… ammâ âdemi azdır. Nehr-i Özü kenârında bâğçeli ve elma ve erikli ve amrudlu ve
yulaf
çavdarlı yigirmi aded kiliseli ve beş yüz aded dükkânlı köydür, ammâ kal‘ası yo …
Leh hâkinde Durujunka hatmanı hükmünde Kazak-ı Ak vilâyetinin tâ ortasında şehre mânend bir derbend kenddir kim Çehriliçse kal‘asından büyükdür, ammâ âdemi azdır. Nehr-i Özü kenârında bâğçeli ve elma ve erikli ve amrudlu ve yulaf çavdarlı yigirmi aded kiliseli ve beş yüz aded dükkânlı köydür, ammâ kal‘ası yokdur. Anıniçün Lomovat derler. Urus lisânı üzre Lomovat (---) derler.(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 47b ·
metinde göster ·
… an mümessek eşribeleri ve horilka rakılarının gûnâ-gûnu ve pivo ve arpa suyu ve
yulaf
ve çavdar suyu ve med suyu nâm elvân rakıları olur. Anıniçün cemî‘i kâfirleri h …
Andan bu Yaş şehri içre cümle bin altmış aded zîr-i zemînlerdir kim üzerleri cümle meyhâne ve zinâhânelerdir. şarâbları azdır, zîrâ şiddet-i şitâ yeri olmağile bağları yokdur, lâkin bal sularının envâ‘ından mümessek eşribeleri ve horilka rakılarının gûnâ-gûnu ve pivo ve arpa suyu ve yulaf ve çavdar suyu ve med suyu nâm elvân rakıları olur. Anıniçün cemî‘i kâfirleri hovarda ve tenbelân-ı Horasan gibi sermest-i evkâr-ı bî-kâr-ı bekâr gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 107a ·
metinde göster ·
… 'da ola, ammâ bakla ve pirinci ve susamı ve kendir tohumu olmaz, ammâ çavdar ve
yulaf
ve haldine nâm bir hubûbdur anlar çok olup re‘âyâ ekmek ederler.
Der-zikr-i hubûbât-ı mahsûl-i elvân: Sirem ve Semendire ve Baçka ve Laşka ve Havâle kal‘ası topraklarında kırmızı ve sarı ve beyâz dânedâr buğday ve arpa ve böğrülce ve mercimek ve kırah ve darı olur kim bu gûne gılâllar meğer Anadolu'da Sivas ve Erzurûm'da ola, ammâ bakla ve pirinci ve susamı ve kendir tohumu olmaz, ammâ çavdar ve yulaf ve haldine nâm bir hubûbdur anlar çok olup re‘âyâ ekmek ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115b ·
metinde göster ·
… yemek ile doymaz, lâkin darı ekmeği gibi ıscak yemekler sovuğı taş gibi olur ve
yulaf
ve çavdar ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) çok olur.
Der-medh-i hubûbât-ı mahsûlât: Dağı ve taşı çok olmak ile dânedâr buğdayı Istarı Ulah'dan ve Hersek'den gelir, ammâ Sarây hâkinde darı ve kırah ve şa‘ir ve bakla ve mercimek ve nohud ve heldine nâm bir şey biter. Andan bir gûne bal gibi lezîz ekmek olur kim âdem yemek ile doymaz, lâkin darı ekmeği gibi ıscak yemekler sovuğı taş gibi olur ve yulaf ve çavdar ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) çok olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131a ·
metinde göster ·
tarlalarına saldılar. Bu hakîr dahi hüddâmlarımla atlarım pây-bend ve kösdek il …
Niçe gâzîler atlarını pâ(r)-bende bağlayup yulaf tarlalarına saldılar. Bu hakîr dahi hüddâmlarımla atlarım pây-bend ve kösdek ile bir alef-zâr yerde bağlayup hüddâmlarıma "Gâfil mebâş" deyü tenbîhler edüp Paşanın huzûruna geldim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
ve buğday ve arpa bulup fi'l-hâl cak torbalara doldurup ve kırk demet buğdaylar …
deyüp} vâfir yulaf ve buğday ve arpa bulup fi'l-hâl cak torbalara doldurup ve kırk demet buğdayları dahi seyishâneler üzre tahmîl edüp ve birkaç kaz ve tavuklar cem‘ edüp yola revâne olmak üzre iken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123b ·
metinde göster ·
… eri yükledüp gitmek sadedinde iken iki gulâmlarım bir çalı dibinde iki cak yükü
yulaf
bulup getirdiler, ammâ her birin birer âdem kaldıramaz. İlâhî bin bin sana hamd …
Ba‘de't-ta‘âm gulâmlar iki karabina kâfir tüfengleri ve üç dâne çarhlı kol tüfengleri ve bir kılıç ve bir külüng buldular. Andan seyishâneleri yükledüp gitmek sadedinde iken iki gulâmlarım bir çalı dibinde iki cak yükü yulaf bulup getirdiler, ammâ her birin birer âdem kaldıramaz. İlâhî bin bin sana hamd ü senâ, bizlere şu dağ-ı bî-amânda pişmiş koyun kebâbı verdin. Atlarımıza yulaf verdin. Hakkâ ki Rabbü'l-âlemîn ve Râzık-ı bî-ta‘b Hudâ-yı Kerîm'sin kim âyet-i şerîfinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25a ·
metinde göster ·
… hamd ü senâ, bizlere şu dağ-ı bî-amânda pişmiş koyun kebâbı verdin. Atlarımıza
yulaf
verdin. Hakkâ ki Rabbü'l-âlemîn ve Râzık-ı bî-ta‘b Hudâ-yı Kerîm'sin kim âyet-i …
Ba‘de't-ta‘âm gulâmlar iki karabina kâfir tüfengleri ve üç dâne çarhlı kol tüfengleri ve bir kılıç ve bir külüng buldular. Andan seyishâneleri yükledüp gitmek sadedinde iken iki gulâmlarım bir çalı dibinde iki cak yükü yulaf bulup getirdiler, ammâ her birin birer âdem kaldıramaz. İlâhî bin bin sana hamd ü senâ, bizlere şu dağ-ı bî-amânda pişmiş koyun kebâbı verdin. Atlarımıza yulaf verdin. Hakkâ ki Rabbü'l-âlemîn ve Râzık-ı bî-ta‘b Hudâ-yı Kerîm'sin kim âyet-i şerîfinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25a ·
metinde göster ·
cakların atlarımıza tahmîl etsek atlar götürmeğe iktidârları yok. Hemân yedi ad …
Ammâ bu yulaf cakların atlarımıza tahmîl etsek atlar götürmeğe iktidârları yok. Hemân yedi aded atlarımıza yedi kadar sallama yemleri asup atlar yemleri yeyince âteş kenârında emîrâne zevk u safâ edüp atlar ıyd-ı ekber etdiler ve atlar yemleri kesince hakîr piyâdece şâhrâh üzre varup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25a ·
metinde göster ·
… a olan hâk-i amber-pâkleri gâyet mahsûldârdır kim gendümü ve gûnâ-gûn şa‘îri ve
yulaf
çavdarı ve baklası ve nohudu gâyet bî-kıyâs olur. Gerçi bâğ u bâğçeleri azdır, …
Ve şehrinin etrâfında olan hâk-i amber-pâkleri gâyet mahsûldârdır kim gendümü ve gûnâ-gûn şa‘îri ve yulaf çavdarı ve baklası ve nohudu gâyet bî-kıyâs olur. Gerçi bâğ u bâğçeleri azdır, ammâ müşebbek bostânları çokdur kim zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr arz-ı Kırım'da misli yokdur. 142a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141b–142a ·
metinde göster ·
ve kaplıca ve çavdar ve darı ve lazut ve heldine ve burçak ve böğrülce ve za‘fe …
Me’kûlât hubûbât kısmından olmayanlar bunlardır: Evvelâ yulaf ve kaplıca ve çavdar ve darı ve lazut ve heldine ve burçak ve böğrülce ve za‘ferân ve fındık ve fısdık ve kiraz ve vişne ve muşmula ve üvez ve karayemiş ve kocayemişi ve çilek ve koknar [ve] Trabuzan hûrmâsı ve kızılcık ve göğem ve kayısı ve kestâne ve pelid ve alıç ve kuş yemişi ve (---). Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y240b ·
metinde göster ·