât: Bu şehrin içinin tâ ortasında bir yalçın kayadan bir aynu'l-hayât nâm billur gibi bir ak berrâk su çıkar kim mâh-ı Temmûz'da bürûdetinden üç yudum huzûr ile içilmez. Tâ bu mertebe sovukdur ve gâyet serî‘u'l-hazm âb-ı zülâldir kim bir âdem bir kuzu yeyüp bu şerâb-ı tahûrdan nûş etse ol ân acığup yine ta‘âm yemek ister.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207b ·
metinde göster ·
… demekdir. Hakîkatü'l-hâl sularının sovukluğundan mâh-ı Temmûz'da huzûr ile bir
yudum
içmek ve bir ân âdem elin su içinde tutmak muhâldir.
Lisân-ı 335b Rûm'da sovuk su demekdir. Hakîkatü'l-hâl sularının sovukluğundan mâh-ı Temmûz'da huzûr ile bir yudum içmek ve bir ân âdem elin su içinde tutmak muhâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a–335b ·
metinde göster ·
… rdan kaynayup çıkar kaynak suları var kim mâh-ı Temmûz'da bir âdem râhat ile üç
yudum
âb-ı zülâlinden huzûr ile nûş edemez ve bir âdem suya ellerin bir ân sokamaz. T …
Der-aded-i çeşme-sâr-ı âb-ı hayât: Cümle kırk beş aded çeşme-sârlardan mâ‘adâ her hânedânlarda birer âb-ı hayât uyûn-ı câriyeler cereyân etmededir, zîrâ cümle bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda iki yüz kırk beş aded aynü'l-hayât misilli kayalardan kaynayup çıkar kaynak suları var kim mâh-ı Temmûz'da bir âdem râhat ile üç yudum âb-ı zülâlinden huzûr ile nûş edemez ve bir âdem suya ellerin bir ân sokamaz. Tâ bu mertebe bârid ü rakîk ve berrâk âb-ı pâklerdir kim gûyâ turna gözüdür. Bu âb-ı cârîler cümle evlerden cereyân eder. 339a Ammâ yukaru kal‘a hânelerinde bu sular yokdur, zîrâ sa‘b yerler olmak ile kal‘anın kastel tarafının iç yüzlerinde ba‘zı arz-ı hâliye yerler vardır. Gâyet sengistân mahaller olup enüp çıkması usret olduğundan evleri yokdur, zîrâ büyük kal‘a-i vâsi‘dir. Ve iç kal‘a tarafında (---)(---) dağı iç kal‘aya havâle olmak ile gâyet sarp binâ olunup evleri dahi sarpdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 338b–339a ·
metinde göster ·
… --) (---)(---)]] bir âdem on dâne ve beş dânesin isti‘mâl edüp üzerine bir kaç
yudum
su içse tabî‘ati mülâyim edüp [[(---) (---) (---)]]
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından beyâz hubzu ve hurmâsı. Ve şeker kamışı üçü ve dördü bir maksûs Mısır parasınadır. Ve habbu'l-lezîz [[(---) (---) (---)]] hâsıl olur gâyet mukavvîdir. Ve Frenk incîri garîb temâşâdır. İki âdem kaddi kalın yeşil haşebeler üzre babuç gibi yeşil yapraklarının kenârında [[(---) (---) (---)]] -misâl darısı vardır. Bu dahi mukavvîdir. Ve acûr ve kassâ ve kurkâs ve karnebît ve cümmeyz ağaçları [[(---) (---) (---)]] dıraht-ı azîmlerdir. Bi-aynı incîr-misâl la‘lgûn ve beyâz cümmeyzi olur. Ammâ hikmet-i Hudâ bu kim cemî‘i müsmirât [[(---) (---) (---)]] dıraht-ı azîmlerin bir âdem iki âdem kucaklar. Kalın Y 178b yerlerinde beşi onu ve on beşi bir yerde top top [[(---) (---) (---)]] bir âdem on dâne ve beş dânesin isti‘mâl edüp üzerine bir kaç yudum su içse tabî‘ati mülâyim edüp [[(---) (---) (---)]]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y178a–Y178b ·
metinde göster ·